Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sağlık bilgi sistemleri kapsamında bulunan E-nabız bilgi sisteminin kullanıcılar açısından değerlendirilmesi

    Esra Çağlayan

    Teknolojinin gelişmesi birçok alanda gelişmeleri sağlamıştır. Teknolojiden en çok faydalanan alanlardan biride sağlık alanıdır. Böylelikle sağlık bilgi sistemlerinin de gelişmesine olanaklar sağlanmıştır. Sağlık alanında gelişmeler oldukça mobil sağlık uygulamaları da artmaya başlamıştır. Bu çalışmada mobil sağlık uygulamalarında biri olan e-nabız uygulamasının vatandaşlar açısından değerlendirmelerin yapılıp, yapısal eşitlik modellemesi ile istatistiksel olarak incelemeler yapılması hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ilindeki 501 kişi oluşturmaktadır. Analiz sonuçlarına göre Teknoloji Kabul Modelinde kolaylaştırıcı koşullar, uyum ve güven algıda kullanım kolaylığını pozitif yönde etkilerken, endişe ve zaman algıda kullanım kolaylığını negatif yönde etkilemektedir. E-nabız Bilgi Sistemlerindeki kolaylaştırıcı koşullar, uyum, zaman ve algıda kullanım kolaylığı algılanan faydayı pozitif yönde etkilerken, endişe ve güven algıda faydayı negatif yönde etkilemektedir. Devamındaysa algılanan fayda ve algıda kullanım kolaylığı tutumu negatif yönde, tutum niyeti pozitif yönde, niyet davranışı negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar ışığında e-nabız uygulamasıyla ilgili kullanıcıların olumlu veya olumsuz değerlendirmeleri görülmektedir. Anahtar Kelimeler: E-nabız bilgi sistemleri, Sağlık bilgi sistemleri, Teknoloji Kabul Modeli, Yapısal eşitlik modeli (YEM).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    COVID-19 pandemisi süresince alternatif çalışma alanları kullanımının incelenmesi: Katılım bankası çalışanları üzerinde bir araştırma

    Abdulkadir Daştan

    11 Mart 2020 tarihinde Covid-19 virüs yayılımının D.S.Ö tarafından pandemi ilan edilmesi ve Türkiye'de yine aynı tarihte ilk vakanın görülmesi ile birlikte, birçok kurum alternatif çalışma alanlarında personel çalıştırmaya başlamış ve bu süreç 2021 süresince de devam etmektedir. Bu süreçte Katılım Bankaları da alternatif çalışma alanlarını aktif olarak deneyimlemiştir. Teknoloji kabul modeli ile bu yeni alanların belirlenen kaygı ve iş yapış şekilleriyle birlikte tercih nedenleri, çalışanlar üzerindeki etkileri ölçümlenmek istenmektedir. Araştırma ülke genelindeki Katılım Bankalarında ofis veya şubede çalışanların üzerinden oluşturulan 411 örneklem üzerinden yürütülmüştür. Çalışmaya bulgularında, çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemine uyumlulukları ( mevcut iş yapma düzeni, mevcut iş yapma tekniği, teknolojik altyapı), zaman (tasarruf, hizmetin tam olması, çeviklik), algılanan davranışsal kontrolü ( kendine güven, yetki, yeterlilik) ve algılanan kullanım kolaylıkları (adaptasyon, kariyer, işverenin altyapı desteği, rahatlık) faktörlerinin , algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumlu etkilediği ortaya koyulmuştur. Ayrıca çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemi için kolaylaştırıcı koşullar ( işverenin kaynak yeterliliği, altyapı erişimi, iletişim araçları etkisi, teknik destek), endişe (sistem endişesi, verilerin korunması, sistem için erken öngörüsü, işi tam olarak yapamama, korkutuculuk), güven (veri güvenliği, bilgi gizliliği, yenilik önyargısı, genel güven) ve öz yeterlilik (rahat hissetme, sistem için bilgi yeterliliği, kendine güven) faktörlerinin, algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumsuz etkilediği ortaya koyulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Finansal teknoloji kullanıcılarını etkileyen faktörlerin teknoloji kabul modeli ile belirlenmesi

