Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Afet risk azaltımı bağlamında doğal afetler ve dış yardımlar ilişkisinin analizi

    Talha Güven

    Bu araştırma Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi (UN Office for Disaster Risk Reduction–UNDRR)'a gönüllü ilerleme raporu sunan 25 gelişmekte olan ülke için geçmiş dış yardımların doğal afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkilerini incelemiştir. Bu çerçevede afet risk azaltımı mekanizmasını temsilen uyum sağlama kapasitesi eksikliğinin rolünü analiz etmiştir. Araştırmada 25 ülkenin 2000-2023 yılları kapsayan dönemi panel veri analizi tekniği kullanılarak tahmin edilmiştir. Eşbütünleşme analizi sonuçları doğal afetlerden etkilenen nüfus ile geçmiş dış yardımlar, kişi başına düşen gelir, uyum sağlama kapasitesi eksikliği, kentleşme hızı, işgücüne katılım ve doğrudan sabit sermaye yatırımlarının (FDI) uzun dönemde eşbütünleşik olduğunu göstermiştir. DOLS-MG, FMOLS, CCR ve DOLS tahmincisi sonuçları ise geçmiş dış yardımların, kişi başına düşen gelirin, kentleşme hızının ve FDI'nin doğal afetlerden etkilenen nüfus ile negatif ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.Uyum sağlama kapasitesi eksikliği ve işgücüne katılım oranlarının afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkileri negatif bulunmuştur. Bulgular, geçmiş dış yardımların altyapı ve üstyapıyı güçlendirerek afet etkilerini azalttığını göstermektedir. Tahminler, ekonomik büyümenin yanı sıra sabit sermaye yatırımları ve kentleşmenin kalkınmayı desteklediğini, böylece afetlere dirençli altyapı oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir büyümeyi ve dış yatırımları teşvik eden politikalar ile çevre dostu kentleşme stratejileri, gelecekteki afetlerin etkilerini sınırlamak ve savunmasızlığı azaltmak açısından önemlidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Banka karlılığının belirleyicileri: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

    Yusuf Yılmaz

    Bu tezin amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların kârlılığını belirleyen faktörlerin tespit edilip incelenmesidir. Türk bankacılık sektöründe yer alan 9 ticari bankaya ilişkin 2004- 2021 arası yıllık verilerin kullanıldığı çalışmanın analizi statik panel veri yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, bağımlı değişken olarak aktif kârlılığı (ROA) bağımsız değişken olarak ise takibe dönüşüm oranı (NPL), faaliyet kâr marjı (OPM), faiz gelirleri (INTINCOME), hisse başına düşen defter değeri (BVpS), üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı (DEP) kullanılmıştır. Bankacılık sektörünün kârlılığını etkileyen faktörlerin incelendiği çalışmanın sonucunda, aktif kârlılığı ile faaliyet kâr marjı, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı ve faiz gelirleri arasında istatistiki olarak anlamlı pozitif ilişki, hisse başına düşen defter değeri ve takibe dönüşüm oranı arasında ise istatistiki olarak anlamlı negatif ilişki tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Kurumsal kalite ve gelir dağılımı ilişkisi: Türkiye örneği

    Ayça Karakuzu

    Bu çalışmada Türkiye'de kurumsal yapının gelir dağılımı üzerindeki etkilerinin tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla 2009-2019 dönemine ait veriler Panel Veri Analizi yöntemi ile test edilmiştir. Çalışmada kullanılan bağımlı değişken bölgesel Gini katsayısıdır. Kurumsal kalite göstergesi olarak ise okuma yazma bilmeyen kişi sayısı, fakülte veya yüksekokul mezunu sayısı, hane içi internete erişim ve hükümlü sayısı gibi değişkenler analize dâhil edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre kurumsal faktörler ve gelir dağılımı arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki mevcuttur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bilgi ve iletişim teknolojileri göstergelerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: Gelişmekte olan ülkeler örneği

