Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
25 →- MakaleAçık Erişim2026Value Creation and Market Perception in the Construction Sector: Adjusted EVA and MVA Analysis
Kalkan, Yusuf
Purpose – This study aims to assess the financial performance of firms listed in Borsa Istanbul’s Construction and Public Works sector through the calculation of adjusted Economic Value Added (EVA) and Market Value Added (MVA). In this context, the association between the value created by these companies and their market values is examined. Design/methodology/approach – In the study, adjusted EVA and MVA values for the 2022–2024 period were calculated using the financial data of the relevant firms, and the relationships between these indicators and Market Value (MV) were tested through statistical analyses. Results – The results indicate that negative EVA values prevail across the sector, suggesting that most firms have been unable to cover their cost of capital. While a strong relationship was observed between MVA and Market Value (MV) in the first year, a negative and statistically significant relationship was found between EVA and MV for all years. However, no significant relationship was identified between EVA and MVA. Discussion – The findings reveal that investor behavior does not always align with companies’ internal performance indicators. This indicates that relying solely on a single metric in the evaluation of financial performance may be insufficient. On the other hand, the findings of the study show both similarities and differences compared to previous research. These differences may stem from sectoral and regional dynamics as well as variability in investor perceptions. Thus, this study reveals that financial performance indicators can carry different meanings depending on the sectoral context, and that contextual factors should be taken into account when interpreting these indicators.
- MakaleAçık Erişim2025Ekoturizm İşletmelerinde Hizmet Kalitesinin Ölçülmesi: Gümüşhane Örneği
Akdu, Uğur; Ergün, Bayram
Amaç – Ülkelerin turizm faaliyetlerinin gelişimi ve ekonomileri için önemli bir faaliyet alanı olan Ekoturizm, yerli ve yabancı turistlerin doğa temelli olarak sürdürebilirlik kavramı çerçevesinde gerçekleştirdiği faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Turizm sektöründe hizmet kalitesi oldukça önemlidir. Kaliteli hizmet sunumu ziyaretçi memnuniyeti ve devamlılığı açısından önemlidir. Araştırmanın amacı ekoturizm destinasyonunu ziyaret eden turistlerin ekoturizm işletmelerine yönelik hizmet kalitesi düzeyi belirlenmektir. Yöntem – Araştırma kapsamında ekoturizm için elverişli bir bölge olduğu düşünülen Gümüşhane ili seçilmiştir. Ziyaretçilerin deneyimlerini ve hizmet kalitesi algısını ölçebilmek için Khan (1996) tarafından geliştirilen ECOSERV hizmet kalitesi ölçüm modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler beklenti ve algı arasındaki boşluk hesaplaması, frekans dağılımları, güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular – Analizler katılımcıların beklentilerini karşılamaya en yakın boyutun ‘Empati’ boyutu olduğu, beklentileri karşılamaya en uzak boyutun ‘Güvence’ boyutu olduğu göstermektedir. Bununla birlikte ‘Empati', 'Güvenilirlik', 'Güvence' ve 'Heveslilik' boyutlarının hizmet kalitesindeki değişimi pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonuçları değerlendirildiğinde algılanan hizmet kalitesine en yüksek etki oranına sahip boyutun da “Güvence” boyutu olduğu görülmüştür. Tartışma – Araştırma sonuçlarının literatür ile benzeştiği söylenebilir. Ecoserv’in tüm boyutlarının algılanan hizmet kalitesini olumlu yönde etkilediği, beklenti düzeyi en yüksek boyutun güvence boyutu olduğu ve genel olarak algılanan hizmet kalitesi düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Bu durum beklentilerin her zaman daha yüksek olması ve karşılaşılan en küçük hizmet hatasının tolare edilmesindeki isteksizlik olarak yorumlanabilir. Hesaplanan fark puanları doğrultusunda hizmet sunumunun iyileştirilmesinin hizmet kalitesi düzeyini arttıracağı bu bağlamda araştırmanın ekoturizm destinasyonu, işletmeleri ve planlayıcılara örnek teşkil edebileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Evaluation of Transformational Leadership Characteristics of Healthcare Managers
