Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

4 →
  • MakaleAçık Erişim2025
    Arap Milliyetçiliğinin Doğuş Seyri

    Erdem, Tevfik; Bozkurt, Hasan

    Bu makale, tarihsel süreçte Arap milliyetçiliğinin gelişim seyrini temel dinamikleriyle ele alıp, Arap milliyetçiliğinin nasıl ve hangi sebeplerden dolayı doğduğu sorusuna cevap aramayı hedeflemektedir. Bu soruya cevap verilirken, Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecindeki siyasi ve sosyal gelişmelerin Arap milliyetçiliğinin ortaya çıkmasına yaptığı etkiye odaklanılmaktadır. Literatür taraması ve karşılaştırmalı tarihsel analiz yöntemi ile Arap milli hareketlerindeki aktör ve hedef çeşitliliğinin sonucu olarak farklı Arap milliyetçiliklerinin olduğu da ortaya konulmak istenmektedir. Çalışmanın temel varsayımı, Arap milliyetçiliğinin doğrudan bunu hedeflemese de Şerif Hüseyin öncülüğünde gerçekleşen Arap İsyanı (1916) olarak adlandırılan sürecin sonucu olarak ortaya çıktığıdır. Türk ve Osmanlı karşıtlığı üzerinden kurgulanan Arap isyanının milli bir gerekçeye dayanmaktan yok bölgesel güç elde etme amacıyla, İngiltere’nin desteği ve kışkırtması ile başlayan bir ayaklanma olduğu ancak gizil bir sonuç olarak milli duyguları kabarttığı da açıktır. Bölgecilik ile pan-Arabist politikalar arasındaki fark ve laik ile dini yorumlar arasındaki fark, farklı Arap milliyetçilikleri doğurmuştur. Bunun dışında, Arapların yoğun olarak yaşadığı coğrafyalardaki örneğin Beyrut, Şam, Bağdat gibi şehirlerde millet ve milliyetçiliğin ortaya çıkış seyri tek bir değişkenle açıklanamayacak kadar karmaşık olmakla birlikte orta sınıflaşmayı gösteren aydınların bu milliyetçiliğin oluşmasında diğer milliyetçilikler kadar etkili olduğu söylenebilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türk milliyetçiliğinde aşınan sınırlar: seküler mi dinsel mi?

    Bozkurt, Hasan

    Bu makale, Türk milliyetçiliğinin seküler mi yoksa dini mi olduğu konusunda süregelen tartışmayı incelemektedir. Modern Türk milliyetçiliğinin evriminin izini sürmekte ve bu ikiliği 21. yüzyıl Türkiye'si perspektifinden analiz etmektedir. Çalışma, bu ikiliğin devam edip etmediğini, nasıl evrildiğini araştırmakta ve seküler ve dinsel milliyetçilik arasındaki sınırların aşınmakta olduğunu savunmaktadır. Çalışma, önde gelen Türk milliyetçi entelektüellerinin bakış açılarını, yorumlarının zaman içinde nasıl değiştiğini göz önünde bulundurarak karşılaştırmakta ve değerlendirmektedir. Ayrıca, modern bir millet ile kadim bir millet ya da modern bir milliyetçilik ile daha eski köklere sahip olduğunu iddia eden bir milliyetçilik arasındaki ayrışma ya da salınım tespit edilecektir. Hem teorik hem de pratik, hem seküler hem de daha dindar milliyetçilik algı ve anlayışlarının bu ikili okuması, söz konusu ikiliğin aşınmaya başladığını ve sekülerliğin daha çok cumhuriyet ve cumhuriyetçilik tarafından, dindarlığın ise daha çok kültür ve gelenek tarafından ifade edildiği veya şekillendirildiği yeni bir forma doğru ilerlediğini göstermektedir. Kutupların birbirine yaklaştığı bu yeni form, milliyetçiliğin çağa ve coğrafyaya göre şekillenme ve uyum sağlama kabiliyetiyle birlikte ele alınacaktır. Çalışma, hakim milliyetçilik teorilerini eleştirmekte ve bu tartışmaların gelecekteki yörüngesine ilişkin öngörülerle sonuçlanmaktadır. Bu çalışma çeşitli siyasi ve kültürel bağlamları kapsamakla birlikte, temel seküler-dinsel ikilemine odaklanmaya devam etmektedir. Makalede literatür taraması ve karşılaştırmalı analiz yöntemleri kullanılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Milliyetçi Siyasette Dönüşümler: Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk Siyasal Hayatındaki Konumu

