Yazarlar
- Ayşe Koç(1)
- Fatih Bilgin(1)
- Gülhan Nacar(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bireysel emeklilik sistemi ve makroekonomik istikrar
Ayşe Koç
Günümüz dünya ekonomisinde emeklilik sistemleri, ulusların ekonomik istikrarı sağlamalarında en önemli güvenceleri olmuştur. Nüfusun yaşlanması, aktif-pasif dengesinin bozulması, sağlık hizmetlerinin maliyetlerindeki artış, siyasi müdahaleler, ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, işsizlik gibi nedenler, hemen her ülkede sosyal güvenlik sistemlerini sıkıntıya sokmuştur. Oluşan bu krizler neticesinde sosyal güvenliği tamamlayıcı bir unsur olan bireysel emeklilik sistemi, krizlerin çözümü için uygun bir araç olarak görülmüş ve uygulamaya konulmuştur. BES, bireylerin çalışırken yaşadığı refahın emeklilik döneminde de sürdürülmesini amaçlamaktadır. Bu çalışmanın amacı bireysel emeklilik fon büyüklüğü ile makroekonomik istikrar arasındaki nedensellik ilişkisini Türkiye için analiz etmektir. Analiz iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada, GSYH (büyüme), enflasyon, işsizlik, bütçe açığı ve cari işlemler açığı değişkenleri kullanılarak, Temel Bileşenler Analizi ile Türkiye için bir makroekonomik istikrar endeksi oluşturulmuştur. İkinci aşamada Makroekonomik İstikrar Endeksi ile BES fon büyüklüğü arasındaki nedensellik ilişkileri Toda-Yamamoto ve Fourier Toda Yamamoto Nedensellik Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonuçları, bireysel emeklilik fon büyüklüğü ile makroekonomik göstergeler arasında nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, geçmiş dönem bireysel emeklilik sistemi fon tutarlarının, makroekonomik istikrar öngörülerinde kullanılamayacağını göstermektedir. Kur oynaklığı ve enerji maliyetlerinde meydana gelen artışlar, COVID 19 nedeniyle küresel tedarik zincirinde meydana gelen bozulmalar, dünya genelinde enflasyon oranlarının artmasına neden olmuş, gelişmiş ülkelerde yüksek enflasyon nedeniyle alınan faiz artırım kararları, diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilemiştir. Finansman olanaklarının kısıtlı olması ve yükselen kurlar ülke genelinde kırılganlığı artırmaktadır. Bu bağlamda, makroekonomik istikrarın sağlanabilmesi için, finansal kırılganlıkların azaltılması ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması önemlidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kamu personelleri finansal okuryazarlık düzeylerinin otomatik katılım sistemi'nden ayrılma eğilimine etkisi: Erzincan iline yönelik bir uygulama
Fatih Bilgin
Türkiye'de 2001 yılında uygulanmaya başlanan Bireysel Emeklilik Sistemi ile birlikte, 01.01.2017 tarihi itibariyle yurtiçi tasarruf oranlarının artırılması ve bireylerin aktif dönemdeki gelir seviyelerini korumak amacıyla Otomatik Katılım Sistemi'ne geçilmiştir. Otomatik Katılım Sistemi ile kamu ve özel sektörde çalışan 45 yaş altındaki tüm çalışanlar kademeli olarak sisteme dâhil edilmiş ve edilmektedir. Bu çalışmada kamu personellerinin finansal okuryazarlık düzeyini ölçen ve bu doğrultuda yeni bir sistem olan Otomatik Katılım Sistemi'nde kamu personellerinin sistemde kalma ve sistemden ayrılma eğilimleri anket yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bireysel emeklilik sisteminde aracı kurum tercih nedenlerinin analitik hiyerarşi prosesi (AHP) ile önem derecelerinin belirlenmesi
Gülhan Nacar
Küresel gelişmeler ve yapılan hukuksal düzenlemeler ile son yıllarda bireysel emeklilik sistemi katılımcı sayısı gittikçe artmaktadır. Katılımcılar sisteme aracı kurumlar vasıtasıyla katılmaktadır ve aracı kurumlar bu durumdan kazanç sağlamaktadır. Böylece aracı kurumlar arasında katılımcıların kendilerini tercih etmeleri adına rekabet yaşanmaktadır. Rekabet avantajının sağlanmasında katılımcıların istek ve tercihlerinin bilinmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, bireysel emeklilik sistemine katılanların aracı kurum tercihine etki eden kriterlerin belirlenmesi ve önem derecesinin belirlenmesidir. Bu bağlamda literatür ve uzman görüşü ile tercih nedenleri belirlenmiştir. Sonraki aşamada ise Analitik Hiyerarşi Prosesi(AHP) yöntemi ile kriterlerin ağılıkları belirlenmiştir. AHP farklı amaç ve hedefler arasında etkileşime sahip olabilecek karmaşık ve yapılandırılmamış problemleri çözmek için güçlü bir tekniktir. Kriterlere ait oluşturulan hiyerarşi dikkate alınarak anket formu oluşturulmuştur. İki bölüm olan anket formunda, ilk bölümde demografik bilgiler ikinci bölümde ise kriterlerin ikili karşılaştırma soruları bulunmaktadır. Anket formu 32 kişiye uygulanmış ve elde edilen veriler AHP yöntemi ile önem dereceleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ana kriterler arasında Maddi Boyutlar kriteri ve alt kriterler arasında fon getiri oranı kriteri en fazla öneme sahip olduğu görülmüştür. Son olarak çalışmanın kısıtlarından ve diğer araştırmacılara tavsiyelerden bahsedilmiştir.
