Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Doğu Karadeniz Bölgesi'nde üretilen Kürtün-Araköy ve Gümüşhane ekmeklerinin mikrobiyolojik, kimyasal ve bazı kalite parametreleri bakımından karşılaştırılması
Büşra Çimen
Bu çalışmada Gümüşhane iline özgü Gümüşhane ekmeği ile Kürtün-Araköy ekmeği mikrobiyolojik ve kimyasal analizlere tabi tutulmuş ayrıca ekmeklerin renk analizleri de yapılmıştır. Ekmek hamurlarında yapılan mikrobiyolojik analizlerin sonucu önemli farklılıklar göstermiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeği hamurunda 6.98±0.03 log kob/g, Gümüşhane ekmeği hamurunda ise 8.19±0.07 log kob/g bulunmuştur. Ekmek örneklerinin TAMB sayısı, M17 agarda gelişen LAB sayısı ve koliform grubu bakteri sayısında farklılıklar tespit edilmemiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeğinde 2.45±0.11 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde <2 log kob/g olarak bulunmuştur. Maya-küf sayısı Araköy ekmeğinde 2.27±0.07 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde 2.01±0.01 log kob/g değerinde tespit edilmiştir Ekmeklerin kimyasal analizleri sonucunda Araköy ekmeğinin kül, protein ve titrasyon asitlik miktarları Gümüşhane ekmeğine göre yüksek tespit edilmiş, diğer kimyasal sonuçları (kuru madde, pH) ise daha düşük bulunmuştur. Araköy ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %7.81±0.84 bulunurken Gümüşhane ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %3.88±0.11 bulunmuştur. Protein ve kül miktarları sırasıyla Araköy ekmeğinde %10.95±0.12 ve %1.921±0.021 değerlerinde, Gümüşhane ekmeğinde ise %9.84±0.18 ve %1.734±0.043 değerlerinde bulunmuştur. Ekmek kabuklarının renk analizlerinde Araköy ekmeğinin L ve b değerleri Gümüşhane ekmeğine göre daha düşük tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ekoturizm kapsamında yürütülen rekreatif faaliyetlerden elde edilen serbest zaman doyumunun davranışsal niyete etkisi: Doğu Karadeniz örneği
Barış Hacınebioğlu
Bu tez çalışmasında "Ekoturizm Kapsamında Yürütülen Rekreatif Faaliyetlerden Elde Edilen Serbest Zaman Doyumunun Davranışsal Niyete Etkisi" incelenmiştir. Kitlesel olarak turizm hareketlerine katılım sağlayan bireylerin, özellikle son dönemlerde deniz-kum-güneş üçgenine olan taleplerinin belli bir seviyede kaldığı görülmüştür. Serbest zaman artışıyla beraber gelişim gösteren turizm endüstrisinde, bol miktarda doğal ve kültürel değerlere sahip olan destinasyonların, yılın tüm aylarında var olan turizm hareketlerinden yeterli payı alabilmesi için ziyaretçilere unutamayacağı bir deneyim yaşatması gerekmektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde: ekoturizmin özellikleri, ilkeleri ve etkileri ile beraber rekreasyon kavramı, sınıflandırılması, ekoturizm ile rekreasyon ilişkisi ve ekoturizm kapsamında yapılan rekreatif faaliyetler hakkında bilgiler verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde: serbest zamanı, ortaya çıkışını, etkileyen faktörlerle beraber serbest zaman doyumu hakkında gerekli bilgiler sunulmuştur. Araştırmanın üçüncü bölümünde: turist davranışını, turist davranışını etkileyen faktörleri, davranışsal niyeti ve davranışsal niyetin boyutları hakkında literatür araştırması yapılmıştır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde ise Doğu Karadeniz Bölgesi'ne gelen ziyaretçilerin katıldıkları rekreatif faaliyetlerden aldıkları serbest zaman doyumu ve davranışsal niyete yönelik sorular sorulmuştur. Yapılan bu anket çalışmasının verileri analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda anket çalışmasına katılım sağlayanların tamamına yakını katılım sağladıkları faaliyetlerden yüksek doyum aldıklarını, tekrar ziyaret edeceklerini ve aynı zamanda yakın çevrelerine bölgeyi önerecekleri analizler sonucunda ortaya koyulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet yönetimine dair mevcut durum analizi
Ceren Kaya
