Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Maden kapanmasında sosyal etki değerlendirmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma
Işıl Esra Pınarbaşı
Madencilik sektörü, modern yaşamın sürdürülebilirliği için gerekli hammaddeleri sağlamada kritik bir role sahiptir. Ancak bu süreç, yalnızca ekonomik katkılarla sınırlı kalmayıp çevresel ve sosyal boyutlarıyla da çok yönlü etkiler doğurmaktadır. Özellikle maden sahalarının açılması ve kapatılması aşamaları, yerel halk üzerinde kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Bu bağlamda çalışma, uzun yıllardır madenciliğin sürdüğü ve gelecekte de sürmesi muhtemel olan Gümüşhane ilinde, maden kapanmalarının yerel halk üzerindeki sosyal etkilerini Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) yaklaşımıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitekim bölgede bulunan üç maden sahasından ikisinin yakın zamanda kapatılmış olması, bu etkilerin daha görünür hale gelmesine neden olmuştur. Araştırma kapsamında, öncelikle Gümüşhane'deki madencilik sektörü paydaşları tanımlanarak gruplandırılmıştır. Ardından bu paydaşlarla gerçekleştirilen yüz yüze mülakatlardan elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, maden kapanmalarının işsizlik, göç ve toplumsal huzursuzluk gibi çeşitli sosyal etkilere yol açtığını göstermektedir. Ayrıca, maden kapanma süreçlerinin yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda çevresel bozulmalarla birleşerek sosyal etkileri daha da derinleştirdiği belirlenmiştir. Sürece ilişkin karar alma mekanizmalarında yerel paydaşlara yeterince yer verilmemesi, halkın kapanma süreci hakkında yeterli bilgiye sahip olamamasına neden olmuş; bu durum ise toplumsal düzeyde sürece karşı ilgisizlik ve duyarsızlık oluşmasına yol açmıştır. Çalışmanın sonuçları, madencilik faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik süreçlerin, sosyal etkileri önceden dikkate alacak biçimde planlanması ve yerel halkın katılımının kurumsal yapılarla desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mermer ocağı faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi: örnek bir uygulama
Vural Gündüz
Ülkemiz mermer ve doğal taş rezervi, kalitesi ve üretimi bakımından dünyada önemli bir yere sahiptir. Düzenli olarak artan mermer ihracatı ülkemizin en ciddi döviz girdisi sağlayan madencilik ürünlerinden biridir. Mermer ocağı işletmeciliği makine ekipman ve insan gücünün en yoğun ve hacmi en büyük olan doğal yapı taşı işletmeciliğidir. Yoğun iş gücüne dayalı bu işletmelerde çalışanlar birçok tehlike ve risklerle yüzleşmektedirler. Mermer işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından daha güvenilir olması için kazalar gerçekleşmeden önce risk analizlerinin yapılması ve hemen sonrasında tehlikeli durum ve hataya sebebiyet verici nedenlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Bilecik'te faaliyet gösteren bir mermer işletmesinin tüm faaliyet alanlarında Fine-Kinney Risk Analizi yöntemi ile mevcut tehlikeler belirlenerek risk değerlendirmesi yapılacaktır. Ayrıca işletmede uygulanan iş güvenliği kuralları ve daha önce yaşanan iş kazaları ele alınarak eksik olan durumların iyileştirilmesi ve çalışanların bu kazalar ile karşılaşmaması ve risklerin minimize edilebilmesi için alınması gereken önlemler belirlenecektir. Elde edilen sonuçlardan çıkartılacak iş sağlığı ve güvenliğine yönelik iş akışı ve güvelik önlemleri mermer işletmeleri için örnek iş güvenliği rehberi niteliğinde bir çalışma niteliğinde olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Maden sektörü çalışanlarında acil durum farkındalığının araştırılması
Gizem Aktaş
