Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYayıncıda açık erişim2025Scopus SJRQ3
    An Analysis on The Relationship of Organic Honey Production and The Number of Producers with Growth, Employment, and Agricultural Employment in Türkiye; [Türkiye’de Organik Bal Üretimi ve Üretici Sayısı ile Büyüme, İstihdam ve Tarımsal İstihdam Arasındaki İlişkinin Tespitine Yönelik Bir Analiz]

    Merdan, Kurtuluş

    The growing world population has driven humanity to produce more food, potentially leading to the neglect of quality and safety in food production. Evolving life conditions and technological progress have altered the consciousness level of humanity, bringing about new demands in some communities due to high income. Organic beekeeping has developed within this structure and tends to flourish as a model in Türkiye. Organic beekeeping has increased the income from beekeeping. It is practiced in natural unspoiled areas with no conventional feeding and chemical pesticides and requires supervising all processes through inspection and certification. Besides organic honey, the most common organic beekeeping product, organic bee products include bee pollen, propolis, royal jelly, beeswax, and bee venom. This study presents the economic analysis of organic honey production volume in Türkiye. For this purpose, the short and long-term relationships of organic honey production and the number of producers with economic growth, employment, and agricultural employment were analyzed. In addition, organic honey production and the number of organic honey producers were examined as driving forces for growth, employment, and agricultural employment. In this context, annual time series data between 2004 and 2022 were used as the sample. According to the analysis, organic honey production, an independent variable, had no long-term relationship with employment and agricultural employment variables, whereas it had a long-term relationship with the growth variable. The number of organic honey producers, another independent variable, was found to have no long-run relationship with the employment variable; however, it had a long-term relationship with the growth and agricultural employment variables. The findings of the study indicated that organic honey production did not drive growth, employment, or agricultural employment. On the other hand, the number of organic honey producers led to growth, yet not to employment or agricultural employment.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Derleme MakaleYalnız künye2021Scopus SJRQ1
    Assessment of the relationship between renewable energy and employment of the United States of America: Empirical evidence from spectral Granger causality

    Çelik, Orkun

    In this study, the spectral Granger causality nexus between renewable energy generation and employment for the period February 1973–September 2019 in the USA is examined. The results obtained from the study expresses that there is no spectral Granger causality relationship between renewable energy generation and employment for aforementioned period in the USA. Furthermore, these findings support neutrality hypothesis, which means that there is no causality relation between the variables. In other words, renewable energy generation does not influence employment and employment does not have an effect on renewable energy generation.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfScopus16WoS14OpenAlex20
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Türkiye'de kadın istihdamının sektörel ve bölgesel analizi

    Şeyma Ataç

    Bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergeleri arasında kadın istihdamı ve işgücü verileri yer almaktadır. Gelişmiş ülkelerde kadınların işgücüne katılım oranları yüksek olurken, az gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde bu oran daha düşük düzeylerdedir. Kadınlar geçmişten günümüze sürekli çalışma hayatında yer almışlardır. Ancak gerçek anlamda ücret karşılığında işgücü piyasasında yer almaları ilk kez Sanayi Devrimi ile gerçekleşmiştir. Küreselleşmeyle birlikte ekonomik gelişmelerde değişiklik yaşanması kadınların işgücü piyasasında daha fazla yer alması beklentisini oluşturmuştur. Ancak toplumun değersel yargıları, annelik ve ev hanımlığı rolü, eğitim düzeyindeki düşük oranlar, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok sorunla karşı karşıya kalan kadınlar ağırlıklı olarak enformel sektörlerde yer almışlardır ve beklentinin aksine bir durum gerçekleşmiştir. Kadın istihdamının Türkiye'deki durumunu belirlemek üzere yapılan bu çalışmada, kadın istihdamı öncelikli olarak tarihsel çerçevede incelenmiştir. Daha sonra Türkiye'deki on iki bölgede sektörel kadın istihdamına yer verilmiştir. Bölgesel erkek istihdamına karşılık kadın istihdamının hangi düzeyde olduğu incelenmiştir. Son olarak ise kadınların işgücü piyasasında yer almalarını etkileyen faktörlere, cinsiyete dayalı ayrımcılığa ve kadın istihdamını artırmaya yönelik düzenleme ve projelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın İşgücü, Kadın İstihdamı, Cinsiyet Ayrımcılığı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Genç işsizliği: Türkiye ve AB karşılaştırmalı analiz

    Muhammet Sandıkçı

    Günümüz ekonomilerinde işsizlik, gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan ülkelerin en temel sorunlarından birisi konumundadır. 2000 yılından itibaren artma eğiliminde olan işsizlik oranları içinde genç işsizliğinin, genel işsizlik oranlarının iki katından daha fazla arttığı görülmüştür. Dünyanın en büyük yirmi ekonomisinden biri olan Türkiye de bu sorunla karşı karşıya olan ülkelerdendir. Benzer şekilde yakın coğrafyada bulunan ve Türkiye'nin ticaret ortağı olan Avrupa için de genç işsizliği önemli bir problemdir. Bu ülkelerde genç işsizliğinin boyutu, nedenleri ve çözümüne yönelik politika önerilerinin ortaya konması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve AB ülkelerinde genç işsizliğinin boyutunu ortaya koymak ve bu sorunun çözümüne yönelik uygulanabilecek politikalara ışık tutmaktır. Bu doğrultuda işgücü piyasası ve genç işsizliğine ilişkin Türkiye ve AB ülkeleri verileri karşılaştırmalı olarak irdelenmiştir. Çalışmada AB ülkeleri ve Türkiye'de genç işsizliğe yönelik farklılıklara; ekonomik yapı, işgücü piyasasının katılığı, eğitim sistemi, esnek çalışma koşulları ve kadınların istihdama katılımı düzeyleri gibi faktörlerin önemli düzeyde etkili olduğu görülmüştür.