İlgi alanları
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınları
5 →- MakaleAçık Erişim2025Gümüşhane İli Aile Sağlığı Merkezlerine Başvuran Bireylerin Fonksiyonel Besinlere Karşı Tutumları
Burnaz, Nesibe Arslan; Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Bu çalışmada, aile sağlığı merkezlerine başvuran bireylerin fonksiyonel besin kullanımının, fonksiyonel besinler hakkındaki tutumlarının ve kullanım sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bireylerin demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıkları ve tüketimlerini değerlendiren bir anket yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldı. Fonksiyonel Gıdalara Yönelik Tutum Ölçeği ile bireylerin fonksiyonel besinlere yönelik algısı ölçüldü. Bireylerin beden kütle indeksleri, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Katılımcıların %39,7’si fonksiyonel besin tanımını daha önce duyduğunu, %82,3’ü de fonksiyonel besin tükettiğini bildirmiştir. Fonksiyonel besinlerin sağlık üzerinde etkili olduğuna inanan katılımcıların, bu besinleri daha faydalı ve gerekli bulmakta ve aynı zamanda bu konuda bilgi edinmeye daha isteklidirler (p<0,05). Ayrıca fonksiyonel besinlere yönelik tutum lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip olanlarda ilköğretim ve lise mezunlarına göre anlamlı olarak daha yüksektir (p<0,05). Sarımsak, nar, üzüm çekirdeği, yeşil çay, zencefil, çörekotu ve tam tahıllı ürünler bireylerin çoğu tarafından fonksiyonel besin olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte C vitamini ve D vitamini gibi besin takviyeleri de fonksiyonel besin olmamasına rağmen çoğu birey tarafından fonksiyonel besin olarak tanımlanmaktadır. Sonuç: Bulduğumuz sonuçlar, aile sağlığı merkezine başvuran bireylerin büyük çoğunluğunun fonksiyonel besin tüketim alışkanlığına sahip olduğunu, eğitim düzeyi ve fonksiyonel besinlere ilişkin sağlık yararlarının fonksiyonel besinlere yönelik tutum ve kabullenme üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, fonksiyonel besinlerin ve bu besinlerin sağlık üzerindeki yararlarının farkındalığını ve tüketimini teşvik etmek için destekleyici bir ortam oluşturma açısından kamu ve özel sektöre bilgi sağlayabilir.
- Derleme MakaleYalnız künye2025Pisilyumun Glutensiz Ekmek Formülasyonlarında Diyet Lifi Kaynağı Olarak Sağlık Etkileri ve Fonksiyonel Kullanımı
Aykut, Memnune Kabakuş; Özbey, Fatih; Turksoy, Secil
Bu derlemenin amacı glutensiz ekmeğin diyet lifi içeriğini artırmak için fonksiyonel bir bileşen olarak pisilyumun (Plantago ovata) potansiyelini araştırmaktır. Son yıllarda glutenle ilişkili hastalıkların yaygınlığı, artan sağlık bilinciyle oluşan farkındalığın artması ve gelişmiş tanı yöntemleri sayesinde önemli ölçüde artmıştır. Bu durum, glutensiz ürünlere olan talebin artmasına yol açmıştır. Bununla birlikte en yaygın tüketilen glutensiz ürünlerden biri olan glutensiz ekmek, temel olarak glutenin yokluğu nedeniyle genellikle düşük somun hacmi, zayıf tat ve doku, düşük besin değeri ve yüksek üretim maliyetlerinden mustariptir. Bu zorluklar hem gıda endüstrisi hem de glutensiz diyet uygulayan bireyler için sıkıntı oluşturmaktadır. Bu derleme, pisilyumun sağlığa faydaları ve gıdalardaki potansiyel uygulamaları hakkında kapsamlı bir literatür analizi sunmaktadır. Pisilyum, yüksek diyet lifi içeriği ve glutenin yapısal ve bağlayıcı özelliklerini taklit etme kabiliyeti nedeniyle umut verici bir bileşen olarak öne çıkmaktadır. Bir diğer önemli avantajı, lezzet profilini değiştirmeden gıda ürünlerine kolaylıkla dahil edilebilmesidir. Pisilyum tüketicilerin kalori alımını artırmadan yeterli miktarda diyet lifi alım ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olabilirken, aynı zamanda kolesterol seviyelerinde iyileşme, daha iyi glisemik kontrol ve tokluk hissi gibi ek sağlık yararları da sunar. Bu nedenle, pisilyum daha sağlıklı glutensiz ekmek üretiminde ve bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların önlenmesinde değerli bir rol oynayabilir.
