Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Demokrat Parti Döneminde Bayburt (1950-1960)
Bahtiyar Keleş
Celal Bayar,Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından 7 Ocak 1946 tarihinde kurulan Demokrat Parti 21 Temmuz 1946 seçimlerine katılmasıyla beraber, Türkiye'de ilk kez çok partili hayata geçilmiştir. 1950 genel seçimlerini ezici bir oy farkı ile kazanan Demokrat Parti Türkiye Cumhuriyeti tarihinde on yıl (1950-1960) sürecek olan yeni bir dönemin mimarı olmuştur. Türkiye'nin her anlamda değişip dönüştüğü bu dönemde Gümüşhane iline bağlı Bayburt ilçesinde; mevcut siyasi yapı, kurulan partiler ve bu partilerin faaliyetleri,seçimler, halkın siyasal katılımı,idari ve sosyal yapı,eğitim ve ekonomi gibi konular geniş bir bakış açısı ve bilimsel araştırma yöntemleri kullanılarak ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'de Demokrat Parti Dönemi ile ilgili literatür incelendiğinde pek çok çalışma yapıldığı görülmüştür. Ancak Demokrat Parti Dönemi Bayburt incelendiğinde yapılan çalışmalar yok denecek kadar azdır. Yapılacak olan bu çalışma ile önemli bir boşluk doldurulmuş olup, daha sonra bu dönem ile ilgili yapılacak araştırmalara temel oluşturacaktır. Bu çalışma için gerekli arşiv malzemesi taranarak, tarih yazımında bilimsel araştırma, yöntem ve teknikleri kullanılarak yaklaşık bir yıllık bir zaman zarfında bitirilmesi planlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kadim Çin'de bürokrasi ve Weber'de Doğu algısı
Sadi Arslan
Yönetsel bir örgütlenme biçimi olarak bürokrasiyi ilk kuramsallaştıran Weber bürokrasiyi, "iş bölümü, uzmanlaşma, örgütlenme, otoriter hiyerarşik yapı, gayri şahsilik, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, yazılı kurallara bağlılık ve planlama çerçevesinde geniş grupların disiplinli bir şekilde yönetilmesini gerektiren toplumsal örgütlenme biçimi" olarak tanımlamaktadır. Tarihi oldukça eskilere dayanan bürokrasi Antik Çağ, Batı ve Doğu toplumlarında da görülmüştür. Çin'in M.Ö. 5500 yıllık mitolojik tarihi geçmişe sahip olduğu düşünülmektedir. Tarih boyunca birbiriyle mücadele içerisindeki Hanedanlıklar Çin'de yönetimi ele geçirerek kendi bürokratik yapılarını oluşturmuşlardır. Weber'in geleneksel otoriteye dayandırdığı Patrimonyal bürokrasi, yönetimi ele geçiren hanedanlıklarda görülen bürokrasi yapılanmasıdır. Çin köklü bir devlet tedavülü olmasına karşın yeknesak bir bürokrasi oluşturamamıştır. Bürokrasinin gelişmesini para ekonomisinin gelişmesine bağlayan Weber, Çin'de rasyonel bürokrasinin gelişememesinin önündeki en büyük engelin, Çin'de kapitalizmin de gelişmesini olumsuz etkileyen Konfuçyüsçülüğe bağlamıştır. Bu çalışmada; Kadim Çin siyasi tarihinde ne tür bürokratik yapılanmaların rol oynadığı, Weber'in perspektifinden Çin nezdinde Doğu'ya bakışı ve Doğu'ya hakim olan otorite tipolojileri bağlamında Çin bürokratik yapılanması işlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kadın milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki faaliyetleri (1946-1960)
Ayşe Gümüştekin
Türk kadını, demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olan siyasal temsil hakkına, dünyada demokratik rejimle yönetilen pek çok devletten önce erişme fırsatına erişmiş, 1935 yılından itibaren kadın milletvekilleri TBMM'de görev almıştır. Demokrasinin vazgeçilmez diğer bir unsuru da çok sesliliktir. Türkiye'de çok partili hayata geçişin başlangıcı olarak kabul edilen 1946 yılından 1960 ihtilaline kadar geçen 14 yıllık dönem; Türk siyasal hayatı için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bu döneme ilişkin günümüze değin onlarca kitap, tez ve makale yazılmış ayrıca çok sayıda sempozyum ve kongre düzenlenmiştir. İşte bahse konu bu dönemde TBMM'de görev alan kadın milletvekillerinin meclis faaliyetleri çalışma konusu olarak yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Yapmış olduğumuz bu tez çalışması ile şimdiye kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak; kadın milletvekillerinin meclis kürsüsünden yapmış oldukları konuşmaları analiz etmek ve konuşmalarının dikkat çeken bölümlerine atıfta bulunmak suretiyle değerlendirme yapılmıştır. Kadın vekillerin en çok milli eğitim, aile-kadın-çocuk, adalet ve sağlık konularında söz aldıklarını, siyasi temsil arenasındaki etkinlikleri ile ülke sorunlarının çözümüne ve ülkenin nasıl gelişeceğine dair getirdikleri yaklaşımlarla toplumsal hayata yön verdiklerini görmekteyiz. Yüksek eğitim düzeyine sahip, çoğu yabancı dil bilen 1946-1960 dönemi kadın milletvekillerinin yapmış oldukları çalışmalar ile kendi dönemlerinde seslerini duyurmuş, bunu yaparken; milletvekili olmanın getirdiği sorumlulukları, aldıkları eğitim, meslekleri ve annelik-kadınlık kimliklerini yoğurarak, konulara getirmiş oldukları farklı yaklaşımlar sayesinde mecliste varlıklarını hissettirmişlerdir.