Özcan, Koç; Tunç, Faruk
Purpose – The primary purpose of this research is to evaluate the transformational leadership characteristics of healthcare managers. For this purpose, an application was made to a public hospital in Ankara. Design/methodology/approach – In the research, a questionnaire consisting of the leadership scale was used. The research was conducted on 434 participants. The population of this research consists of physicians, nurses, midwives, and other health workers working in the public hospital where the research was conducted. Participants were asked to evaluate the transformational leadership characteristics of the managers they report to. Results – At the end of the research, it was found that the leadership scale used in the study had high reliability (α = 0.989) and a strong factor structure (KMO = 0.979, total variance explained = 83.4%). Moreover, it was determined that there was no significant difference in the perceptions of transformational leadership between female and male employees and between managers and non-managers. However, it was determined that the differences in the education level, age, and length of service in the ınstitution of healthcare workers did not affect their perceptions of transformational leadership. In addition, the participants stated that their managers had a medium level of transformational leadership. Discussion – In the research, health workers stated that their immediate managers exhibited moderate leadership characteristics (mean score=3,64). According to this result, managers need to improve their transformational leadership characteristics. This situation can be corrected with training. The management of health institutions is quite tricky due to their complex organizational structure. In addition, health institutions operate in a rapidly changing and transforming environment. Therefore, for health institutions to succeed, they must be managed by transformational leaders. In addition, health managers with leadership skills should improve themselves through training.
- MakaleAçık Erişim2024Uçuş Öncesi ve Sonrası Hizmetlere İlişkin Memnuniyetin Uçuş Esnasındaki Memnuniyet Üzerindeki Etkisi: Yolcu Güveninin Aracılık Rolü
Okan, Serdar
Amaç - Havayolu işletmesi için uçuşun her aşamasındaki yolcu memnuniyetinin etkisini incelemek ve bu etkinin arkasındaki yolcu güveninin aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem - Çalışma verileri, 2022 yılı yaz aylarında Antalya Havalimanı iç hatlar terminaline gelen 430 adet yolcu tarafından doldurulan anketlerden elde edilmiş ve bu veriler IBM SPSS 21 ve Smart PLS 4 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki ve aracı rolün belirlenmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ayrıca, çalışma verilerine tanımlayıcı istatistik, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), eş doğrusallık analizi ve son olarak yol analizi uygulanmıştır. Bulgular - Analiz sonuçlarına göre, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile havayolu işletmesine olan güvenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, yolcuların havayolu işletmesine olan güveni ile uçuş sırasında algılanan memnuniyetleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ancak, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyet arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyetin uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyete etkisinde güvenin aracı olarak bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma - Hava ulaşımında, yolcuların havayolu işletmesine duyduğu güven büyük bir öneme sahiptir. Hava ulaşımının karmaşık bir süreç olduğu düşünüldüğünde, havayolu işletmelerinin sadece yolcu memnuniyeti değil, aynı zamanda güven unsurunu da dikkate alması, yolcunun havayolu işletmesine karşı bağlılığını güçlendirebilir.
