Yazarlar
- Mesut İnal(1)
- Miraç Yıldırım(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Avrupa Birliği'nin yumuşak güç kullanımı ve Ortadoğu ülkeleri üzerinde uyguladığı yumuşak güç: Suriye örneği
Miraç Yıldırım
Arap Baharı, sonrasında meydana gelen Suriye iç savaşı ve Suriye'deki DAEŞ terör örgütünün artık Suriye ile sınırlı kalmaması ve AB ülkelerine de sıçraması, göçlerin çok fazla artmasıyla birlikte Avrupa Birliği'nin Suriye'ye karşı uyguladığı politikalar değişmiştir. Bu bağlamda Avrupa Birliğinin, Ortadoğu ülkelerine uyguladığı politikalar, DAEŞ için olan tutumu, Avrupa Birliği'nin (AB'nin dört büyük ülkesi olan Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın) Suriye'deki yumuşak güç faaliyetleri ve bu uygulanan politikalarda yumuşak güç uyguladığı alanlar anlatılmıştır. Bu yüksek lisans tez çalışması ile AB'nin dört büyük ülkesi olan Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın yumuşak güç faaliyetleri üzerinde durulmanın yanı sıra, AB'nin yumuşak gücünün Avrupa Birliği'ne üye olan devletlerin Ortadoğu politikası ele alınarak Ortadoğu'da ortaya çıkan sorunlara AB ülkelerinin nasıl bir davranış içerisinde olduğu bu gibi durumlarda yumuşak güç kullanımı ve bu güç kullanımının Ortadoğu üzerindeki etkisi ele alınarak AB'nin Ortadoğu politikaları derinlemesine inceleyip analiz etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca uygulanan bu politikaların tam olarak anlaşılmasını sağlayarak bu politikaların Ortadoğu üzerinde bıraktığı etkilerine dikkat çekmek istenmiştir. Çalışmanın cevap aradığı sorular şunlardır; AB Ortadoğu'ya yumuşak güç uyguluyor mu? Uyguluyorsa AB'nin Ortadoğu'ya yönelik uyguladığı yumuşak güç politikaları nelerdir? Uygulanan bu yumuşak güç süreklilik arz ediyor mu ?
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Güvenlik ve sosyal inşacılık bağlamında Suriye Savaşı örneği
Mesut İnal
2010'lu yılların başlarından başlayan Arap Baharı, bölgenin siyasal yapısını ve egemenlik yapılarını değiştirerek yeniden güç dengelerinin kurulmasına olanak sağlamıştır. Ortadoğu'daki değişimin mevcut mücadele alanı olan Suriye'de, devam etmekte olan iç savaş hem derin insani dramların hem de uluslararası krizlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Uluslararası ve bölgesel güçlerin ülkeye müdahaleleri vekalet savaşlarının başlaması ile sonuçlanmıştır. Bu bağlamda değişen güvenlik algıları ve küresel terör krizleri, güvenlik algısının yeniden yorumlanmasını gerektirmiştir. Suriye'de yaşanan savaş çok boyutludur. Burası lokal/bölgesel, ulusal, global güçlerin bir birleriyle, mücadelelerinin iç içe geçtiği bir savaş alanıdır. Suriye iç savaşı aynı zamanda mezhepsel, etnik, kimlik ve ideoloji üzerinden birbiriyle çatışan olguların savaşıdır. Dünya egemen güçlerinin etkisi ve yönlendirmesiyle bölgesel aktörlerin vekalet savaşları, birbirilerine meydan okuduğu bir alan haline gelmiştir. Politik ve ekonomik çıkarlarına ulaşmak ve bölgenin kontrolünde söz sahibi olmak isteyen birçok aktör devlet bulunmaktadır. Bu aktör devletler terör örgütlerini destekleyerek amaçlarına ulaşmak istemektedirler. Bu neticede ortaya çıkan savaşın geleneksel savaşlardan farklılaştığı ve bu yeni savaşın, yeniden yorumlanmasını gerekmektedir. Bu bağlamda, çalışmada Suriye özelinde gerçekleşen vekalet savaşlarının konstrüktivizm çerçevesinde, güvenlik algıları bakımından analizi yapılacaktır.
