Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Baudrillard felsefesinde modern dünyanın gerçeklik inşâsı

    Eda Topar

    Modern dünya ile başlayan süreçten günümüze kadar olan serüveni Baudrillard cihetinden incelemiş bulunduğum bu çalışmada, yaşam biçimleri üzerinden birtakım tespitler ortaya koymak ve bu tespitlerin kökenine inmek gaye edinilmistir. Bununla birlikte, modern faaliyetlerin gerek toplumlar gerekse bireyler için nasıl bir dünya tasarımı sunduğu irdelenmiş ve sunulan yeni dünya tasarımının şehirler, medeniyetler, kültürler, değerler bakımından ne gibi sonuçlar getirebileceği üzerinde mülahazalar yapılmıştır. Yine ek olarak, modern dünya tasavvurunun argümanlarını eleştiren post-modern düşünceye yer verilmiş ve post-modern düşüncenin ortaya koyduğu yeni önerilerin ne yazık ki yetersiz kaldığı vurgulanmıştır. En önemlisi de Baudrillard'ın bahsettiği yeni dünyanın artık son sınıra ulaştığına deginilmekle beraber, ulaşmış olduğumuz bu son evrenin Baudrillard açısından dönüşü olmayan bir ütopya dünyasına karşılık geldiği saptanmıştır. Son olarak ise, mevcut problemlerin çözümü noktasındaki yetersizliklerden bahsedilmiş ve bu doğrultuda muhtemel görülen birtakım görüşler değerlendirilmeye tâbi tutulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Yeni medyanın marka kültürü üzerindeki rolü

    Aysel Topçu

    Teknolojik gelişmeler günümüzde insan yaşamının her alanına etki etmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle uzantısı olan yeni medya, bütün toplumları küresel köy haline getirmiştir. Bütün toplumlar bir habere yeni medya ve teknoloji sayesinde aynı anda ve kolaylıkla ulaşabilmektedir. Bu anlamda teknoloji ve yeni medya, toplumda var olan insanları ve insanlarla etkileşim halinde olan her şeyi kendisine uyum sağlama mecburiyetinde bırakmıştır. Bu doğrultuda marka da günümüzün önemli değerlerinden birisi olmasıyla birlikte teknolojiler marka ve marka kültürünü de etkilemiştir. Marka, bir örgütün ruhunun bir yansıması olarak kabul edilmektedir. Sosyal medyada yer almak, birçok işletme yöneticisi ve marka temsilcisi açısından öncelikli gündem konusudur. Sosyal medya üzerinde markalaşarak pazarlama mesajını yaymak, daha geniş ürün tanıtımı yapmak, markanın bilinirliğini ve başarısını arttırmak için mükemmel bir araç konumundadır. Sosyal medya, network ağı kurmak içindir. Bu ağ kurma biçimi, yeni arkadaşlar, müşteriler edinmek, onlarla bir araya gelebilmek içindir. Bu strateji, yeni müşterilerin zihinlerinde marka çağrışımları yapmak ve mevcut müşterilerin tüketimini arttırmak anlamına da gelebilir. Yeni medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte markalar da yeni medyadan etkilenmiştir. Markanın bir bileşeni olan markaların kültürünün de bundan etkilendiği ve değişime uğradığı saptanmıştır. Bu bağlamda yeni medyayla birlikte markaların marka kültürü üzerindeki rolünün incelenmesi değerli bir konu haline gelmektedir. Yeni medyanın marka kültürü üzerindeki rolünün incelenmesi bu çalışmanın amacına karşılık gelmektedir. Bu konuda gerçekleştirilecek ilk çalışma olması ve literatüre katkı sağlaması, çalışmanın önemini vurgulaması açısından değerlidir. Çalışmanın yöntem kısmında ise nitel araştırma yöntem türü olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre yeni medyanın marka kültürü üzerindeki rolüne yönelik olarak genel anlamda yeni medyanın marka kültürünün iş yapma biçimlerini ve hizmet biçimlerini değiştirdiğini, dijitalleşmeye geçildiğini ve dijitalleşmenin giderek yoğunlaşacağı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda yeni medyanın geniş kitlelere hızlı ve kolay şekilde ulaşımı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olmasından dolayı çalışmanın özgün olacağı ve literatüre de güncel bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kişilerarası iletişim bağlamında yeni iletişim teknolojilerinin rolü: Lise düzeyi öğrencileri örneğinde anlık mesajlaşma programları üzerine bir uygulama