İş sağlığı ve güvenliği, çalışma ortamında gerçekleşmesi muhtemel olan risklere karşı çalışanların korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını ifade eden bir kavramdır. Dolayısıyla bu alanda yapılan çalışmalar çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumayı amaçlar. Bu çalışmalar kapsamında işyerlerinde ilgili yönetmeliklere göre risk analizleri yapılmalı, acil durum eylem planları hazırlanmalı, iş yerlerinin tehlike sınıfları göz önünde bulundurularak çalışanların acil durumlar hakkında bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Meydana gelebilecek acil durumlara karşı önceden planlamaların yapılması ve çalışanların bu konudaki bilgi ve farkındalık düzeyleri meydana gelebilecek bir acil durumun çoklu yaralanmaların ve ölümlerin önüne geçilebilir. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan, iş kazası oranlarının yüksek olduğu sektörlerden biri olan madencilik sektöründe de acil durumlara karşı çalışanların bilinçli olması oldukça önemlidir. Bu tez kapsamında yapılan araştırmada Erzincan İliç ilçesinde altişveren konumunda hizmet veren sondaj firması çalışanlarının acil durum bilgi düzeyi ve acil durum farkındalık düzeyi ölçülmeye çalışılmıştır. Bu amaçla sondaj firması çalışanları ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Firmalarda çalışan toplam 195 personelden çalışmaya katılmaya gönüllü ve anket formunu eksiksiz dolduran 170 kişiden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Anketin birinci bölümünde çalışanların kişisel bilgilerini içeren demografik bilgiler, ikinci bölümünde katılımcıların acil durum bilgi düzeylerini ve farkındalık düzeylerini ölçmek için 25 soru, üçüncü bölümde ise acil durum ekibinde yer alan çalışanların acil durum farkındalık düzeylerini ölçmek üzere 6 soru yer almaktadır. Genel acil durum tutumlarına ait betimsel bulgular incelendiğinde sondaj çalışanlarının; genel acil durum tutumları ortalamasının orta olduğu belirlenmiştir. Genel acil durum tutumlarına ait alt boyut ortalamaları incelendiğinde; acil durum bilgi düzeyi düşük, acil durum farkındalık düzeyi orta olduğu belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi
Aydanur Güngör Gökboğa
18. yy da sanayi devrimi ile beraber madenlerde çalışma koşulları ağırlaşmış ve iş kazalarında artışlar meydana gelmiştir. Başlarda önemsenmeyen bu konu, zamanla sanayinin geliştiği ülkelerde verimliliğin düşmesine, üretimin azalmasına, maddi kayıpların artmasına sebep olmuş ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olan bazı büyük felaketlerden sonra önem kazanmış ve gelişmiştir. Ülkemizde ise yakın geçmişte iş sağlığı ve güvenliğinde köklü değişime gidilmiş, birçok yeni kanun çıkarılmıştır. 2012 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 6331 sayılı kanun iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışmadır. Ancak, Avrupa Birliğine uyum için hazırlanan bu kanun yürürlüğe girerek olumlu bir gelişme sağlamış olmasına rağmen uygulamada iş kazalarında beklenen ölçüde azalmayı sağlayamamıştır. Bu tez çalışmasında maden faaliyetlerini güvenli ve verimli şekilde yapan; Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avustralya'nın madencilik sektöründeki yasal mevzuatları ve maden iş kazalarına ilişkin istatistiksel bilgiler incelenmiştir. Bu ülkelere ait mevzuat ve istatistikler Türkiye'nin bu alandaki yasal mevzuatları ve istatistikleriyle karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Son olarak yasal mevzuatın madencilikte iş güvenliğine olan etkisi tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bir yeraltı maden işletmesinde kişisel koruyucu donanım kullanımlarına yönelik risk değerlendirmesi ve farkındalık düzeylerinin belirlenmesi
Hatun Ekti
