Yayınları

3 →
  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    Yapay zekâ tartışmalarına teolojik yaklaşım

    zeynep Şeren

    Hızla gelişen yapay zekâ teknolojisi insanın en yeni ve etkin başarısı olarak görülmektedir. Yapay zekâ hayatın her alanına nüfuz ederek birçok alanda ihtiyaca çözümler üretebilen yapısı yanında, insana ve onun inancına dair bir takım iddialara kaynaklık etmesi yönünden tartışılmaya muhtaç bir konu haline gelmiştir. Özellikle yapay zekâ teknolojilerini teolojik ve ontolojik boyutlarıyla Kelam ilmi perspektifinden inceleyen bu çalışma, yapay zekânın bilinç ve irade kazanımına dair iddialarını, insanın ontolojisi ve teklife muhatap olması çerçevesinde incelemektedir. Ayrıca epistemolojik yeterliliği, transhümanizm gibi din karşıtı ideolojilerce tevhide aykırı şekillerde kullanılmak üzere desteklenmesi onu araçtan öte bir varlık olarak gösteren tartışmalar içerisine yerleştirmektedir. Yapay zeka çalışmalarına artan destek ve önem onu gelecekte daha bilinçli durumlar gösteren genel yapay zekâya ulaştıracağına dair kanaat oluşturmaktadır. Bu durum, Kelam ilminin konuya dair güncel ve dinamik argümanlar üretmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Kelam ilmi İslâm akaidi çerçevesinde dinin özüne sadık açıklamaları ve savunmaları ile insanı kulluk dairesinden çıkaracak itikadi iddiaların oluşturduğu sapmaları önlemektedir. Çalışma yapay zekânın itikadın temelini oluşturan tevhit ve ahirete dair sapmalara sebebiyet verebilecek iddiaları konu edinmektedir. Ölümsüzlük, dinin yerini teknolojinin alması, insanın yaratıcı olarak konumlanması bunlardan bir kaçıdır. İslâm kelamının ve yapay zekânın iddialarının karşılaştırılması için kavram açıklamalarına ve insan mahiyetine dair kaynak taraması yapılmıştır. Henüz kesin, açık bir açıklaması olmayan bilinç ve ruh gibi kavramların çalışılması yanında yapay zeka sistemlerindeki hızlı gelişmeler konu hakkındaki kanaati belirlemeyi zorlaştıran etmenler olmuştur. Buna rağmen yapay zekâyı tanımak, kelami argümanlarını tartışmak ve doğruluk değerlerini belirlemek açısından çalışma değerlidir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Mu’tezile Kelamı Perspektifinden Yapay Zekâ ve Ölümsüzlük Tartışmaları

    Sarıkaya, Berat; Şeren, Zeynep; Özer, Zülkif

    Bu makale, transhümanizm ve yapay zekâ bağlamında gündeme gelen biyolojik ve dijital ölümsüzlük iddialarını, İslam kelâmının akılcı ekolü Mu’tezile’nin temel prensipleri ışığında eleştirel bir analize tabi tutmayı amaçlamaktadır. Çalışma, teknolojik bir imkân olarak sunulan ölümsüzlük tasavvurunun, Mu’tezile’nin tevhid, adalet, insan iradesi ve ahiret inancı gibi kurucu ilkeleriyle derin bir gerilim içinde olduğu temel argümanından hareket etmektedir. Makale, öncelikle yapay zekânın “dar” ve “genel” formlarından hareketle ulaştığı noktayı ve transhümanist düşüncenin bu teknolojiye yüklediği ölümsüzlük misyonunu tartışmaya açarak “Biyolojik Ölümsüzlük” hedefi doğrultusunda telomeraz çalışmaları, kriyonik(cryonic) yöntemler, hibernasyon ve beyin-bilgisayar arayüzleri gibi somut girişimleri değerlendirmektedir. Ardından, “Dijital Ölümsüzlük” kavramını, zihin yükleme ve dijital benlik fikri üzerinden inceleyerek bu yaklaşımın insanı maddeden ibaret gören materyalist temelini vurgulamaktadır. Biyolojik ölümsüzlük iddiası, Mu’tezile’nin ecel anlayışıyla; dijital ölümsüzlük tasavvuru ise insanı yaratılmış, ruh-beden bütünlüğüne sahip ve ahirette hesap verecek bir varlık olarak tanımlayan ontolojik çerçeveyle doğrudan çelişmektedir. Özellikle, “yaratıcı” konumuna soyunma ve “ebedilik” iddiası, Mu’tezile’nin tevhid anlayışını ihlal etmektedir. Bununla birlikte, tıbbi müdahaleler gibi “ömrü uzatma” amaçlı, iyileştirici teknolojik uygulamaların, insanın kendini koruma içgüdüsü kapsamında ve yaratıcıyı inkâr etmeyen bir niyetle kullanılmasının sorumluluğunun kişiye ait olduğu kabul edilmektedir. Makale, yapay zekânın bir “amaç” değil, “araç” olarak görülmesi gerektiği ve salim aklın rehberliğinde değerlendirilmesinin zorunlu olduğu fikrini öne çıkarmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İman-amel münasebeti bağlamında Ebu Hanife-mürcie mukayesesi ve mürciî anlayışın Sünni pratiğe yansımaları

    Zeynep Şeren

    Çalışmamız, iman ve amel münasebetini özellikle Ebu Hanîfe ve Mürcie'nin görüşleri etrafında ele almaktadır. Onlara göre iman, tasdik ve dil ile ikrardır. Ameller ise imana dâhil değildir. İmanın, kalbin tasdiki ve dilin ikrarı olduğu hususunda aynı şeyi savunmalarına karşın Ebu Hanîfe'nin, amel konusunda Mürcie kadar katı ayrımcılığı kastetmediği kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. O, iman-amel arasındaki önemli ve ayrılmaz bağı korumaya çalışmış, imanın bireyi tüm yönleriyle kuşatan, eğiten ve koruyan etkilerine gerekli önemi vermiştir. Buna rağmen "mâsiyetlerin imana zarar vermediğini" iddia eden Mürciîler'den olmak ile itham edilmiştir. Çalışmamızda Ebu Hanîfe'ye atfedilen bu ithamın muhtemel sebeplerine yer verilerek konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Amellerin hafife alınmasına imkân veren Mürciî iman nazariyesinin sonuçları günümüzde de bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma vasıtasıyla iman-amel arasındaki ilişkinin niteliği incelenmiş, Mürciî nazariyenin olumlu ve olumsuz sonuçları araştırılarak günümüz iman-amel anlayışında görülen kayıtsızlığa Mürciî nazariyenin etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:02.596376694Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:02.596376694Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19363
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleŞeren, Zeynep
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameGÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ
person.familyNameŞeren
person.givenNameZeynep
person.name.variantZeynep Şeren
person.statusunverified