Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'nin inanç diplomasisi bağlamında Bosna Hersek'te yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri

    Hayrettin Kılıç

    Yumuşak güç uygulamalarının geçmişi çok eski olmakla beraber kavram Soğuk Savaş'ın bitiminden itibaren Joseph Nye tarafından literatüre kazandırılmış ve özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra daha çok konuşulur hale gelmiştir. Yumuşak güçle bağlantılı bir kavram olan kamu diplomasisi, devletlerin yumuşak gücünü oluşturan kültür gibi kaynakların başka ülkelerde etkisini artırmaya çalıştığı faaliyetler olarak ifade edilmektedir. Kamu diplomasisinin bir alt dalını oluşturan kültür diplomasisi ise dil, din ve eğitim gibi birçok alanda gösterilen faaliyetlere karşılık gelmektedir. Bu bağlamda kültürün bileşenlerinden biri olan din üzerinden gerçekleştirilen inanç diplomasisi de kültürel diplomasinin unsurlarından birini oluşturmaktadır. Günümüzde devletlerin önemle üzerinde durduğu inanç diplomasisi alanında birçok faaliyet yürütülmektedir. Bunlardan biri de Türkiye'nin resmi olarak inanç diplomasisi alanında faaliyet gösteren Diyanet İşleri Başkanlığı ve ona bağlı Türkiye Diyanet Vakfı'dır. Türkiye, Soğuk Savaş'ın bitmesiyle beraber bağımsızlığını kazanan Balkan ülkelerindeki bağını koparmamak amacıyla inanç diplomasisi faaliyetlerinde etkili olmaya çalışmaktadır. Özellikle Bosna Hersek olmak üzere Türkiye bölgede etkili bir yumuşak güç politikası uygulamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Afrika Kıtası'nda Türkiye'nin eğitim alanında yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri

    Murat Han Canpolat

    Kamu Diplomasisi kavramı 1965 yılında Tufts Üniversitesi Fletcher Hukuk ve Diplomasi dekanı olan Edmund Gullion tarafından ortaya atılmıştır. İngilizce'de "Public Diplomacy" olarak geçen Kamu Diplomasisi, hedef ülke halkını doğrudan etkileyerek yapılması istenilen hedefler için alt yapı oluşturan ve yumuşak gücün üretilmesinde kullanılan araçlardan biridir. Eğitim alanı, kamu diplomasisi faaliyetleri içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eğitim faaliyetleri içerisinde okul yapma, öğrenci değişimleri, burs verme, mesleki, akademik, askeri vb alanlarda yerinde eğitim verme, eğitim alanlarında yapılan iyileştirme gibi çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalara istinaden dönemin ABD Dışişleri Bakanı olan Colin Powell "Ülkemiz için burada eğitim gören, geleceğin dünya liderlerinin dostluğunu kazanmaktan daha iyi bir servet göremiyorum" demiştir. Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkileri 2000 yılından sonra ivme kazanmıştır. Afrika Kıtası'nda yapılan çalışmalar arasında eğitim faaliyetleri de bulunmaktadır. Kamu diplomasisi adı altında yapılan eğitim destekleri Türkiye için orta ve uzun vadede sonuçları alınması planlanan faaliyetlerdir. Bu çalışmada Türkiye'nin Afrika Kıtası'nda eğitim alanında yürütmüş olduğu kamu diplomasisi faaliyetleri anlatılarak, bu alanda daha başarılı çalışmaların yapılması maksadıyla Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkilerine değinilip, Afrika'da eğitim alanında Türkiye için faaliyet yürüten kamu, kurum ve kuruluşlarının faaliyetleri hakkında bilgi verilmiş olup Türkiye'nin uzun vadede Afrika Kıtası'nda yumuşak gücünü artırmak için eğitim alanındaki kamu diplomasisi faaliyetlerinin nasıl daha iyi olabileceği üzerinde durularak analiz yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:Eğitim, Güç, Kamu Diplomasisi, Yumuşak Güç

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'nin İran'daki kamu diplomasisi faaliyetleri

