Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Afet sonrası sıcak yemek üretiminde kullanılabilecek kamusal alanların değerlendirilmesi
Furkan Bozkurt
Afetler niteliği ve meydana geliş yeri öngörülemeyen, ortaya çıktıklarında ise maddi ve manevi açıdan ciddi kayıplara neden olan, olağan yaşamı kontrol edilmesi güç bir hale getiren olaylardır. Afetler sonrasında ortaya çıkan kaotik ortam, temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasını zorlaştırmakta ve bu durum, beslenme ihtiyacını diğer yaşamsal hizmetlerle birlikte öncelikli hale getirmektedir. Depremler, seller, yangınlar ve benzeri olaylar sonucunda gıda tedarik zinciri bozulabilmekte, temiz suya erişim kısıtlanabilmekte ve besin değeri yüksek, güvenli gıdaya ulaşım ciddi bir sorun haline gelebilmektedir. Bu süreçte, acil durum gıda dağıtımı, sıcak yemek üretimi ve güvenilir su temini gibi hizmetler kapsamlı bir planlama ve koordinasyon gerektirir. Olası afet durumlarında ihtiyaçların hızlı ve güvenli şekilde karşılanabilmesi için mevcut toplu beslenme alanları, okul ve yurt yemekhaneleri gibi altyapının etkin kullanımı tercih edilmektedir. Bu alanların kullanılabilirliğinin önceden belirlenmesi, beslenme ihtiyacının hızlı ve sürdürülebilir şekilde karşılanabilmesi açısından önem taşımaktadır. Literatür incelemeleri kapsamında birçok ilde sıcak yemek üretim alanlarında depolama, hijyen, iş gücü ve fiziki altyapı eksiklikleri gibi sorunların bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Sivas ili Merkez ilçesinde ihtiyaç halinde kullanılabilecek sıcak yemek üretim alanlarının, uzman görüşleriyle belirlenen kriterler doğrultusunda kullanılabilirlik sıralamasını yapmak amacıyla tasarlanmıştır. ÇKKV yöntemlerinden BWM ve CRITIC ile kriter ağırlıkları hesaplanmış, ardından TOPSIS yöntemi ile alternatifler değerlendirilmiştir. Bulgular, uzman görüşlerine dayalı analizlerde kapasite odaklı, nesnel verilere dayalı analizlerde ise altyapı odaklı önceliklerin öne çıktığını göstermektedir. Böylece farklı ağırlıklandırma yaklaşımlarının aynı problemde farklı sonuçlara yol açabileceği ortaya konulmuştur. Bu proaktif yaklaşımın, afet sonrası süreçte hızlı ve etkili insani yardım operasyonlarına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının belirlenmesi
Murat Semerci
Afetler dünya çapında görülen önemli konulardan biri haline gelmiş, yaşayan topluma ve çevreye büyük kayıplar verdirmiştir. İnsanlığın başlangıcından beri afetler insanları olumsuz etkilediğinden yanıt olarak bireyler ve toplumlar afetlerin olumsuz sonuçlarını ve afete maruziyetlerini azaltmak için birçok girişimde bulunmuşlardır. Günümüzde de afetlere hazırlıklı olabilmek, zarar verici etkilerine karşı mücadele edebilmek için hastaneler acil durum ve afet planları geliştirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı ülkemizdeki hastanelerin afetlere hazırlık durumlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hazırlamış olduğu rehber kılavuz kullanarak belirlemektir. Bununla birlikte hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının, hastanenin mülkiyeti, rolü, yatak kapasitesi vb. özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek çalışmanın bir diğer amacıdır. Sağlık Bakanlığı'na (SB) bağlı hastaneler çalışmanın evrenini oluşturmakta, örneklem olarak 210 hastane seçilmiştir. Çalışma sonucunda hastanelerin puan ortalamasını 156,83±21,43 olduğu, en yüksek puan ortalaması oranının komuta kontrol (12,93±1,37), en düşük puan ortalaması oranının insan kaynakları (22,48±4,80) alt boyutlarından alındığı belirlenmiştir. Hastanelerin özelliklerine göre değerlendirildiğinde sadece hemşire başına düşen günlük hasta sayısına göre afetlere hazırlık toplam puanlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve hastanelerin diğer özelliklerine göre bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Hastane afet ve acil durum planının eğitim ve tatbikatlarla uygulanabilirliğinin belirlenmesi: Antalya ili örneği
Mustafa Enez Sarık
Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, Acil ve Afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı da karşılamak zorunda kalmaktadır. (Sağlık Bakanlığı, 2016: 18). Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP)'nın resmi yönetmeliği 20 Mart 2015 yılında çıkmıştır. HAP'lar afet anını, öncesini ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi, bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve farkındalığın arttırılmasıdır. Antalya ilindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinin HAP kapsamındaki tatbikatlar ve eğitimler incelenerek, HAP Uygulayıcı Eğitimi alan 222 personele tarafımızdan oluşturulan anket uygulanmıştır. Ankette demografik soruların yanı sıra, hap bilgi düzeylerini ölçen 25 soruluk bir test ve eğitim, hazırlık ve tatbikatları içeren 34 soruluk (5li likert) bir anket düzenlenmiştir. Veriler spss 16 veri programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan personelin tamamının hap eğitimi almış olmasına karşın 6 kişi hap eğitimi almadığını söylemektedir. Katılımcıların %95,5'i HAP eğitimini gerekli bulmuşken, %91,5'lik kısımda HAP'la ilgili daha fazla eğitimin verilmesi gerektiğini savunmaktadır. Eğitimlere katılanlar arasından 65 kişinin HAP hazırlama komisyonu üyesi olmadığı, 24 kişinin ise HAP'ta herhangi bir görevinin olmadığı görülmektedir. Temel bilgi düzeyi ortalaması %77, hastanelerinin güvenliğini yeterli bulmayanların oranı da %51,3'dür. Masa başı tatbikatlarına katılanlar %94,1, saha tatbikatlarına katılanlar ise %81,5'dir. Hastanelerinde UMKE ekibinin oluşturulduğunu ifade edenlerin oranı %62,2'dir. Bu veriler ışığında eğitim ve tatbikatların düzenli aralıklarla yapılması ve hastanelerin afet farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Afet, Eğitim, Hastane Afet ve Acil Durum Planı, Tatbikat
