Yazarlar
- Ali Doğan(1)
- Ali İhsan Demir(1)
- Bahadır Tercan(1)
- Betül Korkmaz(1)
- Buşra Köse(1)
- Büşra Özlü(1)
- Cansel Kurt(1)
- Derya Oğur(1)
- Emre Benli(1)
- Emre Pehlivan(1)
- Fatih Altınpınar(1)
- Fatih Köse(1)
- Gönül Eroğlu(1)
- Gülkız Kayret(1)
- Gülşah Dönmez(1)
- Habibe Telli(1)
- Mehmet Salih Kurnaz(1)
- Melis Dilan Akdemir(1)
- Muhammet Kılıç(1)
- Sevil Öcal(1)
- Süleyman Tokuç(1)
- Uğur Yayla(1)
- Yahya Çapan(1)
- Zehra Nur Kara(1)
- Zeliha Erol(1)
- Özlem Yılmaz(1)
- İbrahim Halil Çelik(1)
- Şerif Demirci(1)
Yayınlar
- Doktora TeziYalnız künye2026Afetlere Uyum ve Dirençlilik Ölçeği: Türkçeye Uyarlanması, Geçerliliği ve Güvenirliği
Ali Doğan
Afetler, bireylerin psikososyal dengesini sarsan karmaşık süreçlerdir. Bu süreçte bireylerin sergilediği psikolojik uyum ve dirençlilik, iyileşme kapasitesinin en önemli göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Jennifer M. First tarafından geliştirilen Afet Uyumu ve Dirençlilik Ölçeği’ni (AUDÖ) Türkçeye uyarlamak ve kültürel bağlama uygun, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırma, 2025 yılında İzmir, Trabzon ve Malatya illerinde toplam 1206 afetzede ile yürütülmüştür (pilot: 407, ana uygulama: 799). Uyarlama sürecinde ileri geri çeviri, uzman görüşleri ve pilot uygulama aşamaları takip edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), t testi, ANOVA, Pearson korelasyon teknikleri ve testleri kullanılmıştır. AFA sonucunda ölçeğin beş faktörlü yapısı doğrulanmış ve toplam varyansın %79,82’si açıklanmıştır. KMO değerleri alt boyutlarda 0,923–0,956, genel ölçekte ise 0,936 olarak saptanmıştır (p<0,05). Bartlett testi sonuçları veri setinin analize uygunluğunu kanıtlamıştır. DFA bulguları (CMIN/DF=2,894; RMSEA=0,049; CFI=0,966) güçlü bir model uyumuna işaret etmiştir. İç tutarlılık katsayıları (Cronbach Alpha) alt boyutlarda 0,901–0,936, genel ölçekte ise 0,954 olarak saptanmıştır. Cinsiyet, meslek, eğitim, gelir, yaşanılan yer, afet türü, konut tipi ve diğer afet kaynaklı değişkenlerin uyum ve dirençlilik üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; DARS ölçeğinin afetlerle ilgili bilimsel araştırmalarda ve saha uygulamalarında, psikolojik açıdan afetlere uyum ve dirençliliğin değerlendirilmesinde kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak uyarlanmıştır. Ölçeğin, afet sonrası riskli grupların belirlenmesinde ve psikososyal müdahale programlarının etkinliğinin ölçülmesinde temel bir referans araç olarak kullanılması önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumlarının incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği
Habibe Telli
Engellilik, insanlığın başlangıcından günümüze kadar gelen bireyin yaşam aktivitelerini kısıtlayıcı bir durumdur. Engelliliği sadece bir sağlık sorunu olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Engellilik engelli birey ve ailesini eğitim, sağlık, sosyal ve ekonomik alanlardan etkileyen karmaşık bir olgudur. Özellikle engelli bireyler toplumsal hayata katılım ve hizmetlere erişim noktasında sorunlar yaşamaktadır. Söz konusu sorunları oluşturan temel nedenlerin başında tutumlar gelmektedir. Engellilere yönelik olumsuz tutum ve algılar hem engelli bireyin hem de ailesinin sosyal izolasyonuna neden olmaktadır. Engellilere yönelik tutumların olumlu yönde geliştirilmesi engelli bireylerin sosyal katılımı bakımından hayati önem taşımaktadır. Bu sebeple en temelde engellilerle çalışmalar yürütecek meslek elemanlarının engelli bireylere yönelik tutularının incelenmesi ve olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan söz konusu tez, engelli müracaatçı gruplarıyla doğrudan çalışmalar yürütecek sosyal çalışmacı adaylarının tutumlarının incelenmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 4.sınıfta öğrenim gören öğrencilerin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumları incelenmiştir. Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin engelli bireylere yönelik tutumlarının belirlenmesinde demografik sorular ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan "Toplum Özürlülüğü Nasıl Anlıyor" araştırması kapsamında geliştirilmiş "Özürlülere Yönelik Tutumlar Ölçeği" kullanılmıştır. Tutumlar; eğitim, kişilerarası ilişkiler, çalışma yaşamı, aile yaşamı, kişisel özellikler, yetkinlik ve bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Anket sorunlarından elde edilen veriler bağlamında öğrencilerin engellilere yönelik tutumlarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Gümüşhane Üniversitesi, Sosyal hizmet, Tutum.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İletişim becerisi ve işe bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gümüşhane ili sağlık çalışanları üzerine bir araştırma
Gülkız Kayret
