Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Osmanlı Devleti'nde maden işletmeleri: İvrindi Antimon Madeni İşletmesi (1880-1920)

    Uğur Onur

    Bu çalışmada öncelikle Osmanlı Devlet'inde bulunan madenlerin işleyişi ile ilgili genel bir literatür taraması yapıldıktan sonra bundan hareketle Balıkesir'in İvrindi bölgesinde çıkarılmış olan Antimon madenleriyle ilgili araştırmalar yer alacaktır. Yapılan bu araştırmanın, İvrindi bölgesinde yer alan madenlerin işletilmesi sürecinin ele alınması, İvrindi sosyal ve iktisadi hayatına etkilerinin tespit edilmesi ve aynı zamanda 19. yüzyıl Osmanlı sosyo-ekonomik tarihi alanında yapılan çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın sınırları, İvrindi bölgesinde bulunan antimon madenleri ile ilgili 1880 ile 1920 yılları arasını kapsayan dönemdeki faaliyetlerdir. Yapılan çalışma sürecinde arşiv belgeleri başta olmak üzere, dönemle ilgili yazılı, görsel eserler ve diğer araştırma eserlerden yararlanılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "İvrindi Tarihi" hakkında araştırma yapılmıştır. İkinci bölümde "Osmanlı Devleti'nde Madencilik" konusu ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise tezimizin asıl konusu olan "İvrindi Nahiyesinde Bulunan Antimon Madeni" hakkında çalışmalar yer almıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Klasik Dönem Osmanlı devlet teşkilatı yakınma (şikâyet) kurumları

    Hülya Haznedaroğlu

    Osmanlı Devleti, halkın yöneten kesim tarafından maruz bırakılacağı haksızlıklardan, eziyetten ve zulümden korunmak maksadı ile adaletin sağlanmasında en temel araç olarak şikâyet mekanizması kullanmıştır. Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu Klasik Dönem devlet yapısının daha iyi kavranabilmesi ve devleti yönetenlerin denetlenmesine yönelik mekanizmanın nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için şikâyet kurumları incelemeye değer olmuştur. Osmanlı Devleti, kuruluş sürecinde idari, siyasi ve adli çok sayıda kurumu kendinden önceki Türk-İslam devleti geleneklerinden edinmiştir. Ancak şikâyet kurumlarının doğrudan bu gelenekten alınması yeğlenmemiş ve bir bunun için çok daha kapsamlı bir mekanizma meydana getirilmiştir. Osmanlı Devleti'nde adaletin sağlanması maksadıyla tebaaya şikâyet hakkının verilmesi ve bürokraside bu hakkın kullanılması şikâyet kültürünü oluşturmuş ve toplumsal düzeyde bu hakkın etkin kullanılmasının önü açılmıştır. Şikâyet kültürünün referans noktası ise Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olma anlayışı olmuştur. Bundan hareketle çalışmada öncelikli olarak Osmanlı Devleti'nin klasik dönemine, önceki dönemlerde şikâyet hakkının nasıl kullanıldığına ve klasik dönem şikâyet kurumlarına değinilmiştir. Bunun akabinde şikâyet kurumları ile bürokrasi ayağı incelenmiş ve toplumun bu hakkı ne derece etkin kullandığı irdelenmiştir. Çalışmada ortaya konulması gereken içerik olarak toplumsal davranış şekli ele alınmış, toplum ve şikâyet kültürünün etkin yaşandığı dönemlerde hangi şikâyet mercilerinde hangi davaların incelendiği ortaya koyulmuştur. Bu bağlamda Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönem şikâyet kurumlarının nasıl işlediği, halkın şikâyetlerini hangi koşullar altında nerelere iletebildiği ve şikâyet kurumlarının en önemlisi olan Divan-ı Hümayunun yapısal ve işlevsel yönleri esas alınarak değerlendirilmiştir. Klasik Dönem şikâyet kurumlarının yapısı, faaliyetleri vb. değerlendirmeleri, belirli ilke ve argümanlar üzerinden analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    276 numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) (Metin ve değerlendirme)