    Bozkurt, Hasan

    21. yüzyılda dünyada milliyetçiliğin hem sosyal anlamda hem de aktüel siyasette konumu ve etkisi güçlenmeye devam ederken, Türk siyasetinde milliyetçiliğin belirleyiciliğinin kökleri ve temel dinamikleri irdelenmeye muhtaçtır. Bu yapılırken de hem siyasal hayattaki tarihsel süreç bakımından hem de teorik çerçevede Türkiye’de milliyetçilik anlayışlarının analizi ve mukayesesi yapılmalıdır. Milliyetçiliğin parti siyasetlerinde ve toplumsal yaşamın politik izdüşümündeki etkisini ve belirleyiciliğini anlamlandırmak için siyasette milliyetçi dilin yönü ve etkisi irdelenmelidir. Modern-seküler milliyetçilik ile geleneksel milliyetçilik arasındaki ayrım burada ön plana çıkmaktadır. İlaveten özellikle 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına doğru iyiden iyiye kendini gösteren, göçmen karşıtlığını merkeze alan daha dışlayıcı ve saldırgan milliyetçilikler de irdelenmeli ve mukayese edilmelidir. Bunun dışında yalnızca bugüne ya da geçmişe yönelik de değil, cumhuriyetin ikinci yüzyılında milliyetçiliğin nasıl şekilleneceğine dair de öngörü ve analizler önemlidir. Nihayetinde çalışma, postmodern dönemin temel dinamiklerini de göz önünde bulundurarak mevcut siyasal konjonktürden hareketle Türk siyasal hayatında milliyetçiliğin rolüne dair bir tartışma yürütmektedir. Bu kapsamın dışına çıkmadan milliyetçi siyasetin temel dinamikleri ve özellikle dönüşümleri ele alınmaktadır. Bu yapılırken siyasi partilerin kurumsal yayınları merkeze alınarak söylem analizi yapılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada literatür taraması, söylem analizi, tarihsel inceleme ve karşılaştırmalı analiz yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Bir Kimliğin İnşası: Garbiyatçılık-Şarkiyatçılık İkilemi ve Etnosembolizm Bağlamında Birinci Türk Tarih Kongresi

    Bozkurt, Hasan; Çetinkaya, Satuk Buğra

    Bu çalışmanın amacı Erken Cumhuriyet dönemi kimlik politikaları üzerinde tarih anlatısının ve tarihçilerin etkisini açıklamaktır. Çalışmada, temsil edici bir örnek olarak Birinci Türk Tarih Kurultayı odağa alınmaktadır. Kimlik ve tarih ilişkisi kurultay bildirilerinin üslup ve içeriği analiz edilerek ortaya koyulmaktadır. Bildirilerin üslubu Hayden White’ın anlatı tarzlarını vurgulayan yöntemi çerçevesinde incelenmektedir. Bildirilerin içeriği ise garbiyatçılık-şarkiyatçılık ikilemi göz önünde tutularak değerlendirilmektedir. Ulus kurucu bir moment olarak Erken Cumhuriyetin tarihçilik pratiği ise etno-tarih yaklaşımından hareketle ele alınmaktadır. Kurultay katılımcılarının ulusu etnosembolist perspektiften yola çıkarak kavradıkları düşünülmektedir. Çalışmanın mihverinde yer alan temel soru ise Erken Cumhuriyet tarihçiliğinin kendi içinde çeşitlenmesinin farklı kimlik tahayyülleri ve tarih bilgisi arasındaki ilişkiye yol açacak derecede ayrı patikalar oluşturup oluşturmadığıdır. Sonuç bölümünde bu soruyu cevaplamaya yönelik bulgular ve yorumlar, çalışmanın kısıtları ile beraber yer almaktadır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:23.301263303Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:23.301263303Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19654
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleBozkurt, Hasan
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameGÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ
person.familyNameBozkurt
person.givenNameHasan
person.statusunverified