    Savaş Gülaçtı

    Finansal Teknoloji, Türkiye' de ve gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi temelleri kısa süre önce atılmaya başlanmış ve hızlı şekilde gelişim göstermektedir. Bu alanın gelişim hızı teknoloji ve finans alanları ile paralel olarak ilerlemektedir. 2015 yılının başlarında yatırımcılar bu alanın pazar payının büyümeye başlandığını saptamıştır. Çünkü Finansal Teknoloji zaman ve maliyet avantajları ile dikkat çekmektedir. Geleneksel bankacılık faaliyetleri ve yine geleneksel yollarla sermaye sağlayan yatırımcılar ile mücadele etmeyi hedefleyen Finansal Teknoloji inovasyon ve teknolojinin bir arada doğru şekilde kullanılması ile ortaya çıkmaktadır. Geleneksel yöntemlerden farklı olarak ulaşılabilecek krediyi daha kolay, daha çabuk ya da daha az maliyetle sağlayabilmektedir. Bu avantajlar, işletmelerin daha hızlı kurulabilmesine, yatırımların daha çabuk hayata geçirilmesine veya iki ülke arasında para transferi maliyetinin azalmasına imkân sağlamaktadır. Küçük, orta ya da büyük ölçekli işletmeler için Finansal Teknoloji, para alışverişini kolaylaştırabilecek, süreçleri hızlandırabilecek, başka bir ülkeden internet üzerinden yapılan işlem sırasında müşterilerini döviz kuru hesaplama zahmetinden kurtarabilecek ve müşterisini memnun edebilecek kolaylıklar sağlayabilmektedir. Sektörün rekabetçi yapısı sonucunda tüketici davranışları da değişmektedir. Tüketiciler Finansal Teknoloji'nin sunduğu hizmetleri, ticari ilişkiye girdiği tüm küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerde de görmek istemektedirler. Ayrıca tüketiciler ister yerel bir banka ile çalışsın, ister global, beklentileri sorunsuz bir mobil deneyim yaşayabilmektir. Çalışmada, Finansal Teknoloji'nin sunmuş olduğu kolaylıkları ve teknolojileri Türkiye'de ki kullanıcılar tarafından hangi ölçüde tercih edildiği ve kullanıcıları etkileyen faktörleri Teknoloji Kabul Modeli ile belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırmada hedef kütle olarak Malatya ilinde yer alan finansal teknoloji kullanıcıları dikkate alınmıştır. Örneklem sayısı ilin nüfusu ile orantılı bir şekilde kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Örneklemde yer alan veriler anket yöntemi ile oluşturulmuştur. Örneklem dahilin de elde edilen veri setinin analizinde tanımsal ve yapısal istatistiki analizler uygulanmıştır. Faktörlerin finansal teknoloji kullanım davranışı üzerindeki direkt ve endirekt etkilerini ölçümlemek için yapısal eşitlik analizi kullanılmıştır. Çalışmanın analizlerinden elde edilen sonuçların, Türkiye pazarının Finansal Teknoloji alanında perspektifini geliştirmesi için çeşitli öneriler ürettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda Finansal Teknoloji'yi tercih eden kullanıcıları etkileyen faktörleri ve Finansal Teknoloji'yi tercih edenlerin bu teknolojiyi kullanım düzeyleri belirlenmek istenmektedir. Ülkemizde kullanım düzeyini belirleyerek bu teknolojilerin sunduğu avantaj ve dezavantajları dikkate alarak kurum ve kuruluşlara öneriler geliştirmek hedeflenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik satın alma davranışlarının teknoloji kabul modeli ile incelenmesi

    Ceren Aydın

    İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen sosyal medya, işletmeler tarafından rakiplerinden ayrışmak ve doğrudan hedef kitleye ulaşmak için bir reklam aracı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sosyal medya reklamları, işletmelerin bilinirliliğinin artmasına ve hedef kitleden geri dönüş almaları açısından önem arz etmektedir. Öte yandan sosyal medyada reklamveren işletmeler için tüketici satın alma davranışlarını bilmeleri başarılı olmalarının ön şartını oluşturmaktadır. Bu çerçevede üç bölümden meydana gelen araştırmanın birinci bölümünde teknoloji ve teknoloji kabul modelleri, ikinci bölümde sosyal medya ve tüketici satın alma davranışları literatür taraması ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise, tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik satın alma davranışlarını Teknoloji Kabul Modeli ile ölçen yüz yüze anket tekniği ile elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırma, kolayda örnekleme yöntemiyle Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören ve sosyal medya kullanıcısı olan 450 öğrenciye uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, güven değişkeninin tutum ve niyet üzerinde tutum ve niyet değişkeninin ise satın alma davranışının gerçekleşmesinde pozitif bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.