    Sema Polat

    Osmanlı devletinin teşkilat ve bürokrasisinde gerçekleştirilen tayin ve atamalar, Divan-ı Hümayun'da çıkan kararlar doğrultusunda verilen hükümlerle faaliyete geçmekteydi. Vezir, beylerbeyi ve timar sahipleri dışında, devlet hizmetinde bulunan orta ve alt düzey çeşitli devlet memurlarının tayin beratları ve azil ve ibka tevcihleri Ruus defterlerine kaydedilirdi. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi'nde bulunan Ruus Defterleri, 16'ıncı yüzyıl itibariyle Osmanlı Devleti'nin merkezi ve taşra teşkilatına dair pek çok bilgi elde edebileceğimiz kaynaklardır. Tez çalışmasının konusu 276 Numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) Tahlil ve Metin'dir. Çalışmada 276 Numaralı Ruus Defterinin diplomatik özellikleri ve dili detaylı bir biçimde incelenmiş olup defterin transkripsiyonu yapılmıştır. Ardından kimin hangi vazifeye, nereye tevcihinin yapıldığına dair elde edilen bilgiler tablo şeklinde gösterilmiştir. İncelediğimiz defterde ahibaba, bazarbaşı, cabi, dellalbaşı, hatib, imam, kapancı, kethüda, salavat-han gibi görevlilerin tevcih, azil, ibka tevcihleri yapılmış ve görev yapmış oldukları kurumlar, yapılan tevcihlerin gerekçeleri, varsa görevlilerin aldıkları ücretler veya hangi şartlarla tevcih yapıldığı ve bulundukları kaza, nahiye, karye ve mahallelere ilişkin bilgiler bulunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtlarına göre Üsküdar'da iktisadi ve sosyal yaşam (1513-1793)

    Şeyma Sümeyra Karakaya

    Şer'iyye sicilleri, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve kültürel tarihinin en önemli kaynaklarındandır. Tereke defterleri genellikle bu sicillerin içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği tereke defterlerinde kişilerin unvanları, meslekleri, ikamet yerleri, giyim kuşam zevkleri, ev eşyaları, mutfak eşyaları, hayvanları, menkul ve gayri-menkul varlıkları gibi hayat tarzlarını ve maddi durumlarını yansıtacak pek çok bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda vefat eden kişilerin sahip olduğu tüm mal varlığını gösteren tereke kayıtları, dönemin sosyo-kültürel ve ekonomik tarihinin aydınlatılmasında önemli bir yere sahiptir. Tezde 1513-1793 yılları arasında Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları taranarak elli dokuz Müslüman kadın, yüz seksen sekiz Müslüman erkek, on iki gayri-Müslim kadın, elli üç gayri-Müslim erkek olmak üzere toplam üç yüz on iki tereke kaydı tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu bilgiler ışığında ortaya çıkan bulgular şekil ve tablolar haline getirilip dönemin çoğunluğunu Müslüman ve erkeklerin oluşturduğu anlaşılan, Müslüman, gayri-Müslim ve kadın-erkek arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik yapı ile gruplar arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Üsküdar'da sosyo-ekonomik hayat üzerine tespitler yapmak bu çalışmanın amaçlarından biri olmakla birlikte, farklı gelir grubundan olan kişilerin servetlerini analiz etmek de çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsam dahilinde Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları incelenmiş ve Üsküdar'da kişilerin günlük hayatlarına, servet yapılarına ve refah seviyelerine dair incelemeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Türkiye'de Kürtçülük hareketi ve Kırk Dokuzlar davası

