Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Taşrada yaşayan kadınların sanal kimlik rolleri üzerine dramaturjik bir inceleme (Gümüşhane merkez örneği)
Semiha Baş
Günümüzde sosyal medya platformları bireylerin kendilerini görünür kıldığı, kimliklerini sunduğu ve performanslar sergilediği önemli dijital etkileşim alanlarıdır. Özellikle Instagram, kullanıcıların benlik sunumlarını şekillendirdikleri bir sahne olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu benlik sunumunun yalnızca bireysel tercihlerle değerlendirilmesi eksik bir yorumdur. Çünkü bireylerin dijital kimlikleri, içinde yaşadıkları toplumsal ve kültürel çevre tarafından da biçimlendirilmektedir. Bu sebeple araştırma, taşrada yaşayan kadınların Instagram’daki sanal kimlik rollerini Erving Goffman’ın dramaturjik yaklaşımı çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı doğrultusunda bütüncül tek durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Merkez’de yaşayan ve Instagram’ı aktif olarak kullanan 22 kadından oluşmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler ve aynı katılımcıların Instagram hesaplarına yönelik gözlemler aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler hibrit tematik analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, katılımcıların Instagram’da anne, eş, üreten kadın, sosyal kadın ve doğasever gibi farklı kimlik performansları sergilediklerini göstermektedir. Kadınların bu kimlikleri taşra bağlamında etkili olan toplumsal normlar ve tanıdık seyirci kitlesinin olası değerlendirmelerini dikkate alarak yönettikleri belirlenmiştir. Katılımcıların aile yaşamı gibi bazı kişisel alanları çoğunlukla sahne arkasında bıraktıkları ve buna karşılık toplumsal açıdan risksiz görülen içerikleri sahne önüne taşıdıkları tespit edilmiştir. Bu süreçte mahremiyet yönetimi, öz-denetim, içerik sansürü, seyirci seçimi ve görünürlüğü sınırlandırma gibi çeşitli izlenim yönetimi stratejilerinin yaygın biçimde kullanıldığı belirlenmiştir. Bununla beraber katılımcıların olası tepkileri önceden hesaplayarak önleyici görünürlük stratejileri de kullandıkları görülmüştür. Ancak taşrada dijital görünürlüğün yalnızca dışsal bir toplumsal denetim alanı olmadığı, aynı zamanda içselleştirilmiş bir öz-denetim mekanizmasına dönüştüğü değerlendirilmiştir. Sonuç olarak taşra bağlamı, kadınların Instagram’daki kimlik performanslarını sınırlandıran, aynı zamanda aidiyet duygusunun, kültürel ve yerel değerlerin yeniden üretildiği bir toplumsal bağlam olarak değerlendirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak sosyal medya kullanımı: Instagram örneği
İbrahim Muslu
İnternet teknolojisinin gelişmesiyle ortaya çıkan sosyal medya platformları, kullanıcılara bulundukları yer fark etmeksizin bireyleri veya büyük ölçekli toplulukları etkileme fırsatı sunmuştur. Kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin metin, video ve görüntü formatlarında özgürce paylaşılması, diğer kullanıcılarla kolaylıkla iletişime geçilmesi ve coğrafi kısıtlama olmaksızın her türlü alışveriş işleminin rahatlıkla gerçekleştirilmesi gibi çeşitli avantajlı yönler bu platformların kullanım oranlarının her geçen gün katlanarak artmasına katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda sosyal medya bileşenlerinden biri olan Instagram'ın ürün ve hizmetlerin tanıtımı için uygun bir ortam sunması, reklamlar aracılığıyla doğrudan hedef kitleye odaklanabilme özelliği ve müşterilerle etkileşim ortamı yaratması gibi güçlü yönleri bulunmaktadır. Diğer yandan geleneksel medyaya kıyasen bu uygulamadaki tüm hâkimiyet işletmenin kontrolü altındadır ve bu bakımdan hiçbir aracıya ihtiyaç duyulmamaktadır. Tüm bu avantajlı yönler bu uygulamayı KOBİ'ler için önemli bir pazarlama aracı olarak ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmada KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak Instagram kullanımının işletmeler üzerindeki rolü ve önemi araştırılmıştır. Ayrıca Instagram'da pazarlama faaliyetinde bulunan işletmelerin karşılaştığı sorunlar belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini Türkiye'de faaliyet gösteren pazarlama çalışmalarında Instagram'da aktif olan KOBİ'ler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise Gümüşhane merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren Instagram'ı aktif olarak kullanan 20 farklı KOBİ oluşturmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4The multiple mediating roles of self-esteem and happiness in the relationship between loneliness and depression in Facebook and Instagram users
Türkmen, Osman Oǧulcan; Kavakli, Mehmet; Ak, Mehmet
Objective: Social media usage is increasing gradually and the websites that enable social interaction may influence people's loneliness and depression levels. The aim of the present research was to examine the multiple mediating roles of self-esteem and happiness in the relationship between loneliness and depression. Method: The study sample was composed of 409 Facebook and Instagram users. Data were collected by using personal information form, Beck Depression Inventory, Oxford Happiness Scale-Short Form, Rosenberg Self-Esteem Scale and UCLA Loneliness Scale. Correlation analysis was carried out to determine the relationship between variables. Multiple mediation analysis was conducted to determine the mediating roles of self-esteem and happiness in the relationship between loneliness and depression. Results: The results suggest that self-esteem and happiness, indeed, have mediating roles in the relationship between loneliness and depression, and multiple mediation models were found to be statistically significant. The frequency of accessing Instagram was positively associated with depression and loneliness. Facebook users had higher self-esteem levels compared to Instagram users. Discussion: In conclusion, the relationship between loneliness and depression was found to be significantly mediated by self-esteem and happiness. Increased frequency of access to Instagram every day was found to increases the level of depression and loneliness. Additionally, Instagram users were found to have lower self-esteem compared to Facebook users.
