Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Davranışsal yaklaşım çerçevesinde DOKAP bölgesinde mükelleflerin vergi algılarındaki değişimin incelenmesi

    Sema Aşar

    Bu araştırmanın temel amacı vergi mükelleflerinin vergi algılarının, davranışsal yaklaşım çerçevesinde dürtme müdahaleleri aracılığıyla değişip değişmediğini analiz etmektir. Türkiye'nin kalkınmada öncelikli bölgelerinden biri olan DOKAP illerinde yürütülen çalışmada katılımcılar deney ve kontrol grupları olarak ikiye ayrılmıştır. Uygulama sürecinde, vergi sorumluluğu algısı, verginin amacına ilişkin algı, vergi af ve ceza algısı, vergi bilinci algısı ve vergi sistemi algısına ilişkin başlıklar altında oluşturulan ifadeler değerlendirilmiştir. Deney grubuna, sosyal normlar, ulusal aidiyet, dağıtıcı adalet, kayıp ve kazanç çerçevelemesi, sosyal değiş-tokuş gibi davranışsal ilkeler esas alınarak hazırlanmış altı farklı dürtücü mesaj sunulmuştur. Böylelikle mükelleflerin gelir vergisine ve vergiye ilişkin algılarının bu müdahaleler ışığındaki değişimi gözlemlenmiştir. Elde edilen veriler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Tukey HSD ve Tamhane's T2 analizleriyle incelenmiştir. Analiz sonuçları, dürtme stratejilerinin bireylerin vergiye ilişkin algılarında anlamlı farklar oluşturduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, gönüllü vergi uyumunun teşvikinde geleneksel yöntemlerin yanı sıra davranışsal yaklaşımın sunduğu dürtme etkisinin, etkili ve sürdürülebilir bir politika aracı olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Katılım bankacılığının davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi

    Ömer Ateşci

    Modern klasik iktisat teorilerinde insanoğlu, sadece çıkarını düşünen, kişisel menfaatine hizmet eden, fayda ve kârını maksimize etmeyi amaçlayan bir varlık olarak tanımlanmıştır. "Homo Economicus" "ekonomik insan" olarak tanımlanan bu insan modeli, çıkarlarını maksimize etmeyi hayatının en temel amacına koymaktadır. Bu model, insanın yatırım noktasında tamamen nefsi duygularını tatmin etmek için hareket ettiği ileri sürülmektedir. Genel olarak iktisat teorileri insanı bu şekilde tanımlamış olmasına rağmen, insanoğlunun yatırım kararlarında her zaman maddi olarak rasyonel davranmadığı gözlemlenmiştir. Bu tür yatırım kararları veren bireylerin hareketleri, klasik iktisat teorilerinde ifade edilen insan modeli ile çelişmektedir. Klasik iktisat teorileri, bireylerin yatırımlarında rasyonel olmadığı kararları açıklamakta zorlanmıştır. Bundan dolayı klasik iktisat teorilerinde boşluk ortaya çıkmıştır. Çünkü insanların yatırım kararlarında risk ve getiri dışında farklı değişkenleri de dikkate aldığı ortaya çıkmıştır. İnsanların bu tür davranışlarını açıklamak ve klasik iktisat teorilerinde oluşan boşluğu doldurmak için "davranışsal finans" kavramı ortaya çıkmıştır. Davranışsal finansa göre insanlar yatırımlarında ekonomik getiri, risk ve kar değişkenleri dışında, psikolojik, kültürel, sosyolojik değişkenlerinde etkisinde karar verebilmektedir. Bu çalışmada Erzincan ilinde bulunan bireysel yatırımcılar üzerinde anket yöntemiyle katılım bankacılığının davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Katılım bankacılığının tercih edilmesinde etkili olan faktörler davranışsal finans kapsamında incelenmiştir. Bu kapsamda 404 bireysel yatırımcı ile anket çalışması yapılmış olup elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anket içerisinde bulunan soruların tamamının betimsel istatistik bulguları elde edilip, ilk olarak demografik, sonrasında katılım bankacılığı ile bulgular ve daha sonrasında katılım bankacılığı ile davranışsal finans arasında oluşturulan hipotezlerin analizi için (One Way ANOVA testi) tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bireylerin katılım bankacılığını tercih etmelerinde finansal faktörlerin dışında birçok faktörden kuvvetli bir şekilde etkilendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Katılım Bankacılığı, Yatırımcı Davranışı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bireysel yatırım kararlarında davranışsal eğilimlerin ölçülmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma

    Emre Hırka

    Geleneksel finans modelleri, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını verirken rasyonel olduklarını, en yüksek faydayı hedeflediklerini, piyasaların etkin olduğunu, tüm yatırımcıların benzer beklentilere sahip olduğunu ve menkul kıymetlerin fiyatlarının tesadüfi meydana geldiğini varsaymaktadır. Ancak, bu teoriler piyasada meydana gelen çoğu olayı açıklamakta yetersiz kaldığı yönünde eleştirilmiştir. Bu durum davranışsal finans denilen yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Davranışsal finans teorisi, duygular ve ruh halinin insanların davranışlarını etkilediğini ve bu nedenle insanların rasyonel karar veremediğini varsaymaktadır. Literatürde, davranışsal finans konusunun çoğunlukla bireysel menkul kıymet yatırımcıları üzerinde araştırıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan literatür taramasında finansal piyasaların önemli oyuncularından olan altın yatırımcıları ile ilgili davranışsal finans çalışmalarına çok nadir rastlanmıştır. Bu doğrultuda, çalışma altın yatırımcılarının davranışlarını araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamına Gümüşhane'de yaşayan ve altın yatırımda bulunan yatırımcılar alınmıştır. Çalışmada, altın yatırımcılarına yönelik anket uygulanmıştır. Uygulamada 405 yatırımcının verileri SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Analiz yöntemleri olarak frekans analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizi, geçerlilik analizi ve fark analizi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Davranışsal Finans, Davranış Modelleri, Psikoloji, Yatırım Kararları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Aşırı güven ve borç düzeyi ilişkisi: BİST inşaat sektöründe ampirik bir inceleme

    Selçuk Yalçın

    Geleneksel finans teorileri insanların rasyonel davrandıklarını ileri sürmekte ve insanların bu rasyonelliğe göre hareket ettiğini belirtmektedir. Fakat daha sonra yapılan pek çok araştırma piyasalarda geleneksel finans teorilerinin açıklayamadığı bir çok anomali tespit etmiştir. Bu anomalileri açıklamak için yapılan yeni çalışmalar sonucunda, geleneksel finans teorilerinin aksine insan davranışlarının rasyonel olmadığını ileri süren yeni finans teorileri ortaya konmuştur. Bu yeni teoriler sayesinde finansta "Davranışsal Finans" adı altında yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Davranışsal finans insanların karar verme süreçlerinde rasyonel davranmadığını çeşitli psikolojik etkiler altında kalarak karar verdiğini ileri sürmektedir. Bu çalışmada davranışsal finansın önemli yaklaşımlarından biri olan aşırı güven ile borç düzeyi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Borsa İstanbul (BİST)'da 2002-2012 yılları arasında işlem gören şirketlerin verileri incelenerek yapılan çalışmada aşırı güven ile borç düzeyi arasında istatistiksel olarak negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.