    Nurhayat Altıkulaç

    Enformasyon ve telekomünikasyon teknolojileri, yirminci yüzyılın sonlarını şekillendiren en etkili güçlerden biridir. Globalleşme ve serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci ile ülkeler kendi aralarında çoğu yönden entegrasyon hareketlerine dahil olmuşlardır. Özellikle internet kullanımının yaygınlaşması, ülkeler arasındaki fiziki sınırları ortadan kaldırmış ve insanlar arasındaki etkileşimin daha da artmasına yol açmıştır. Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT), bilginin hızla yayılması ile birlikte tüm dünyada gelişmektedir. BİT sektöründeki gelişmeler; dış ticaret, büyüme, istihdam gibi pek çok makroekonomik göstergeyi de önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmada seçilen BİT göstergelerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. 41 gelişmekte olan ülke üzerine yapılan bu çalışma 2004-2019 dönemini kapsamaktadır. Analizde BİT göstergesi olarak; sabit telefon kullanıcı sayısı (100 kişi başına), mobil hücresel abonelik kullanıcı sayısı (100 kişi başına) ve internet kullanıcı sayısı (nüfusun %'si) değişkenleri kullanılmıştır. İki aşamalı sistem genelleştirilmiş momentler metodu (GMM) kullanılarak yapılan analiz sonucuna göre BİT göstergelerinin kullanımı 41 gelişmekte olan ülkede ekonomik büyümeyi istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Gelişmekte olan ülkelerde inovasyonun sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaya etkisi

    Gülçin Adıyaman

    İnovasyon hem mikro hem de makro iktisatta tarihsel olarak oldukça önem arz eden bir kavramdır. Bu kavramın pek çok tanımı yapılmakla birlikte ortak bir payda olarak yeni ve/veya farklılaştırılmış anlamına gelmektedir. İnovasyonun en önemli göstergelerinden biri araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleridir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, daha yüksek bir gelir seviyesine ulaşabilmek ve küresel piyasalarda gelişmiş ülkelerle daha fazla rekabet edebilmek amacıyla Ar-Ge'ye önem vermektedir. Ancak gelişmekte olan ülkeler Ar-Ge faaliyetleri açısından yetersiz oldukları için gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Günümüzde gelişmekte olan ülkelerin en önemli amaçlarından biri sürdürülebilir büyüme performansı yakalayabilmektir. Ülkeler bu amaçla gelişmiş ülkeleri takip ederek inovasyon yapmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerin inovasyon performanslarının ekonomik büyüme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusu halen tartışılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, inovasyonun sürdürülebilir büyüme ve kalkınma üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışma, üst orta ve alt orta gelir grubundaki 30 ülkeyi kapsamaktadır. Panel veri analizin yönteminin kullanıldığı çalışmada, 1995-2018 dönemi verileri kullanılmış olup veriler Dünya Bankasından elde edilmiştir. Ampirik analizde ekonomik büyümenin göstergesi olarak kişi başına GSYH, inovasyonun göstergesi olarak Ar-Ge harcamaları verisi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Ar-Ge harcamaları ekonomik büyümeyi olumlu etkilemektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2020
    Yağlı tohum saklama deposu yer seçimi model önerisi: Türkiye örneği