Bu araştırmanın temel amacı sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili örneklemle ulaşılan sonuçlar aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma örneklemi olarak Gümüşhane ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma, 426 sağlık çalışanının (doktor, hemşire/ebe, idari personel, üst idari kadro, teknisyen/tekniker ve diğer) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiş ve hazırlanan anketlerin çevrimiçi olarak doldurulması sağlanmıştır. Katılımcılara, içerisinde demografik bilgi formu, kişilerarası iletişim yetkinliği envanteri ve Utrecht işe bağlılık ölçeğinin yer aldığı anketler uygulanmıştır. Toplanan veriler; güvenilirlik, doğrulayıcı faktör ve korelasyon analizleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Post-Hoc Tukey testleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde SPSS 23.0 ve Jamovi 2.3 paket programlarından yararlanılmıştır. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi ve pozisyon) ile iletişim becerisi ve işe bağlılık arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen analizler sonucunda sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olmadığı; işe bağlılık değişkeninde ise, cinsiyet hariç diğer demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Araştırma neticesinde, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları ve alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ana amacı Gümüşhane ilindeki sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu çalışmada iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri aracılığıyla işe bağlılıklarının da arttırılabilmesi için gerekli çalışma ortamlarının oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, İşe bağlılık, Sağlık çalışanları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik tiplerine göre mesleki değerleri
Gönül Eroğlu
Kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinin tamamıdır. Kişilik ile ilgili kuramlar bu farklılıkların hangi faktörlerden kaynaklandığı, kişiliğin ortaya çıkmasını ve gelişimini ne kadar etkilediğini incelemiştir. Kişilik özellikleri biyolojik, ailesel, kültürel, sosyal, coğrafi ve fiziki birçok faktörden etkilenerek ortaya çıkmaktadır. Kişilik kuramlarında bireylerin dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemin kişiliğin belirlenmesinde belirleyici olabileceği ifade edilmektedir. Dönemin siyasal, sosyal, ekonomik yapısı, teknoloji kullanımı vb. gibi faktörler o dönemdeki bireylerin benzer kişilik özelliklerine sahip olmasına neden olmaktadır. Her kuşağın kişilik özelliğine göre iş yaşamından beklentileri ve mesleki değerleri farklılaşmaktadır. Bu çalışmada iş yaşamında yerini yeni almaya başlayan Z Kuşağının kişilik özellikleri ve mesleki değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişilik özelliklerini belirlemek için "Beş Faktör Kişilik Ölçeği", mesleki değerleri belirlemek için "İş Değerleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bundan sonraki kuşakların yetiştirilmesinde en büyük etkiye sahip meslek çalışanlarından biri olan öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Gümüşhane ilinde bulunan 276 Z Kuşağı öğretmenine anket yapılmış, elde edilen verilere SPSS 22.0 ve AMOS 25 programları uygulanarak korelasyon ve doğrusal regresyon analizi, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız örneklem t testi ve anova testi ile veriler çözümlenmiştir. Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile mesleki değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik Tipleri, Mesleki Değerler, Öğretmenler, Z Kuşağı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Afete müdahale personelinin küresel iklim düzeyi bilgi düzeyi ve tutumları: Erzincan ili örneği
Melis Dilan Akdemir
Afete müdahale personelinin, afet potansiyeli doğuran küresel olaylardaki tutumları toplum için bir rol model olmanın yanında genel tutum açısından da öncü bir gösterge gibidir. Bu gerekçe ile mevcut çalışmada afete müdahale personelinin, Erzincan'da görev yapan afet müdahale personeli üzerinden, küresel iklim değişikliğine yönelik tutumları araştırılmıştır. Araştırmanın evreni Erzincan ilinde görevli AFAD, İtfaiye ve 112 personelidir. Kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan ve katılımı kabul eden 320 kişiye anket uygulanmıştır. Veriler SPSS yazılımı ile analiz edilmiştir. Ankette geçerlilik ve güvenirlilik kriterleri sağlanmış iki adet ölçek ve altı bağımsız değişken yer almaktadır. Ölçeklerden biri Whirmarsh (2005) tarafından hazırlanan ve iki alt boyutlu (İlgisizlik ve Şüphecilik) ''Belirsizlik'' ölçeğidir. Diğeri ise Mertig (2003) tarafından hazırlanan tek boyutlu ''Çevre Yanlısı'' ölçeğidir. Ölçekler Emrah HİĞDE (2014) tarafından Türkçeye çevrilerek üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Afet müdahale personeli