    Onur Eci

    Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren Türkiye, zaman içerisinde artan bir şekilde birtakım fikri ve siyasi hareketlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu hareketlerden bir tanesi de Kürtçülüktür. Kürtçülük ilk olarak aşiretler ve şeyhler öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Daha sonraki süreçte aydın kimseler de Kürtçülüğe dâhil olmuşlardır. Bunun miladını Kırk Dokuzlar Davası teşkil etmektedir. Kırk Dokuzlar Davası Kürtçü hareketler içerisinde aşiret ve dini yapıların egemen olmadığı ilk hareket olma özelliği taşımaktadır. Kırk Dokuzlar Davasında yer alan kimseler aydın kişilerden oluşmaktadır. Bu aydın kimselerin çabaları Kürtçülük düşüncesinin geniş halk kitlelerine ulaşmasına neden olmuş ve ilerleyen süreçte siyasal Kürtçülüğün kaynağını teşkil etmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    1527 numaralı Ruûs Defteri (1062-1065/1652-1655) tahlil ve metin

    Esra Kolip

    Bu çalışmanın konusunu 1527 Numaralı Ruûs defteri (1062-1065/1652-1655)'nin metin, tahlil ve transkripsiyonu oluşturmaktadır. Defter, 1652-1655 yılları arasında saraydaki kişilerin atama, görevden alma ve kişilere yapılan ödemeler ile yeni Müslüman olanlarla ilgili kayıtlar ve muhtelif kararları kapsamaktadır. Defterde çavuşluk, topçuluk, müteferrikalık, silahdârlık, ulufecilik, kapıcılık, sipahilik gibi görevlerde yer alan kişilerin yanı sıra sarayda çalışan aşçı, bostancı, çamaşırcı, kalaycı, fırıncı, helvacı, kilerci, anbarcı, mutfakçı, çaşnigiran, yoğurtçu gibi birçok görevliye de yer verilmiş ve ayrıca emekli olan, ölen, yeni Müslüman olan kişilere ve tüm bu görevlilerin aldıkları ücretlere, tayinlere ve arz sahipleri hakkında bilgilere de yer verilmiştir. Çalışmanın amacı, bilindiği gibi Osmanlı tarih araştırmaları kaynaklarından biri olan Ruûs defterleri, devletin idari, siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel birçok alanın aydınlatılmasında araştırmacılara yardımcı olacak önemli bilgiler sunmaktadır. Bu sebeple defterlere olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Ancak yapılan çalışmalar henüz yeterli düzeye ulaşmamıştır. Biz de bu noktada Ruûs defterleriyle ilgili mevcut literatüre katkıda bulunmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (BOA), Bâb-ı Âsafî Ruûs Kalemi defterleri (A.RSK.d.) fon koduna kayıtlı olan 1527 Numaralı Ruûs defteri (1062-1065/1652-1655) seçilmiş transkripsiyon ve tahlil çalışması yapılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ruûs, Ruûs defteri, Ruûs kalemi, Transkripsiyon

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Liberalizmden korumacılığa yönelen Osmanlı iktisat düşüncesi: Namık Kemal-Sakızlı Ohannes Efendi-Akyiğitzade Musa

    Ali Karadeniz

    Bu tezde; ilk olarak Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa gibi düşünür ve devlet adamlarının yaklaşımlarından bahsedilmiştir. Sonrasında Osmanlı Sanayi, Ticaret ve Tarım Alanında Açılan Okullar, Avrupa'ya Öğrenci Gönderilmesi, Milli Bankalar, Milli Fabrikalar, II. Meşrutiyetten Sonra Sanayileşme Anlayışı, Köylüyü Topraklandırma Politikaları, Milli İktisat ve Milli Burjuvazi, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Ticaret ve Sanayi Politikaları, Ulaşım ve Sermaye başlıklarına değinilmiştir. Akabinde liberalizm ve korumacılık kavramlarına değinilmiştir. Osmanlı Devleti ekonomisinin liberalizmden korumacılığa yöneliş sürecinden bahsedilmiştir. Korumacılığa yönelişin nedenleri anlatılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nı nasıl finanse ettiği ve karşılaştığı sorunları nasıl çözdüğü anlatılmıştır. Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki politikalarında dönemin düşünürlerinin etkisinin olup olmadığı incelenmek istenmiştir. Liberalizmin mi yoksa korumacılık mı daha faydalı sorusuna cevap aranmıştır. Ayrıca korumacılığın Osmanlı Devleti için daha faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Liberalizmin Osmanlı Devleti'ne uygun olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak Liberalizm, Korumacılık, Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa, Osmanlı İktisat Düşüncesi gibi başlıklara değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liberalizm, Korumacılık, Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa, Osmanlı İktisat Düşüncesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa (1813-1871)