- MakaleAçık Erişim2024Fiziksel Risk Faktörlerinin Tıbbi Görüntüleme Ünitelerindeki Sağlık Çalışanları Tarafından Risk Durumuna Göre Önceliklendirilmesi
Mansur, Fatma; Ciğerci, Kübra
Amaç - İş sağlığı ve güvenliği (İSG), çalışanların meslek hastalıkları ve iş kazalarının önüne geçebilmek için uygulanması gereken kuralları içermektedir. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği’nde radar, x ışınları ve diğer zararlı radyasyon yayan ışınlarla çalışma yapılan işler “çok tehlikeli işler” sınıfında yer almaktadır. Sağlık çalışanları bu ortamda meslekleri ile ilişkili bazı tehlike ve risklere maruz kalmaktadır. Bu tehlike ve risklerden biri de fiziksel tehlike ve risklerdir. Araştırmada, bu ortamda çalışan tıbbi görüntüleme ünitelerindeki sağlık çalışanları ile görüşülerek fiziksel tehlike ve riskler içinde önceliklendirme yapılması amaçlanmaktadır. Yöntem - Araştırmaya Gümüşhane ve Trabzon Fatih Devlet Hastanesi tıbbi görüntüleme ünitelerinde görev yapan 23 sağlık çalışanı dâhil olmuştur. Bu görüşmeler sonucunda bulguların değerlendirmeleri Entropi tabanlı çok kriterli karar verme (ÇKKV) tekniklerinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada çalışanlar tarafından fiziksel risk faktörleri en yüksek risk düzeyinden en düşük risk düzeyine doğru önceliklendirilmiştir. Bulgular - Araştırmada, iş sağlığı ve güvenliği meslek risklerinden fiziksel tehlike ve riskler ele alınmıştır. Fiziksel tehlike ve riskler; radyasyon, basınç, gürültü, toz, termal konfor, aydınlatma ve titreşimi içermektedir. Çalışanların değerlendirmelerine göre; fiziksel riskler arasında en yüksek risk düzeyi radyasyon iken en düşük risk düzeyi titreşim olarak belirlenmiştir. Tartışma – Hastanelerin tıbbi görüntüleme birimleri, tüm birimlerden gönderilen hastalara hizmet vermektedir. Yoğun çalışan bu birimde çalışanların karşılaştığı tehlike ve riskleri önlemek için sağlık kurumları yöneticileri tarafından önlemlerin alınması gerekmektedir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan önceliklendirme ile atılacak olan adımlarda karar sürecinin hızlanacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Havacılık Sektöründe Örgütsel Sessizliğin Öncüllerinin İncelenmesi
Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi
Amaç – Çalışmanın amacı, havacılık sektöründe örgütsel sessizliğin öncüllerini belirlemektir. Buna bağlı olarak, havacılık sektöründe faaliyet gösteren havayolu, hava aracı bakımı, yer ve yolcu hizmetleri gibi çok sayıdaki işletmede ya da örgütte sessizliğe neden olan unsurlara yönelik önceden önlem alınması hedeflenmektedir. Yöntem- Araştırmada, veriler nitel yöntem aracılığıyla elde edilmiş ve çalışan düzeyindeki 30 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tematik içerik analizinden yararlanılmış olup veri analizleri NVIVO yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular- Elde edilen bulgulara göre; havacılık sektöründe en yaygın görülen sessizlik türü kabullenici sessizlik olup nispeten daha az ölçüde de olsa bilhassa kadın çalışanlar tarafından korumacı (prososyal) sessizlik davranışının sergilendiği görülmektedir. Araştırma bulguları sektörde sessizliğin büyük ölçüde örgütsel birtakım öncüllerden kaynaklı olduğunu fakat havacılık sektöründe bu nedenler arasında yöneticiye duyulan güvenin de yer aldığını göstermektedir. Öte yandan, az sayıdaki çalışanın sessizliği bireysel öncüllere dayanırken, kültürel nedenlerden ise güç mesafesinin yanı sıra havacılık sektöründe kollektif bir yaklaşımla hareket edilmesi nedeniyle toplulukçuluk kültürünün de örgütsel sessizliğin öncülleri arasında yer aldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Tartışma- Havacılık sektöründe, yalnızca savunmacı sessizlik türüne hiç rastlanmamıştır ve bu durum hem toplulukçu kültürlerde savunmacı eylemlerin düşük olması hem de yöneticiye duyulan güvenin zayıf olduğu örgütlerde çalışanların savunma davranışında bulunmaması olmak üzere iki temelde açıklanmaktadır. Bir diğer konu, sadece kadın çalışanların korumacı (prososyal) sessizlik davranışları sergilemesi cinsiyet temelli bir yaklaşımla erkeklere nazaran duygusal bağlılığının yüksek düzeyde olmasından kaynaklanmaktadır. Yöneticilerine güven duymayan çalışanların sessizlik davranışları sergilediği görülmekte, pek çok sektörde olduğu gibi havacılık sektöründe de yöneticiye duyulan