Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim202220.yüzyılda hilafet tartışmaları Hoca İsmail Şükrü örneği
Onur Şanlı
Türkiye'de modernleşme serüvenine bakıldığında hayata geçirilen inkılaplar neticesinde yaşanan kültürel ve kurumsal değişimlerin başında şüphesiz hilafetin kaldırılması gelmektedir. Hilafet, 19. ve 20. yüzyılda Müslümanların ve Müslüman ülkeler üzerinde emperyal hedefleri olan ülkelerin en çok üzerinde durduğu dinî ve siyasi konu olmuştur. Osmanlı Devleti'nin son döneminde başlayan modernleşme hareketleri ve bu duruma paralel olarak yaşanan siyasi olaylar, hilafet merkezli tartışmalara hız kazandırmıştır. Büyük Millet Meclisi'nin ilk dönem Afyonkarahisar milletvekili olan Hoca İsmail Şükrü Efendi'nin kaleme aldığı, Hilafet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi adlı risale bize dönemin siyasi tartışmaları hakkında bilgi sunmaktadır. Saltanat ve hilafet makamının kaldırılmasına giden süreçte Mecliste ve kamuoyunda çıkan tartışmalar Hoca İsmail Şükrü özelinde değerlendirilmiştir. İsmail Şükrü'nün yazmış olduğu Hilafet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi adlı risale dönem itibarıyla siyasetin gündemini hayli meşgul etmiştir. Hoca İlyas, Hoca Halil Hulki ve Hoca Rasih Efendiler, İsmail Şükrü'nün yazmış olduğu risaleye karşı Hakimiyet-i Milliye ve Hilafet-i İslâmiye adlı karşı risaleyi yayınlamışlardır. Kaleme alınan risale, İsmail Şükrü'nün hilafet makamına dair ileri sürdüğü fikirlere, siyasi ve dinî itirazları içermektedir. Çalışmamızda söz konusu risaleler ışığında dönemin siyaset anlayışında hilafetin konumu değerlendirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Fıkıh tarihi açısından Haydar Rıfat'ın Malumat-ı Kanuniye adlı eseri
Ertuğrul Atmaca
Çalışmamız, Osmanlının son dönemleri ile Cumhuriyet döneminde yaşamış olan Haydar Rıfat Yorulmaz'ın Yeni ve Mükemmel Malumat-ı Kanuniye adlı eserinin fıkıh tarihi açısından değerlendirilmesini ortaya koymayı hedeflemektedir. Avukatlık kimliğiyle üstlenmiş olduğu davalarda ön plana çıkan Haydar Rıfat Yorulmaz yazmış olduğu eserler ve çevirileriyle de ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda, tezimizde Haydar Rıfat'ın hayatı, üstlendiği davalar, kişiliği ve kaleme almış olduğu eserleri incelenmiştir. Bununla birlikte incelemekte olduğumuz eserle ilgili bilgilendirmelere yer verilmiştir. Yazarın eseri oluştururken faydalanmış olduğu kaynaklar araştırılarak eserle karşılaştırılması yapılmıştır. Ayrıca Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olan Malumat-ı Kanuniye adlı eser latinize edilerek çalışmamıza eklenmiştir. Bu eserle ilgili değerlendirmeler ve tespitler ise, tezin ilgili bölümlerinde ve sonuç bölümünde aktarılmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Asr-ı Saadet'te eğitim
Ayşe Dülger
Eğitim, insan var olduğundan beri ihtiyaç duyulan ve her dönemde farklı uygulamaları ile formdan forma giren bir olgudur. Eğitimin insanlık tarihi kadar geçmişi vardır denebilir. Bu zamana kadar eğitimin ne olduğu ile ilgili bir kitap olacak kadar tanım yapılmıştır. Ortak paydada buluşulan nokta eğitimin bireye olumlu katkı sağlamak için var olduğudur. Eskiden eğitim-öğretime çok fazla önem verilmezken günümüzde bu bilinç gelişmiş ve eğitim insan hayatındaki en önemli yerini almıştır. Bunun bir sonucu olarak farklı uygulamalar ve metotlara gidilmiş eğitimde en etkili yöntemler bulunmaya çalışılmıştır. Ama maalesef imkânların