Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Karayaşmak (Demirözü-Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin hidrotermal alterasyon mineralojisi ve jeokimyası açısından incelenmesi
Mustafa Ataman
Bu çalışma Karayaşmak (Demirözü, Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin değerli baz metal ve elementlerin aranmasına yönelik alterasyon mineralojisi ve kayaç jeokimyası verileri kullanılarak hidrotermal alterasyon ve kütle değişiminin hesaplanması amaçlanmıştır. Çalışma alanında en yaşlı birim Pulur metamorfitleridir. Temel kayaçları oluşturan ve Permo-Karbonifer öncesi yaşlı olarak kabul edilen bu litostratigrafik birim gnayslar, amfibolitler, şistler ve metakuvarsitleri içerir. Bunların üzerine uyumsuzlukla Liyas yaşlı Hamurkesen Formasyonunun volkano-tortul serisi gelmektedir. Hamurkesen Formasyonu kumlu kireçtaşı, kumtaşı, kiltaşı, çamurtaşı, tüf, tüfit, aglomera, volkanik breş ardalanmasından oluşmaktadır. Formasyonu Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan örtmektedir. Kumtaşları grovak olarak, tüfler ise litik kristal tüf diye adlandırılmıştır. Tüfler orta-yüksek K’lu kalk-alkali özellikte olup SI, CIA ve AI değerleri hidrotermal alterasyonu desteklemekte ve orta derece ayrışmıştır. Tüflerde serizitik ayrışma, serizit-karbonat ayrışma, klorit-karbonat ayrışma ve kloritik-propilitik ayrışma belirlenmiştir. Tüflerin kütle değişim hesaplamalarında (Zn+Cu+Pb) değerleri çok fazla değişmezken, (FeO+MgO) ve (K2O+SiO2) değerlerinin genel olarak artması bunların farklı hidrotermal süreçlerle geliştiği ve hidrotermal sıvıların bu metallerce fakir olduğu anlaşılmıştır. Tüflerde isocon analizine göre genel olarak %37,06-41,62 kütle kaybı ve %20,14-48,56’lık bir kütle kazancı gerçekleşmiştir. Kütle artmasının sebebi Ca, Na, Fe, Mg ve Si elementlerinin artmasından kaynaklanmaktadır. Tüflerde hidrotermal alterasyon minerallerinin gelişiminde hidrotermal sıvılar önemli bir rol oynamıştır. Tüflerdeki hidrotermal alterasyon ürünlerinin muhtemelen epitermal evrede, asidik-hafif alkali ortam koşullarında, hidrotermal alterasyonu sonucu ve dolayısıyla farklı hidrotermal alterasyon koşulları geliştiği için farklı kütle değişimleri oluşmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresinin cevherleşme potansiyelinin jeokimyasal ve jeoistatistiksel olarak irdelenmesi
Celaleddin Bayraktar
Bu tez çalışmasında Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresindeki değerli ve baz metal elementlerin aranmasına yönelik belirlenen sahalarda, sediman jeokimyası verileri kullanılarak jeoistatistiksel yöntemlerle hedef prospeksiyon alanlarının tespit edilmesi, toprak ve kayaç jeokimyası verileri yardımıyla anomali alanlarının daraltılması, sahanın element dağılım haritalarının oluşturulması ve tüm bu veriler dikkate alınarak uygun sondaj yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda 2014-2021 yılları arasında arazi çalışmaları gerçekleştirilerek sahanın jeolojik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmiştir. Sahadaki cevherleşme/element zenginleşmelerinin belirlenmesine yönelik olarak 191 adet sediman, 869 adet toprak ve 379 adet kayaç örneği alınarak, analizleri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Maden Analizleri Teknolojisi Dairesi Başkanlığında Cu, Pb, Zn, Mo, As, Sb, Ag, Au, Co, Ni, Bi, V elementleri için gerçekleştirilmiştir. Elde edilen element konsantrasyonları değişik istatistiksel metotlarla değerlendirilmiş olup, her bir element için bölgesel ve yerel eşik değerler tespit edilmiştir. Ayrıca her bir element dikkate alınarak Ters Mesafe Ağırlıklandırma (TMA) metodu ile element dağılımı (anomali) haritaları oluşturulmuş ve bu haritalardan yararlanılarak MTA tarafından Doğu Karadeniz Metalik Maden Aramaları Projesi kapsamında 4 farklı lokasyonda 14 adet karotlu maden arama sondajı gerçekleştirilmiştir. Sondajlara ait karot örneklerinden yapılan XRD çalışmaları ile sahada gelişmiş serizitik-fillik alterasyon zonları tespit edilmiş, cevher mikroskobisi çalışmaları ile de pirit, rutil ve fahlerz gibi cevher minerallerinin zenginleştiği alanlar tespit edilmiştir. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde hedef bölgelerdeki jeokimyasal veriler kullanılarak elde edilen ve jeoistatistik metotlarla oluşturulan element dağılım haritalarındaki anomali bölgelerinin, inceleme alanındaki cevherleşme ile ilişkili olduğu bu tez çalışması kapsamında ortaya konulmuştur
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Güneydere (Bayburt) Plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özellikleri
Zeynep Delimehmet