Yeraltı madencilik faaliyetleri, içerisinde birçok tehlike ve riski barındırdığından dolayı burada çalışanlar her an çeşitli iş kazası ve meslek hastalıklarıyla yüzleşmektedirler. Çalışanları bu tehlike ve risklerden korumanın en önemli yollarından birisi de kişisel koruyucu donanımlardır. Ancak çalışanların çeşitli sebeplerden ötürü zaman zaman kişisel koruyucu donanımları kullanmadıkları bilinmektir. Bu durumda olası iş kazaları, çalışanlar üzerinde çok ciddi biçimde yaralanmalara, kalıcı hastalıklara ve hatta ölümlere sebebiyet verebilir. Bunların önlenebilmesi için risk analizleri yapılmalı ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıkları arttırılmalıdır. Bu tez çalışmasında, Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren bir yeraltı maden işletmesinde çalışanların çalışma esnasında kişisel koruyucu donanımları kullanmadıklarında ortaya çıkabilecek risk ve tehlikeler L-tipi matris risk analiz yöntemiyle incelenmiştir. Aynı zamanda yeraltı çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği bilgisi ile kişisel koruyucu donanım kullanma algısını belirlemek üzere bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilip grafiksel gösterimlerle sunulmuştur. Bazı ikili değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için SPSS 23.0 paket programı kullanılarak Ki-Kare testi ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olacak şekilde değerlendirilmiştir. Risk analizi sonucunda baret en yüksek risk skoruna sahipken, CO maskesi, tepe lambası, tulum, iş ayakkabısı ve toz maskesi yüksek risk skoruna, iş gözlüğü ve kulak koruyucu ise orta ve düşük düzey risk skoruna sahip çıkmıştır. Kişisel koruyucu donanımların çoğunda risk dereceleri katlanılamaz ve önemli risk düzeyinde çıkarak kullanımlarının önemi ortaya koyulmuştur. Anket çalışmasında ise iş sağlığı ve güvenliği eğitim süresi, eğitimlerde risk analizinden bahsetme, kişisel koruyucu donanım kullanımında sorun yaşama ve kişisel koruyucu donanımların koruyuculuklarına inanmama ile çalışanların iş kazası geçirmesiyle anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Meşruiyet aracı olarak kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları: Koza Maden İşletmesi örneği
Bayram İlter
Günümüzde teknolojinin ve bilginin hızlı bir değiĢim geçirmesi ile birlikte örgütsel alanda da bir takım geliĢmeler yaĢanmıĢtır. Bu geliĢmelerden biri, örgütün dıĢında geliĢen ancak örgütsel eylemlerden bağımsız düĢünülemeyen kurumsal sosyal sorumluluk kavramıdır. BaĢlangıçta "itibar kazanma" ve "pazarlama stratejisi" olarak doğan kurumsal sosyal sorumluluk kavramı bugün yazınsal hayatta geçirdiği dönüĢümler sonrasında iĢletmeler ve toplum açısından farklı bir noktaya evrilmiĢtir. Ancak bu evrilmeye rağmen kurumsal sosyal sorumluluk yazınını oluĢturan çalıĢmaların önemli bir kısmında kavramın sahip olduğu bu önemin nedenini açıklayıcı çalıĢmaların yetersiz düzeyde kaldığı gözlenmiĢtir. Ġlgili yazında belirtildiği üzere bu eksikliğin nedeni, yapılan değiĢik çalıĢmalarda kurumsal çevrenin araĢtırmacılar tarafından yetersiz düzeyde incelemeye konu olması ve Ģimdiye kadar yapılan araĢtırmaların ağırlıklı olarak, finansal performansla iliĢkili sorumluluk uygulamalarının yeri üzerine yapılmasıyla iliĢkilendirilmiĢtir. ÇalıĢmamız, bu anlamda sosyal sorumluluk uygulamalarını, kurumsal mekanizmalar perspektifinden değerlendirmeye çalıĢması bakımından, söz konusu uygulamaları iĢletmenin finansal performanslarını artırmada kullanılan bir araç olma boyutundan çok daha öteye taĢıyarak, kuramı açıklayıcı önceki çalıĢmalarda yetersiz düzeyde kalan toplum temelli doğasını açıklamada kuramsal boĢluğun doldurulmasına yardımcı olacağı düĢünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Kuram, Örgütsel MeĢruiyet, Madencilik