    Öznur Atalan

    Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa (1813-1871) Tarih sahnesinde, önemli olaylara şahitlik edip, bu olayları şekillendirerek geleceğe yön vermiş kişiler her zaman olmuştur. Osmanlı Devleti'nde, çözülmelerin başlayıp yenilik yapılmasını gerekli kılan hâllerin ortaya çıkmasıyla birlikte, devlette gerilemeyi durdurup yenileşme havası yaratacak kişi ve kurumlara duyulan ihtiyaç artmıştır. Bu kişiler, tarihin her döneminde yaşamış ve yaşadığı dönemde almış olduğu vazifelerle adlarından sıkça söz ettirmişlerdir. Bahsi geçen kişiler aldıkları eğitim ve sahip oldukları tecrübe ile devletin geleceğini şekillendirmişlerdir. Bu nedenle bu şahısları, günümüzde ele alıp değerlendirmek, geçmişi doğru okumak ve yorumlamak açısından önemlidir. Bu noktadan hareketle Osmanlı Devleti'nde önemli çözülmelerin yaşandığı XIX. yüzyılda yaşayan Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa hakkında detaylı olarak çalışma yapılmaması bizi bu alanda çalışma yapmaya sevk etmiştir. 1813 - 1871 yılları arasında yaşayan Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa'nın hayatı, XIX. yüzyılın önemli ve büyük bir bölümüne tanıklık etmiştir. Kıbrıs'ın Baf kasabasında doğan Mehmed Emin Paşa, gençliğinde Kıbrıs'tan İstanbul'a gelerek Hazine Kethüdası olarak bulunan amcasının desteği ile II. Mahmud zamanında Enderûn'da Hazine Odası'na kabul edilmiştir. Mehmed Emin Paşa bundan sonra, Osmanlı Devleti'nde ardı ardına gelen vazifeler silsilesi içerisinde, gitgide yükselen makamlarda önemli görevler yapmıştır. Bu bağlamda; Mehmed Emin Paşa, Osmanlı Devleti'nin en kritik olaylarının yaşandığı dönemde yaşamış ve döneminde yaşanan önemli olaylara tanık olmuş, kısmen de olaylar ekseninde kritik olaylara yön verici rolde bulunmuştur. Osmanlı Devleti'nde daha ziyade sert mizacı ile bilinen Mehmed Emin Paşa, bu karakteriyle kendisinden çekinilen devlet adamı profili çizmiştir. Anahtar Kelimeler: Enderûn Hazine Odası, Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa, Osmanlı Devleti, XIX. Yüzyıl.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    19. yüzyılda Anadolu'da frengi ve cüzzam

