Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Afrika Kıtası'nda Türkiye'nin eğitim alanında yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri

    Murat Han Canpolat

    Kamu Diplomasisi kavramı 1965 yılında Tufts Üniversitesi Fletcher Hukuk ve Diplomasi dekanı olan Edmund Gullion tarafından ortaya atılmıştır. İngilizce'de "Public Diplomacy" olarak geçen Kamu Diplomasisi, hedef ülke halkını doğrudan etkileyerek yapılması istenilen hedefler için alt yapı oluşturan ve yumuşak gücün üretilmesinde kullanılan araçlardan biridir. Eğitim alanı, kamu diplomasisi faaliyetleri içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eğitim faaliyetleri içerisinde okul yapma, öğrenci değişimleri, burs verme, mesleki, akademik, askeri vb alanlarda yerinde eğitim verme, eğitim alanlarında yapılan iyileştirme gibi çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalara istinaden dönemin ABD Dışişleri Bakanı olan Colin Powell "Ülkemiz için burada eğitim gören, geleceğin dünya liderlerinin dostluğunu kazanmaktan daha iyi bir servet göremiyorum" demiştir. Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkileri 2000 yılından sonra ivme kazanmıştır. Afrika Kıtası'nda yapılan çalışmalar arasında eğitim faaliyetleri de bulunmaktadır. Kamu diplomasisi adı altında yapılan eğitim destekleri Türkiye için orta ve uzun vadede sonuçları alınması planlanan faaliyetlerdir. Bu çalışmada Türkiye'nin Afrika Kıtası'nda eğitim alanında yürütmüş olduğu kamu diplomasisi faaliyetleri anlatılarak, bu alanda daha başarılı çalışmaların yapılması maksadıyla Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkilerine değinilip, Afrika'da eğitim alanında Türkiye için faaliyet yürüten kamu, kurum ve kuruluşlarının faaliyetleri hakkında bilgi verilmiş olup Türkiye'nin uzun vadede Afrika Kıtası'nda yumuşak gücünü artırmak için eğitim alanındaki kamu diplomasisi faaliyetlerinin nasıl daha iyi olabileceği üzerinde durularak analiz yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:Eğitim, Güç, Kamu Diplomasisi, Yumuşak Güç

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimleri: Gümüşhane örneği

    Mansur Üstünsoy

    Geçmişten günümüze toplumun en temel yapı taşı aile olarak kabul edilmektedir. Aile, çocuğun ilk eğitim aldığı yer olması açısından aileye farklı sorumluluk ve görevler yüklenmektedir. İşlevlerinde aksamaların gerçekleştiği aileler sağlıksız aileler olarak tanımlanmaktadır. Sağlıksız ailelerde çocuğa yönelik ihmal istismar gibi çocuğun fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü bozacak durumlar gerçekleşebilir. Bu durumlar şiddet, cinsel içerikli davranışlar ya da çocuğun onur ve haysiyetini zedeleyici söylemler olarak karşımıza çıkabilmektedir. Sosyal hizmet mesleği çeşitli dezavantajlı gruplarla çalışsa da bunlardan en önemli olanlardan birisi çocuklar olarak kabul edilmektedir. Multidisipliner bir çalışma alanı olan sağlıkta da çocuğa yönelik tıbbi, psikolojik ve sosyal olarak müdahale alanları bulunmaktadır. Koruyucu ve önleyici hizmetlerin yanı sıra çocuk istismarı ve ihmalinde ilk müdahale eden meslek grupları içerisinde yer alan hekimlerin bu alanla ilgili bilgi, beceri ve deneyimlerinin bulunması son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Gümüşhane İlinde görev yapmakta olan hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimlerinin tespit edilmesi, ayrıca sağlık eğitimi alan ve insan anatomisi ve fizyolojisi üzerine yoğunlaşan hekimlerin toplumsal sorunlar, yasal sorumluluklar ve insan psikolojisine yönelik farkındalık düzeylerinin ölçülmesidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Engelli bireylerin eğitim hayatında (İlköğretim 1. kademe) karşılaştığı zorluklara ilişkin aile görüşlerinin incelenmesi: Ağrı il merkezi örneği

    Muharrem Özdemir

    Bu araştırmanın amacı ilköğretim çağındaki engelli çocukların eğitim hayatında yaşadıkları sorunların ortaya konulmasıdır. Araştırma nitel araştırma deseninde tasarlanmış olup, araştırmacı tarafından 11 sorudan oluşan açık uçlu görüşme formları oluşturularak gerçekleştirilmiştir. Ağrı il merkezinde ikamet etmekte olan katılımcı bireyler seçilirken mümkün olduğu kadar farklı toplumsal kesimlerden ve farklı ekonomik gelir seviyesine sahip kişilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Böylelikle aynı soruna sahip ailelerin mevcut durum karşısında nasıl tepkiler verdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.Mülakatlar 2021 yılı Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler belirlenen tema ile birlikte alt temalar ve kodlamalar yapılarak içerik analizi yöntemi uygulanarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarında engelli çocukların eğitim hayatında gerek fiziksel olarak gerekse de psikolojik açıdan birçok zorluk yaşadığı görülmektedir. Bununla birlikte engelli bireylerin sosyal, ekonomik ve eğitim bağlamında da zorluklarla karşılaştıkları görülmektedir.