Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin temel afet bilinci ve ilkyardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılması: Ordu-Fatsa örneği

    Melisa Nur Şen

    Afetler, beklenmedik bir zamanda karşılaşabileceğimiz ve meydana geldiğinde can ve mal kayıplarına sebep olan olayların sonuçlarıdır. Afetlerin etkisinin azaltılması için afet öncesi hazırlık döneminde belirli çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada, daha önce herhangi bir araştırma yapılmamış olan Ordu'nun Fatsa ilçesinde lise düzeyinde öğrenim gören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin afet ve ilk yardım bilgi düzeyini belirlemek amacıyla bir araştırma ve değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Fatsa ilçesinde yapılmış olan bu çalışma ile Fatsa'da iki farklı liselerde eğitim gören öğrencilerin afetlere hazırlık düzeyi ve ilk yardım seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılmış olan araştırmanın katılımcılarını Ordu'nun Fatsa İlçesinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Anket çalışması toplam 48 sorudan oluşmakta olup, farklı okullarda öğrenim gören rastgele 350 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler SPSS paket programı ile birlikle değerlendirilip yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, ilkyardım testinde doğru cevap verme oranı sınıf düzeyi büyüdükçe artmış ve son sınıflarda en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Bunun sebebi, sağlık eğitimi veren liselerde müfredattaki ilk yardım dersinin son sınıfta verilmiş olmasıdır ve bu durum testlerde bilgi düzeyini net bir şekilde etkilemiştir. Sonuçların tümü incelendiğinde, verilen eğitimlerin sadece teoride kalmaması öğrencilerin sürece dahil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin iş güvenliği algısının değerlendirilmesi

    İbrahim Irmak

    Dünyada ve Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda insanlar yaşamlarını kaybetmekte veya engelli kalmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde hukuki yaptırımlar kadar eğitim sonucu oluşturulması hedeflenen güvenlik kültürü önem taşımaktadır. Sağlık ve güvenlik, kişisel ve toplumsal gelişmişliğin en temel iki öğesi olarak kabul edilmektedir. Güvenlik kültürünün oluşabilmesi ancak örgütlenme ve dayanışma kültürü ile sağlanabilir. Çalışma ortamının sağlık ve güvenlik açısından insana uygun hale getirilmesi için işletmelerde güvenlik kültürünün tüm toplumda oluşturulması ve yaygınlaştırılması bir zorunluluk haline gelmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin, eğitim ile desteklenerek toplumda bir güvenlik kültürünün oluşturulması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının engellenmesi için önemlidir. Güvenlik kültürünün oluşturulması için anaokulundan başlayarak üniversite hayatına kadar, eğitimin her döneminde İSG'ye yönelik derslerin müfredatta bulunması gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin güvenli okullarda eğitim görmeleri, bulundukları ortam ile ilgili riskler hakkında bilgilendirilmeleri, iş sağlığı ve güvenliği konularında doğru davranış modellerini kazanmaları, hem eğitim sürecinde hem de gelecekte çalışma hayatına atıldıklarında onları kazalara karşı koruyacak ve daha güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlayacaktır. Yapılan araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Lisede Bilişim Teknolojileri, Elektrik ve Elektronik Teknolojileri, Makine Teknolojileri, Metal Teknolojileri, Mobilya ve İç Mekân Tasarımı, Tesisat Teknolojileri ve İklimlendirme alanı ve alanı bulunmayan lise birinci sınıf öğrencileri bulunmaktadır. Okulda mevcut 249 öğrenci olup 215 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 21 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin iş güvenliği algılarının 5 puan üzerinden ortalama 3.45 puan olduğuna ulaşılmıştır ve bu durum öğrencilerin iş güvenliği algılarının iyi seviyede olduğu anlamına gelmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Lise öğrencilerinin afet bilinci ve temel ilk yardım bilgi düzeylerinin belirlenmesi: Samsun-Havza örneği