güven aracılığıyla örgüt içi iletişim arttırılarak ya da etkin kılınarak örgütsel sessizliğin azaltılabileceğine inanılmaktadır. Yazında, kültürel unsurlardan sadece güç mesafesinin örgütsel sessizliğin bir nedeni olduğundan bahsedilmekteyken, elde edilen bulgulara göre havacılık sektöründe çalışanların toplulukçuluk eğiliminin de örgütsel sessizliğin öncüllerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Elbette, bu durum havacılık sektörünün kendine özgü bir nitelik taşıyabilmekte, ancak farklı sektörlerde gerçekleştirilecek araştırmalar ile konunun sektöre özgü bir nitelik taşıyıp taşımadığının ortaya koyulabileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Tarım ve Balıkçılık Sektörlerinde Karlılığın Belirleyicileri: TCMB Sektör Bilançolarıyla Panel Veri Analizi (1996 – 2021)
Kekül, Okan
Amaç - Bu çalışmada, TCMB bünyesinde bulunan ve reel sektör istatistikleri çerçevesinde yayınlanan bilanço, gelir tablosu ve finansal oranlardan faydalanılarak tarım ve balıkçılık sektörlerinde bulunan işletmelerin karlılığını etkileyen faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem - Karlılığı etkileyen faktörler olarak literatürdeki çalışmalar temel alınmış ve bu bağlamda aktif karlılık çalışmanın bağımlı değişkenini temsil etmiştir. Bağımsız değişkenler ise borçlanma oranı, öz sermaye devir hızı, aktif devir hızı, büyüklük, asit-test oranı, cari oran, kaldıraç oranı, alacak devir hızı ve faiz kazanma oranı şeklinde meydana gelmektedir. Çalışmada panel veri analiz yöntemi kullanılmış ve çalışma, panel veri statik modelleri ile yürütülmüştür. Bulgular - Aktif karlılık ile kaldıraç oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönde bir ilişki; aktif karlılık ile öz sermaye devir hızı ile pozitif yönlü bir ilişki gözlemlenmiştir. Aktif karlılık ile diğer bağımsız değişkenler arasında herhangi bir anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Tartışma - Tarım ve balıkçılık sektöründe yer alan işletmelerin yüksek kaldıraç kullanımı finansal risk olarak açıklanabilmektedir. Yüksek kaldıraç oranı, finansal olarak değerlendirildiğinde daha fazla borca sahip olma şeklinde ifade edilebilmektedir. İşletmelerin daha az borç kullanarak aktif karlılığı (ROA) arttırabileceği düşünülmektedir. Ayrıca teknolojik gelişmelerin takip edilmesi, etkinlik ve verimliliğe yönelik stratejiler belirlenmesi, doğal kaynaklardan sürdürülebilir koşullarda fayda sağlanması, aktif karlılık ile öz sermaye devir hızı arasındaki pozitif ilişkiyi destekleyebileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Finansal Bilgi Düzeyinin Finansal Yönetim Davranışı ve Yatırım Davranışına Etkisi
Soydaş, Şafak Sönmez
Amaç – Pay piyasasında yatırım yapan bireylerin yaptıkları yatırımlarından kar elde etmesi ya da zarar etmemesi için belirli düzeyde finansal bilgi seviyelerinde olması gerekmektedir. Bu kapsamda bireylerin finansal bilgi düzeyinin ve finansal yeterliliklerinin finansal yönetim ve yatırım davranışlarını nasıl etkilediğini tespit etmektir. Yöntem – Bu çalışmanın modeli nicel araştırma modelidir. Çalışmanın evreni borsada pay alım satımı yapan bireylerdir. Sosyal medyada Telagram gruplarında aktif olarak pay alım satımı yapan 500 kişilik grup içerisinden 380 bireye anket uygulanmıştır. Bireylerin finansal bilgi düzeyini ölçmek için “Finansal Okuryazarlık Ölçeği”, bireylerin finansal yönetim davranışlarını ölçmek için “Finansal Yönetim Davranış Ölçeği”, bireylerin yatırım davranışlarını ölçmek için “Yatırımlarda Davranışsal Finans Ölçeği” kullanılmıştır. Analiz için SPPS 24 programı kullanılmıştır. Bulgular – İlk olarak kullanılan ölçeklerin güvenilirlik katsayıları sırasıyla, (0,813), - (0,804), - (0,851) olarak bulunmuştur. Daha sonra korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda bireylerin finansal bilgi düzeyinin, bireylerin finansal yönetim ve yatırım davranışlarını pozitif yönlü etkilediği tespit edilmiştir. Tartışma – Bireylerin finansal bilgi düzeyinin finansal yeterliliklerinin finansal yönetim ve yatırım davranışlarını pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Bundan dolayı bireylerin finansal bilgi seviyelerinin arttırılması bu anlamda önem taşımaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022The Mediating Role of Job Satisfaction in the Relationship between Transformational Leadership and Work Engagement: An Analysis with the Structural Equation Model
Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan
Purpose – The aim of this study is to reveal the relationship between transformational leadership and\rwork engagement and with this examining the mediating role of job satisfaction between\rtransformational leadership and work engagement.\rDesign/methodology/approach – The research was carried out with the participation of 559 health\rworkers reached by snowball sampling method in January-March 2021. In line with the data obtained\rby the survey method, confirmatory factor analyzes (CFA) were made for the scales using the MPlus 7\rpackage program and the predicted mediating role of job satisfaction was tested with SEM (structural\requation model) analysis.\rFindings – According to the results of the analysis, it was determined that transformational leadership\rhas a positive and significant effect on job satisfaction and work engagement, and that job satisfaction\rhas a full mediating role between transformational leadership and work engagement.\rDiscussion – It can be said that the transformative leadership approach, which unites its followers\raround a valuable and inspiring goal, respects their needs, wishes and beliefs, helps them realize their\rpotential, encourages and motivates them, has a strong effect on high focus and energy. In other words,\ras the transformational leadership perceptions of the employees increase, their level of work\rengagement is expected to increase. On the other hand, it has been determined that job satisfaction has\ra full mediating role between transformational leadership and work engagement. Accordingly, it can\rbe stated that the leadership behaviors of the managers have a significant effect on the job satisfaction\rof the subordinates and thus ensure their concern with the job.
- MakaleAçık Erişim2021The Relationship Between Participative Leadership, Affective Commitment and Job Satisfaction: The Mediating Role of Organizational Trust
Sökmen, Alev; Kenek, Gökhan; Yazıcıoğlu, İrfan
Purpose – In this study, the effects of participative leadership on affective commitment and jobsatisfaction are examined; It was aimed to determine the mediating role of organizational trust betweenparticipative leadership and emotional commitment, and participative leadership and job satisfaction. Design/methodology/approach – Relational scanning model was used in this research. The data wereobtained by using a questionnaire method with 304 food and beverage employees from accommodationbusinesses operating in Antalya province and selected by simple random sampling method. SPSS 26was used for descriptive statistics, reliability tests, correlation analysis, simple linear and multiple linearregression analysis. Findings – According to the results of the analysis, it is seen that organizational trust and participativeleadership have a significant effect on affective commitment and job satisfaction. It has been determined that participative leadership also has a significant effect on organizational trust. In addition, it has beenobserved that organizational trust has a partial mediating role between participative leadership andaffective commitment, and a full mediating role between participative leadership and job satisfaction. Discussion –These results show that food and beverage employees working in accommodationbusinesses are sensitive to participative leadership practices. It can be stated that the participativeleadership approach enables the employee to have trust in the organization, to develop an affectivebelonging/commitment to his organization, which he/she thinks has an impact on the decisions made,and to be satisfied from job. In this context, it is thought that the implementation of managerial methodsthat increase the participation of employees in decisions will have positive outcomes in both individualand organizational terms.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1309-0712 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:38:34.054703291Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:38:34.054703291Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17051 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | İşletme Araştırmaları Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |






