Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kişilerarası iletişimde emoji kullanımı: Whatsapp örneğinde bir inceleme

    Seval Erol

    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyalleşme, kültür ve iletişim kavramı da değişmiştir. Yeni iletişim ortamları olarak sosyal medya mecraları ortaya çıkmıştır. Geçmişte yüz yüze gerçekleşen kişilerarası iletişim, teknoloji çağında sosyal medya ortamlarına taşınmıştır. Yer ve zaman sınırlaması bulunmadan kolay erişim imkânı bulunan sosyal medya platformları arasında anlık mesajlaşma uygulamaları bulunmaktadır. Bunlardan birisi de Whatsapp platformudur. Whatsapp uygulaması, kullanıcılarına anlık mesajlaşma olanağı, ses, belge, fotoğraf, konum paylaşımının yanı sıra görüntülü ve sesli konuşma fırsatları tanımaktadır. Ayrıca sözsüz iletişimin bileşenleri olan yüz ve beden hareketleri, bedensel temas, mekân kullanımı ve araçları ile benzerlik gösteren emojiler ile kişilere etkili bir iletişim ortamı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında Whatsapp üzerinde bulunan emojilerin kullanımının kişilerin günlük hayatta kurdukları yüz yüze iletişimde yararlandıkları jest ve mimikler, bedensel temas gibi unsurlar ile tutarlı bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Yöntem olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin katılımcıların zihninde yer alan özel ve saklı bilgileri ortaya çıkarma gücünden yararlanılmıştır. Araştırmacıya hazırladığı sorulara bağlı kalmadan, görüşmenin gidişatına göre sorular sorma fırsatı veren söz konusu yöntem, konu hakkında daha detaylı bilgiler elde etmeyi sağlamaktadır. Bu sebeplerle konuya uygun bir yöntem olarak görülmüş ve yararlanılmaya karar verilmiştir. Çalışmanın örneklemi, Whatsapp kullanan 18 yaşından büyük olan 25 kullanıcı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgilere göre Whatsapp uygulamasında gerçekleştirilen kişilerarası iletişimde kullanılan emojilerin etkili bir iletişime katkı sağladığı; kısaca emojilerin önemi ortaya çıkmıştır. Günlük hayatta kurulan kişilerarası iletişimde yararlanılan sözsüz iletişim unsurlarının Whatsapp üzerinde de emojiler ile desteklendiği bilgisine ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Stereotiplerin kişilerarası iletişime etkisinin ön yargılar bağlamında incelenmesi: Gümüşhane üniversitesi örneği

    Fadime Güçlü

    İnsanlığın varoluşunun ilk dönemlerinden itibaren insanların bir arada yaşama çabaları birbirleriyle iletişim kurma zorunluluğunu getirmiştir. Bu zorunlu iletişim kurma şekilleri zamanla gerekliliğini farklı yönlere yöneltilmiş olsa bile aynı gereklilikle, hatta daha fazla ölçüde devamlılığını korumaktadır. Özellikle bilgi çağı olarak nitelendirilen 21. yüzyılda gerek rekabet yarışından gerekse her alanda bilgi alışverişi yapılması bakımından iletişimin gerekliliği daha çok üzerinde durulan kavram olmaktadır. Bir başka deyişle bu yüzyılın en büyük aracına "iletişim" demek yanlış olmayacaktır. İletişimin bu derece önemli ve değer gören bir kavram olması, bu kavrama yönelik çalışmaların da önemini ortaya koymaktadır. Bir anlamda iletişimin sürekli olarak iyileştirilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda iletişim ve özellikle kişilerarası iletişim sürecinde yer aldığımız günlük hayatta da iletişime önem verilmektedir. Fakat bazı durumlarda ilişkilerimizi geliştirmek için başvurduğumuz kişilerarası iletişim süreci bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde birtakım olumsuz etkenlere maruz kalarak tahribe uğramaktadır. Kişilerarası iletişim sürecinde etkileşime giren taraflar, kendilerinden farklı olana karşı stereotiplerin ve ön yargıların etkisi altında kalmaktadırlar. Diğerlerine karşı sergilenen olumsuz tutum ve davranışlar, yanlış anlamalara neden olmakta ve etkili iletişimin önündeki engellere dönüşmektedir. Bu engeller bireylerin birbirleri ile iletişim kurmasını zorlaştırmakta ve iletişim sürecini de olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda çalışmanın konusu Stereotiplerin kişilerarası iletişimi engelleyen sebeplerden biri olan ön yargılar üzerinde nasıl bir etki oluşturduğu ve bu etkilerin kişilerarası iletişimi nasıl etkilediği ile ilgilidir.Bireyler iletişim halindeyken farkında olarak ya da farkında olmadan karşıdakine yönelik ön yargı ve stereotip içeren tutum sergilemektedirler. Toplumumuzda bulunan stereotiplerin neler olduğunu ve bunların kişilerarası iletişim sürecini nasıl etkilediğini bilmekte fayda vardır. Kişilerarası iletişim sürecinin olumlu anlamda değişiminin ilk adımı, bireylerin ön yargılı ve stereotip içeren tutumumların bilincinde olmasıdır. Bu bilinci bireylere kazandırmak için gerek bireysel gerekse toplumsal bağlamda kişilerarası iletişime yönelik eğitimin sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, kişilerarası iletişim engellerinden birisi olan ön yargı kavramını ele alarak bunu oluşturan veya etkileyen unsurlardan stereotip (kalıpyargı) kavramı dâhilinde inceleme yapılmasıdır. Çalışmanın yönteminde ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Gümüşhane Üniversitesi'nde okuyan kadın ve erkek öğrenciler arasından farklı coğrafyalardan gelen (Karadeniz, Ege, Doğu, Marmara vb.) ve rastgele seçilmiş olan 25 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada kişilerarası iletişim sürecinde daha bilinçli bir ilişki ve etkileşim sağlayacak bilgiler ortaya koymak hedeflenmektedir. Bu çalışmadan elde edilecek olan bulgular, daha sonraki yapılacak olan çalışmalara ışık tutmak açısından önem arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Sosyal medya kullanımının kişilerarası iletişimde bireyin mahremiyet algısına etkileri: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Murat Ülker

    İletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişimle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, günümüzde insan yaşamının ayrılmaz parçası konumuna gelmiştir. Beraberinde getirdiği yenilikler ile geleneksel medya araçlarından farklı olarak kullanıcısına karşılıklı etkileşim imkânı tanıması, içerik üretme ve paylaşma olanağı sunması sosyal medyanın bu denli yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Sosyal medya sağladığı avantajların yanı sıra bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsan canlısı açısından önemli bir değer olan mahremiyetin sosyal medyada ihlali ve dönüşümü bu sorunlardan biridir. Kullanıcıların sosyal medyada paylaşımını yaptıkları içerik ve enformasyonun boyutu mahremiyet sınırlarını ihlal eder hale gelmiştir. Bireyin mahremiyeti olarak konumlandırdığı ögeler sosyal medyayla birlikte kamusala açılarak paylaşımın konusu olmuştur. Dolayısıyla sosyal medya bireyin mahremiyet anlayışını dönüştüren etken olmuştur. Çalışma, sosyal medya platformlarından biri olan Instagram'ın, bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolüne odaklanmakta ve bu mecrada yaşanan mahremiyet dönüşümünü üniversite öğrencileri çerçevesinde incelemektedir. Sosyal medyada bireyin temsili, bireyin günlük yaşamındaki konumu, bireyin mahremiyet anlayışı, sosyal medyanın mahremiyete yönelik tehdit oluşu ve bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu anlamda çalışmanın birinci bölümünde kamusal alan ve mahremiyet kavramları, ikinci bölümde sosyal medyaya ve onu mahremiyete yönelik tehdit edici araç konumuna getiren gözetim olgusu incelenmiştir. Araştırma özellikle bireyin sosyal medya kullanımıyla mahremiyet algısında yaşanan dönüşüme odaklanmıştır. Buradan hareketle çalışmanın temel amacı çalışma problemini desteklemektedir. Sözü edilen konunun ortaya çıkarılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular ise, görüşmelerin yapıldığı üniversite öğrencilerinin mahremiyet algıları, sosyal medya profillerinin kendilerini temsili, sosyal medyanın mahremiyetlerinde dönüşüme yol açıp açmadığı ve sosyal medyanın mahremiyetlerine yönelik tehdit olup olmadığı doğrultusunda mahremiyet kaygıları ile sınırlıdır. Bu doğrultuda demografik bilgilerden ve 6 araştırma sorusundan oluşan görüşme formu ile 20 Şubat 2020- 5 Mart 2020 tarihleri arasında katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Örneklem seçiminde herhangi bir demografik sınırlama yapılmamış olup, kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme kapsamında 15'i kadın, 15'i erkek birey olmak üzere 30 katılımcıya araştırma soruları yöneltilmiştir. Katılımcılardan alınan yanıtlar ses kayıt cihazı yardımıyla kaydedilerek deşifre edilmiştir. Yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin Instagram'ı çoğunlukla kişilerarası iletişim aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda sosyal medya profilinin üniversite öğrencilerini temsil ettiği tespit edilmiştir. Katılımcıların mahremiyeti en çok özel alan ve yakın çevreyle ilişkilendirdikleri anlaşılmıştır. Sosyal medyanın mahremiyet üzerindeki rolüne bakıldığında katılımcıların mahremiyet algılarının sosyal medya tarafından dönüşüme uğradığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, sosyal medyayı kişisel bilgi ve içeriklerin kolay erişildiği bir mecra olmasından dolayı mahremiyetlerine yönelik tehdit olarak gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Mahremiyet, Kişilerarası İletişim, Instagram