    Mehmet Orçun Karacan

    Bu çalışmanın temel amacı frengi ve cüzzamın 19. yüzyılda Anadolu'daki menfi etkilerini tarih biliminin sınırları çerçevesinde incelemektir. Özellikle frenginin Anadolu'da sebep olduğu tahribatın ne dereceye ulaştığını araştırmak en önemli konulardan biridir. Ayrıca hem cüzzam hem de frenginin insanların hayatlarına olan etkisi de araştırmanın başlıca konuları arasındadır. Bu husus temelde toplumdan dışlanma veya tecrit edilme gibi konuların ele alınması şeklinde ortaya çıkmıştır. Özellikle cüzzama müptela olan hastaların karşılaştığı tecrit edilme ve toplumdan dışlanma hakkında somut bilgi edinmek daha kolay olmaktadır. Frengi özelinde ise hem hastalığa yakalanma biçimi hem de hastalığı bulaştıranlardan biri olmak tecrit veya toplumdan dışlanmada başlıca sebeptir. Mesela hastalığı genelevden ya da bir alüfteden bulaşma yolu ile almış olan kişinin toplumdan dışlanması mümkündür. Aynı şekilde alüftelerinde hastalığı bulaştıranlar olarak tecrit ve sürgüne yollanmaları ihtimal dahilindendir. Diğer taraftan bu çalışmada sözü edilen bu iki hastalığa karşı Osmanlı Devleti'nin aldığı tedbirler ve tedbir almayı güçleştiren hususlar da araştırılmıştır. Mezkur hastalıklara karşı alınan tedbirlerin benzerlikleri ve farklılıkları üzerinden Osmanlı sağlık teşkilatının tedbir alma ve organize olmadaki durumu da ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    2. Meşrutiyet Döneminde İslamcılık ve Said Nursi

    Muhsin İnal

    2. Meşrutiyet dönemi, fikri ve ideolojik üretimin yoğun olduğu bir dönemdir. Günümüz siyasi düşünce birikiminin, ideolojik akımlarının temellerinin o dönemde atıldığı ileri sürülebilir. Devleti koruma, vatanı kurtarma, başka bir ifadeyle beka kaygısı, bu akımların temel ortak noktasıydı. Her bir akım, mevcut gidişatı tersyüz edecek bir çözüm arayışı içerisindeydi. İslamcılık, dönemin akımlarının içerisinde önemli bir yere sahipti. İslamcılar da, diğer düşünce akımlarında ( Batıcılık, Türkçülük, Osmanlıcılık, Liberalizm, Sosyalizm) olduğu gibi yayın organları etrafında toplanmışlardı. Sıratımüstakim, Sebilürreşad, İslam Mecmuası, Tasavvuf, Volkan Gazetesi gibi gazete ve dergilerde fikirlerini ortaya koymuşlardı. 2. Meşrutiyet dönemi İslamcılık ekolünün öncü isimlerinden biri, Said Nursi'ydi. Nursi tek yönlü bir İslamcı değildi. İslamcılığın her iki boyutunu (sivil İslamcılık-siyasal İslamcılık) barındıran bütüncül bir İslamcılık anlayışına sahipti. İslam dünyasının ve Osmanlının geri kalmışlığı, eğitim sorunu, Batılılaşma sorunsalı, otoriterleşme, İslami yenilenme, Nursi'nin üzerinde durduğu temel konulardı. Nursi, savunduğu fikirlerin kabul görmesi için sadece entelektüel/teorik bir çaba göstermedi. Gerektiğinde bu fikirlerin pratiğe aktarılması için siyasi ve sosyal faaliyetler içerisinde bulunmaktan geri durmamıştır. Bu çerçevede, 2. Meşrutiyetin ilanı sürecinde, 1. Dünya Savaşı'nda, Milli Mücadele döneminde aktif bir pozisyon üstlenen Nursi, İttihad-ı Muhammediye Cemiyeti, Yeşilay Cemiyeti, Dârü'l-Hikmeti'l İslamiye gibi kuruluşlarda da faaliyette bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İslamcılık, Fikir Akımları, Said Nursi, Siyasal-Sivil İslam, İstibdad

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    6-7 numaralı Trabzon Ahkâm Defterlerine göre Gümüşhane Sancağı