evreninde uygulanan ölçeklere, mevcut çalışmada tekrar geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Ayrıca ölçeklerin faktör dağılımlarının orijinal ölçekle uyumluluğunu test eden doğrulayıcı faktör analizleri de yapılarak faktör yapıları doğrulanmıştır. Veriler parametrik analiz şartlarını sağladığı için T ve ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca sıklık ve yüzde analizleri de uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcıların yaşları arttıkça iklim değişikliğine yönelik tutumlarının daha olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Dikkat çeken bir diğer öneli sonuç ise itfaiye personelinin diğer meslek gruplarına göre küresel iklim değişikliği konusundaki tutumlarının anlamlı bir biçimde olumsuz olmasıdır. İklim değişikliğinin tetiklediği afetlerin artacağı beklenmektedir. Afete müdahale personelinin iklim değişikliği tutumlarını inceleyen mevcut çalışma hem toplumun genel iklim değişikliği tutumunun ne düzeyde olduğuna hem de politika yapıcıların geliştireceği stratejilere katkı sağlayacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, İklim, Küresel İklim Değişikliği
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sosyal hizmet lisans öğrencilerinin ruhsal hastalığa yönelik tutumlarının incelenmesi: Gümüşhane ili örneği
Cansel Kurt
Bu çalışmada sosyal hizmet lisans öğrencilerinin ruhsal hastalığa yönelik tutumları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü'nde öğrenim gören 174(131 kadın/43 erkek) lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan sosyodemografik bilgi formu ve ruhsal hastalığa yönelik tutumlar ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından hem basılı formlar hem de online olarak yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve t testi kullanılmıştır. Tutumlar; cinsiyet, yaş, anne ve baba genel bilgileri, ruhsal hastalık geçmişi, ruhsal hastalıkla karşılaşma durumuna göre bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda sosyal hizmet lisans öğrencilerinin tutumlarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Elektronik para kullanımını etkileyen faktörlerin Utaut 2 modeli ile incelenmesi
Süleyman Tokuç
Çalışmanın amacı: Araştırmanın amacı elektronik para kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenip kullanıcılara sağladığı faydaları analiz edip, kullanıcıların bilgi seviyelerinin ölçülmesidir. Çalışmada utaut 2 modeli değişkenleri ile elektronik para test edilmiştir. Çalışma kapsamında verilerimiz online ortamda anketle 600 katılımcı ile elde edilmiştir. Ölçeklerin güvenirliği için ise Cronbach Alfa Katsayısı analizinden faydalanılmıştır. Ölçeklerin geçerliliğinde ise birinci düzey doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Hipotezler ise yapısal eşitlik analizi ile test edilmişlerdir. Çalışmamın sonucunda ise, elektronik para kullanıcılarının performans, Hedonik motivasyon, fiyat değeri, alışkanlık, güven değişkenlerinin davranışsal niyet üzerinde olumlu etkisinin olduğu. Sosyal etki ile kaygı değişkeninin olumlu ancak negatif yönde etkisinin olduğu. Sosyal etki, kolaylaştırıcı koşulların davranışsal niyet üzerinde ve kolaylaştırıcı koşullar ile alışkanlığın kullanım davranışına etki etmediği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Hizmetkar liderliğin işten ayrılma niyetine etkisinde lider-üye etkileşiminin aracı rolü - konaklama işletmelerinde bir araştırma
Fatih Köse
Araştırmanın amacı, hizmetkâr liderliğin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde lider-üye etkileşiminin aracı rolünün belirlenmesidir. Araştırma kapsamında veriler, 4 ve 5 yıldızlı otellerde çalışanlardan yüz-yüze görüşme ve online anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada hizmetkâr liderlik davranışı, işten ayrılma niyeti ve lider-üye etkileşimini ölçen ölçekler kullanılmıştır. Yapılan Pearson korelasyon analizi sonuçlarına göre 4 ve 5 yıldızlı otellerde çalışanların işten ayrılma niyeti ile hizmetkâr liderlik algıları arasında orta düzey ve negatif, lider üye etkileşimi algılarında yüksek düzey ve pozitif, işten ayrılma niyeti ile lider-üye etkileşimi algıları arasında ise orta düzey ve negatif bir korelasyon olduğu saptanmıştır. İlgili otellerde çalışan personellerin hizmetkâr liderlik algılarının işten ayrılma niyetinde azalma sağladığı ve yine hizmetkâr liderlik algılarının lider-üye etkileşimini önemli ölçüde açıkladığı, lider-üye etkileşimi algılarının ise işten ayrılma niyetini pozitif yönde açıkladığı görülmektedir. Hizmetkâr liderlik ile lider-üye etkileşiminin işten ayrılma niyeti değişkeninin varyansını önemli bire derecede açıkladığı, hizmetkâr liderliğe ilişkin düşüncelerin ise işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin anlamlılık gösterdiği ve az da olsa etkiyi arttırdığı belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları ışığında lider-üye etkileşiminin, hizmetkâr liderlik ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide değişim aracı olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)
