Yazarlar
- Ali Doğan(1)
- Ali İhsan Demir(1)
- Bahadır Tercan(1)
- Betül Korkmaz(1)
- Buşra Köse(1)
- Büşra Özlü(1)
- Cansel Kurt(1)
- Derya Oğur(1)
- Emre Benli(1)
- Emre Pehlivan(1)
- Fatih Altınpınar(1)
- Fatih Köse(1)
- Gönül Eroğlu(1)
- Gülkız Kayret(1)
- Gülşah Dönmez(1)
- Habibe Telli(1)
- Mehmet Salih Kurnaz(1)
- Melis Dilan Akdemir(1)
- Muhammet Kılıç(1)
- Sevil Öcal(1)
- Süleyman Tokuç(1)
- Uğur Yayla(1)
- Yahya Çapan(1)
- Zehra Nur Kara(1)
- Zeliha Erol(1)
- Özlem Yılmaz(1)
- İbrahim Halil Çelik(1)
- Şerif Demirci(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İlköğretim düzeyindeki eğitimcilerin çocuk istismarı ve ihmaline yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin ölçülmesi ile tutumlarının karşılaştırılması: Akçaabat ilçesi örneği
Zehra Nur Kara
Bütün çocukların sahip olduğu en temel hak mutlu ve huzurlu toplumlarda güven ve sevgi içerisinde geçirecekleri çocukluk dönemleridir ancak çocuklar yakınları tarafından veya tanımadıkları kişiler tarafından bazen olumsuz davranışlara maruz bırakılmaktadır. Bu da karşımıza çocuğa yönelik ihmal ve istismar davranışlarını çıkarmaktadır. Bu doğrultuda yapılan araştırmada ilköğretim düzeyindeki eğitimcilerin çocuk istismarı ve ihmaline yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri ile demografik veriler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma, Trabzon ili Akçaabat ilçesinde ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 244 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, araştırmacı tarafından hazırlanan 11 soruluk sosyodemografik özellikler ve bilgi formu ile Uysal (1998) tarafından geliştirilen 67 maddeden oluşan "Çocuk İstismarı ve İhmalinin Belirti ve Risklerinin Tanılanmasına Yönelik Ölçek" formu kullanılmıştır. Ölçek; istismarın çocuk üzerindeki fiziksel belirtileri, çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler, ihmalin çocuk üzerindeki belirtileri, istismar ve ihmale yatkın ebeveyn özellikleri, istismar ve ihmale yatkın çocukların özellikleri, çocuk istismarı ve ihmalinde ailesel özellikler olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Eğitimcilerin çocuk ihmali ve istismarı konusundaki farkındalık düzeyleri incelendiğinde, cinsiyet değişkeni ile çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler alt boyutu arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Yaş değişkenine ile çocuklara yönelik istismar ve ihmal konusunda farkındalık düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim durumu değişkenine göre, istismar ve ihmale yatkın çocukların özellikleri, istismarın çocuk üzerindeki fiziksel belirtileri, çocuk istismarı ve ihmalinde ailesel özellikler, istismar ve ihmale yatkın ebeveyn özellikleri ve çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler alt boyutları ile öğretmenlerin eğitim durumları arasında anlamlı düzeyde farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocuk durumu değişkeni ile çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler konusunda farklılığın bulunduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, İhmal, İstismar, Sosyal Hizmet.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İşletmelerin üretim maliyetlerinin firma verimliliği üzerindeki etkisinde üretim kayıplarının rolü: Denizli ili tekstil sektöründe bir uygulama
Gülşah Dönmez