Doğal kaynaklı ve insan kaynaklı afetler toplumlar için zaman geçtikçe daha riskli ve zararlı duruma gelmektedir. Teknolojik ve sanayi alanındaki gelişmeler, artan nüfus yoğunluğunu takiben çarpık kentleşmelerle birlikte değerlendirildiğinde afet riski hayatımızın her alanında varlığını korumaktadır. Bu olgu toplumları afetlere karşı daha duyarlı olmaya zorlamaktadır. Afetlerin ardından müdahale anlamında ilk anda kurtarma ve ilkyardım çalışmaları gelmektedir. Afet durumlarına etkili cevap verebilmek için sağlık hizmeti sağlayan gruptaki çalışanların, sağlık hizmeti alacak gruptaki afetzedelerin ve diğer bireylerin afetlere yönelik hazırlıkları ve almaları gereken önlemler son derece önemlidir. Bu araştırmada, Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet hazırlıklarına ilişkin mevcut durumlarının değerlendirilmesi ve bu hastanelerin birbiriyle karşılaştırılarak öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışma hastanelerde afetlere karşı yapılan hazırlıkları, aralarındaki farkları tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın hastanelerdeki afet planlarını, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğini, tatbikatları, tahliye planını, afet haberleşmesini, ilaç stokunu, ambulans yeterliliğini vb. belirleyici nitelikte olması hedeflenmektedir. Araştırma verileri 15 Nisan 2016 – 3 Haziran 2016 tarihleri arasında Doğu Karadeniz merkez ilçelerinde yer alan Gümüşhane Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bayburt Devlet Hastanesi, Artvin Devlet Hastanesi ve Rize Devlet Hastanesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri 1996 yılında Serhat Hacımusalar'ın "Felaketlerde Hastanelerin Organizasyonu ve İzmir'deki Hastanelerin Durumu" isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu temel alınarak oluşturulan veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veriler ilgili hastanelerin birim amirleriyle veya müdürleri ile yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda bütün bölge hastanelerinin bir afet planının olduğu, hastanelerdeki diğer tüm birimlerin afet planına ulaşımının kolay olduğu ve is birliği yapılacak kuruluşların da belirlenmiş olduğu saptanmıştır. Fakat bina dayanıklılığı, afet durumunda ilave ambulans temini, geçici morg yerleri, kriz odasının planlanması, afet esnasında iletişimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi gibi bazı önemli kriterlerde hastanelerin eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık seviyesinin belirlenmesi üzerine bir araştırma: Doğu Karadeniz örneği
Eren Kütük
Küreselleşme ile finansal piyasaların giderek karmaşık bir hal olması, bilgi iletişim teknolojilerinin gelişmesi, yeni finansal türev araçların piyasaya çıkması ve ekonomik dalgalanmalar sonucunda bireyler ekonomik anlamda sorunlar yaşamaktadır. Bu noktada hanehalkı ve yatırımcıların korunması ihtiyacı doğmaktadır. Hanehalkı ve yatırımcıların finansal piyasaların risklerinden korunması finansal okuryazar olmaktan geçmektedir. Finansal okuryazarlık, bireylerin finansal konularda yeterli bilgiye sahip olması ve bu bilgiye uygun finansal tutum ve davranışlar sergilemesini ifade etmektedir. Bu çalışma ile Doğu Karadeniz'de devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin demografik özellikleri ile finansal okuryazarlık seviyesi arasındaki ilişkileri, ayrıca aylık bir bütçe yapıp buna uygun davrananların ve düzenli tasarruf yapanların finansal okuryazarlık seviyesinin test edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 1240 öğrenci ile anket yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; cinsiyet bakımından erkeklerin, medeni durum bakımından evlilerin, okuduğu fakülte bakımından iktisadi ve idari bilimler fakültesinde okuyanların, yaş grubu bakımından ileri yaş grubunda olanların ve son sınıfta okuyanların finansal okuryazarlık seviyeleri daha yüksektir. Ayrıca, eğitim seviyesi ve gelir arttıkça finansal okuryazarlık seviyesi artmaktadır. Aylık bir bütçe yapıp buna uygun davrananlar ve düzenli tasarruf yapanlar finansal okuryazarlık seviyesi bakımından avantajlıdır. Ancak genel olarak katılımcıların finansal okuryazarlık seviyesi düşüktür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının bölge ekonomisi üzerine etkisi: Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Merve Kullukçu
Bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir araç olan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), bulundukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgedeki yerel aktörlerin harekete geçirilmesiyle bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada kalkınma ajanslarının bölge ekonomisine etkisi incelenmiştir. 1950'lı yıllardan itibaren bölgesel kalkınma politikalarının gelişimi ve BKA'ların incelenmesinin ardından, Türkiye'deki Kalkınma Ajansları'nın uygulamaları irdelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren BKA'ların bölge ekonomisi üzerinde olan etkilerini TR90 Bölgesi'nde faaliyet gösteren Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) özelinde ele almaktır. DOKA'nın faaliyetleri ve bölgeye sağladığı destekler incelenerek bölge ekonomisine olan etkisi analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ajansın yürüttüğü proje ve faaliyetlerin bölge kalkınmasına görece katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Bölgesel Politikalar, Türkiye, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2011İkizdere plütonunun (Kuzeydoğu-Türkiye) U-Pb jeokronolojisi, petrolojisi ve jeodinamik önemi
Özmen Evcimen
Bu çalışmada, İkizdere Plütonu'na ait (KD, Türkiye) jeokimyasal ve jeokronolojik bulguların sunulması, plütonu oluşturan magmanın kaynağı ve jeodinamik ortamın belirlenmesi amaçlanmıştır. Plüton, granit, granodiyorit, tonalit, kuvars monzonit, diyorit ve gabroyik diyorit (SiO2=55.29-74.74 %ağ.) ana kayaçları ile monzonit, monzodiyorit ve monzo gabro (SiO2=50.63-61.65 %ağ.) bileşimli anklavlardan oluşmaktadır. Kayaçlar çoklukla düşük Mg# (<22-54)içeriğine sahiptir. SHRIMP U-Pb zirkon yaşlandırması, bu kayaçların yaklaşık 75 milyon yılda kristallenmiş olabileceklerine işaret etmektedir. Örnekler, yüksek-K kalk-alkalin ve kalk-alkalin bileşimsel yönseme ve I-tipi metaluminden peralumine doğru değişen özellik sunmaktadır. Kondrite göre normalize edilmiş NTE modelleri,örneklerin farklılaştığını [(La/Yb)n=2.43-16.40] ve zayıf Eu anomalisi sunduğunu (Eu/Eu*=0.46-0.99) göstermektedir. Plütona ait kayaçlar, büyük iyon yarıçaplı elementlerce (Ba, Th, Rb, K) önemli derecede zenginleşme gösterirken, yüksek alan enerjili elementlerce (Ti, Nb) tüketilmişlerdir. Tüm jeokimyasal özellikler, plütonun çarpışma sonrası genişlemeli rejimde, saf bir kıtasal kabuk ergiyiğinden türemiş olmayacağını, bunun aksine bir yitim ortamında hibrit bir magmadan kaynaklanmış olabileceğini göstermektedir. Bölgede, bu tarz yüksek-K bileşimli kayaçları oluşturan ergimeye, Geç Kretase yaşlı İzmir-Ankara-Erzincan okyanus kabuğunun Avrazya bloğu altına doğru yitmesi sırasında gelişen dinamik olaylar sebep olmuş olabilir. Böyle bir dinamik sistemde, yay gerisi ekstansiyonel olaylar, litosferik mantonun ergimesine ve dolayısıyla bazik magmanın oluşumuna neden olur. Söz konusu bazik magma, alt kabuğun altına yerleşerek büyük ölçüde ergimeye olanak sağlar. Böyle bir modelde, litosferik manto türevli bazaltik magma ve kabuksal kaynaklı daha felsik magma kabuksal derinliklerde karışır. Sonra, bu hibrid ergiyik, fraksiyonel kristallenme ve bir miktarda kabuksal asimilasyona maruz kalır; kabuğun sığ derinliklerine doğru yükselir ve gabroyik diyoritten granite kadar bileşim değişimi sunan plütonu oluşturur. Jeokimyasal ve SHRIMP U-Pb zirkon yaş verileri ile bölgesel jeolojik çalışmalar birleştirildiğinde, İkizdere Plütonunun, Doğu Karadeniz Bölgesinin kuzeyinde yitimle ilişkili bir ortamda geliştiği ve bölgede yay gerisi ekstansiyonel periyodun 75-81 milyon yıllarında başlamış olacağı anlaşılmaktadır.