    Bünyamin Köse

    Osmanlı tarihi araştırmalarında mühim bir yere sahip olan Vilâyet Ahkâm Defterleri; ihtiva ettiği bölgelere dair oldukça önemli verilerin bulunduğu arşiv kaynaklarındandır. Tezimizde 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri'nde Gümüşhane meydana gelmiş olan arazi anlaşmazlığı davaları, alacak-verecek davaları, miras davları, vakıf davları, mülke müdahale davaları, zeamet davaları da yer almıştır. Bu davaların şikayet konuları yerel mahkemelerde çözülememiş ve Divân'a gönderilmiştir. Divân'a gönderilen şikayetler doğrultusunda, devletin adalet mekanizmasının mantığının nasıl işlediğine de defter kayıtlarından ulaşmaktayız. Tezin giriş bölümünde Gümüşhane'nin tarihçesi, araştırma konusunun kapsamı, özgünlüğü ve araştırmada kullanılan kaynaklara değinilmiştir. Birinci bölümde Osmanlı Devletinde Divȃn teşkilatı ve Bab-ı Âsafi Defterleri tanıtılmış ve Ahkâm Defterlerinin genel özellikleri ile Trabzon Vilâyeti Ahkâm Defterleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise 6 ve 7 Numaralı Trabzon Vilâyeti Ahkâm Defterlerinde Gümüşhane ile ilgili tespit edilen hükümlerin konu bakımından tasnifi ile hükümlerin sadeleştirilmiş özetleri yer almaktadır. Sonuç ve kaynakçanın da bulunduğu çalışma, 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri'ndeki hükümlerin transkripsiyonu ve bazılarının görüntüleri ek olarak verilmesiyle tamamlanmıştır. 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri 1838 (1253)-1858 (1274) yılları arasındaki yaklaşık 20 yıllık bir süreci kapsamaktadır. Bu süreçte çalışmamızda Gümüşhane Sancağı'nda meydana gelen adli, idari, sosyal ve ekonomik konulara ışık tutmaya gayret edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kadri Paşa ve Tatbîku mâ Vücide fi'l-Kanûni'l-Medenî Muvâfıkan li-Mezhebi Ebî Hanîfe isimli eseri (Tahkik)

    Hüseyin Altıntaş

    Bu çalışma, Muhammed Kadri Paşa'nın "Tatbîku mâ vücide fi'l-Kanûni'l-medenî muvâfıkan li-mezhebi Ebî Hanîfe" isimli eserini tahkik etmek suretiyle ilim camiasına kazandırmayı amaçlamaktadır. Müellifin yaşadığı 19. yüzyıl, Mısır'da siyasî, sosyal ve kültürel olarak çok çalkantılı bir döneme tekabül etmektedir. Fransız tesirinin her alanda bariz bir şekilde hissedildiği bu yüzyılda yapılan kanunlaştırma faaliyetleri de bu etkileşimden payını almıştır. Dönemin idarecilerinin talimatıyla kaleme alınan ve tahkikini yaptığımız bu eser, Fransız Medenî Kanunun, İslam Hukukuna uygunluğunu konu edinmektedir. Mısır'da Avrupâî tarzda eğitim vermesi için kurulan ve batı kaynaklarının tercümesi asıl vazifesi olan "Medresetü'l-Elsün"ün amacına uygun hizmet verdiğinin en önemli göstergesi Muhammed Kadri Paşa'dır. Anahtar Kelimeler: Kadri Paşa, Kanunlaştırma, Fıkıh, Medeni Kanun.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    19. yüzyılda yabancı seyyahlara göre Osmanlı Devletinde kahvehaneler

