Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    276 numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) (Metin ve değerlendirme)

    Sema Polat

    Osmanlı devletinin teşkilat ve bürokrasisinde gerçekleştirilen tayin ve atamalar, Divan-ı Hümayun'da çıkan kararlar doğrultusunda verilen hükümlerle faaliyete geçmekteydi. Vezir, beylerbeyi ve timar sahipleri dışında, devlet hizmetinde bulunan orta ve alt düzey çeşitli devlet memurlarının tayin beratları ve azil ve ibka tevcihleri Ruus defterlerine kaydedilirdi. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi'nde bulunan Ruus Defterleri, 16'ıncı yüzyıl itibariyle Osmanlı Devleti'nin merkezi ve taşra teşkilatına dair pek çok bilgi elde edebileceğimiz kaynaklardır. Tez çalışmasının konusu 276 Numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) Tahlil ve Metin'dir. Çalışmada 276 Numaralı Ruus Defterinin diplomatik özellikleri ve dili detaylı bir biçimde incelenmiş olup defterin transkripsiyonu yapılmıştır. Ardından kimin hangi vazifeye, nereye tevcihinin yapıldığına dair elde edilen bilgiler tablo şeklinde gösterilmiştir. İncelediğimiz defterde ahibaba, bazarbaşı, cabi, dellalbaşı, hatib, imam, kapancı, kethüda, salavat-han gibi görevlilerin tevcih, azil, ibka tevcihleri yapılmış ve görev yapmış oldukları kurumlar, yapılan tevcihlerin gerekçeleri, varsa görevlilerin aldıkları ücretler veya hangi şartlarla tevcih yapıldığı ve bulundukları kaza, nahiye, karye ve mahallelere ilişkin bilgiler bulunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtlarına göre Üsküdar'da iktisadi ve sosyal yaşam (1513-1793)

    Şeyma Sümeyra Karakaya

    Şer'iyye sicilleri, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve kültürel tarihinin en önemli kaynaklarındandır. Tereke defterleri genellikle bu sicillerin içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği tereke defterlerinde kişilerin unvanları, meslekleri, ikamet yerleri, giyim kuşam zevkleri, ev eşyaları, mutfak eşyaları, hayvanları, menkul ve gayri-menkul varlıkları gibi hayat tarzlarını ve maddi durumlarını yansıtacak pek çok bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda vefat eden kişilerin sahip olduğu tüm mal varlığını gösteren tereke kayıtları, dönemin sosyo-kültürel ve ekonomik tarihinin aydınlatılmasında önemli bir yere sahiptir. Tezde 1513-1793 yılları arasında Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları taranarak elli dokuz Müslüman kadın, yüz seksen sekiz Müslüman erkek, on iki gayri-Müslim kadın, elli üç gayri-Müslim erkek olmak üzere toplam üç yüz on iki tereke kaydı tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu bilgiler ışığında ortaya çıkan bulgular şekil ve tablolar haline getirilip dönemin çoğunluğunu Müslüman ve erkeklerin oluşturduğu anlaşılan, Müslüman, gayri-Müslim ve kadın-erkek arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik yapı ile gruplar arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Üsküdar'da sosyo-ekonomik hayat üzerine tespitler yapmak bu çalışmanın amaçlarından biri olmakla birlikte, farklı gelir grubundan olan kişilerin servetlerini analiz etmek de çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsam dahilinde Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları incelenmiş ve Üsküdar'da kişilerin günlük hayatlarına, servet yapılarına ve refah seviyelerine dair incelemeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    1527 numaralı Ruûs Defteri (1062-1065/1652-1655) tahlil ve metin

    Esra Kolip

    Bu çalışmanın konusunu 1527 Numaralı Ruûs defteri (1062-1065/1652-1655)'nin metin, tahlil ve transkripsiyonu oluşturmaktadır. Defter, 1652-1655 yılları arasında saraydaki kişilerin atama, görevden alma ve kişilere yapılan ödemeler ile yeni Müslüman olanlarla ilgili kayıtlar ve muhtelif kararları kapsamaktadır. Defterde çavuşluk, topçuluk, müteferrikalık, silahdârlık, ulufecilik, kapıcılık, sipahilik gibi görevlerde yer alan kişilerin yanı sıra sarayda çalışan aşçı, bostancı, çamaşırcı, kalaycı, fırıncı, helvacı, kilerci, anbarcı, mutfakçı, çaşnigiran, yoğurtçu gibi birçok görevliye de yer verilmiş ve ayrıca emekli olan, ölen, yeni Müslüman olan kişilere ve tüm bu görevlilerin aldıkları ücretlere, tayinlere ve arz sahipleri hakkında bilgilere de yer verilmiştir. Çalışmanın amacı, bilindiği gibi Osmanlı tarih araştırmaları kaynaklarından biri olan Ruûs defterleri, devletin idari, siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel birçok alanın aydınlatılmasında araştırmacılara yardımcı olacak önemli bilgiler sunmaktadır. Bu sebeple defterlere olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Ancak yapılan çalışmalar henüz yeterli düzeye ulaşmamıştır. Biz de bu noktada Ruûs defterleriyle ilgili mevcut literatüre katkıda bulunmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (BOA), Bâb-ı Âsafî Ruûs Kalemi defterleri (A.RSK.d.) fon koduna kayıtlı olan 1527 Numaralı Ruûs defteri (1062-1065/1652-1655) seçilmiş transkripsiyon ve tahlil çalışması yapılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ruûs, Ruûs defteri, Ruûs kalemi, Transkripsiyon