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: Gümüşhane örneği

    Merve Yağmur Alban

    İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumu işaret etmektedir. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesi durumuna karşılık gelmektedir. Bu iletişim türünde araç, "insan"dır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili bir biçimde gerçekleştirmek de hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. İnsan, toplumsal varlığını sürdürebilmesi için kişilerarası iletişime ihtiyaç duymaktadır. Sosyal varlık olarak insan, diğer insanlara güven verme durumunda olabilmektedir. Toplumsal hayatın bir uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük bir öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak, insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Zira insanlar farklı geçmişlere sahip olup, bir araya toplanmışlardır. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Örneğin; kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecektir. Yanlış anlaşılmaların sebep olduğu stres ortamı, kişilerarası iletişim doğru gerçekleştiği takdirde oluşmayacak, problem çözme yetenekleri kuvvetlenecektir. Her şeyden şikâyet eden zor insanlar ile başa çıkmak kolay bir hale gelebilecek ve bu sayede dost çevresi genişleyecektir. Anlamlı ve hoş sohbetler yaparak insanların olumlu tutumlar oluşturmasını sağlayabilecek olan firmalar hem takdir edecek hem takdir edilecektir. Sonuç olarak insanların o firmaya karşı güvenleri doğru orantıda artacaktır. Bu çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacını ise, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmek oluşturmaktadır. Bu çalışmada firma çalışanlarının müşterilerle olan iletişimlerden doğan güven kavramı ele alınıp incelenmiştir. Literatürde kişilerarası iletişimin insanlar üzerinde yarattığı etki üzerine yapılan çalışmalar yer almakta, iletişimin güven üzerine etkisi literatürde yeterli derecede bulunmaktadır. Fakat firma güveni açısından kişilerarası iletişim konusuna literatürde ulaşılmamıştır. Çalışma Gümüşhane'de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane'de yaşayan 18 yaş üstü insanlar oluşturmakta; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen önde gelen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler, 15 kadın 15 erkek katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Firma çalışanlarının kendileri ile kurdukları iletişim ile kişilerin kendilerini değerli ve önemli hissettikleri görülmektedir. Görüşmeye katılan katılımcılara göre kendisi ile bağ kurulan, iletişime geçilen ve bu sayede kendisinin değerli olduğunu hissettiren firmaları güvenerek tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Aynı zamanda firmalara gitmeden önce firmaların güvenilir olduğu inancına da yine kişilerarası iletişimin bir parçası olan ağızdan ağza iletişim yolu ile firma hakkında olumlu duyumlar almanın da etkisi olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma ile kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda literatüre katkı sağlanmış olacaktır. Ayrıca daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olmasından dolayı çalışmanın özgün olacağı ve literatüre de güncel bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kişilerarası iletişim bağlamında yeni iletişim teknolojilerinin rolü: Lise düzeyi öğrencileri örneğinde anlık mesajlaşma programları üzerine bir uygulama