    Ahmet Türker

    Bu çalışmada öncelikli olarak 19. yüzyılda Osmanlı Devleti topraklarında bulunan yabancı seyyahların eserleri incelenmiştir. Bu esserlerin incelenme amacı Osmanlı Devleti' ndeki mevcut sosyal alanlardan olan kahvehaneleri seyyahların gözünden bakarak incelemektir. Bununla beraber, seyyahların kendi kültürlerinde bulunan kahvehane türevi mekanlarını Türk kültüründeki kahvehaneler ile mukayese etme imkanı olmuştur. Örneklem olarak seçilen 19. yüzyıl yabancı seyyahlarının gözlemlerinden yararlanılarak günümüz araştırmacılarına bu konudaki yazımlar bir nevi kataloglandırılmıştır. İncelenen bu seyyahların seçiminde eserlerinde Osmanlı'daki kahve kültürü ve kahvehanelere dair izlenimlerini daha detaylı bir şekilde yansıtanlar esas alınmıştır. Pek çok seyyah incelenmiş fakat kısmen seçimler bu sınır dâhilinde yapılmıştır. Bu çalışmadaki amaç dönem seyyahlarının Osmanlı toplumundaki kahve tüketimi ve kahvehane kültürüne dair bahislerini irdeleyip bir araya toplamaktır. Çalışmadaki kavramlar detaylı olarak incelenerek nitel veri analizi yöntemiyle betimsel ve içerik analizi yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kahve, kahvehane, Osmanlı Devleti, yabancı seyyahlar, 19. yüzyıl

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e sanayileşme sürecinde özel sektörün durumu (1880-1939)

    Ahmet Fırat

    15. yüzyılın ortalarından 17. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devleti, Lehistan Krallığı ile birlikte Baltık Denizi'ne kadar uzanarak Dünya genelinde hâkimiyet kurmuştur. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nı sona erdiren Küçük Kaynarca Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti'nde önemli toprak kayıpları meydana gelerek 18. yüzyıldan itibaren İmparatorluk Avrupa ülkelerine nisbeten gerileme sürecine girmiştir. Bu gelişmeler büyük ölçüde Sanayi Devrimi'ne bağlıdır ve Osmanlı Devleti Avrupa ile rekabet edebilecek bir sanayileşme gerçekleştirememiştir. Ancak, Osmanlı Devleti sanayi toplumu haline gelmemiş olsa dahi, devletin klasik çağlarından beri, geleneksel teknolojilerle özellikle silah, askeri gereç ve giyim eşyaları üretilen tesisleri vardır. Devlet tarafından özel teşebbüs, imtiyazlar aracılığı ile yatırımlara yönlendirilmiştir. Kurulan sanayi teşebbüslerinin birçoğu Cumhuriyet Dönemi'ne devredilerek devlet öncülüğünde yatırımlara girişilmiştir. Sermaye birikimi, kalifiye eleman ve hammaddenin yetersizliği, devlet ve özel girişim fabrikalarının başarı düzeyini düşürmüş olsa da, önemli sanayi kuruluşları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Osmanlı'dan Cumhuriyet'e sanayileşmenin, özel girişimciliğin ve yabancı sermayenin durumu ile imtiyaz sisteminin işleyişi Osmanlı arşiv belgelerindeki örnekleriyle birlikte anlatılmıştır. Bu kapsamda neler yapıldığı, dönemler halinde özel teşebbüsün ne durumda olduğu, nasıl bir gelişme gösterdiği ve hangi aşamalardan geçtiği incelenmiştir. II. Abdülhamid-II. Dünya Savaşı (1876-1939) arası dönemde verilen imtiyazlar, sağlanan teşvikler ve uygulamaya konulan sanayi planlarına rağmen sanayileşme ve kalkınma hamleleri yoluyla arzu edilen milli bir burjuvazinin oluşturulamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Hazîne-i Enderûn-ı Hümâyûn'dan Es-Seyyîd Mîr Mehmed İzzet'in hayatı ve Güfte Mecmuası'nın incelenmesi