    Ramazan Eyüp Gergin

    Artan dünya nüfusuna paralel olarak ülkelerin beslenme ihtiyaçları her geçen gün daha da önem arz etmektedir. Günümüzde beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yer tutan tarım sektörü, canlıların beslenme ihtiyacını karşılamanın yanı sıra birçok sanayi kolunun işlevlerini gerçekleştirmek için sağladığı hammaddenin de ana kaynağını oluşturmaktadır. Özellikle Türkiye'nin tarımsal ürünlerinde önemli bir yere sahip olan ve neredeyse ülkenin tamamında yetiştiriciliği yapılan, canlıların beslenmesinde ve birçok sektör için hayati öneme sahip olan yağlı tohumlarla ilgili çalışmaların arttırılması büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, yağlı tohumların saklanabileceği potansiyel depo yerlerinin belirlenmesine yönelik bir model önerisi sunmaktır. Bu noktada çalışmada dört aşamalı bir model tasarlanmıştır. Birinci aşama bütünleşik AHP-TOPSIS yöntemi ile Türkiye'nin her bir bölgesinde Delphi tekniği ile belirlenen kriterler ekseninde yağlı tohum saklama potansiyeli en yüksek olan illerin belirlenmesidir. İkinci aşama mevcut durumda Türkiye için en doğru depo sayısı ve yerlerinin P-Medyan yöntemiyle tespit edilmesidir. Üçüncü aşama iseönerilen modelin belirlenen amaca ve problemin yapısına uygunluğunun testedilebilmesi adına Panel Veri Analiziyleyağlı tohum ürünleri üretim miktarlarının belirlenmesi için bir tahmin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca, bu tahmini yapmak ve test etmek için 2030 yılı yağlı tohum saklama deposu yer ve sayısının belirlenmesine dair bir örnek vaka gerçekleştirilmiştir. Son aşamada ise gerçekleştirilen durum senaryolarının maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen genel sonuçlara göre Türkiye'de mevcut durumda en uygun yağlı tohum saklama deposu sayısı dört, bu depoların kurulacağı iller ise Adana,Samsun, Şanlıurfa ve Tekirdağ olarak belirlenmiş,2030 yılı durumunda belirlenen en uygun depo sayısı dört ve depoların kurulacağı iller ise Konya, Samsun, Şanlıurfa ve Tekirdağ olarak tespit edilmiştir. Mevcut durumda dört depo kurulması durumunda toplam maliyet 28.078.347,25 $, 2030 yılı durumunda dört depo kurulması durumunda ise toplam maliyet 32.577.991,29 $ olarak hesaplanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Kurumsal yapının ekonomik performansa etkisi: Kırılgan beşli ülkeleri

    Şeyma Arslan

    Bu çalışmanın amacı kırılgan beşli kapsamına giren ülkelerin kurumsal faktörlerinin ekonomik büyümelerine etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin de içinde yer aldığı 9 ülke için 2002-2015 verileri Panel Veri Analizi kullanılarak ekonometrik açıdan test edilmektedir. Elde edilen sonuçlara göre kurumsal faktörler ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Kırılgan ülkelerin kurumsal yapılarında meydana gelen iyileşmeler ekonomik performanslarını olumlu yönde etkilemektedir sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yapı, Ekonomik Büyüme, Kırılgan Ülkeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Ar-Ge ve inovasyonun yüksek teknoloji ürün ihracatı üzerindeki etkisi: Yükselen piyasa ekonomileri örneği

    Sema Hilal Durmuş

    Son yıllarda küreselleşmenin etkisiyle dünya ekonomilerinde değişen rekabet anlayışında yüksek teknoloji ürün ihracatı önemli bir konumdadır. Ülkelerin değişen rekabet şartlarında yer edinebilmek adına yaptıkları Ar-ge faaliyetlerine olan eğilim artış göstermektedir. Ar-ge faaliyetleriyle ortaya çıkan inovasyonların da ticari başarılara dönüştürülmesiyle iktisadi büyümeye etki etmektedir. Ar-ge ve inovasyon faaliyetleri teknolojik gelişmeler ve ihracat performanslarında artış sağlamaktadır. Ar-ge ve inovasyon faaliyetlerinin yüksek teknoloji ürün ihracatı ve ekonomik büyümeye ilişkin etkileri merak konusu olmaktadır. Bu çalışmada verisine ulaşılabilen yükselen piyasa ekonomilerinden 7 ülkenin (Arjantin, Bulgaristan, Çin, Polonya, Romanya, Rusya ve Türkiye) 2007-2017 dönemine ait verileriyle yüksek teknoloji ürün ihracatı üzerindeki etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu ilişkinin analiz edilebilmesinde yöntem olarak panel veri analiz yöntemlerinden sabit ve tesadüfi etkiler modellerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Ar-ge ve inovasyon ile yüksek teknoloji ürün ihracatı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Savunma sanayi harcamaları ve makro ekonomik değişkeler arasındaki ilişki; Kırılgan ülkeler örneği