Bu çalışmanın amacı, işletmelerin üretim maliyetlerinin verimlilik üzerindeki etkisinde üretim kayıplarının rolünü belirlemektir. Alt amaçları ise öncelikle üretim kayıplarının üretim maliyetleri üzerindeki daha sonra verimlilik üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu doğrultuda, Denizli ili tekstil sektöründen faaliyet gösteren 197 üretim işletmesine anket yapılmıştır. Ankette yer alan ifadelerden üretim maliyetleri ile ilgili olanlar Assaf ve diğerleri (2001) tarafından geliştirilen ölçekten alınmış üretim kayıpları ve verimlilik ile ilgili olanlar ise araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliklerini belirlenmesinde Cronbach Alfa Katsayısı yöntemi, geçerliliklerinin tespitinde ise Açıklayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik testleri yapıldıktan sonra araştırma hipotezlerinin test edilmesinde Basit Doğrusal Regresyon Analizi ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Yapılan analiz bulgularına göre; üretim maliyetleri firma verimliliği üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Ayrıca üretim maliyetlerinin firma verimliliğine olan etkisinde üretim kayıplarının rolü de vardır. Diğer bir bulgu olarak; üretim kayıpları üretim maliyetleri üzerinde pozitif bir etkiye sahipken firma verimliliği üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Emniyet hizmetleri üzerinden devlet algısı: Erzincan ili örneği
Fatih Altınpınar
Emniyet Teşkilatı günümüzün önemli kamu kuruluşlarından bir tanesidir. Emniyet hizmetleri veren bu birimin vatandaşların gözünde devletin algısını değiştirip değiştirmediği yapılan bu çalışma ile ortaya konulmak istenmiştir. Nitekim Erzincan'ın heterojen yapısı ile barış ve kardeşlik değerleriyle yaşayan topluluğunun örnek olarak seçilmesinin nedeni, küçük ölçekte verilen cevapların Türkiye ile özdeşleştirilebileceğinin düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. Servperf ve Servqual ölçeklerden faydalanılarak oluşturulan anket ile Erzincan'da yaşayan vatandaşların emniyet hizmetleri üzerinden devlet algısı ölçülmüştür. Emniyet hizmetlerinin devlet algısını olumlu yönde etkilediği yapılan çalışma neticesinde ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İtfaiye teşkilatı çalışanlarının takım çalışması tutumları ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının değerlendirilmesi: Kütahya ili örneği
Betül Korkmaz
Bir grubu takım kılan temel özellikler takımın amacı, liderlik ve ekip üyelerinin rolleri, ekip üyelerinin birbirlerine bağlılığı, ekibin iklimi ve ekip kültürüdür. Bu çalışmanın amacı; müdahale personeli olan itfaiye ekiplerinin takım çalışmasına karşı tutumlarını gözlemlemek, takım üyelerinin örgütsel vatandaşlık düzeylerini belirlemek ve takım çalışması ve örgütsel vatandaşlık arasında bir ilişki olup olmadığını belirlemekti. Çalışma yönteminde 5'li likert tipi 18 sorudan oluşan ekip çalışması tutum ve 23 soruluk örgütsel vatandaşlık davranışları ölçekleri Kütahya ili itfaiye Teşkilatı'nda çalışan 159 gönüllü katılımcıya uygulandı. Veriler SPSS 15 ile istatiksel olarak değerlendirildi. Çalışmamızda ekip çalışması tutumları ölçeği için Cronbach alfa katsayısı 0,761, örgütsel vatandaşlık davranışları Cronbach alfa katsayısı ise 0,814 idi. Veri sonuçları ortalama±standart sapma değeri cinsinden hesaplandı. Çalışmadaki katılımcıların ekip çalışması tutumu toplam değeri ortalamasının (3,97±0,36) yüksek, örgütsel vatandaşlık davranışları ölçeği ortalamasının (4,35±0,340) ise çok yüksek seviyede olduğu gözlendi. Yaş değişkeniyle sırasıyla ekip çalışması tutum ölçeği alt faktörlerinden: durum gözlemi (R=-0,193, p<0,05), karşılıklı destek (R=-0,280, p<0,01) ve örgütsel davranış ölçeği alt faktörlerinden: nezaket (R=-0,219, p<0,05), sportmenlik (R=-0,302, p<0,01) arasında anlamlı negatif korelasyon gözlendi. Örgütsel vatandaşlık davranışları ile ekip çalışması tutumu genel ortalama değerleri arasında anlamlı pozitif korelasyon gözlendi (R=0,493, p<0,001). Çalışmanın sonucunda, itfaiye çalışanlarının örgütsel vatandaşlık davranışları ile takım çalışması tutumları arasında pozitif ilişki saptanmıştır. Takım çalışması örgütsel vatandaşlık ile iş verimi ilişkisi ile ilgili ileri çalışmalar yarar sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: İtfaiye, Takım, Örgüt, Davranış, Gönüllülük.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Bireysel afet direnç değerlendirmesi: Gümüşhane örneği