Ali İhsan Demir
Bu çalışmada mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye'deki genç işsizlerin benlik saygısı ve sosyal destek algısının incelenmesi: Trabzon ili örneği
Büşra Özlü
Hayatın önemli bir parçası olan gençlik döneminde işsizlik problemiyle karşı karşıya kalmak gençleri psikolojik olarak da etkilemektedir. Bu çalışmada genç işsizlerin benlik saygısı ve sosyal destek algısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Trabzon ilinde yaşayan 18-24 yaş (x̄=21,94 ± 2.08) aralığında 275 kişi katılmıştır. Bu araştırmada benlik saygısını ölçmek için Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ve sosyal destek algısını ölçmek için Zimet ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilen "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgilerin elde edilmesi için hazırlamış olduğumuz kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis H Testi, Mann- Whitney U Testi, Pearson Korelasyon Analizi ve betimsel istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda sosyal destek algısı ile benlik saygısı arasında pozitif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Katılımcıların sosyal destek algısı ile cinsiyet ve işsizlik süresi değişkenleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Katılımcıların benlik saygısı ve sosyal destek algısı ile yaş değişkeni pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahiptir. Katılımcıların sosyal destek algısı yaş, medeni durum, işsizlik süresi ve eğitim durumu değişkeni açısından anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Katılımcıların benlik saygısı puanları ile işsizlik süresi değişkeni açısından anlamlı derecede farklıdır. Anahtar Kelimeler: Genç İşsizler, Benlik Saygısı, Sosyal Destek Algısı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin web sitelerinin Türkçe yazı dili kullanımı açısından incelenmesi
Derya Oğur
Dil, bir milletin tüm değerlerinin ete kemiğe bürünmüş biçimidir. Dilin doğru kullanımı, bu değerlerin korunması ve kuşaklara aktarılması açısından önem taşımaktadır. İnternet teknolojisinin gelişmesi, kültürel etkileşimi beraberinde getirmiştir. Bu etkileşim dil üzerinde bazı olumsuzluklara sebep olmuştur. Özellikle web sitelerinde ve sosyal medya araçlarında kullanılan yazı dilindeki bilinçsizlik, dil sorunlarına neden olmaktadır. Bu durumdan Türkçe yazı dili de etkilenmiştir. Kültürel kimliği yansıtan Türkçeyi korumak; öncelikle devletin görevi olduğu için bu çalışmada, il düzeyinde kültürün tanıtımından, turizmin geliştirilmesinden ve pazarlamasından sorumlu olan İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin (İKTM) web sitelerinin yazı dili yeterliliği ele alınmıştır. Web sitelerindeki tüm sayfaların yazılı içerikleri "Türkçe Yazı Dili Ölçeği" aracılığıyla incelenmiştir. İncelemelerde var-yok tekniği kullanılarak maddeye uygun bir hata varsa "1" yoksa "0" şeklinde manuel olarak kodlama yapılmıştır. Ayrıca web sitelerindeki örnek yazı dili hataları kayıt altına alınmıştır. Daha sonra verilere tanımlayıcı analizler uygulanıp hata sıklıkları değerlendirilmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda; İKTM'lerin web sitelerinde en sık görülen yazım hatalarının, büyük harflerin ve kısaltmaların yazımında; en sık görülen anlatım bozukluklarının, sözcüğün yanlış yerde kullanılmasında ve ek yanlışlığı/eksikliği/fazlalığında, en sık karşılaşılan noktalama hatalarının ise kesme ve noktalı virgül işaretinin kullanımıyla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Bölgeler bazındaki incelemeler, yazım yanlışlıkları, anlatım bozuklukları ve noktalama hataları açısından en fazla hata yapan bölgelerin, Ege ve Doğu Anadolu; en az hata yapan bölgenin ise İç Anadolu Bölgesi olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular neticesinde İKTM'lere ve bundan sonra bu konuda araştırma yapacak kişilere bazı öneriler sonuç bölünde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe Yazı Dili, Turizm, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri, Web Siteleri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Dijital ve doğrudan pazarlamanın marka değeri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Özlem Yılmaz
