Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Geleneksel tıpta kullanılan kuşburnu (Rosa canina L.) meyvelerinin farklı saklama koşulları ve demleme sürelerinde antioksidan antimikrobiyal aktivitelerinin ve fenolik içeriğinin incelenmesi

    Münevver Darak

    Rosa canina L (kuşburnu) geleneksel tedavide yaygın kullanılan tıbbi aromatik bir bitkidir. Antioksidan, antimikrobiyal ve anti-inflamatuar özellikleri çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Fenolik bileşiklerin çeşitli saklama sıcaklığı ve süresine bağlı olarak miktarlarında değişiklik meydana geldiği bilinmektedir. Bu çalışmada Gümüşhane İli'nden toplanmış kuşburnu meyvelerin farklı demleme süreleri ve saklama koşullarına göre antioksidan, antimikrobiyal aktivite ve C vit miktarı değişimlerinin izlenmesi amaçlandı. Buna göre taze, kurutulmuş ve dondurulmuş kuşburnu örnekleri üç ay ara ile 90 derece sıcaklıkta demlenerek 30, 60, 90 ve 120 dakika 5 ve 6. saatlerde alınan örneklerde ABTS, DPPH FRAP metotları ile antioksidan aktivite, toplam fenolik içerik ve toplam flavonoid madde miktarları ve antimikrobiyal aktivite analizleri, HPLC ile fenolik içerik ve C vitamini analizi yapılmıştır. Kurutulmuş meyvelere ait sulu ve etanolik ekstraklar yapılarak bu örneklerde de yukarıda belirtilen analizler gerçekleştirilmiştir. Demleme ürünlerinde en yüksek antioksidan aktivitenin toplam fenolik içerik ve flavonoid madde miktarının kurutulmuş kuşburnu örneklerinde özellikle 6. Saatte olduğu görüldü (p<0.05). Saklama süresine bağlı olarak bu parametrelerde belirgin azalma izlendi. Demlemeler içinde en yüksek C vitamini miktarı kurutulmuş kuşburnunda olduğu görüldü (83.56 µg/mL demleme). HPLC fenolik içerik analizinde ekstraktlarda toplam 8 adet fenolik bileşik tespit edildi. En fazla Fenolik bileşik olarak kateşin (661.42 µg/g ekstrakt) bulundu. Etanolik ve sulu ekstrakt C vitamini değerlerinde 3 ay sonunda sırası ile %26 ve %14'lük düşüşler tespit edildi. Antimikrobiyal aktivite analizinde 7 suştan beşine karşı (Bacillus subtilis, Staphylus aureus, Streptococcus pyogenes E. Coli, Pseudomonas aeruginosa) aktivite gözlendi. Bu sonuçlara göre kuşburnu meyvelerinin uygun demleme süre ve saklama biçimlerinin verimin arttırılmasına katkı yapacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Puerarin bileşiğinin in vitro şartlarda antioksidan kapasitesinin ve bazı metabolik enzimler üzerine aktivitesinin belirlenmesi

    Aslı İnan Ergün

    Tez çalışmasında fenolik mokekül yapısına sahip puerarin bileşiğinin asetilkolinesteraz (AChE) ve bütirilkolinesteraz (BChE) enzimleri üzerine inhibisyon etkileri incelendi. AChE enzimi için elde edilen IC50 değeri 177.73 nM iken BChE için 315.07 nM olarak hesaplandı. Standart molekül olarak takrin kullanıldı. Takrin molekülünden daha etkili inhibisyon gösterdiği belirlendi. Tezin diğer kısmında ise aynı molekül için antioksidan aktivitesini değerlendirildi. Bu amaçla, Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi tayini, Azino-bis (3-etilbenzo-tiyazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) radikali giderme aktivitesi, Cu2+-Cu+ indirgeme kapasitesi (CUPRAC metodu), 2,2- 1,1-Difenil 2-pikril hidrazil (DPPH) serbest radikalleri giderme aktivitesi, DMPD radikali giderme aktivitesi yöntemleri kullanıldı. Referans antioksidanlar olarak BHT, BHA, askorbik asit (C vitamini), troloks ve α-tokoferol (E vitamini) kullanılarak karşılaştırmaları yapıldı. ABTS radikal giderme aktivitesi için Puerarin molekülünün 20 mg/mL konsantrasyonunda % inhibisyon miktarı %99.33 olarak hesaplandı. İndirgeme kapasitelerininde standartlarla paralel olduğu belirlendi. Elde edilen sonuçların kozmetik, ilaç ve biyokimyasal yeni çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Öğrekotu (Heracleum platytaenium boiss.) ekstraktlarının antioksidan kapasitesinin belirlenmesi

    Ayten Köksal

    Bitkiler, bitkilerden elde edilen ürünler ve saflaştırılmış maddeler birçok çalışmaya konu olmakta ve olmaya devam etmektedir. Bitkilerin öncelikle kendilerini korumak için ürettikleri sekonder metabolitleri olan antioksidanlar gerek gıdayla gerek saflaştırılmış halleriyle tüketildiklerinde insanlığa birçok yönden fayda sağlamaktadırlar. Bu nedenlerle Apiaceae (Maydanozgiller) ailesinden olan öğrek otu (Heracleum platytaenium Boiss.) bitkisinin yaprak ve çiçek kısımlarının su ve etil alkol ekstraktlarının antioksidan kapasitesi araştırılmıştır. Antioksidan aktivitesini değerlendirmek amacıyla; 1,1-Difenil 2-pikril hidrazil (DPPH) serbest radikalleri giderme aktivitesi, 2,2-Azino-bis (3-etilbenzo-tiyazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) radikali giderme aktivitesi, Cu2+-Cu+ indirgeme kapasitesi (CUPRAC metodu), Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi tayini, total fenolik bileşik ve total flavonoid miktar tayinleri yapılmış olup, BHA, BHT, α-Tokoferol, ve Troloks referans antioksidan olarak kullanılarak karşılaştırma yapılmıştır. Çalışma kapsamında indirgeme kapasitesi metotlarında sadece CUPRAC metodunda Troloks standardına yakın değerler gözlemlendi. Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi yönteminde ise ekstraktların hepsinde standartlara göre düşük radikal giderme aktivitesi gözlemlendi. DPPH serbest radikalleri giderme aktivitesine bakıldığında sadece yaprak-su (63 μg mL-1) ekstraktının BHT (63 μg mL-1) gibi davrandığı, diğer ekstraktların yaprak-alkol (86.63 μg mL-1), çiçek-alkol (99.00 μg mL-1), çiçek-su (115.5 μg mL-1) ise düşük kapasiteye sahip olduğu belirlendi. ABTS radikallerini giderme kapasitesine ait IC50 değerleri; çiçek-su (3.73 μg mL-1) > yaprak-su (3.69 μg mL-1) > α-Tokoferol (3.32 μg mL-1) > çiçek-alkol (3.12 μg mL-1) > Troloks (2.90 μg mL-1) > BHA (2.83 μg mL-1) > yaprak-alkol (2.72 μg mL-1) > BHT (2.60 μg mL-1) sıralamasında aktivite göstermiştir. Yüksek IC50 değeri düşük antioksidan aktivite anlamına geldiğinden yaprak alkol ekstraktının bu yöntemde BHA, Troloks ve α-Tokoferol standartlarına göre daha iyi aktivite gösterdiği tespit edilmiştir.