Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2026İlkokul öğretmenlerinin nükleer kazalara yönelik bilinç, tutum ve davranış ölçek çalışması: Eğitim materyalinin oluşturulması
Bereket Bülent Ayker
Afetlerin türü, yeri ve zamanının öngörülememesi okulların afet risklerine karşı hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Nükleer kazalar öğrenciler ve okul personeli üzerinde fiziksel, psikolojik ve sosyal etkiler oluşturabilmektedir. Bu nedenle okulların nükleer kazalara yönelik hazırlık düzeyinin artırılması afet yönetimi süreçlerinin etkinliğine katkı sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı; Artvin ve Kars'ta görev yapan ilkokul öğretmenlerinin nükleer kazalara yönelik bilinç, tutum ve davranış düzeylerini belirlemek için bir ölçek geliştirmek ve ilkokullara yönelik eğitim materyali hazırlamaktır. Araştırma nicel yöntemle yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak ölçek geliştirilmiştir. Örneklem seçiminde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ölçek geliştirme süreci pilot ve saha uygulamaları olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama Artvin ilinde yapılmış, açıklayıcı faktör analizi ile güvenirlik analizleri uygulanmış ve faktör yapısına uymayan maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Saha uygulaması Kars ilinde gerçekleştirilmiş, doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve geçerlik ile güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Son aşamada parametrik istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde Microsoft Office Excel 2013 ve SPSS 25.0 programları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre afet yönetimi eğitimi alan katılımcıların nükleer kaza bilinç düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bulgular doğrultusunda nükleer kazaların etkilerini azaltmaya yönelik ilkokullara ve ilgili bireylere yönelik uygulanabilir öneriler geliştirilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Türkiye'deki belediye stratejik planlarının afet risk yönetimi açısından değerlendirilmesi, engeller ve öneriler
Murat Can Duruel
Toplumsal yaşamı derinden etkileyen afetler, insanlık tarihi boyunca can ve mal kayıplarına yol açmış felaketlerdir. Günümüzde yaşanan nüfus artışı, kentleşme ve küresel iklim değişikliği gibi unsurlar, afetlerin etkilerini daha yıkıcı hale getirmektedir. Bu sebeple insanlara en yakın kurum olarak hizmet sunan belediyeler, yaptıkları çalışmalar ile afetlere dirençli bir yaşam inşa etmek durumundadırlar. Risk analizi yapılmasından, planlama ve koordinasyona kadar afet yönetimiyle ilgili çeşitli görevleri bulunan belediyeler, söz konusu görevleri yerine getirmek üzere stratejik planlarında yürütecekleri çalışmalara yer vermektedirler. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki belediye stratejik planlarının incelenerek afet risk yönetimine dair durum tespiti yapılması, risk ve zarar azaltma aşamasının öncelikli olmasını engelleyen durumların belirlenmesi ve çözüm önerileri geliştirilmesidir. Amaca uygun olarak öncelikle stratejik plan hazırlamış tüm büyükşehir ve il belediyelerinin stratejik planları doküman incelemesi tekniğiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan görüşme soruları aracılığıyla belediye personeli ve akademisyenler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme verileri bilgisayar destekli veri analizine tabi tutularak üç tema altında bulgular ortaya koyulmuştur. Çalışma neticesinde; belediyelerde risk yönetimi yaklaşımına yönelik bir farkındalığın olduğu, ancak afet risk yönetiminin kendi içindeki dağılımı incelendiğinde, hazırlık faaliyetlerinin risk ve zarar azaltma faaliyetlerinden daha fazla yer aldığı belirlenmiştir. Bu duruma yol açan en önemli engeller arasında uzman personel eksikliği, çalışmaların yüksek maliyeti, siyasi önceliklerin farklılaşması, kurumsal koordinasyon eksiklikleri, belediyelerin kaynak eksiği, mevzuat sorunları ve halkın farkındalığının yetersizliği tespit edilmiştir. Bu nedenleri ortadan kaldırmak için personel ve bütçeyi kapsayan kaynakların güçlendirilmesi, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, mevzuat reformu ve toplumsal farkındalığın artırılması önerileri sunulmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Hata türü ve etkileri analizi temelli bütünleşik çok kriterli karar verme teknikleri ile madencilik sektöründe risk değerlendirmesine yönelik bir uygulama