    Tuğba Tekmen

    Günümüz teknolojisinin yaşamın tüm alanlarında yer alan etkisi kişilerarası iletişim biçimlerini de etkilemiş ve değiştirmiştir. Bu gelişmelerle beraber yeni iletişim ortamları ortaya çıkmış ve gündelik yaşamın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Teknolojinin değiştirmiş olduğu toplumlar ve hayat biçimleri iletişimin şekillerini yeniden güncelleyerek biçimlemiş ve insanlar arası sosyo-kültürel ilişkileri değiştirerek farklılaştırmıştır. Bu farklılaşma ve değişimin önemli göstergelerin arasında yer alan anlık mesajlaşma servisleri kişilerarası iletişim araçları arasında en öndeki yerini aldığı inkâr edilemez bir gerçektir. Teknoloji ile beraber kişilerarası iletişimde kullanılan konvansiyonel araçlar kişi ya da gruplar arası iletişim süreçlerini değiştirmiştir. Yerine de zaman ve mekân mecburiyeti olmayan anlık iletişim araçlarına bırakmaya başlamıştır. Cep telefonlarının daima çevrimiçi olma özelliği ve karşılıklı yüz yüze iletişimin güçlükleri olmadan meydana getirilen iletişim şekilleri, insanların çok kolay ve ivedi iletişimi seçmelerini ve sık sık kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bu teknolojik araçların kullanımı ile beraber, gelişen ve değişen iletişim tarzı kadar insanlar arası kültür, sosyalleşme ve sosyalliğin yaşanma şekli de değişmeye başladığı açıkça görülmüştür. Bu tezin amacı, dünyada ve ülkemizdeki teknolojik gelişmeler sayesinde hızla popülerleşmiş olan anlık mesajlaşma programları üzerinden, lise öğrencilerinin kişilerarası iletişimlerine etkilerini ve ilişkilerini incelemektir. Bu kapsamda anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişim üzerinde yapmış olduğu etkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişimi yönelik algıları nasıl etkilediğini belirleyebilmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin oluşturulmasında Pea ve arkadaşları (2012: 327) tarafından geliştirilmiş olan Kişilerarası İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi olarak seçilen Giresun ilindeki Bulancak Anadolu Lisesi ile Bulancak Bahçelievler Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 450 öğrenci ile yüz yüze görüşme yapılarak anket formu uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 24.0 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda teknolojinin kişilerarası iletişime etkisi açısından 16 yaş grubunun kritik bir yaş olduğu, bu yaştan önceki lise yıllarında teknolojinin iletişime henüz tam etki etmediği, anlık mesajlaşma uygulamalarının çoğunlukla şahsi cep telefonları aracılığıyla kullanıldığı, bununla birlikte günlük 2 saatlik kullanımın kişilerarası iletişime yönelik algının değişmesi açısından kritik bir değer oluşturduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kişilerarası iletişim sürecinde samimiyet olgusu: Cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında bir araştırma

    Aleyna Makbule Ünal

    Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin etki ettiği birçok alanın içerisinde kişilerarası iletişim de yer almaktadır. Bu teknolojilerde yaşanan gelişim ve değişimler beraberinde yeni iletişim ortamları da yaratmaktadır. Dolayısıyla kişilerarası iletişimin boyutu da değişime uğramaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kolayca hayatımızda değişim yarattığı bu dönemde, bir teknoloji aracı olan cep telefonlarının kişilerarası iletişim kurma yolu olarak yaygın şekilde kullanıldığı görülmektedir. Toplum içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü telefondan arama veya mesajlaşma yoluyla iletişim kurulması, zamanla bir alışkanlık haline gelmiştir. Son dönemlerde telefon üzerinden haberleşmek, çoğu insanın düşüncesine göre yeterli görülmektedir. Fakat yüz yüze iletişimin sunduğu fırsatlar göz önünde bulundurulduğunda, telefondan iletişim kurmanın dolduramayacağı boşluklar bulunmaktadır. Bireyler arasında samimi bir ilişki kurulmadığı müddetçe iletişimin olumlu yönde seyir edemeyeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusunun, cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında incelenmesi değerli bir konu haline gelmektedir. Bireyler için bir seçim yolu olan telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyet olgusu üzerinden incelenmesi bu çalışmanın amacına karşılık gelmektedir. Bu konuda gerçekleştirilecek ilk çalışma olması ve literatüre katkı sağlaması çalışmanın önemini vurgulaması açısından değerlidir. Çalışmanın yöntem kısmında ise nicel yöntemle elde edilen bilgileri desteklemesi ve zenginleştirmesi adına çalışmanın ikinci yöntemi olarak nitel yöntem kullanılmıştır. Elde edilen bilgileri hem desteklemek hem de çalışmanın geçerlik ve güvenilirlik kat sayılarını daha da artırmak amacıyla karma yöntem çalışmada tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre telefondan arama ve mesajla yoluyla kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusuna yönelik iki farklı bakış açısı olduğu tespit edilmiştir. Bir grup insan çevresindeki insanlarla olan ilişkilerinin önemli olduğunu düşünürken, diğer grup insan ilişkilerine bu kadar büyük bir anlam atfetmemektedir. İletişim ve ilişkilerini farklı biçimde anlamlandıran ve inşa eden bu grupların telefondan arama ve mesajlaşmanın insan ilişkilerine katkısını farklı biçimde değerlendirmektedir. Diğer insanlarla ilişkilerini önemli bulan insanlar telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyete çok fazla katkısı bulunmadığı görüşündedirler. Ayrıca ilişki ve iletişimin yüz yüze görüşme üzerinden daha önemli ve değerli olduğu fikrini savunmaktadırlar. Diğer insanlarla ilişkilerine çok fazla anlam yüklemeyen insanlar ise telefondan arama ve mesajlaşmanın ilişkileri için yeterli hatta bu şekilde görüşmenin pratik ve yararlı olduğunu düşünmektedir.