Bu çalışmada dijital pazarlama ve doğrudan pazarlamanın marka değeri üzerindeki etkisinin belirlenmesi ve aralarındaki farkın değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane'de çeşitli markalara ait tekstil ürünleri kullanan kişiler oluşturmaktadır. 382 katılımcıya anket uygulanmıştır. Doğrudan pazarlama etkinliğini belirlemek için Page ve Luding'in (2003) çalışması, Dijital pazarlama etkinliğini belirlemek için Kotler ve Keller'in (2016) çalışması kullanılmıştır. Marka Bilinirliği, Marka Çağrışımı, Marka Sadakati ve Algılanan Kalitealt boyutlarından oluşan Marka Değeri ölçeğinin oluşturulması amacıyla da Villarejo ve Sanchez (2005) ve Netemayer ve ark. (2004) çalışmalarından yararlanılmıştır. Sonuçlara göre; araştırmaya konu olan markaların dijital pazarlama etkinliklerinin, doğrudan pazarlama etkinliğine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre ölçekler analiz edildiğinde; 30-40 yaş grubunun, 19-29 yaş grubuna göre; lisansüstü mezunlarının, diğer mezunlarına göre doğrudan pazarlama etkinliklerinin daha yüksek oldukları belirlenmiştir.30-40 yaş aralığındaki bireylerin, 19-29 yaş aralığına göre marka bilinirliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Evli bireylerin, bekarlara göre; lisansüstü mezunların, diğer mezunlara göre marka sadakatlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ev hanımlarının, diğer mesleklere göre marka sadakatlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Dijital pazarlama ve doğrudan pazarlama etkinliği ile marka değeri ve alt boyutları arasında ileri düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Pazarlama etkinlikleri artırıldığında, marka değerinin de artacağı, en fazla da marka bilinirliğinin artacağı değerlendirilmektedir. Marka değeri ve alt boyutlarında genel olarak Dijital pazarlama etkinliğinin daha ileri düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sadece Marka Sadakati alt boyutunda Doğrudan Pazarlama Etkinliğinin daha ileri düzeyde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Pazarlama, Doğrudan Pazarlama, Marka Değeri
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İş özellikleri ile perma iyi oluş modelinin anlam ve bağlanma boyutları arasındaki ilişki: Gümüşhane eğitim kurumları örneği
Muhammet Kılıç
Bu tez, iş özelliklerinin (yetenek çeşitliliği, görev kimliği, görevin önemi boyutları) PERMA iyi oluş modelinin anlam ve bağlanma boyutlarına etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hedef evreni, Gümüşhane'de ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, literatürdeki "İş Özellikleri Ölçeği" ve "PERMA Ölçeği" uyarlanıp, kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada toplanan veriler SmartPLS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda iş özellikleri modelinin "yetenek çeşitliliği", "görev kimliği" ve "görevin önemi" boyutlarının, PERMA modelinin "anlam" ve "bağlanma" boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü etkilerinin olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlardan yola çıkarak yapılan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yahya Çapan
Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin sosyal hizmet bakış açısı ile incelendiği bu araştırma nicel tasarıma göre dizayn edilmiştir. Trabzon il merkezi ve Akçaabat, Arsin ve Araklı ilçelerinde ikamet eden engelli çocuğa sahip 169 ebeveyn ile araştırma yürütülmüştür. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Telef, 2013) ve Tükenmişlik Ölçeği (Çapri, 2006) kullanılmış olup araştırma verileri IBM SPSS Statistics Subscription paket programında çözümlenmiştir. Kişisel Bilgi Formundaki değişkenlere göre ölçek ifadelerinin farklılaşma durumu bağımsız gruplar t-testi ve çift yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. İki seçeneği bulunan değişkenler için bağımsız örneklem t-testi, sıralı olan değişkenler için ise çift yönlü ANOVA testinden yararlanılmıştır. Psikolojik iyi oluş ölçeği ve tükenmişlik ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi incelemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan tek faktörlü 8 maddeli psikolojik iyi oluş ölçeği Cronbach's Alpha değeri .85 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca üç faktörlü ve 18 maddeli tükenmişlik ölçeği Cronbach's Alpha değerleri sırayla Duygudurumsal Faktör .88, Dışadönük Faktör .71 ve Bedensel Faktör .88 olarak hesaplanmıştır. Herhangi bir kamu kurum ve kuruluştan alınan olduğu maddi destek ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında ve engellilik tanısı ve engellilik türü ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda, ebeveynlerin psikolojik iyi oluş düzeyinin tükenmişlik ölçeği alt boyutlarından en az biri ile açıklamanın mümkün olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçlarının sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarına ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Devlet Hava Meydanları İşletmesi bünyesinde çalışan personellerin genel afete hazırlıklı olma inanç durumlarının belirlenmesi (Bingöl Havalimanı örneği)
Emre Pehlivan
Afetlerin potansiyel olumsuz etkilerinin azaltılmasında; afetlerle ilgili verilen eğitim ve tedbirler kadar afetlere hazırlıklı olma inancı da önemlidir. Özellikle afet yönetiminde aktif rol alan iş sahalarında çalışanlara afetlere hazırlıklı olma inancı konusunda daha da fazla görev düşmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bingöl Havalimanı'nda çalışan 242 personelin genel afet hazırlık inanç durumunun (GAHİD) değerlendirilmesiydi. Araştırmada, 32 madde ve 5'li likert tipi sorulardan oluşan GAHİD ölçeği, 205 gönüllü katılımcıya (tüm evrenin %85'ine) uygulandı. KMO değeri 0,849 ve Cronbach alfa katsayısı değeri 0,890 olarak saptandı. Toplam afetlere hazırlıklı olma inanç puanlarına ve altı alt boyutlara (algılanan duyarlılık, algılanan ciddiyet, algılanan yarar, algılanan engeller, eyleme geçiriciler ve öz yeterlilik) ait ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Sosyodemografik değişkenler ile GAHİD ortalama puan sonuçlarının karşılaştırması istatistiksel açıdan değerlendirildi. Araştırmada, katılımcıların GAHİD toplam puan ortalamasının yüksek düzeyde (125,9±13,6) olduğu gözlendi. Özellikle, birden fazla yerde afet eğitim aldığını belirten grubun eğitim almayan gruba göre daha yüksek GAHİD ortalaması olduğu ve afet eğitimi alma değişkenleri ile GAHİD puan ortalamaları arasında pozitif yönde korelasyon olduğu saptandı (R=0,250, p<0,001). Yaş, cinsiyet, iş alanı, gelir durumu, afet yaşama değişkenleri açısından GAHİD ortalama puanı istatistiksel açıdan değişim gözlenmedi (p>0,05). Öte yandan, kadın grubunda algılanan ciddiyet alt boyutu ortalamasının ve otuz üç yaş üstü altı yıldan fazla çalışan personel grubunda algılanan duyarlılık ortalamasının daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç olarak, genel afetlere hazırlıklı olma inancını artırmak için personele afetle ilgili eğitimlerin tek bir zaman aralığında verilmesi yerine periyodik ve tekrarlı olarak verilmesinin daha yararlı olabileceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bireylerin finansal sağlık skorlarının belirlenmesi: Gümüşhane ili pilot uygulaması
Emre Benli
Finans kavramı kelime anlamı olarak para, para türevleri, mali işler gibi anlamlara gelmektedir. Fakat pratikte şirketlerin kişilerin fonları şartları uygun hale getirerek sağlanması ve verimli bir şekilde değerlendirilmesiyle alakalı faaliyetlerdir. Günlük hayatta finansın tanımından çok onu nasıl konumlandırdığımız ve hayatımızdaki asıl önemli noktası finansal karar alma şeklimizdir. Finansal karar almayı kişilerin veya şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak yatırımlarını değerlendirmek amacıyla en uygun şekilde finansal faaliyette bulunmak anlamında kullanabiliriz. Bireylerin gündelik yaşamlarını sürdürmek için bile belirli seviyede finans eğitimine ihtiyaç duymaya başlamışlardır. Bu ihtiyaçlar ile beraber finansal farkındalık, finansal okuryazarlık ve finansal sağlık gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Finansal sağlık kavramı günümüzde ortaya çıkmış güncel bir kavramdır. Fakat yapılan çalışmalar özellikle yükselen tüketim harcamaları sonucunda bireylerin finansal sağlıklarını iyi tutmak için çaba gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı; bireylerin finansal sağlık skorlarını tespit ederek finansal durumları hakkında güncel bilgilere ulaşabilmeleridir. Çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Muhasebe-Finanman Anabilim Dalı öğretim elamanları tarafından geliştirilen Finansal Sağlık Endeksi Modeli (FSEM) kullanılmıştır. Çalışma kapsamına, Gümüşhane Üniversitesi çalışanları dahil edilmiştir. Modelde kullanılan veriler OECD/İNFE Finansal Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır.Yapılan çalışma sonucunda Gümüşhane Üniversitesinde çalışan bireylerin finansal sağlık skorları ortalaması 64,1432 olarak tespit edilmiştir. Bulunan bu puan ortalama skorun üstünde yüksek puan aralığındadır. Üniversite personelinin büyük çoğunluğunun eğitim seviyelerinin ve gelir durumlarının yüksek olması sebebiyle finansal açıdan sağlıklı durumdalardır diyebilmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Finansal farkındalık, Finansal karar alma, Finansal okuryazarlık, Finansal sağlık, FSEM
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bireylerin sağlık okuryazarlığı ve finansal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi: Rize ilinde bir uygulama
Buşra Köse
Sağlık okuryazarlığı ve finansal okuryazarlık bireylerin yaşamlarına etki eden önemli okuryazarlık çeşitlerindendir. Bu araştırmanın amacı bireylerin sağlık okuryazarlığı ve finansal okuryazarlılık düzeylerini incelemek, sağlık okuryazarlığı ve finansal okuryazarlılığı etkileyen faktörleri belirlemek, bireylerin sağlık okuryazarlığı ve finansal okuryazarlık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığını saptamaktır. Araştırmanın evrenini Rize ilinde ikamet eden 18 yaş üzeri gelir sahibi bireyler oluşturmaktadır. Çalışma 384 bireylin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri demografik anket formu, Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (TSOY-32) ve OECD/İNFE Finansal Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizi, ki-kare analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Rize ilinde ikamet eden 18 yaş üstü gelir sahibi bireylerin sağlık okuryazarlığı puan ortalaması 100 puan üzerinden 73,03, finansal okuryazarlık puanı ise 68,22 olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet, eğitim durumu, yaş, meslek ve gelir seviyesi demografik faktörleri ile sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Cinsiyet, eğitim durumu, yaş, meslek ve gelir seviyesi demografik faktörleri ile finansal okuryazarlığı düzeyleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Bireylerin sağlık okuryazarlıkları ve finansal okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuryazarlık, Sağlığın Korunması, Finansal Davranış, Finansal Tutum, Finansal Bilgi
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını belirlemeye yönelik ölçek geliştirme: Metodolojik bir çalışma
Bahadır Tercan
Bu çalışmada hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını geçerli ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilecek Yapısal Eşitlik Modellemesi doğrultusunda bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı tarafından, afet ve acil durumlara hazırlıkla ilgili literatür doğrultusunda 71 maddeden oluşan bir madde havuzu oluşturulmuştur. Bu madde havuzu, ilgili uzman görüşüne sunulmuş ve yapılan değerlendirmeler sonrası 55 maddeden oluşan taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Taslak ölçek formu Nisan 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında Erzincan ve Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan 312 personele uygulanmıştır. Veri analizi SPSS 23.0 ve AMOS 24.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Katılımcıların ölçek ifadelerine verdikleri birinci ve ikinci cevaplar arasında kuvvetli ve pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur (r=0,768, p<0,001). Madde-toplam korelasyonu sonucunda madde sayısı 52'ye düşmüştür. Taslak ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla Açıklayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri yapılmıştır. Taslak ölçeğin Kaiser Meyer Olkin değeri >0,6 ve Bartlett's test değeri p<0,05 olduğundan açıklayıcı faktör analizinin yapılmasına uygun olduğu belirlenmiş ve analiz sonucunda beş faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Faktörler "İstek", "Önem", "Öz-Yeterlilik", "Müdahale Becerisi" ve "Yarar" olarak isimlendirilmiştir. Bu beş faktörlü yapı, doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmaya çalışılmış ve analiz sonucunda 28 maddeden oluşan 'Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Personelin Afetlere Hazırlık Algısı Ölçeği' elde edilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alfa değeri 0,925 ile oldukça yüksektir ve alt boyutlar arasında ise bu değer 0,834 ile 0,926 arasında değişmektedir. Ölçekten elde edilen puanın artması daha iyi afetlere hazırlık algısının olduğunu göstermektedir. Ölçek, hastane öncesinde acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık düzeylerini değerlendirebilen bir ölçek olarak kullanılabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sosyal medya reklamlarına yönelik algılanan değerlerin marka beğenisi üzerindeki etkisi: Genç tüketiciler üzerine bir araştırma
Sevil Öcal
Tüketiciler ve işletmeler için sosyal medya pazarlaması vazgeçilmez bir hal almıştır. İşletmeler, sahip oldukları markaları tüketicilere ulaştırmada zaman ve mekan bakımından en hızlı ve ekonomik olması sebebiyle, pazarlama araçlarının içerisine sosyal medya reklamcılığını da dâhil etmiştir. İnsanlar ise ürün ve hizmetler hakkında bilgi alabilmek, deneyimledikleri ürün ve hizmetler hakkında geri bildirimlerde bulunmak, daha çok alternatiflere ulaşabilmek ve tüm bunları işletmeler gibi zaman açısından daha çabuk, mekân açısından da daha ulaşılabilir halledebilmek için sosyal medya reklamcılığından faydalanmaktadırlar. İşletmelerin pazarda varlıklarını sürdürebilmeleri, yeni müşteri elde edebilmeleri ve var olan müşterilerini ellerinde tutabilmeleri için sahip oldukları marka ile tüketiciler arasında duygusal bir bağ oluşturmaları zorunluluk haline gelmiştir. Sosyal medya ve sosyal medya reklamcılığı da bu amaç için çok önemli iki kavramdır. Bu çalışmada tüketici ile oluşturulmak istenilen duygusal bir olgu olarak marka beğenisi kavramı ele alınmıştır. Marka beğenisini oluşturmada tüketicilerin sahip olduğu kültürel, sosyal, kişisel ve psikolojik faktörlerin etkisi oldukça büyüktür. Bu çalışmada genç tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik algıladıkları değerlerin marka beğenisi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde internet ve internetin gelişimi ile sosyal medya ve sosyal medya reklamcılığı anlatılmaya çalışılmıştır. En sık kullanılan sosyal medya mecralarının neler olduğu ve reklamların bu sosyal medya platformlarında nasıl yer aldıklarından bahsedilmiştir. Devamında tüketici kavramı ve tüketici davranışları, tüketici davranışlarını etkileyen faktörler ve tüketici algıları ifade edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde marka kavramı ve önemine yer verilmiştir. Tüketici ile marka arasındaki duygusal iletişimi ifade eden marka ile ilgili kavramlar tanımlanmıştır. Bu kavramlar marka kimliği, marka imajı, marka değeri, marka sadakati, marka farkındalığı, marka çağrışımları, algılanan kalite, marka kişiliği ve marka beğenisi kavramlarıdır. Üçüncü bölümde sosyal medya reklamlarına yönelik algılanan değerlerin marka beğenisi üzerindeki rolünü ölçümlemek amacıyla hazırlanan Demografik Özellikler, Algılanan Değer Ölçeği ve Marka Beğeni Ölçeği olarak üç bölümden oluşan bir anket formu uygulanmış ve veriler paket istatistik programlarında analiz edilmiştir. Asıl çalışmaya geçilmeden önce hazırlanan anket formu, geçerlilik ve güvenirliğinin belirlenmesi amacıyla pilot uygulamaya tabi tutulmuştur. Araştırmanın evrenini Türkiye'de sosyal medyayı aktif olarak kullanan genç tüketici kitlesi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise sosyal medyayı aktif olarak kullanan 18-29 yaş arası ankete katılan 585 kişilik örneklem grubu oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi olarak ankete katılan herkesin örnekleme dahil edildiği kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda belirlenen süre içerisinde ankete 585 kişi katılmıştır. Anket 18-29 yaş arası genç tüketicilere, 2019 ve 2020 yıllarında tüm Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sebebiyle, Google formlar, sosyal medya platformları ve mail aracılığı ile ulaştırılarak, 20 Haziran 2020- 10 Temmuz 2020 tarihleri arasında çevrimiçi anket olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21.0 ve AMOS 22.0 yazılımlarından faydalanılmış olup, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, karelosyan analizi, regresyon analizi, Anova ve bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, sosyal medya reklamlarına yönelik algılanan değerlerden reklam değeri, bilgilendiricilik ve eğlendiricilik faktörünün marka beğenisi üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğu sonuçlarına ulaşılmış olup; sosyal medya reklamlarının aldatıcılığına ve rahatsız ediciliğine ilişkin faktörler ile marka beğenisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Reklamcılığı, Algılanan Değer, Marka Beğenisi, Genç Tüketici
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Influencer (nüfuz) pazarlamasında tüketici satın alma niyetini etkileyen faktörler: Sosyal medya kullanıcıları üzerine bir araştırma
Şerif Demirci
Bu çalışmanın amacı; genç nüfus arasında popüler olan Influencer (Nüfuz) pazarlamasında Sosyal Medya kullanıcılarını etkileyen satın alma faktörlerini belirleyip, tüketicilerin satın alma gerçekleştirirken nelere dikkat ettiğini ve hangi faktörlerden ne ölçüde etkilendiği ortaya koymaktır. Bu amaçtan yola çıkarak tüketicilerin sosyal medya platformlarında hangi Influencerları takip ettiği, takip edilen bu kişilerin önerileri sonucu satın alımın ne düzeyde gerçekleştiği, hangi Influencerların daha fazla takip edildiği gibi soruların cevaplarının bulunması hedeflenmiştir. Çalışmamızda Sosyal Medya mecralarında ''Influencer'' olarak karşımıza çıkan içerik üreticilerinin Sosyal Medya kullanıcıları üzerindeki satın alma niyetini etkilemesi üzerine bir araştırma yapılacaktır. Bu amaçla çalışma elektronik ortamda bulunan 500 sosyal medya kullanıcısına online anket şeklinde uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz yapılırken SPSS 20.0 paket programından faydalanılmıştır. Yapılan anket sonucunda Influencerların en çok takip edildiği sosyal medya platformu Instagram olarak bulunmuşken Influencerların en fazla eğlence alanında paylaşılan içeriklerden dolayı takip edildiği sonucu ortaya çıkmıştır. Fakat bu veriye rağmen sosyal medya kullanıcıları tarafından en çok takip edilen Influencer, makyaj/bakım alanında takipçilerine içerik üreten Danla Bilic olarak bulunmuştur. Ayrıca sosyal medya kullanıcılarının Influencerların tavsiye ettiği ürünlerden etkilendiği ama bu etkilenme sonucu satın alıma gitmedikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Influencer, Pazarlama, Nüfuz, Tüketici, Sosyal Medya