Ebru Güleç
Madencilik sektörü mesleği gereği birçok tehlikeyi ve riski barındırmaktadır. Risklerin yönetilemediği durumlarda çok sayıda kaza ve can kaybı oluşmaktadır. Yapılan literatür incelemelerine göre maden kazalarının büyük bir kısmı; iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince yapılmaması, işverenlerin maliyeti düşürme çabası, çalışanlar üzerinde üretim baskısının oluşturulması, çalışanlara yeteri kadar eğitim verilmemesi, kişisel koruyucu ekipmanların yetersiz oluşu, erken uyarı sistemlerindeki aksaklıklar gibi faktörlerden kaynaklanmaktadır. Bu gibi nedenlerin sonucunda oluşan maden kazalarının da etkileri büyük olmaktadır. Maden kazaları oluşmadan önce yapılan etkili bir risk yönetimi ile bu süreci başarılı bir şekilde yönetmenin mümkün olacağı bilinmektedir. Yapılan literatür taramasına göre maden ocaklarında hata türü ve etkileri analizi yöntemi ile madencilik sektöründe risk değerlendirmesine yönelik uygulama çalışmalarının az sayıda olması çalışmanın motivasyonunu oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, madencilik sektöründeki risk faktörlerinin belirlenmesi ve ortaya çıkan risklere çözüm önerilerinin getirilmesidir. İlk aşamada Hata Türü ve Etkileri Analizi ile riskler belirlenmiştir. İkinci aşamada ise riskler sıralanarak kriter ağırlıklandırılması AHP yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Önem düzeyi en yüksek kriter "Madenlerde nitelikli personel ve uzman eksikliği" olarak tespit edilmiştir. Ardından söz konusu risklerin ortadan kaldırılması amacıyla çözüm önerileri çalışmanın alternatifi olarak belirlenmiş ve TOPSIS yöntemi ile sıralanmıştır. Bu doğrultuda "çalışan personelin nitelikli olması" risklerin ortadan kaldırılmasında etkisi en yüksek alternatif olarak tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Blokzincir teknolojilerinin COVID-19 kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki uygunluğunun değerlendirilmesi yönelik çok kriterli karar verme yaklaşımı
Sümeyye Yanılmaz
Afet ve acil durumlar sosyal olarak yaratılan riskin sonuçlarıdır. Ulusal sınırların ötesinde küresel etkiler yaratmaktadır. Çin'de başlayan Covid-19 pandemisinin tüm dünya'yı ekonomik, sosyal ve politik bir biçimde etkilemesi afetlerin sadece ulusal değil uluslararası bir sosyal sorun olduğunun kanıtı niteliğindedir. Biyolojik bir afet olan Covid-19 salgınıyla mücadele edebilmek ve gelecekteki benzer pandemi olaylarına hazırlık için afet yönetiminin bütün aşamalarına yönelik önlemlerin eşgüdümlü yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir afet veya acil durumla mücadelede sınırların ötesinde uluslararası işbirliği, paydaş katılımı, teknoloji transferi, ulusal durum bilgilerinin güncel ve şeffaf sunumu önemlidir. Blokzincir Teknolojiler (BT), kullanıcıların erişimine açık, aracıları ortadan kaldıran şeffaf, izlenebilir ve güvenilir bir ağ yapısı niteliğinde veri tabanıdır. İlk olarak 2008 yılında finans alanında kullanılmaya başlanmış ancak süreç içinde birçok kullanım alanı bulmuş olmasına rağmen afet ve acil durumlarda kullanımı hala daha çok yenidir. Bu nedenle çalışmanın amacı BT'nin Covid-19 pandemisi kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki etkinliğinin Analitik Ağ Süreci Yöntemi ile değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Blokzincir Teknoloji'sinin Covid-19 pandemisiyle mücadelede potansiyel faydası en yüksek kriter geliştirilmiş otomasyon ve programlanabilirlik iken risk yönetimi aşamasında entegrasyonunun en etkin olduğu süreç rehabilitasyon olarak belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2017Scopus SJRQ1Developing web based decision support system for evaluation occupational risks at shipyards
Cebi, Selcuk; Akyuz, Emre; Sahin, Yasin
