Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşme, doğal afetler ve savunmasızlık arasındaki ilişki: Gelir eşitsizliğinin rolünün analizi

    Yasin Çatalbaş

    Bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşme, savunmasızlık ve doğal afetler arasındaki ilişkinin gelir eşitsizliği bağlamında nasıl şekillendiğini incelemektedir. Günümüzde hızlanan kentleşme süreçleri, nüfus yoğunluğundaki artış, çevresel bozulma ve sosyoekonomik eşitsizliklerle birleşerek afet risklerini daha karmaşık ve çok boyutlu hâle getirmektedir. Özellikle gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu toplumlarda düşük gelirli grupların riskli alanlarda yoğunlaşması, afetlerin toplumsal etkilerini derinleştirmekte ve savunmasızlığı artırmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, sürdürülebilir kentleşme, gelir eşitsizliği ve kurumsal faktörlerin savunmasızlık ile doğal afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkilerini ampirik olarak ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, 2002-2023 dönemini kapsayan ve otuz bir gelişmekte olan ülkeyi içeren panel veri seti kullanılmıştır. Analiz sürecinde yatay kesit bağımlılığı ve heterojenlik testleri uygulanmış, değişkenlerin durağanlık özellikleri CADF-CIPS ve birim kök testleri ile incelenmiştir. Uzun dönemli ilişkilerin belirlenmesinde eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Katsayı tahminleri Driscoll-Kraay, Ridge, FGLS ve PCSE tahmincileri aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca değişkenlerin farklı savunmasızlık düzeylerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla Bootstrap Kantil Regresyon yaklaşımından yararlanılmıştır. Ampirik bulgular, sürdürülebilir kentleşme ve kurumsal kalitenin savunmasızlığı ve doğal afetlerden etkilenen nüfusu istatistiksel olarak anlamlı biçimde azalttığını göstermektedir. Buna karşılık gelir eşitsizliği ve nüfus yoğunluğu afet risklerini artıran temel faktörler olarak öne çıkmaktadır. Kantil regresyon sonuçları, gelir eşitsizliğinin etkisinin savunmasızlık düzeylerine göre farklılaştığını ve özellikle kırılgan ülkelerde daha belirgin hâle geldiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, afet risklerinin azaltılmasında sürdürülebilir kentleşme politikalarının yaygınlaştırılması, gelir eşitsizliklerinin azaltılması ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Sürdürülebilir bir kalkınma modeli olarak Türkiye'de "Sakin Şehir (Cittaslow /Slow City) hareketi" üzerine bir analiz

    Ayşe Pekin

    Küreselleşme, kentleşme ve bu süreçlerle birlikte teknolojik gelişmeler, birbirine benzeyen kent yapılarını ve dokularını ortaya çıkarmıştır. Aynı şekilde birbirinin aynısı olan yaşam tarzları, yemek alışkanlıkları, giyim ve konuşma tarzları, eğlenme biçimi vs. insan yaşamını standartlaştırmış ve birbirini taklit eden kent yapıları ortaya çıkmıştır. Bütün bunlar sonucunda kentler kendine özgün yerel değerlerini, geleneklerini, yöresel lezzetlerini, tarihi dokularını ve kimliklerini netice olarak kaybetmiş ve kaybetmeye de devam etmektedir. Kent yapılarının aynılaşmasına, tek tipleşmesine hız ve tüketim odaklı hayat tarzına karşı ortaya çıkan Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketi, bunlar karşısında kültürel çeşitliliği, doğal mirası, yerel değerleri, tarihsel zenginliği ve geleneksel lezzetleri muhafaza ederek ve bunları sürdürerek kentlerde yaşam kalitesini artırmayı savunan bir oluşumdur. Küresel tüketim ve küresel üretime karşı yerel tüketimi ve yerel üretimi savunan Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketi, 15 Ekim 1999 tarihinde İtalya'nın "Greve in Chianti" kentinde ortaya çıkmış ulusal ve uluslararası bir birliktir. Kent yapılarında ve hatta çevrenin korunmasında sürdürülebilir ve yaşanılabilir bir düzeni savunan Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketi, İtalyanca "Citta (şehir, kent)" ve İngilizce "Slow (yavaş, sakin)" kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkmış bir oluşumdur. Yerelliği, yöreselliği, gelenekselliği ve doğallığı savunan Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketinin en önemli kriteri, nüfusu 50.000'nin altındaki yerleşim birimlerini kendi bünyesine katmaktır. Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketi, 7 başlık altında 72 kriterden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada Sakin Şehir unvanına sahip yerleşim birimlerinin bu unvanı aldıktan sonra nasıl kazanımlar elde ettiklerine bakılacaktır. Aynı şekilde Sakin Şehir (Cittaslow/Slow City) Hareketinin amaçları ve politikaları doğrultusunda artı ve eksi yönleri ele alınarak analizi yapılacaktır