Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bir atıksu arıtma tesisinin havuzlarında oluşan algal biyofilmden demir nanopartiküllerinin sentezi ve sudan bazı organik kirleticilerin uzaklaştırılmasında kullanımı
İlyas Taner Demirel
Çevre kirliliği günümüzün en önemli sorunlarından birisi olmakla birlikte özellikle toksik karakterdeki maddelerin bulundukları ortamlardan uzaklaştırılmasında veya dönüştürülmesinde biyoremediasyon uygulamaları önemli bir yere sahiptir. Biyoremediasyon olaylarında bakteriler, mayalar, küfler, algler ve bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Son zamanlarda biyoremediasyon uygulamalarında biyolojik yöntemlerle üretilen nanopartiküllerin kullanımı da yer almaktadır Sucul ekosistemlerin primer üreticileri olan algler biyoaktif bileşikler bakımından oldukça zengin olmaları onları nanopartikül üretiminde ön plana çıkarmaktadır. Mevcut çalışmada Gümüşhane Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisi'ndeki arıtımı yapılmış suyun bulunduğu çökeltme havuzlarında doğal ve sürekli olarak oluşan ve herhangi bir kullanım amacı olmayan algal biyofilmler toplanıp kurutulduktan sonra toz haline getirilerek, ekstrakte edilecektir. Sonrasında bu ekstraklarda demir nanopartiküller uygun yöntemler kullanılarak elde edilecektir. Sentezlenen nanopartiküllerin yapısal, fonksiyonel ve optik özellikleri, taramalı elektron mikroskobu (SEM), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) kullanılarak karakterize edilecektir. Ardından, ekstrakte edilen numunelerin ve demir nanopartiküllerinin, sulu çözeltilerden metilen mavisi, fenol kırmızısı ve malaşit yeşili gibi organik boyar kirleticilerin uzaklaştırması yönünde uygulamalar yapılacak. Bu nanopartiküllerin organik kirleticileri ne derecede uzaklaştırdığı yapılan ölçümler ile ortaya konacaktır. Böylelikle atık olan bir biyolojik maddenin biyoteknolojik olarak kullanılabilirliğinin hangi derecede olduğu belirlenecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Klinik gram negatif bakterilerde virulans faktör genleri ile biyofilm oluşumlarının belirlenmesi ve rumex gümüş nanopartikülünün antibiyofilm aktivitesinin araştırılması
Gamze Yüksel
Çeşitli örneklerden 188 Gram negatif bakteri izole edilmiş ve antibiyotik duyarlılık testleri yapılmıştır.188 suşta, sınıf 1 integron, virülans ve antibiyotik direnç genlerinin varlığı PCR ile araştırıldı. blaOXA-23 ve blaOXA-51 genleri pozitif olan örnekler, pGEM-T vektörüne klonlandı ve plazmitler, DNA dizi analizine gönderildi. Suşların biyofilm oluşturma kapasiteleri ve Rumex gümüş nanopartikülün antibiyofilm etkisi kantitatif olarak belirlendi. İzolatlarda sırasıyla aer (%29.78), sfa (%28.19), afa (%27.12), cnf (%21.27), pap (%12.76) ve hly (%12.76) virulans faktör genleri bulundu. Sınıf 1 integronlar suşlar arasında yüksek oranda (%88.82) tespit edildi. İzolatların %46.27'sinin biyofilm oluşturma yeteneğine sahip olduğu belirlendi. PMQR genleri, 15 izolatta tespit edildi. 16 suşta blaOXA-23 geni, 19 izolatta ise blaOXA-51 geni tespit edildi. Bu çalışmada Türkiye'den ilk kez hem blaOXA-23 hem de blaOXA-51 genlerini taşıyan klinik K. oxytoca izolatı tanımlandı. Rumex gümüş nanoparçacıklarının (NP'ler), orta ve güçlü biyofilm oluşturma kabiliyetine sahip farklı izolatlara karşı antibiyofilm aktivitesi gösterdiği ortaya çıktı. NP'ler, 2.66 kat A. baumannii'nin, 3.25 kat K. pneumonaie'nin ve 1.25 kat E.coli'nin biyofilm oluşturma kapasitesini azalttığı gözlemlendi. Mikrobiyal biyofilmin araştırılması, tedavi seçenekleri için yeni stratejiler geliştirmede önemli bir rol oynayabilir. Sonuç olarak, ciddi enfeksiyonlara neden olan antibiyotiğe dirençli Gram negatif patojenlerin tedavi seçeneklerinin sınırlı olması halk sağlığı açısından önemli bir sorun olduğundan, bu patojenlerde antibiyotik direnci, virülans faktör genleri ve biyofilm oluşumunun araştırılması önemlidir.