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    271 numaralı Ruûs Defteri (1069-1071/1659-1660) tahlil ve metin

    Aysun Yılmaz

    Osmanlı yönetim mekanizmasının en üst organı olan Divan-ı hümayunda alınan kararların kaydedilmesi geleneği devletin büyümesi ve sınırların genişlemesi ile daha da önemli hale gelmiştir. Divan-ı hümayun kalemlerinin iş yükünün artması merkezi bürokratik yapıda bir uzmanlaşmaya neden olmuştur. Bu süreçte Divan-ı hümayun kalemi içinde gittikçe önem kazanan kalemlerden biri de Ruûs kalemidir. Bu kalemin tutmuş olduğu defterler merkez ve taşra görevlilerinin tayin ve tevcih işlemlerine ilişkin kayıtlar ihtiva etmektedir. Bu defterler içerdikleri zengin bilgiler ile Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşrada yer alan kurumlarına yönelik personel politikasını anlamak bakımından oldukça önemlidir. Bu çalışmasının konusu Osmanlı Arşivi Kamil Kepeci Kataloğu Ruûs defterleri tasnifi'nde (KK.d) kaydedilmiş olan 271 Numaralı Defter'in transkripsiyon ve değerlendirmesine dayanmaktadır. İncelenen defter Sultan IV. Mehmed döneminde denk gelmekte ve Hicri 12 Şevvâl 1069-Evâil-i Safer 1071(3 Temmuz 1659-10 Ekim 1660) arasındaki çeşitli görevlere dair tevcihat kayıtlarını ihtiva etmektedir. Çalışma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ruûs defterlerini ortaya çıkaran bürokratik yapının izleri aranmıştır. Bu çerçevede Divan-ı hümayunun yapısı, bürokratik gelişimi, Divan kalemi ve bunun ilerleyen dönemlerde alt şubelere ayrılması süreci tahlil edilmiştir. İkinci bölümde defterin fiziki ve diplomatik özellikleri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise 271 Numaralı Ruûs Defteri muhteva açısından tetkik edilmiştir. Öncelikle tayin ve tevcihlere konu olan görevler, tayin ve tevcih nedenleri ve bunların sonuçları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölüm olarak da 271 Numaralı Ruûs Defteri'nin transkripsiyonu verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Rus telgraf belgelerine göre 93 Harbi Kafkas Cephesi

    Yıldırım Okatan

    93 Harbi her yönüyle Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu önemi tüm ilim çevrelerince kabul görmektedir. Bu öneme binaen 93 Harbi ile ilgili olarak günümüze değin onlarca kitap, tez ve makale yazılmış ayrıca çok sayıda sempozyum ve kongre düzenlenmiştir. Yapmış olduğumuz bu tez çalışması şimdiye kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak 93 Harbi Kafkas Cephesi'ni Rus kaynaklarından tanımlamaya çalışmaktadır. Çalışmamızın temelini oluşturan 93 Harbi esnasında Çarlık Rusyası Kafkas Cephesi Genel Komutanı ve aynı zamanda Çar II. Aleksandr'ın kardeşi olan Grandük Mihail Nikolayeviç tarafından Çar'a gönderilen telgraflar, Rus Genel Kurmayı tarafından 1903 tarihinde "Rus-Türk Savaşı Hakkında Belgeler, 1877-1878 Yılları Kafkasya ve Küçük Asya Sahasında. Başkumandan İmparatora Telgraflar. Kafkasya Yüksek Başkanlığı'nın Telgraf Görüşmeleri. Poti Sahil Birliklerinin Kurulması ve Silahlandırılması Hakkında Raporlar ve Notlar." adıyla St. Peterburg'da basılmıştır ve kaynak eser özelliği taşımaktadır. Kafkas Cephesi'nin bütün savaş alanlarından bire bir gözlem yapılarak yaşanan bütün gelişmelerin en ince ayrıntısına varıncaya kadar tüm sıcaklığıyla Grandük Mihail Nikolayeviç tarafından direkt Rus Çarı'na yazıldığı bu telgraflar 93 Harbi Kafkas Cephesi'nde Rusların ne tür faaliyetler yürüttüğünü ortaya koyması açısından oldukça önem arz etmektedir. Telgrafların Türkçe'ye çevrilerek değerlendirme yapılması tezimizin temelini oluşturmaktadır. Bahse konu telgraflar 93 Harbi'nin iki cephesinden biri olan Kafkas Cephesi'nde yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Anahtar Kelimeler: 93 Harbi, Kafkas Cephesi, Osmanlı, Rusya, Telgraf.