    Musa Aygül

    Dünyada her yıl çok sayıda afet meydana gelmekte ve bu afetler binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, yaralanmasına, maddi ve manevi kayıplar vermesine neden olmaktadır. Afetlerden en az etkilenenler afet öncesi hazırlıklarını yapan topluluklardır. Liseler geleceğin üniversite öğrencilerinin veya meslek gruplarının yetiştiği yerlerdir. Liselerde uygulanan etkin afet yönetimi ve eğitim sisteminin gelecek nesillere aktarılması demek aynı zamanda gelecek nesillerinde afetlere hazırlıklı olması anlamına gelmektedir. Bu tez kapsamında, Samsun'un Havza ilçesinde lise düzeyindeki öğrencilerin afet ve ilk yardım bilgi düzeyini belirlemek amacıyla bir araştırma ve değerlendirme yapılmıştır. Çalışmaya lise öğrenimi olan 6 farklı liseden öğrenciler katılmıştır. Anket çalışması, kişisel bilgiler 8 soru, ilk yardım bilgi düzeyi 20 soru ve temel afet bilinç düzeyi 20 soru olmak üzere toplam 48 sorudan oluşmaktadır. Ankete 557 erkek, 475 kadın olmak üzere toplam 1032 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların ilkyardım ve afet bilgi puanları değerlendirildiğinde her ikisinde de istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. İlkyardım bilgi puanı 60,13±16,73 olarak afet bilgi puanı ise 74,52±22,14 olarak bulunmuştur (P<0,05). Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, Havza'daki lise öğrencilerinin ilk yardım bilgi puanlarının orta düzeyde olduğu, kırsal kesimlerde ise düşük seviyede olduğu saptanmıştır. İlk yardım bilgi ve becerisinin kazandırılması için eğitimlerin belirli bir müfredat içerisinde verilmesi ve tatbikatlar ile sürekliliği sağlanmalıdır. Özellikle eğitim ve tatbikatlara kırsal kesimler dahil edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Bilinci, İlk Yardım, Samsun-Havza

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kişilerarası iletişim bağlamında yeni iletişim teknolojilerinin rolü: Lise düzeyi öğrencileri örneğinde anlık mesajlaşma programları üzerine bir uygulama

    Tuğba Tekmen

    Günümüz teknolojisinin yaşamın tüm alanlarında yer alan etkisi kişilerarası iletişim biçimlerini de etkilemiş ve değiştirmiştir. Bu gelişmelerle beraber yeni iletişim ortamları ortaya çıkmış ve gündelik yaşamın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Teknolojinin değiştirmiş olduğu toplumlar ve hayat biçimleri iletişimin şekillerini yeniden güncelleyerek biçimlemiş ve insanlar arası sosyo-kültürel ilişkileri değiştirerek farklılaştırmıştır. Bu farklılaşma ve değişimin önemli göstergelerin arasında yer alan anlık mesajlaşma servisleri kişilerarası iletişim araçları arasında en öndeki yerini aldığı inkâr edilemez bir gerçektir. Teknoloji ile beraber kişilerarası iletişimde kullanılan konvansiyonel araçlar kişi ya da gruplar arası iletişim süreçlerini değiştirmiştir. Yerine de zaman ve mekân mecburiyeti olmayan anlık iletişim araçlarına bırakmaya başlamıştır. Cep telefonlarının daima çevrimiçi olma özelliği ve karşılıklı yüz yüze iletişimin güçlükleri olmadan meydana getirilen iletişim şekilleri, insanların çok kolay ve ivedi iletişimi seçmelerini ve sık sık kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bu teknolojik araçların kullanımı ile beraber, gelişen ve değişen iletişim tarzı kadar insanlar arası kültür, sosyalleşme ve sosyalliğin yaşanma şekli de değişmeye başladığı açıkça görülmüştür. Bu tezin amacı, dünyada ve ülkemizdeki teknolojik gelişmeler sayesinde hızla popülerleşmiş olan anlık mesajlaşma programları üzerinden, lise öğrencilerinin kişilerarası iletişimlerine etkilerini ve ilişkilerini incelemektir. Bu kapsamda anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişim üzerinde yapmış olduğu etkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişimi yönelik algıları nasıl etkilediğini belirleyebilmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin oluşturulmasında Pea ve arkadaşları (2012: 327) tarafından geliştirilmiş olan Kişilerarası İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi olarak seçilen Giresun ilindeki Bulancak Anadolu Lisesi ile Bulancak Bahçelievler Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 450 öğrenci ile yüz yüze görüşme yapılarak anket formu uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 24.0 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda teknolojinin kişilerarası iletişime etkisi açısından 16 yaş grubunun kritik bir yaş olduğu, bu yaştan önceki lise yıllarında teknolojinin iletişime henüz tam etki etmediği, anlık mesajlaşma uygulamalarının çoğunlukla şahsi cep telefonları aracılığıyla kullanıldığı, bununla birlikte günlük 2 saatlik kullanımın kişilerarası iletişime yönelik algının değişmesi açısından kritik bir değer oluşturduğu tespit edilmiştir.