    Ömer Çakır

    Savunma sanayi ve savunma harcamaları ile ilgili geçmişten günümüze birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmaları incelediğimizde daha çok savunma harcamalarının büyüme ve kalkınma ile olan ilişkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Genelde ülke grupları değişkenlik gösterdiği için ülke bazında farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmada savunma yapılan harcamaların kırılgan ülkelerin makro ekonomik değişkenler üzerinde ilişki ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Bu ilişkiyi ortaya koymak için ekonometrik yöntemler kullanılarak ilişkinin yönü derecesi belirlenecektir. Sonuç olarak çalışılacak kırılgan ülkelerin savunmaya yaptıkları harcamaların bu değişkeler deki olumlu olumsuz yönleri ortaya çıkarılarak çözüm yolları üretilmeye çalışılacaktır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2018
    Firmaların araştırma ve geliştirme yatırımlarının belirleyicileri ve finansal performans üzerindeki etkisi: Türkiye imalat sanayi örneği

    Abdulkadir Barut

    Son dönemin popüler konularından biri olan AR&GE yatırımları gerek firmalar gerekse de ülkeler için önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde en fazla AR&GE yatırımı yapan firmaların ve ülkelerin en gelişmiş firmalar ve ülkeler olduğu görülmektedir. Bu durum ise AR&GE yatırımlarının firma ve ülkelerin ekonomik büyümeleri arkasında itici güç olduğunu göstermektedir. Çalışmanın temel iki amacı bulunmaktadır. Çalışmanın ilk ve en önemli amacı; 2008-2016 dönemi yıllık verileri ile Borsa İstanbul İmalat Sanayi'nde faaliyet gösteren firmaların AR&GE yatırımlarını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Analiz sonuçlarına göre; nakit tutumu, kaldıraç, firma büyüklüğü, gelecek yatırım fırsatları, duran varlık yatırımları ve sahiplik yapısının oluşturulan modellerin genelinde anlamlı olduğu yani AR&GE yatırımlarını etkilediği tespit edilmiştir Çalışmanın ikinci amacı ise; AR&GE yatırımlarının firmaların finansal performansına etkisinin incelenmesidir. Analiz sonuçlarına göre; büyümenin finansal performans göstergesi olarak kullanıldığı modeller dışında AR&GE yatırımlarının finansal performansı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Karlılık, büyüklük ve firma büyümesi ilişkisi üzerine bir inceleme

    Muhammet Salih Karabulut

    Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da (BIST) sanayi sektöründe faaliyet gösteren 147 firmanın 2008-2013 dönemine ilişkin, karlılık, büyüme, büyüklük ve kaldıraç verileri değişken olarak kullanılmıştır. Bu değişkenler arasındaki ilişki, serilerin hem zaman boyutunu hem de kesit boyutunu birlikte dikkate alan panel veri analizi kullanılarak ilgili dönemdeki çeyrek verilerle analiz edilmektedir. Çalışmada karlılık ile firma büyümesi arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilirken, firma büyüklüğü ve kaldıraç ile firma büyümesi arasında negatif bir yönlü ilişki tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca araştırma ve geliştirme harcamaları ile firma büyümesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Bu çalışmanın sonuçları Türkiye'deki imalat firmaları için yönetimsel çıkarımlar içermektedir. Analiz sonuçları, küçük firmaların ölçek ekonomisine ulaşmakta ortaya çıkan zorluklar sebebiyle hızlı büyüdüklerini göstermektedir. Küçük firmalar büyümeye devam ederken ölçek ekonomisine ulaşan büyük firmalar ise bu noktadan sonra maliyetlerini minimuma indirdikleri için büyüyememektedirler. Ayrıca karlı firmaların büyüme olanaklarının daha fazla olduğu çalışma sonuçlarında belirtilmektedir. Sonuç olarak firmaların büyüyebilmeleri karlılıklarını arttırmalarına, ölçek ekonomisine ulaşabilmelerine ve optimal sermaye yapısına sahip olabilmelerine bağlıdır. Yönetici olarak firmanızı büyütmek için, karlılığınızı arttırmalı, ölçek ekonomisine ulaşmalı, optimal sermaye yapısını elde etmelisiniz. Anahtar Sözcükler: Karlılık, Kaldıraç, Büyüklük, Ar-Ge, Firma Büyümesi