fazlalığına rağmen istenen etkili sonuçlar alınamamaktadır. Eğitimin bu kadar önemsendiği bir zaman diliminde "Acaba İslam kültüründe neler uygulanmıştır?" sorusu akla gelmiş ve geçmiş devirlere bakılma ihtiyacı hissedilmiştir. Önceki devirler göz önüne alındığında karşımıza kısa zamanda en etkili sonuçlar alması ile Hz. Muhammed (sav) çıkmıştır. Onun içinde bulunduğu dönem karanlık çağ diye anılıyor herkes de böyle anılmasında bir nebzede olsa rol oynuyordu. Hz. Muhammed (sav), bu ortamda eğitime, ilme çok önem vermiş uygulamaları ve izlediği yollarla karanlıkta olan bir toplumu aydınlığa ulaştırmıştır. Bu yönüyle Hz. Muhammed'in (sav) bütün hayatı incelenmiştir. Eğitim, insanın bütün hayatını şekillendirici bir etkiye sahip olduğundan güvenilir kimselerce doğru uygulanması çok önemlidir. Tezde güvenilir kimselerin özellikleri ve doğru uygulamalardan kısaca bahsedilmiş, güvenilir bir insan ve doğru uygulamaları ile etkili sonuçlar alan Hz. Muhammed'in (sav) eğitimle alakalı izlediği yollar, uyguladığı yöntemler ve bütün hayatı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mekke ve Medine'de geçirdiği dönemler ve buralarda eğitim-öğretim adına yaptığı faaliyetler, izlediği yollara yer verilmiş kadınlara, gençlere, yetişkinlere, çocuklara, aileye, topluma, fertlere ayrı ayrı ilgileri eğitici davranışları üzerinde değerlendirmede bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Asr-ı Saadet, Hz. Muhammed (sav), Mekke, Medine
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kâdî Asker Şerîf Mehmed Molla Efendi'nin "Melhame-i Davûdiyye" sinin tahkiki
Fatma Nur Kozalak
İnsanların, tarih boyunca geleceğe yönelik haber almak için büyük çabalar gösterdikleri görülmektedir. Bu nedenle fal, kehanet ve astrolojiyi oluşturmuş ve zamanla geliştirmişlerdir. Bu türlerle benzerlik gösteren melhamenin de tarih boyunca izlerine rastlanmaktadır. Tarihsel sürece bakıldığında, melhamelerin izlerinin Keldânilere kadar uzandığı görülmektedir. Bu süreç içerisinde, başta Bâbil, Mısır, İran, Avrupa olmak üzere her medeniyette melhamelerin varlığını görebilmekteyiz. İslam tarihi içerisinde de yer alan melhameler, Güneş ve Ay tutulması, yıldırım, gök gürültüsü, depremler gibi bazı tabiat olaylarından hareketle geleceğe yönelik toplumsal haber veren eserler ve büyük kanlı savaşlar için kullanılmaktadır. Bu türde yazılmış birçok melhame örneği vardır ve bunlara bakıldığında farklı görünseler de içerik olarak aynı konular yer almaktadır. Melhamelerin, Yahudilikte, Hıristiyanlıkta ve İslam'da da yer aldığını görmekteyiz. Ancak İslam'da melhamelere yer verilmesine rağmen bu konuda dikkatli davranılmıştır. İslam âlimlerinin melhame konusuna dikkatli yaklaşmaları, konunun içeriğinin gaybi haberlere yer vermesinden dolayıdır. Ayrıca kanlı savaş olarak tanımlanan melhame, dinler tarihi konuları içerisinde yer alan, Armagedon/Melhame-i Kübra konusu açısından da önemli bir yere sahiptir. Yahudilik ve Hıristiyanlıkta Armagedon, İslam'da Melhame-i Kübra olan ''son savaş'' kıyametten önce gerçekleşeceğine inanılan en şiddetli ve en kanlı savaştır. Melhame konusunda yazılmış pek çok eserden biri de Kitâb-ı Melhame-i Davûdiyye adlı el yazma eserdir. Tabiat olaylarından yola çıkarak, geleceğe yönelik toplumsal, siyasi ve tarımsal olaylar hakkında bilgi veren bu eser, yirmi iki başlıktan oluşmaktadır. Eserin üslubu şart cümleleri (şöyle olursa, şöyle olur.) şeklinde kaleme alınmıştır.
