Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ2
    The Rag Doll as a Folkloric Handicraft in the Malatya Region: The Case of Azet Bacı; [Malatya Yöresinde Folklorik El Sanatı Ürünlerinden Oyuncak Bez Bebek: Azet Bacı Örneği]

    Solmaz, Fatih; Bektaş, Ahmet

    The production of cloth dolls, which are considered among traditional and folkloric handicrafts, dates back to ancient times. Through their folkloric clothing styles, regional embroideries, decorative details and symbols, these dolls facilitate the transmission of regional culture, embodying tangible cultural heritage alongside artistic and aesthetic elements. Produced in various regions of Anatolia, cloth dolls reflect the unique cultural identity of each locality. Specifically, dolls produced in Malatya, such as Aşhan Bacı, Azet Bacı, Eşe/Ayşe Bacı, Fatma Bacı, Hatice Bacı and Hamdi Dayı display the daily life of the region through their authentic attire. In this study, a qualitative research method was adopted. Through document analysis, the historical and cultural background of folkloric cloth dolls was researched by examining academic publications, articles, and books within the literature. Furthermore, the Azet Bacı cloth doll, belonging to the Malatya Yeşilyurt (Çırmıktı) region, was directly observed, and its clothing, apparel, and decorative elements were analyzed in detail. The obtained data were interpreted within the framework of cultural indicators. Cloth dolls serve the purpose of transferring a nation’s cultural codes and social roles from generation to generation. Emerging within a cultural structure, these toys entertain children, contribute to their cognitive development and prepare them for marriage and family life. Simultaneously, they contribute to the development of social skills such as leadership, solidarity, sharing, and cooperation, thereby guiding individuals’ future lives.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Siyasi kültür ve folklor bağlamında zeybek kültürünü yeniden düşünmek

    Ahmet Atalay

    Siyasi kültür kavramı, köklü bir kavram olmakla beraber, onu konu edinen yaklaşımlar temelinde bir anlam ve tanım çeşitliliği göstermektedir. En temelde toplumsal değerler alanına atıf yapan ve bu değerlerin siyasal sistemi etkilediğini varsayan siyasi kültür yaklaşımı, tarihsel gelişim sürecinde antropolojik bir kavram olarak açıklayıcı kapasitesini artırmıştır. Mitlerin ve sembollerin açıklayıcı gücünün keşfedilmesi siyasi kültür kavramını, "siyasal olana yönelim" gibi kısıtlayıcı ve indirgemeci bir yaklaşımdan uzaklaştırmıştır. Çalışmada zeybek kültürünün hikâyesi ve sembolik anlatım tarzları, siyasi kültürün sembolik anlamlara eğilen bakış açısıyla ele alınmıştır. Toplumun zeybekler ile olan sembolik etkileşiminin folklorik ögelerde bulunan siyasal imgelem yolu ile gerçekleştiği görülmüştür. Toplum, Osmanlı siyasal kültürünün üretmiş olduğu yapıyı "adaletsiz" olarak imlerken ona alternatif oluşturabilecek kendi bilincine tanıdık hâkimiyet imgeleri ile süslü olan zeybek kurumuna yönelmiştir. Osmanlı devlet söyleminde yok edilmesi gereken eşkıyalar olarak değerlendirilen zeybekler, Cumhuriyet ile birlikte kahraman ilan edilmişlerdir. Cumhuriyet döneminde Zeybek direnişi, zeybek imgesi kullanılarak, yüklenmiş olduğu iktidar sembollerinin anlam dünyası ile birlikte, hâkim siyasal kültür tarafından dönüştürülerek bir tür manipülasyona uğratılmıştır. Zeybek miti veya imgesi siyasal elit söyleminde, hikâyesinden uzaklaştırılarak yeniden tanımlanmış ve siyasal inşa sürecinde kullanılan bir metaa dönüştürülmüştür. Bu yok oluş süreci, zeybek imgesinin devlet lideri tarafından kullanılması yolu ile zeybeklerin halk kahramanı hüviyetini silikleştirirken, milli kahraman olan zeybek figürünü ön plana çıkarmış ve zeybeklerde bulunan isyan kültürünü bir tür söylemsel entegrasyon ile ortadan kaldırılmıştır.