Doğu Pontid Orojenik Kuşağı (Doğu Sakarya Zonu), Anadolu Levhasının şekillenmesinde jeolojik olarak önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, daha geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt'un (KD Türkiye) Güneydere Köyü ve çevresinde yer alan granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografik ve tüm-kayaç jeokimyasal veriler sunmaktadır. Bununla birlikte, bu kayaçların oluşumunda önemli rol oynayan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortam da tartışılmıştır. Yaklaşık 5 km2'lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Güneydere Plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit, daha az oranda ise granodiyorit ve kuvarslı monzonit türü kayaçlardan meydana gelmektedir. Kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%60.43-75.51) ve yüksek K'lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I-tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Granitik kayaçlar matalümin-peralümün karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, biyotit, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Kayaçların gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, az oranda ise asimilasyon±magma karışımının rol oynadığı ortaya konmuştur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları düşük ilksel magma sıcaklıklarını yansıtmaktadır. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu'nun ana magmasının alt/orta kıtasal kabuk kayaçlarının kısmi ergime sonucu türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gülaçar (Gümüşhane) ve civarındaki paleozoyik yaşlı plutonik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi
Hüseyin Enes Atay
Bu çalışmada, Gülaçar (Gümüşhane) ve civarında yer alan Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların mineralojik-petrografik ve tüm kayaç jeokimyasal özellikleri ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İnceleme alanının tabanında Erken Karbonifer yaşlı Kurtoğlu Metamorfitleri yer alır. Geç Karbonifer yaşlı Gümüşhane Plutonu Kurtoğlu Metamorfitleri'ni kesmiştir. Bu birimler üzerine uyumsuz olarak Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu gelir. Bu formasyon Geç Jura-Erken Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu tarafından uyumlu olarak üstlenir. Tüm bu birimler Eosen yaşlı Karadağ Granitoyidi tarafından kesilmiştir. İnceleme alanındaki en genç birimler Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar inceleme alanında yaklaşık 50 km2'lik bir alanda yayılım gösterir. Başlıca granit ve kuvarslı monzonit bileşimli kayaçlardan oluşur. Bu kayaçlar orta-iri taneli olup, ortoklas, kuvars, plajiyoklas, biyotit, amfibol ve opak mineralleri içerirler. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar genel olarak I-tipi, peralümin ve orta-yüksek-K karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (% 63-77) sahiptirler. Kayaçlar büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce (LILEs) zenginleşmişlerdir. Kondrite göre normalleştirilmiş nadir toprak element desenleri konkav şekilli (LaN/YbN= 5.08-14.76) olup, negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.32-0.75) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri dikkate alındığında, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu görülür. Zirkon ve apatitlerde yapılan hesaplamalarda, kayaçların kristallenme sıcaklıkları 750-936 °C arasında değişmektedir. Tüm bu özellikler, yüksek molar (CaO+FeOT+MgO+TiO2) ve düşük molar (Na2O+K2O) / (FeOT+MgO+TiO2), K2O/Na2O ve Mg# içerikleri, incelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların metabazalt / metagrovak türü kaynak kayaçların kısmı ergimesi ile oluşmuş olabileceğini gösterir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2011Eski Gümüşhane yöresinin jeolojisi ve Şenköy formasyonu (Erken-Orta Jura) içerisindeki kumtaşlarının petrografik ve jeokimyasal incelemesi
Levent Duygu
Çalışma, Eski Gümüşhane yöresini içerisine alan Trabzon H42-b2 paftasının jeolojik incelemesi ve Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy formasyonu içerisindeki kumtaşlarının petrografik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmesinden oluşmaktadır. Şenköy formasyonu inceleme alanında taban seviyelerinde konglomera ve silisleşmiş ağaç seviyelerinden oluşmaktadır. Yörede Şenköy formasyonu'nun en baskın litolojisi kömür ara seviyeleri ve kumtaşlarıdır. Şenköy formasyonu içerisindeki bu kumtaşları Jura öncesinde yer almış olan kaynak alanlarının petrografisi ve jeokimyası üzerinde önemli bilgiler saklamaktadırlar. İncelenen kumtaşlarında çatıyı oluşturan bileşenler kuvars, feldspat ve kayaç parçalarıdır. İncelenen kumtaşlarındaki kayaç parçaları asidik ve bazik kökenli olmak üzere iki ana grupta toplanabilirler. Bu kayaç parçalarının hem Jura öncesi temelde bulunması gereken volkanik kayaçlar hem de Erken Jura'da bölgede etkin olan bazik yay volkanizmasının ürünleri olabileceği belirlenmiştir. İncelenen kumtaşlarında felsik bileşenlerin oranını temsil eden Th ve U gibi iz elementler ile, mafik bileşenlerin oranını temsil eden Sc, Cr gibi iz elementler geniş aralıklar sunmaktadırlar. Bu durum kayaçların kaynak alanlarında felsik kayaçların yanı sıra önemli oranlarda mafik kayaçlarında bulunduğunu işaret etmektedir. İncelenen kumtaşlarının tüm kayaç jeokimyası ada yayı, aktif kıtasal kenar ve pasif kıtasal kenar gibi birden çok alana düşmektedir. Çalışılan kumtaşları Erken Jura'da yay gerisi konumda oldukları dikkate alındığında, kırıntılı kayaçların hem aktif volkanik yaydan hem de kıtadan malzeme alabilecek havzalarda çökeldikleri belirgindir. Çalışma alanında, Şenköy formasyonu içerisindeki çökeller içerisinde herhangi bir denizel fosil bulgusunun olmayışı, kömür ve bitki kırıntıları içeren seviyelerin ve silisleşmiş ağaçların varlığı, yersel ve yanal devamlılığı olmayan konglomera ve kumtaşlarının varlığı, çökellerdeki ani fasiyes değişimleri, incelenen kumtaşlarındaki bileşenlerin çoğunlukla köşeli olması, çok uzun mesafe taşınmamış olması ve kumtaşlarındaki silis çimento, bu çökellerin karasal bir ortamda çökeldiğini göstermektedir.
