Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması

    Hatice Demir

    Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Yahya Çapan

    Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin sosyal hizmet bakış açısı ile incelendiği bu araştırma nicel tasarıma göre dizayn edilmiştir. Trabzon il merkezi ve Akçaabat, Arsin ve Araklı ilçelerinde ikamet eden engelli çocuğa sahip 169 ebeveyn ile araştırma yürütülmüştür. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Telef, 2013) ve Tükenmişlik Ölçeği (Çapri, 2006) kullanılmış olup araştırma verileri IBM SPSS Statistics Subscription paket programında çözümlenmiştir. Kişisel Bilgi Formundaki değişkenlere göre ölçek ifadelerinin farklılaşma durumu bağımsız gruplar t-testi ve çift yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. İki seçeneği bulunan değişkenler için bağımsız örneklem t-testi, sıralı olan değişkenler için ise çift yönlü ANOVA testinden yararlanılmıştır. Psikolojik iyi oluş ölçeği ve tükenmişlik ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi incelemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan tek faktörlü 8 maddeli psikolojik iyi oluş ölçeği Cronbach's Alpha değeri .85 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca üç faktörlü ve 18 maddeli tükenmişlik ölçeği Cronbach's Alpha değerleri sırayla Duygudurumsal Faktör .88, Dışadönük Faktör .71 ve Bedensel Faktör .88 olarak hesaplanmıştır. Herhangi bir kamu kurum ve kuruluştan alınan olduğu maddi destek ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında ve engellilik tanısı ve engellilik türü ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda, ebeveynlerin psikolojik iyi oluş düzeyinin tükenmişlik ölçeği alt boyutlarından en az biri ile açıklamanın mümkün olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçlarının sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarına ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İş doyumunun tükenmişlik düzeyine etkisinde örgütsel sessizliğin aracılık rolü: TRC1 AFAD çalışanları örneği

    İsmail Turgut Pala

    AFAD personellerinin yoğun çalışma temposu, uzun çalışma saatleri, iş yükü ve yüksek stres altında insanlarla iç içe çalışmaları gerekmektedir. Bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda, çalışma koşullarının personeli psikolojik anlamda zaman zaman yorduğu düşünülmektedir. Bu varsayımla başladığımız çalışmamız, Suriye insani krizi nedeniyle yoğun göç almış bölgelerde görev yapan Adıyaman, Gaziantep, Kilis İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri personelleriyle sınırlandırılmıştır. Araştırmamızda AFAD çalışanlarının iş doyum, tükenmişlik ve örgütsel sessizlik düzeyleri anket yoluyla yüz yüze görüşerek ölçülmüştür. Anketlerden elde edilen veriler birbirleriyle ve katılımcıların demografik özellikleriyle karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Toplumsal yapı olarak birbirine benzer olan bu üç ilde analiz sonuçlarına göre, Adıyaman'da görev alanların Kilis ve Gaziantep'te görev alan personellere göre tükenmişlik düzeylerinin ve örgütsel sessizlik düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kadın çalışanların erkek çalışanlara göre yaptıklarının işten aldıkları doyumun daha az olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda iş doyumunun tükenmişliğe anlamlı ve negatif yönde etkisi olduğu bulunmuştur. İş doyumunun örgütsel sessizlik üzerinde pozitif etkisi vardır. Örgüt sessizlik iş doyumu kontrolü altında iken AFAD çalışanlarının örgütsel sessizlik düzeylerinin tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı ve negatif etkisi vardır. Son olarak, örgütsel sessizliğin aracılık etkisi altında AFAD çalışanlarının iş doyumunun tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı etkisi vardır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Doğu Karadeniz örneği

    Zeliha Erol

    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının İş Doyumu ve Mesleki Tükenmişlik Düzeylerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, 2018, (XV + 67 Sayfa) Bu çalışmanın amacı, farklı bakanlıklara bağlı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının iş doyum ve mesleki tükenmişlik düzeylerini incelemektir. İnsanlar, uyanık kaldıkları sürenin önemli bir kısmını "iş" yaparak geçirmektedirler. Şayet yapılan iş, bireyin istediği şekilde sonuçlanırsa birey bundan doyum elde ederken sonuç beklenen düzeyde değilse burada doyumdan bahsetmek pek olası değildir. İş doyumu, bireysel açıdan olduğu kadar örgütsel ve toplumsal açılardan da günümüzün en önemli olgularından biri olarak görülmektedir. Araştırmada, Sosyal Hizmet Uzmanlarının "cinsiyet, medeni durum, yaş, hizmet yılı" değişkenlerine göre iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Doğu Karadeniz illeri Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev yapan 96 Sosyal Hizmet Uzmanı oluşturmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama modeli kullanılmıştır. İş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerine ait bulguları saptanmak amacıyla veri toplama araçlarından "Kişisel Bilgi Formu", Hackman ve Oldham'ın (1975) oluşturduğu ve Koca ve Özçiftçi' nin (2015) ondört soruya indirgediği "iş doyumu ölçeği" ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" (Maslach ve Jackson 1981) ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada ulaşılan veriler SPSS 22 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği

    Sedat Çat

    Ruhsal zeka, yaşamın hem fiziksel tarafı ile hem de manevi yönüyle ilgilenen, bilginin eksiksiz ve doğru anlaşılmasını sağlamayan bir zeka türüdür. Bireyin iç dinamiklerinin azalması olarak ifade eden tükenmişlik, insanlarla birebir çalışan, iş stresinin, yükünün ve sorumlulukların fazla olduğu meslek mensuplarında sık ortaya çıkan bir sendromdur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma, bireysel başarı duygusunun azalması olmak üzere üç evreden oluşur. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeyleri ve bu iki kavram arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka düzeyleri ile ilgili sorulara daha çok katılıyorum (3,16) diye cevapladıkları tespit edilmiştir. Tükenmişlik; duygusal tükenme (2,39), duyarsızlaşma (2,13), bireysel başarı duygusunun azalması (2,33) olarak üç boyutta incelenmiş ve her boyutta düşük bulunmuştur. Ruhsal zeka ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde; standardize edilmiş regresyon katsayıları duygusal tükenmişlik için (0,566), duyarsızlaşma için (0,500), bireysel başarı duygusunun azalması için (0,570) olarak tespit edilmiştir. Çalışanlarının ruhsal zekaları ile tükenmişliğin her üç boyutu arasında (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,566- 0,500, 0,570) orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı tükenmişlikle mücadele yöntemlerini bilmeleri ve uygulamaları ve gerekli çalışma koşullarının idari birimler tarafından sağlanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Acil Yardım, Kurtarma Ve Müdahale Çalışanları, Ruhsal Zeka (SQ), Tükenmişlik Sendromu.