Uğur Yayla
Araştırma, "Individual Disaster Resilience Assessment (InDRA)" Ölçeğinin geçerliliğini ve güvenilirliğini yaparak Türkçeye "Bireysel Afet Direnç Değerlendirmesi (BADD)" ölçeği olarak uyarlayıp sonraki çalışmalar için literatüre katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin uygulaması Gümüşhane Üniversitesinde öğrenim gören 622 öğrenciye anket uygulayarak yapılmıştır. Araştırmamızın sonucunda elde edilen uyum indeksleri sonuçları en iyi değerleri içermektedir. Araştırma grubundaki katılımcıların cinsiyet, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi alma, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi isteme, afet planı hakkında bilgisi olma, afet-acil durum çantası olma, afet planı olma, ilk yardım eğitimi alma, ilk yardım eğitimi isteme ve deprem sonrası buluşma yeri belirleme durumları ile bireysel afet direnç değerlendirme (BADD) puanları ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki katılımcıların BADD puanları ortalaması açısından gelir grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki kadınlar ile erkeklerin afet yaşama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Araştırmada afet eğitimi alanların afet hazırlık plan bilgisi olanlar ile arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, tüm bulgular nazarında ölçme aracının yeni faktörlü yapısı bu araştırma kapsamında doğrulanmış olup, Türkiye'de güvenilirliği ve geçerliliği yüksek 20 maddeden oluşan yeni bir Bireysel Afet Direnç Değerlendirme Ölçeği'ne ulaşılmıştır. BADD ölçeğini farklı örneklemlere uygulayarak literatür zenginleştirilmelidir.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Afet risk algısının kültür ve kişilikle ilişkisi
İbrahim Halil Çelik
Çalışma kapsamında afet risk algısı ölçeği geliştirip, kültür ve kişilik boyutları ile ilişkili olup olmadığının tespiti, ayrıca afet risk algısının çalışma evrenine alınacak şehirlerde, demografik değişkenler açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığının ortaya çıkarılması amaçlandı. Çalışma, Muğla ve Van illerinde 18 yaş ve üstü bireylere yapıldı. Çalışma kapsamında, ilk pilot çalışmada 20, belirlenen şehirlerdeki pilot çalışmada 200 ve ana çalışmada 900 kişi olmak üzere, toplam 1120 kişiye ulaşıldı. Çalışma kapsamında dört boyut (Tehdit, Endişe, Kadercilik ve Kontrol edebilirlik) ve 21 maddeden oluşan "Afet Risk Algısı Ölçeği" geliştirildi. Afet risk algısı, kültür ve kişilik ölçeklerinin yapısal eşitlik LISREL 8.7 programında doğrulayıcı faktör analizi yapıldı ve ölçekler doğrulandı. Çalışma modeli kapsamında afet risk algısının, kültür ve kişilik ile ilişkisini incelemek için LISREL programında yapılan analiz neticesinde; kişilik ölçeği uyumluluk boyutunun, afet risk algısı boyutlarının hepsiyle doğrudan ilişkili olduğu, sorumluluk boyutunun, tehdit boyutuyla, yeniliğe açıklık boyutunun kadercilik boyutuyla doğrudan ilişkili olduğu bulundu. Kültür ölçeğinin belirsizlikten kaçınma boyutunun, afet risk algısı endişe ve kontrol edebilirlik boyutlarıyla doğrudan ilişkili olduğu bulundu. Ayrıca afet risk algısı bağlamında demografik değişkenlerin arasında farklılık olup olmadığı, kültür boyutları bağlamında da yaşanan şehre göre farklılık olup olmadığı araştırıldı. SPSS 25 paket programında, demografik değişkenler için T testi ve ANOVA testi yapıldı. Afet risk algısının yaş, afet yaşanmışlık sayıları ve yaşanan şehir değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edildi. Kültürün belirsizlikten kaçınma boyutu ile yaşanan şehir değişkeni açısından istatistiksel olarak aralarında anlamlı farklılık tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Risk Algısı Ölçeği, Afet Yönetimi, Kişilik, Kültür