AtıfScopus3WoS3OpenAlex5TR Dizin1İncele - Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya kullanımının kişilerarası iletişimde bireyin mahremiyet algısına etkileri: Gümüşhane Üniversitesi örneği
Murat Ülker
İletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişimle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, günümüzde insan yaşamının ayrılmaz parçası konumuna gelmiştir. Beraberinde getirdiği yenilikler ile geleneksel medya araçlarından farklı olarak kullanıcısına karşılıklı etkileşim imkânı tanıması, içerik üretme ve paylaşma olanağı sunması sosyal medyanın bu denli yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Sosyal medya sağladığı avantajların yanı sıra bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsan canlısı açısından önemli bir değer olan mahremiyetin sosyal medyada ihlali ve dönüşümü bu sorunlardan biridir. Kullanıcıların sosyal medyada paylaşımını yaptıkları içerik ve enformasyonun boyutu mahremiyet sınırlarını ihlal eder hale gelmiştir. Bireyin mahremiyeti olarak konumlandırdığı ögeler sosyal medyayla birlikte kamusala açılarak paylaşımın konusu olmuştur. Dolayısıyla sosyal medya bireyin mahremiyet anlayışını dönüştüren etken olmuştur. Çalışma, sosyal medya platformlarından biri olan Instagram'ın, bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolüne odaklanmakta ve bu mecrada yaşanan mahremiyet dönüşümünü üniversite öğrencileri çerçevesinde incelemektedir. Sosyal medyada bireyin temsili, bireyin günlük yaşamındaki konumu, bireyin mahremiyet anlayışı, sosyal medyanın mahremiyete yönelik tehdit oluşu ve bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu anlamda çalışmanın birinci bölümünde kamusal alan ve mahremiyet kavramları, ikinci bölümde sosyal medyaya ve onu mahremiyete yönelik tehdit edici araç konumuna getiren gözetim olgusu incelenmiştir. Araştırma özellikle bireyin sosyal medya kullanımıyla mahremiyet algısında yaşanan dönüşüme odaklanmıştır. Buradan hareketle çalışmanın temel amacı çalışma problemini desteklemektedir. Sözü edilen konunun ortaya çıkarılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular ise, görüşmelerin yapıldığı üniversite öğrencilerinin mahremiyet algıları, sosyal medya profillerinin kendilerini temsili, sosyal medyanın mahremiyetlerinde dönüşüme yol açıp açmadığı ve sosyal medyanın mahremiyetlerine yönelik tehdit olup olmadığı doğrultusunda mahremiyet kaygıları ile sınırlıdır. Bu doğrultuda demografik bilgilerden ve 6 araştırma sorusundan oluşan görüşme formu ile 20 Şubat 2020- 5 Mart 2020 tarihleri arasında katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Örneklem seçiminde herhangi bir demografik sınırlama yapılmamış olup, kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme kapsamında 15'i kadın, 15'i erkek birey olmak üzere 30 katılımcıya araştırma soruları yöneltilmiştir. Katılımcılardan alınan yanıtlar ses kayıt cihazı yardımıyla kaydedilerek deşifre edilmiştir. Yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin Instagram'ı çoğunlukla kişilerarası iletişim aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda sosyal medya profilinin üniversite öğrencilerini temsil ettiği tespit edilmiştir. Katılımcıların mahremiyeti en çok özel alan ve yakın çevreyle ilişkilendirdikleri anlaşılmıştır. Sosyal medyanın mahremiyet üzerindeki rolüne bakıldığında katılımcıların mahremiyet algılarının sosyal medya tarafından dönüşüme uğradığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, sosyal medyayı kişisel bilgi ve içeriklerin kolay erişildiği bir mecra olmasından dolayı mahremiyetlerine yönelik tehdit olarak gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Mahremiyet, Kişilerarası İletişim, Instagram
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020X, Y ve Z kuşaklarının Instagram ve Facebook aracılığıyla oluşturdukları imaj
Şakira Özkan
Sosyal medya uygulamaları arasında oldukça popüler olan Instagram ve Facebook, kullanıcılar tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Kuşaklara göre farklı kullanım şekli ve düzeyi olan bu uygulamalar, imaj oluşturmaya çalışan bireyler için uygun imkanlar sunmakta ve bu doğrultuda olumlu ya da olumsuz geri dönüşlerin yapılmasına da fırsat tanımaktadır. Bu çalışmada, X, Y ve Z Kuşağının Instagram ve Facebook aracılığıyla oluşturdukları imajları araştırılmış ve bu kapsamda bulgular elde edilmiştir. Bu doğrultuda nicel araştırma yöntemi seçilmiş olup yüz yüze anket tekniği ile çalışmaya uygun anket soruları yöneltilerek elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın örneklemini Gümüşhane ilinde ikamet eden 300 X Kuşağı, 300 Y Kuşağı ve 300 Z Kuşağını temsil eden bireylerden oluşan toplam 900 katılımcı kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen bulguların analizi sonucunda katılımcıların genel itibariyle X, Y ve Z Kuşağının sosyal medya kullanımlarıyla imaj oluşturma tutumlarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.

