Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bir Diş İmplant Protezinde Sıcaklık ve Gerilme Dağılımının İncelenmesi

    Aygün, Cemalettin; Taşdemir, İkram

    Günümüzde, implant uygulamalarının artan başarı oranları ve kullanım sıklığı, diş hekimliği alanında dişsel implantlara çekmiştir. Bu çalışmada bir diş implant protezindeki sıcaklık ve gerilim dağılımı sonlu elemanlar yöntemini kullanan ticari yazılımı olan Ansys paket programı kullanılarak, üç boyutlu olarak modellenmiştir. Modele 100N’luk yük ve sırasıyla 45o C ve 10o C sıcaklık uygulanarak implant protezinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Sıcaklık giriş koşulu, en yüksek sıcaklık (45o C) için ocaktan yeni alınmış yiyecek/içecek ve en düşük sıcaklık (10o C) için ise buzdolabından yeni çıkarılmış içecek sıcaklığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler (Fluid Flow) sonucunda 45o C ve 10o C sıcaklıkta implant protezinin diş köküne ısıyı iletmediği görülmüştür. 100N ’luk yük altında ise von Mises gerilim dağılımı ve toplam deformasyon analiz sonucunda, çekme ve basma dayanımının iyi olduğu (48.17 MPa), uygulanan yükün büyük bir kısmının ise suni diş kronu tarafından karşılandığı belirlenmiştir. Diş geometrisinden yapısından dolayı uygulanan çiğneme kuvveti, tüm eksenlerde homojen olmayan gerilme dağılımına sebep olmaktadır. Bu durum biyouyumluluğun yanında mekanik uyumluluğunda büyük önem arz ettiğini ortaya koymaktadır. Suni diş kronu ve diş kökün de sıklıkla kullanılan titanyum alaşımları (Ti-6Al-4V) koruyucu oksit tabaka oluşturmasıyla birlikte kemik yapısında da farklılaşmaya sebebiyet vermektedir. Özellikle osteoporoz ve menopoz dönemlerinde kemik hacminde oluşan kayıplar ve kemik erimesi hastalıkları da göz önüne alındığında, implant-kemik arayüzünde sorun oluşabileceği muhtemeldir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2001
    İki farklı obturatör yapım yöntemine göre dişler arasındaki boyutsal farklılığın değerlendirilmesi

    Akalin, Volkan; Yazıcıoğlu, Hüseyin; Yaluğ, Ömer Suat

    Amaç: Palatal rezeksiyonlarda yapılan havuzlu ve balonlu obturatörlerde dişler arasında görülen boyutsal değişikliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Standart hale getirilmiş 16 adet dişsiz model üzerine uygulanan havuzlu ve balonlu obturatörlerin diş dizimi yapıldıktan sonra dişler arası mesafe ölçüldü. PMMA. ile obturatörler bitirildikten sonra aynı mesafeler tekrar ölçüldü, aralarındaki farklar istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Defekt bölgesindeki dişlerin aralarındaki uzaklıklarda büzülme her iki obturatörde de anlamlı görüldü. Sonuç:Balonlu obturatörlerde defekt bölgesindeki büzülme, diğer obturatördeki büzülmeye göre daha fazladır.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2000
    Dişli ağızda nasopharynx defektinin restorasyonu olgu bildirimi

    Yazıcıoğlu, Hüseyin; Yaluğ, Ömer Suat

    Yumuşak damak defektlerinde,palatopharyngeal bütünlüğün bozulmasına neden olan etkenler; yarık damak gibi konjeni-tal malformasyohlar, kısa, sert ya da yumuşak damak gibi gelişimsel defektler ve kazanılmış nörolojik defekt ya da neop-lastik hastalık sonucu yapılan cerrahi rezeksiyonlardır. Bazı hastalarda palatopharyngeal fonksiyon bozuklukları cerrahi yöntemlerle düzeltilebilir, fakat düzeltilemşdiği vakalarda obturatör yapımı gerekebilir. Yumuşak damak obturatörleri, konjenital veya kazanılmış yumuşak damak-defeiyifliastalarda konuşmâ ve yutkunma sırasında nasopharynx ile oropharynx'i ayırmak için kullanılan apareylefdir. Bölürniya da tam protezlerden oluşan parça ile pelot adı verilen pharyngeal kısmını içerirler. Bu makalede hastanın yumuşak damak anomalisini restore etmekte kullanılan obturator anlatılacaktır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele