Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Endemik erodium hendrikii alpınar'ın in vitro biyolojik aktivitelerinin araştırılması

    İbrahim Koç

    Erodium cinsi Geraniaceae familyasına aittir ve ülkemiz florasında 16'sı endemik olmak üzere 26 taksonla temsil edilmektedir. Erodium türleri, geleneksel olarak halk tıbbında çeşitli rahatsızlıkların hafifletilmesinde kullanılmaktadır. Ancak, standart olmayan bu gelişi güzel kullanımlar, bitkinin söz konusu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması ve en etkili kullanım biçimlerinin ortaya konması ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu türlerden Gümüşhane'ye endemik olan Erodium hendrikii Alpınar (Güdük iğnelik)'ın biyolojik aktiviteleri hakkında sınırlı çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışma ile, E. hendrikii'nin farklı kısımlarından (çiçek, yaprak, kök ve kök kabuğu) farklı ekstraksiyon çözücüleri kullanılarak (%100 ve %70 etanol) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik, flavonoid içeriğinin, antioksidan, antimikrobiyal ve antikanserojen aktiviteleri araştırılmış ve ayrıca LC-MS/MS analizi ile toplam fenolik içeriği aydınlatılmıştır. Özellikle, bitki ekstraktlarının antimikrobiyal ve antikanser aktivitesi ilk defa araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bitkinin toprak üstü kısmı olan Ç1 (Çiçek-%100 EtOH), Y1 (Yaprak-%100 EtOH) ve Ç2 (Çiçek-%70 EtOH), Y2 (Yaprak-%70 EtOH) ekstraktlarının biyolojik aktivitelerinin diğer ekstraktlardan (toprak altı) daha yüksek olduğu bulunmuştur. LC-MS/MS sonuçlarına göre majör fenolik bileşen ellagik asit (23142.738 µg/g ekstrakt), gallik asit (4230.406 µg/g ekstrakt) ve rutin (5639.335 µg/g ekstrakt) olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, Ç1 ve KK2 (Kök Kabuğu-%70 EtOH) hariç, tüm ekstraktların 1 µg/mL MİK değeri ile Y. pseudotuberculosis'a karşı en yüksek antimikrobiyal etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca Y1 Ekstraktının insan meme kanseri hücrelerine karşı konsantrasyona bağlı bir şekilde antiproliferatif özellikler gösterdiği ortaya konmuştur. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, E. henrikii'nin sahip olduğu biyolojik aktiviteleri ile doğal, ucuz ve alternatif bir kaynak olarak farmasötik ve gıda endüstrilerinde kullanılma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Analitik kalibrasyon standardı olarak kullanılması amacıyla patulin üretimi

    Murat Dağ

    Mikotoksinler; tarlada, depolama esnasında ya da daha sonraki ısı ve nem açısından uygun koşullar altındaki gıda zincirinde yer alan Aspergillus, Penicillium ve Fusarium vb cinslerin bazı türleri tarafından üretilen ikincil metabolitlerdir. Gıda ve yemlerin mikotoksinler ile bulaşması insan ve hayvan sağlığı açısından çok önemli bir risk oluşturmaktadır. Mikotoksinler ile bulaşmış gıda ve yemlerin tüketilmesinden sonra insan ve hayvanlar için akut ya da kronik zehirlenme ve vücutta bazı hasarların oluşumuna sebep olabilmektedir. Bu zararlara ilaveten mikotoksinler üretim yapılan ülkelerde çok büyük ekonomik kayıpların meydana gelmesine neden olmaktadır. Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde Aflatoksinler (B1, B2, G1, G2, M1), Okratoksin A, Zearalenon, Fumonisinler (B1, B2), Patulin, Deoksinivalenol olmak üzere toplam 11 adet Mikotoksin metaboliti için maksimum residu limitleri (MRL) verilmiştir. Bu mikotoksinlerden olan patulinin, çürümüş elmaların işlenmesiyle üretilen elma sularındaki patulin derişimi çok yüksek sevide olabilmektedir. Patulin genellikle Penicillium, Aspergillus ve Byssochlamys cinsindeki bir dizi küf türü tarafından üretilen ikincil bir metabolittir. Patulin birçok küflü meyve, sebze, tahıl ve diğer gıdalarda bir kirletici olarak tespit edilmiştir. Başlıca bulaşma kaynakları elma ve elma ürünleridir. İthalat, ihracat ve piyasa denetimi esnasında yönetmelikte belirtilen ürünlerde patulin analizinin yapılma zorunluluğu vardır. Patulinin çeşitli analiz metotları kullanılmak süretiyle analizi yapılmaktadır. Diğer mikotoksinler gibi patulin için yapılacak miktar tayini analizlerinde analitik kalibrasyon standartlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tezde, patulinin analitik kalibrasyon standardı üretimi için çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada doğal olarak çürütülmüş elmalarda oluşan küf türleri ilk olarak renklerine göre izole edilmeye çalışılıldı ve bu renklere göre kodlandı. Renklerine göre izole edilen bu küf türleri daha sonra MALDİ-TOF/MS yöntemi kullanılarak teşhis edildi. Bu analiz sonucunda kodlanan küflerin, Penicillium chrysogenum, Penicillium digitatum, Penicillium expansum, Penicillium italicum oldukları tespit edildi. Bu küf türlerinden, P. chrysogenum, kırmızı elmalarda 13.48 mg/kg, sarı elmalarda 45.91 mg/kg ve yeşil elmalarda 25.07 mg/kg patulin üretti. P. expansum kırmızı elmalarda 24,47 mg/kg, sarı elmalarda 49.80 mg/kg ve yeşil elmalarda 28.22 mg/kg patulin üretti. Küf türleri içersinde en fazla patulin üretimini P. expansum yaptı. P. digitatum, kırmızı elmalarda 8.36 mg/kg, sarı elmalarda 10.83 mg/kg ve yeşil elmalarda 9.48 mg/kg patulin üretti. Küf türleri içersinde en az patulin üretimini P. digitatum yapmıştır. P. italicum, kırmızı elmalarda 4.68 mg/kg, sarı elmalarda 22.40 mg/kg ve yeşil elmalarda 8.50 mg/kg patulin üretti. Literatürde P. italicum' un patulin üretimi ile ilgi bir çalışmaya rastlanmadı. Farklı elma türlerine göre (kırmızı, sarı, yeşil) patulin üretme kapasitesine bakıldığında genel olarak sıralama sarı > yeşil > kırmızı şeklinde olduğu görüldü. Fakat bazı durumlarda yeşil elmalarda patulin miktarının fazla olduğu görüldü. Genel olarak kırmızı elmalarda patulin miktarının düşük olduğu, sarı ve yeşil olanlarda daha yüksek olduğu görüldü. Çalışılan elma türleri, Gümüşhane ve Erzincan yerel elma türleridir. Bu elmalardan küfler izole edilerek türleri tespit edilen bu küflerin ürettikleri patulinin çeşitli kromatografik yöntemler kullanılarak analizi yapıldı. Üretimi yapılan patulinin HPLC ile kontrolü yapıldığında saflığı ≥ 98.0 % olarak tespit edildi. Yapılan bu tez çalışmasında izlenilen yöntem ile analitik kalibrasyon standardı kullanılabilinecek saflıkta patulin üretimi gerçekleştirildi.