    İsmail Aras

    Osmanlı döneminde mûsikî ile uğraşan kişiler, makam ve usullerini ezberlerinde tuttukları güfteleri pratik olarak hatırlamak için güfte mecmualarını hazırlamışlardır. Her birinin makamını, bestekârlarını ve usullerini kayıt altına aldıkları güfte mecmualarını bir mûsikî ortamında eser icra edecekleri zaman bu mecmualardan faydalanmışlardır. Günümüze kadar korunarak gelen bu güfte mecmuaları, mûsikî alanında büyük gelişmeler yaşandığı Osmanlı döneminde ne gibi çalışmalar yapıldığını gösteren en önemli kaynaklardır. Üzerinde çalışmakta olduğumuz güfte mecmuası da böyle bir amaçla yazılmış olup halen İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde 'T.Y. 3353' raf numarası ile muhafaza edilmektedir. 197 varaktan oluşan bu güfte mecmuasının 50 varakında güfte yazılıdır. Toplamda 191 adet güftenin mevcut olduğu mecmua'da Şarkı, Hava, Türkmâni ve Dâğî güfteleri bulunmaktadır. Güftelerin bazen üzerinde bestekârın ismi yazmaktadır. Mecmuada bulunan tesâhüb kaydında eserin yazıldığı tarih ve derleyeninin ismi ve nerede görev yaptığı belli olduğundan diğer güfte mecmuaları arasında önemli bir yere sahiptir. Yaptığımız araştırmalar sonucunda Mecmuanın derleyeni III. Selim zamanında hem Padişahın sayım çavuşu hem de Seferli Koğuşunda tanbûrî olarak sâzendelik yapmıştır. Sultan II. Mahmud zamanında da Hazîne Koğuşunda hademelik yapmakla birlikte hânendelik de yaparak mûsikî alanında faaliyet göstermiştir. Mecmuada bulunan güftelerin üzerinde tarafımızdan yapılan incelemelerde görülmüştür ki meşk usulü öğrenilen ve öğretilen güftelerin, makam ve usullerinin zaman içerisinde değişmiş ve karışmış bazıları da unutulmuştur. Bazı güftelerin beste ve güfte sahipleri karıştırılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde bu farklılıklar tespit edilmiş güftelerin orjinal halleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Etnik yapıdaki değişimin muhasebe düşüncesi üzerindeki etkisi: Hamidiye Ticaret Mektebi örneği

    Seda Sağlamyürek

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet Rejimine geçiş sürecinde etnik yapıdaki değişimin, muhasebe düşüncesi üzerindeki rolünü belirlemektir. Metodoloji/Yaklaşım: Etnik değişimin muhasebe düşüncesi üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla Osmanlının ticari faaliyetlerindeki etnik işbölümü incelenerek ticaretin ayrılmaz bir parçası olan muhasebe uygulamaları değerlendirilmiştir. Ayrıca Osmanlıdaki etnik grupların muhasebe eğitimine verdiği önem ele alınarak bu olgunun Hamidiye Ticaret Mektebi öğrencilerine yansımaları analiz edilmiştir. Bulgular: Osmanlı Devleti'nde etnik/dini grup olarak değerlendirilen gayrimüslim ve müslüman kesimden gayrimüslimlerin ekonomik faaliyetlerin her dalında yoğunlaştığı gibi bu alanda, eğitimleşmeye de önem verdiği tespit edilmiştir. Öte yandan etnik kimliklerin uzantısı niteliğinde olan ulus devletlerinin, uluslararası ticaretin yaygınlaşması ile ortak muhasebe sistemine geçmesinin ekonomik bağımsızlıkları üzerinde avantaj ve dezavantajlara sebep olduğu sonucuna varılmıştır. Çoğu zaman bu ekonomik bağımsızlığın öneminin, ulus devletlerin etnik kimliklerinin önüne geçtiği de elde edilen bulgular arasında yer almaktadır. Orjinallik/Değer: Bu araştırma vasıtasıyla etnik gruplaşmaların ticaret ve muhasebe üzerindeki etkileri betimlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Etnisite, Osmanlı iktisadi hayat, ticaret ve muhasebe eğitimi, Hamidiye Ticaret Mektebi, muhasebenin küreselleşmesi.