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet yönetimine dair mevcut durum analizi
Ceren Kaya
Doğal kaynaklı ve insan kaynaklı afetler toplumlar için zaman geçtikçe daha riskli ve zararlı duruma gelmektedir. Teknolojik ve sanayi alanındaki gelişmeler, artan nüfus yoğunluğunu takiben çarpık kentleşmelerle birlikte değerlendirildiğinde afet riski hayatımızın her alanında varlığını korumaktadır. Bu olgu toplumları afetlere karşı daha duyarlı olmaya zorlamaktadır. Afetlerin ardından müdahale anlamında ilk anda kurtarma ve ilkyardım çalışmaları gelmektedir. Afet durumlarına etkili cevap verebilmek için sağlık hizmeti sağlayan gruptaki çalışanların, sağlık hizmeti alacak gruptaki afetzedelerin ve diğer bireylerin afetlere yönelik hazırlıkları ve almaları gereken önlemler son derece önemlidir. Bu araştırmada, Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet hazırlıklarına ilişkin mevcut durumlarının değerlendirilmesi ve bu hastanelerin birbiriyle karşılaştırılarak öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışma hastanelerde afetlere karşı yapılan hazırlıkları, aralarındaki farkları tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın hastanelerdeki afet planlarını, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğini, tatbikatları, tahliye planını, afet haberleşmesini, ilaç stokunu, ambulans yeterliliğini vb. belirleyici nitelikte olması hedeflenmektedir. Araştırma verileri 15 Nisan 2016 – 3 Haziran 2016 tarihleri arasında Doğu Karadeniz merkez ilçelerinde yer alan Gümüşhane Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bayburt Devlet Hastanesi, Artvin Devlet Hastanesi ve Rize Devlet Hastanesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri 1996 yılında Serhat Hacımusalar'ın "Felaketlerde Hastanelerin Organizasyonu ve İzmir'deki Hastanelerin Durumu" isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu temel alınarak oluşturulan veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veriler ilgili hastanelerin birim amirleriyle veya müdürleri ile yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda bütün bölge hastanelerinin bir afet planının olduğu, hastanelerdeki diğer tüm birimlerin afet planına ulaşımının kolay olduğu ve is birliği yapılacak kuruluşların da belirlenmiş olduğu saptanmıştır. Fakat bina dayanıklılığı, afet durumunda ilave ambulans temini, geçici morg yerleri, kriz odasının planlanması, afet esnasında iletişimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi gibi bazı önemli kriterlerde hastanelerin eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016İşletmelerde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları farkındalığının tespiti ve acil durum planlarının uygunluğu araştırması
Eyyüp Yildiz
Afet ve acil durumlar çok çeşitli yapılara zarar vermektedir. Bunların başında maddi ve manevi unsurlarıyla işyerleri gelmektedir. Bu zararların önüne geçmek amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kanununa dayanılarak 2013 yılında 'İş Yererinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik' metni yayımlandı. Bu saha araştırması kamu kurumu ve özel işletmelerin işyeri acil durum planları uygunluğu ve çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) ile ilgili farkındalıklarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma kapsamında Gümüşhane ve Trabzon illerinde bulunan kamu kurumu ve özel işletmeler arasından örneklem olarak seçilenlerin kurumlarındaki üst yöneticilerle veya İSG uzmanlarıyla yüz yüze görüşme, Nicel araştırma kapsamında çalışanlarına anket yapmak üzere randevu talep edildi. Toplamda Gümüşhane'den 20, Trabzon'dan 11 olmak üzere 31 adet kamu kurumu ve özel işletme randevu talebini kabul ederek çalışmanın yapılmasına izin verdi. 563 çalışana anket 31 yönetici veya İSG uzmanıyla yüz yüze görüşme yapılarak çalışma tamamlandı. Acil durum planları, yönetmeliğin öngördüğü açıdan sorgulandığında Gümüşhane'den katılan işyerlerinde %95, Trabzon'dan katılan işyerlerinde %63,63 eksik olduğu tespit edildi. Çalışanların kurumsal İSG uygulamaları hakkında bilgi düzeyi 3,55 ve kurumsal uygulamalar hakkında görüşleri 2,88 ortalama ile orta düzeyde olumlu olduğu tespit edilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ilgili kuruluşların ortaklaşa bir acil durum planı taslağı oluşturmaları ve çalışanların İSG ile ilgili farkındalık düzeylerini artırmak ve İSG uygulamalarına daha pozitif yaklaşımlarını sağlayacak eğitim çalışmaları yapmaları sağlanmalıdır.