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Doğu Karadeniz örneği
Zeliha Erol
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının İş Doyumu ve Mesleki Tükenmişlik Düzeylerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, 2018, (XV + 67 Sayfa) Bu çalışmanın amacı, farklı bakanlıklara bağlı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının iş doyum ve mesleki tükenmişlik düzeylerini incelemektir. İnsanlar, uyanık kaldıkları sürenin önemli bir kısmını "iş" yaparak geçirmektedirler. Şayet yapılan iş, bireyin istediği şekilde sonuçlanırsa birey bundan doyum elde ederken sonuç beklenen düzeyde değilse burada doyumdan bahsetmek pek olası değildir. İş doyumu, bireysel açıdan olduğu kadar örgütsel ve toplumsal açılardan da günümüzün en önemli olgularından biri olarak görülmektedir. Araştırmada, Sosyal Hizmet Uzmanlarının "cinsiyet, medeni durum, yaş, hizmet yılı" değişkenlerine göre iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Doğu Karadeniz illeri Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev yapan 96 Sosyal Hizmet Uzmanı oluşturmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama modeli kullanılmıştır. İş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerine ait bulguları saptanmak amacıyla veri toplama araçlarından "Kişisel Bilgi Formu", Hackman ve Oldham'ın (1975) oluşturduğu ve Koca ve Özçiftçi' nin (2015) ondört soruya indirgediği "iş doyumu ölçeği" ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" (Maslach ve Jackson 1981) ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada ulaşılan veriler SPSS 22 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Tüketici davranışlarında etik boyut: Tüketici etiği ve belirleyicileri üzerine bir araştırma
Mehmet Salih Kurnaz
Bu araştırmada, tüketici davranışları etik perspektiften incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırmada ilk olarak, tüketicilerin tüketici etiği konusundaki algılamaları ölçülmüştür. Böylece, tüketicilerin tüketici etiğine ilişkin olarak hangi davranışları kabul ettiği ve hangilerini kabul etmediği belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra, tüketicilerin makyavelist kişilik eğilimi ve etiksel ideolojileri incelenerek, tüketicilerin makyavelist kişilik eğilimlerinin ve etiksel ideolojilerinin tüketici etiği algılamaları üzerinde ayırt edici bir farklılık oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Son olarak, tüketicilerin demografik özelliklerinin tüketici etiği algılamaları üzerinde belirleyici bir rol üstlenip üstlenmediği incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları, tüketicilerin genel olarak tüketici etiği konusunda duyarlı olduklarını, ancak bazı davranışlara tolerans gösterebileceğini göstermiştir. Diğer taraftan, makyavelist kişilik eğiliminin ve idealist etik ideolojinin tüketicilerin tüketici etiği algılamaları üzerinde önemli farklılıklara neden olabileceği görülmüştür. Relativist etik ideolojisinin ise tüketicilerin tüketici etiği algılamaları üzerinde önemli farklılık oluşturabileceğine yönelik istatistiksel kanıta ulaşılamamıştır. Ayrıca, tüketicilerin demografik özelliklerinin tüketici etiği algılamaları üzerinde tüketici etiğinin alt boyutları bazında kayda değer farklılıklara neden olabileceği tespit edilmiştir.
