Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Muhammed Ferid Vecdî'de nübüvvetin bilimsel temellendirilmesi
Yakup Çalışkan
Muhammed Ferid Vecdî, XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başlarında yaşamış Mısırlı bir ilim adamıdır. Gerek dini, gerekse de beşeri alanda çalışmaları bulunan Vecdî, Tefsir, Kelam, Felsefe ve Edebi alanlarda pek çok eser telif etmiştir. Bununla beraber hacimli bir ansiklopedik esere de sahiptir. Dolayısıyla Vecdî'nin pek çok alanda donanımlı bir ilim adamı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca önemli bir edebi kişiliğe sahip olan Vecdî, el-Ezher dergisinde pek çok yazı kaleme almıştır. Bu Çalışmamızda Ferid Vecdî'yi ele almamızdaki neden, fikirlerinin pek çok âlimden farklı olmasıdır. Zira onun düşüncelerinin temelinde Batı'da aldığı eğitim yatmaktadır. O Batı'da elde ettiği düşünceleri İslâmî kimliğe aykırı olmayacak şekilde öne sürmeye çalışmıştır. Konu olarak nübüvveti seçmemizdeki amaç; son dönem âlimlerinden olan Vecdî'nin nübüvvet konusuna ne gibi yenilikler kattığını ortaya koymaktır. Çünkü Vecdî de "Yeni İlm-i Kelâm" anlayışını savunan âlimlerden birisidir. Müellifimizin bu konuda bilimsel temellendirmeye gitmesindeki neden ise aklın bu gibi konuları daha kolay bir şekilde kabul etmesini sağlamasıdır. Son olarak bu çalışmayı nesnel bir bakış açısıyla ele almaya gayret ettik. Ferid Vecdî'nin nübüvvet konusu özelindeki görüşlerinin tutarlı olup olmadığını ortaya koymaya çalıştık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Alevilik ve Bektaşilikte nübüvvet-velayet ilişkisi
Rauf Yıldız
Orta-Asya'da konar göçer olarak yaşayan Türkler, gök tanrı denilen tek tanrı inancına mensuplardı. Arapların da tek Allah'a inanmaları, Abbasi yönetimimin ılımlı İslam politikaları, Talas Savaşı'nda Türklerin Çin hükümdarlığına karşı Araplardan yardım istemesi üzerine, Arapların Türklerin yanında yer almaları ve bununla beraber Türklerin Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi ile tanışmaları, Türklerin İslam dinini benimsemelerini kolaylaştırmıştır. Fakat İslam'ı tamamen benimseyip hemen Müslüman oldukları söylenemez. Uzun zaman içerisinde kurulan olumlu ilişkiler, İslam dininin yavaş yavaş kırsal kesimlere yayılması, Türklerin tasavvuf ile tanışmaları İslam dinini benimsemelerini hızlandırmıştır. Çağlar boyunca belirli bir kültür ve yaşam formlarına göre yaşayan daha sonra çeşitli sebeplerle başka kültürlerden etkilenerek o kültürlere evrilen toplumlar çeşitli aşamalar kaydetmişlerdir. Yapmış oldukları bu geçişlerin uzun süre olmasına rağmen önceki kültürlerine olan bağlılıklarını kaybetmemişlerdir. Önceki kültürlerine ait birtakım öğeleri olduğu gibi benimsemişler, geri kalanları da geçiş yapmış oldukları kültüre uyarlamışlardır. Bu da bilinen bir sosyolojik olgudur. Bu olgu Türk toplulukları için de geçerli olmuştur. Bu çalışmada, Alevilik ve Bektaşilik düşünce sisteminin tarihi arka planı ve inanç kuramlarıyla Nübüvvet-Velayet ilişkisi, literatür taraması yapılarak anlaşılmaya çalışıldı. Çalışmada dört ana felsefeye sahip kaynaktan bu tarihsel tespit yapılmaya çalışıldı. Birinci kaynak grubu; bizzat Alevi ve Bektaşi düşünce geleneğinin literatürü olarak kabul edilen, Menakıbname, Velayetname, Buyruk, Yedi Büyük Ozan'ın nefesleri ve Alevilerce meşhur olmuş aşıkların nefesleri esas alındı. İkinci kaynak grubu ise, Sünni İslam inanışına mensup gerek ilahiyatçı akademisyenler gerekse bu alanda geçmiş tarihlerde Sünnilerin Alevi ve Bektaşi düşüncesine bakmış oldukları perspektiflere bakılarak araştırıldı. Üçüncü kaynak grubu, batılı araştırmacılar olan Oryantalist grubunun Alevilik ve Bektaşilik düşünce geleneğinin üzerine yaptıkları objektif kaynaklar esas alındı. Dördüncü kaynak grubu ise Alevi ve Bektaşi düşüncesini en çok etkileyen Tasavvuf literatürünün kaynakları esas alındı. Bu çalışmanın amacı, Hz. Ali'nin tarihi ve menkıbevi şahsiyeti etrafında oluşan düşünce yapılarından biri olan Alevi ve Bektaşi geleneğinin, genelde tarihi arka planı özelde ise bu düşünce yapısının Nübüvvet makamına yüklemiş olduğu anlamı tespit etmektir. Velayet teorisiyle Nübüvvet inancı arasındaki ilişkinin devamlılık mı yoksa yerine kullanılabilecek bir alternatif mi olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmanın kapsamı şifahi kültürden günümüze kadar teşekkül etmiş Alevilik ve Bektaşilik geleneği için önemli olan gerek yazma eserler gerekse son dönemde yaşamış ve yaşamaya devam eden Alevi ve Bektaşi geleneği mensuplarının eserleri çerçevesindedir. Farklı kesimlerden ve mensubiyetlerden dışarıdan bir göz olarak bakmak için de yine aynı şekilde bu gelenekten olmayıp bu alan üzerine yapılan çalışmalar da dikkate alındı. Anahtar Kelimeler: Kelam, Alevilik, Bektaşilik, Nübüvvet, Velayet