    Tuğba Tekmen

    Günümüz teknolojisinin yaşamın tüm alanlarında yer alan etkisi kişilerarası iletişim biçimlerini de etkilemiş ve değiştirmiştir. Bu gelişmelerle beraber yeni iletişim ortamları ortaya çıkmış ve gündelik yaşamın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Teknolojinin değiştirmiş olduğu toplumlar ve hayat biçimleri iletişimin şekillerini yeniden güncelleyerek biçimlemiş ve insanlar arası sosyo-kültürel ilişkileri değiştirerek farklılaştırmıştır. Bu farklılaşma ve değişimin önemli göstergelerin arasında yer alan anlık mesajlaşma servisleri kişilerarası iletişim araçları arasında en öndeki yerini aldığı inkâr edilemez bir gerçektir. Teknoloji ile beraber kişilerarası iletişimde kullanılan konvansiyonel araçlar kişi ya da gruplar arası iletişim süreçlerini değiştirmiştir. Yerine de zaman ve mekân mecburiyeti olmayan anlık iletişim araçlarına bırakmaya başlamıştır. Cep telefonlarının daima çevrimiçi olma özelliği ve karşılıklı yüz yüze iletişimin güçlükleri olmadan meydana getirilen iletişim şekilleri, insanların çok kolay ve ivedi iletişimi seçmelerini ve sık sık kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bu teknolojik araçların kullanımı ile beraber, gelişen ve değişen iletişim tarzı kadar insanlar arası kültür, sosyalleşme ve sosyalliğin yaşanma şekli de değişmeye başladığı açıkça görülmüştür. Bu tezin amacı, dünyada ve ülkemizdeki teknolojik gelişmeler sayesinde hızla popülerleşmiş olan anlık mesajlaşma programları üzerinden, lise öğrencilerinin kişilerarası iletişimlerine etkilerini ve ilişkilerini incelemektir. Bu kapsamda anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişim üzerinde yapmış olduğu etkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişimi yönelik algıları nasıl etkilediğini belirleyebilmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin oluşturulmasında Pea ve arkadaşları (2012: 327) tarafından geliştirilmiş olan Kişilerarası İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi olarak seçilen Giresun ilindeki Bulancak Anadolu Lisesi ile Bulancak Bahçelievler Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 450 öğrenci ile yüz yüze görüşme yapılarak anket formu uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 24.0 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda teknolojinin kişilerarası iletişime etkisi açısından 16 yaş grubunun kritik bir yaş olduğu, bu yaştan önceki lise yıllarında teknolojinin iletişime henüz tam etki etmediği, anlık mesajlaşma uygulamalarının çoğunlukla şahsi cep telefonları aracılığıyla kullanıldığı, bununla birlikte günlük 2 saatlik kullanımın kişilerarası iletişime yönelik algının değişmesi açısından kritik bir değer oluşturduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Arama kurtarma ve müdahale kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi

    Ayşe Tazegül

    Bu çalışmanın amacı, AFAD ve İtfaiye kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapmakta olan yöneticiler ve çalışanlar oluşturmaktadır. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlara uygulanmıştır. Bu çalışmada personellerin demografik özelliklerinin belirlendiği "Demografik Bilgi Formu", tutumlarının değerlendirildiği "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve teknoloji kullanım düzeylerinin belirlendiği "Bilgi Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu ile elde edilen nicel veriler, frekans ve yüzdeleri alınarak değerlendirilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek analiz edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin faktör yapısı, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile belirlenmiş, ardından Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Cronbach Alpha katsayılarına, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) (0,798) ve Barlet's (0,0001) testine ilişkin hesaplamalara yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda çalışanların genelde müdahalede ve kurum içindeki diğer işlerde teknoloji kullanımına olumlu baktıkları ve teknoloji tutum düzeylerinin kullanım düzeylerinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca en az kullanım sağlanan teknolojiler 'Sayısal Harita Uygulamaları', "Afet Bilgi Sistemi" ve 'Coğrafi Bilgi Sistemleri' olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde faktör analizi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.