In this study, a web based decision support system (WBDSS) has been developed to provide decision aid for risk analysis on occupational health and safety at shipyards. The system has been constructed as a modular structure to make its application easy for all kind of firms. The WBDSS is rule based and its database includes safety measures and risks for each tool and machine used in shipbuilding process. In addition, probability and hazard values have been involved in the case of violated measures. The frequencies of the violations that occurred in the work environment are entered to the system by the user. Hence, the system provides a decision support about the risks related to facilities and the cautions to be taken in the workplace. The developed WBDSS has the capability of determining accident, almost accident, and threat formation factors at workplace according to the changing parameters. In this aspect, it enables one to constantly monitor, check and evaluate risk preventive measures. Then, the capabilities of the suggested decision support system have been tested with different scenarios for shipyard processes. When the developed WBDSS is applied to all workplaces, it is aimed at providing a decrease in the number of accidents which cause death, occupational illness, injury, and temporary incapability.
AtıfScopus11WoS11OpenAlex12İncele - Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ekonomik risklilik ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arasındaki ilişki: Türkiye örneği
Özlem Sakine Gül
Bu çalışmanın temel amacı, ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arası ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç bağlamında ekonometrik analizlerle incelenmeler yapılmıştır. Tanım olarak, yatırılabilir kaynakların kişi ve kuruluşlar tarafından bir başka ülkeye taşınması anlamına karşılık gelen yabancı sermaye içerisinde yer alan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının diğer bir yabancı yatırım türü olan portföy yatırımlarından ayrılan kesin sınırları vardır. Geldiği ülkeye aynı zaman üretim, teknoloji, işletme bilgisini ve teknik sırları da getiren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bunların yanında dezavantajları da bulunmaktadır. Ülkede riskli bir durumla karşılaşılması halinde ülkeden ayrılması zor olan bu yatırımların zararlı atıkların yatırım yapılan ülkede kalması sonucu oluşan hayat kalitesindeki düşüşte bir başka zararıdır. Böylelikle doğrudan yabancı sermaye yatırımları geniş bir perspektifte kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının girişini etkileyen enflasyon, reel döviz kuru ve cari açık kavramları ele alınmış ve bu değişkenlere ait veriler tablolaştırılmıştır. Ekonomik altyapının gücünü gösteren ekonomik risk kavramı diğer bir bölümde ele alınmıştır. Politik, ekonomik ve siyasi olmak üzere genel olarak üç gruba ayrılan ülke riski uluslararası arenada büyük önem arz etmektedir. Ekonomik riski etkileyen unsurlar ile aradaki ilişki açıklanmıştır. Ülkeler için bu denli önemli olan ülke riski ölçümü yapan kurumlara değinilmiş ve puanlamaları ile ilgili açıklamalar verilmiştir. Ülke riskini ölçen kurumların başında kredi derecelendirme kuruluşları ve ICRG-PRS gelmekte; ülke notları doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yönünü belirlemektedir. Bu çalışmada, ülke risk bileşeni olan ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile makro ekonomik değişkenler arasındaki ilişki Stata 11 paket programı aracılığıyla zaman serisi analizi ile test edilmiştir. Çalışmada doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ülke riskinin bir alt bileşeni olan ekonomik risk değişkeni ile reel döviz kuru, enflasyon ve cari açık verileri kullanılmıştır. Bu değişkenler 2003:1 - 2014:4 arası çeyreklik veriler şeklinde ele alınmıştır. Yapılan model tahmin sonuçlarına göre; ekonomik risk, cari açık ve enflasyon, DYSY'yi pozitif yönde; reel döviz kuru ise negatif yönde etkilemektedir. Granger nedensellik testi sonuçlarına göre; ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmada aynı zamanda DYSY'den enflasyona ve enflasyondan cari açığa doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi belirlenmiştir.