    İclal Fırat

    Kesin bir tanıma ve somut ölçümlere dayanmayan güç kavramı, siyasal ilişkilerin ilk başladığı dönemlere kadar uzanmaktadır. Zamanla devletlerin ortaya çıkması ve devletlerarası ilişkilerin artması ile kavram önemini arttırmıştır. Yüzyıllar boyunca askeri ve ekonomik kapasite olarak algılanan güç kavramı, son dönemlerde cezbetme kabiliyeti ile kendisine yeni bir değer katarak varlığını devam ettirmektedir. Uluslararası ilişkiler literatürüne 1990 yılında Joseph Nye tarafından kazandırılan yumuşak güç kavramı, küreselleşme ile artan uluslararası iletişimle gücün kaynaklarına yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu doğrultuda ise devletler, doğru ve kaynağı belli olan bilgiler ile kamuoyunu yönlendirme ve ikna etme düşüncesi ile kamu diplomasisi faaliyetleri yürütmeye başlamıştır. Hazırlanan tez ile son dönemlerde dünyada ve Türkiye'de değişen dış politika anlayışı doğrultusunda öne çıkan yumuşak güç kavramının kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran'daki kamu diplomasisi faaliyetleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de yapılan akademik çalışmalar arasında Türkiye'nin İran özelinde yapmış olduğu kamu diplomasisi faaliyetlerinin ilk kez çeşitli alanlarla birlikte değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Tez çalışmasında öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları açıklanmıştır. Devamında Türkiye'nin dünyada uygulandığı kamu diplomasisi faaliyetleri ve bu doğrultuda faaliyet gösteren kurumları ele alınmıştır. Son olarak yumuşak güç kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran'daki muhtemel etkisi yorumlanarak yürüttüğü faaliyetler ele alınmıştır. Çalışmanın cevap aradığı sorular şunlardır; Yumuşak güç kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran üzerindeki muhtemel etkileri nelerdir? Türkiye İran'da hangi kamu diplomasisi faaliyetlerini uygulamaktadır? Uygulanan kamu diplomasisi faaliyetlerini sınırlandıran unsurlar nelerdir? Anahtar Kelimeler: Güç, İran, Kamu diplomasisi, Yumuşak güç

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Ulus markalaşmasında insan ve kültür faktörü: Türkiye'de görev yapan yabancı akademisyenler üzerine bir araştırma

    Sibel Yıldız

    Ulus markalaşmasının giderek önem kazanması ile ortaya çıkan yeni anlayış, ulusların insani ve kültürel değerlerine sahip çıkarak korumasının ve bu değerleri diğer uluslara aktarmasının gerekliliğidir. Bu bağlamda, ülkelerin diğer ülkelerden ayrışarak marka konumuna gelebilmesi için kendi potansiyelini keşfederek eksikliklerini tespit etmesi, markalaşma yolunda yarar sağlamaktadır. Aynı zamanda ülkelerin, insani ve kültürel değerleri, eğitim kalitesi, medya kullanımı gibi değişkenleriyle de ön planda olması gerekmektedir. Bu çerçevede üç bölümden meydana gelen çalışmanın, birinci bölümünde kültür kavramı ve kültürel boyutlar, ikinci bölümünde ulus markalaşması ve kamu diplomasisi literatür taraması ele alınmaktadır. Üçüncü bölümünde ise, ulus markalaşmasına etki eden insan ve kültür faktörü bağlamında ülkelerin markalaşabilirliği ve Türkiye'nin marka olma potansiyelini ölçen derinlemesine görüşme yöntemi ile elde edilen veriler değerlendirilmektedir. Araştırma derinlemesine görüşme yöntemiyle Türkiye'nin 6 üniversitesinden (Karadeniz Teknik, Ağrı İbrahim Çeçen, Atatürk, Trabzon, Avrasya ve Gümüşhane Üniversitesi'ndeki) 20 yabancı uyruklu akademisyene uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular, ülkelerin markalaşmasının olanaklı olduğunu ve Türkiye'nin de bu süreçleri doğru değerlendirmesi sonucunda marka bir ülke olabileceğini göstermektedir.