Yayınları

4 →
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Maternal Beslenme ve İlerleyen Yaşamda Obezite

    Kartal, Fatma Tayhan; Helvacı, Gizem; Yabancı, Nurcan

    Beslenme fetal genomun ekspresyonunu değiştirenve yaşam boyu sonuçları olabilecek ana intrauterinçevresel faktördür. Maternal dönemde, çok düşük veyayüksek enerji alımı, daha yüksek protein ve yağ alımıyenidoğanlarda obezite riskini arttırabilir. Bu durumcinsiyete göre değişmekle birlikte kızlar erkeklere göredaha savunmasızdır. Genel olarak gebelik sırasındayeterli ve dengeli protein ve enerji alımı yetişkinobezitesi için koruyucu bir faktör olabilir.Gebeliğin erken dönemlerinden itibaren yeterlidemir, krom, folik asit, vitamin B12 takviyeleriyenidoğanlarda obeziteyi önleyebilirken, aşırı folikasit, vitamin B12 gibi metil vitaminleri ile aşırımultivitamin alımı da obezite riskini arttırabilir.Annedeki mevcut obezite veya gebelik sırasındakiözellikle de ilk trimesterdeki aşırı vücut ağırlığıkazanımı da birçok komplikasyonun yanındayenidoğanlarda obez olma riskini de arttırır.Doğum ağırlığı ile BKİ, bel çevresi ve vücut yağyüzdesi arasında U-şeklinde bir ilişki vardır. Yapılançalışmalarda hem yüksek doğum ağırlığının hem dedüşük doğum ağırlığının sonraki yaşamda obezite riskiile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Optimal maternalbeslenme doğum ağırlığını ve annenin gebeliksırasındaki vücut ağırlığı kazanımını etkileyerekobezite riskini azaltabilir. Optimal beslenmeyi teşviketmek sadece optimal fetal gelişimi sağlamakla kalmaz,aynı zamanda ilerleyen dönemde obezite gelişmeriskini de azaltır.Bu derleme makalenin amacı, gebelikte maternalbeslenme ve maternal vücut ağırlığı kazanımı, anneninvücut ağırlığı ve bebek doğum ağırlığı ile çocukluk,erişkinlik gibi ilerleyen dönemde obezite gelişimi ileolan ilişkilerini yapılan çalışmalar eşliğindeözetlemektir.

  • MakaleYalnız künye2020
    The effects of media tools on food consumption and obesity in adolescents

    Kartal, Fatma; Rakicioglu, Neslisah

    Purpose: The present study was aimed to define the quantities and types of foods consumed by adolescents during use of media tools to evaluate the contribution of energy and nutrient intake during the use of media tools to daily energy and nutrient intake. Methods: A total of 73 adolescents who visits an internet cafe, were included in the study. Participants were evaluated when they were using a computer in an internet cafe, food consumptions during the use of media tools and daily consumption and physical activity level were recorded. Results: It has been found that consumption of cakes, pastries and cookies during the use of media tools constitute more than half of daily consumption. At the same time, consumption of oily seeds, consumption of sweet foods and saturated fat consumption during the use of media tools were contributed to the daily consumption significantly. It was found that, adolescents consumed less egg, legumes, milk and dairy products, and vegetables in front of the media tools (p<0.05). A significant correlation was observed between the energy and fat content of foods consumed in front of media tools, and obesity. Also, time spend in the internet cafe are increasing as the energy intake during the use of the media tools increases (p<0.05). Conclusion: Consequently it is necessary to reduce the time spend in front of media tools and regulate the consumed foods during the use of media tools to live a healthier life and reduce the risks of development chronic disease in the future lives.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Fizik Kaygısı ve Depresyonun Yeme Bozukluğu Riski ile İlişkisi

    Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş

    Amaç: Üniversite öğrencileri yeme bozuklukları açısından risk altında olan gruplardan biridir. Bu çalışma üniversiteöğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun yeme bozuklukları ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Bireyler ve Yöntem: Yaş ortalaması 20.6±1.7 yıl olan 318 öğrenci üzerinde yapılan bu çalışmada yeme davranış bozukluğuriskini saptamak için Yeme Tutum Testi (EAT-26) ve REZZY (SCOFF) Yeme Bozuklukları Ölçeği, depresyon varlığını saptamakiçin Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), bireylerin fiziksel görünüşlerinin başkaları tarafından değerlendirildiğinde hissettiklerirahatsızlık düzeyini ölçmede ise Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: EAT-26 ve REZZY ölçeklerine göre öğrencilerin sırasıyla %20.1’inin ve %28.6’sının yeme bozukluğu riski altındaolduğu belirlenmiştir. Yeme davranış bozukluğu riski sosyal fizik kaygı (r=0.345, p=0.000) ve depresyon düzeyi (r=0.247,p=0.000) ile anlamlı olarak ilişkilidir. Yeme davranış bozukluğu riski ve beden kütle indeksi arasında anlamlı, pozitif birilişki saptanmıştır (r=0.248, p=0.000). Ayrıca hafif şişman ve obez kız öğrencilerde sosyal fizik kaygı düzeyinin daha yüksekolduğu bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Üniversite öğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun, öğrencilerin yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyakalmalarına neden olabileceği görülmüştür. Bu durum dikkate alınarak yeme bozuklukları ve neden olan faktörlereyönelik daha büyük örneklemde çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Riskli gruplarda (cinsiyet olarak kız, hafif şişmanobez,depresyon varlığı vb.) kısa ölçeklerin (REZZY vb.) uygulanması ve vücut ağırlığının izlemi ile düzensiz yeme şekillerideğerlendirilerek, olası bir depresyon ve beraberinde gelişebilecek olası bir yeme bozukluğunun önüne geçilebilir.

  • MakaleYalnız künye2018
    Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencileri ve Öğretim Elemanlarının Fonksiyonel Besin Farkındalığı

    Kartal, Fatma Tayhan; Aygül, İmdat; Yıldırım, Şeyma; Sayıbakan, Ayşe Şura; Çakar, Güllü; Akbulut, Havanur

    Fonksiyonel besinlerin sağlığa yararlı etkileri nedeniyle gıda endüstrisi bu alanda kendini geliştirmekte ancak fonksiyonel besinlerin tüketici algılarına yönelik yapılan araştırmalar sınırlı kalmaktadır. Bu çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde yer alan öğretim elemanları ve öğrencilerin fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıklarının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere ve öğretim elemanlarına aydınlatılmış onam formu imzalatılmış ve katılımcıların genel özellikleri, fonksiyonel besin hakkındaki bilgi düzeyleri, fonksiyonel besinleri kullanma ve genel beslenme alışkanlıklarını içeren bir anket formu yüz yüze görüşme tekniğiyle araştırmacılar tarafından uygulanmıştır. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri araştırmacılar tarafından yöntemine uygun olarak alınmıştır. Genel olarak katılımcıların %91’inin sıklıkla sağlıklı yaşlanma, zayıflama, kalp damar hastalıklarından korunma gibi çeşitli nedenlerle fonksiyonel besinleri tükettikleri bulunmuştur. Yaygın olarak tüketilen fonksiyonel besinler arasında domates, probiyotikli süt ve yoğurt, kahve, omega-3 ilaveli ürünler, tam tahıllı ekmek ve zeytinyağı vardır. Katılımcıların fonksiyonel besinler hakkında bilgi sahibi olma durumları kişilerin yaş gruplarına, eğitim düzeylerine ve öğrencilerin bölümlerine göre farklılık göstermektedir (p<0,05). Ayrıca katılımcıların büyük çoğunluğu fonksiyonel besinler hakkında bilgiye diyetisyen (%58), diğer sağlık çalışanları (%19) ve okul-üniversite (%13) aracılığıyla ulaştığında güvenebileceğini bildirmiştir. Bu sonuçlar fonksiyonel besinler hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu ve fonksiyonel besinlerin sağlığı geliştirici yönlerinin diyetisyen ve diğer sağlık çalışanları tarafından aktarılması gerektiğini göstermektedir.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T10:23:09.994677340Z
dc.date.available2026-10-22T10:23:09.994677340Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/14804
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKartal, Fatma
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameGumushane University, Faculty of Health Sciences, Department of Nutrition and Dietetics, Gumushane, 29100, Turkey
person.familyNameKartal
person.givenNameFatma
person.identifier.scopus59896427000
person.name.variantKartal, Fatma Tayhan
person.statusunverified