- MakaleYalnız künye2022The relationship between the risk of eating disorder and meal patterns in University students
Kabakuş Aykut, Memnune; Bilici, Saniye
Purpose: This study was carried out to evaluate the relation between meal patterns and the risk of eating disorders in university students. Methods: The study was conducted on a total of 331 volunteer students with a mean age of 22.08 ± 1.80 years, 56.5% female. Participants’ sociodemographic characteristics, health information and eating habits like meal skipping and dieting were questioned. Sick, Control, One stone, Fat, Food (SCOFF) Eating Disorders Scale and Eating Disorder Examination Questionnaire (EDE-Q) were used to determine eating behavior disorders, with face to face interviews by the researches. Results: A significant correlation was found between dieting and skipping meals and the risk of eating disorders in both genders (p < 0.05). In addition, when the reasons for skipping meals were questioned, a significant relationship was detected between skipping meals and eating behaviour disorders by 3.285 times (p = 0.000). Also, every unit of increase in body mass index (BMI) values of individuals who participated to the study led to an increase in eating disorders by a factor of 1.262 (p = 0.000). Conclusions: Our findings support concerns about the negative health effects of increasing overweight among university students in accordance with the data that the increase in BMI values led to an increase in eating disorders. Notably a significant correlation was found between dieting, skipping meals and the risk of eating disorders in both genders it is highlighting the need for monitoring and early diagnosis of eating disorders in youth with simple scales like SCOFF. Level of evidence: Level V, cross-sectional descriptive study.
- MakaleAçık Erişim2019Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Fizik Kaygısı ve Depresyonun Yeme Bozukluğu Riski ile İlişkisi
Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Üniversite öğrencileri yeme bozuklukları açısından risk altında olan gruplardan biridir. Bu çalışma üniversiteöğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun yeme bozuklukları ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Bireyler ve Yöntem: Yaş ortalaması 20.6±1.7 yıl olan 318 öğrenci üzerinde yapılan bu çalışmada yeme davranış bozukluğuriskini saptamak için Yeme Tutum Testi (EAT-26) ve REZZY (SCOFF) Yeme Bozuklukları Ölçeği, depresyon varlığını saptamakiçin Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), bireylerin fiziksel görünüşlerinin başkaları tarafından değerlendirildiğinde hissettiklerirahatsızlık düzeyini ölçmede ise Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: EAT-26 ve REZZY ölçeklerine göre öğrencilerin sırasıyla %20.1’inin ve %28.6’sının yeme bozukluğu riski altındaolduğu belirlenmiştir. Yeme davranış bozukluğu riski sosyal fizik kaygı (r=0.345, p=0.000) ve depresyon düzeyi (r=0.247,p=0.000) ile anlamlı olarak ilişkilidir. Yeme davranış bozukluğu riski ve beden kütle indeksi arasında anlamlı, pozitif birilişki saptanmıştır (r=0.248, p=0.000). Ayrıca hafif şişman ve obez kız öğrencilerde sosyal fizik kaygı düzeyinin daha yüksekolduğu bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Üniversite öğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun, öğrencilerin yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyakalmalarına neden olabileceği görülmüştür. Bu durum dikkate alınarak yeme bozuklukları ve neden olan faktörlereyönelik daha büyük örneklemde çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Riskli gruplarda (cinsiyet olarak kız, hafif şişmanobez,depresyon varlığı vb.) kısa ölçeklerin (REZZY vb.) uygulanması ve vücut ağırlığının izlemi ile düzensiz yeme şekillerideğerlendirilerek, olası bir depresyon ve beraberinde gelişebilecek olası bir yeme bozukluğunun önüne geçilebilir.
- Derleme MakaleYalnız künye2017Micronutrient malnutrition in nutritional support? or enrichment?
Aykut, Memnune Kabakuş
Today, health problems related to nutrition have a great deal. Regulation of individual nutrition programs, nutrient enrichment, vitamin-mineral supplements and health improvement and disease control to prevent nutritional problems are important public health strategies. In order to select the most suitable method, it's necessary to identify the present health problem as well as knowing the addressed population. Serious health problems may arise in deficiencies of vitamin-mineral, known as micronutrients. In such cases, nutritional support comes to the fore if there is an individual deficiency; however, the use of food-fortification policy may be a correct step if there is a deficiency, and dependent disease-conditions, in the population at large. But it is important to know the upper intake levels well to avoid any toxicity
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T09:26:24.221117075Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T09:26:24.221117075Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/11103 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Aykut, Memnune Kabakuş | |
| dspace.entity.type | Person | |
| person.affiliation.name | Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü | |
| person.familyName | Aykut | |
| person.givenName | Memnune Kabakuş | |
| person.identifier.orcid | 0000-0002-8023-4282 | |
| person.identifier.scopus | 57223124112 | |
| person.identifier.wos | AAT-6373-2021 | |
| person.identifier.yok | AC17826588135551 | |
| person.interest | Beslenme Ve Diyetetik | |
| person.jobTitle | Dr. Öğr. Üyesi | |
| person.name.variant | Kabakuş Aykut, Memnune | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://rdlsis.gumushane.edu.tr/tr/researcher/memnune-kabakus-aykut |


