Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Afete hazırlık davranışlarına etki eden inanç, değer ve tutum faktörlerinin incelenmesi: İzmir ili örneği

    Vildan Oral

    Afetler açısından riskli ülkelerden olan Türkiye'de yapılan mevzuat değişiklikleri, kurulan sistemler, yürütülen eğitim kampanyaları ile güvenlik açığını ortadan kaldırmak adına yapılan çalışmalar süreklilik arz etmesine rağmen toplumda kendi değer yargıları çerçevesinde oluşturulmuş bir afet hazırlığının eksikliği kendini göstermektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı afet hazırlık davranışlarına etki ettiği varsayılan değer, inanç ve tutum değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yapısal bir model oluşturmak ve bu modeli test ederek afet yöneticileri ve paydaşlarına gerekli olan bilgiyi sağlamaktır. Çalışmaya İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden basit seçkisiz örnekleme metodu kullanılarak belirlenen 800 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; demografik özellikler (10 soru), "Afet Hazırlık İnançları" (3 alt faktör 10 soru) "Afet Hazırlık Değerleri" (8 soru), "Afet Hazırlık Tutumları" (2 alt faktör 11 soru) ve "Afet Hazırlık Davranışları" (20 soru) olmak üzere 5 bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma soruları 5'li Likert ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında açımlayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizlerinde SPSS 21.0, ölçüm modelinin oluşturulması, yapısal eşitlik modelinin test edilmesi, uyum indekslerinin belirlenmesi ve doğrudan-dolaylı etkilerin tespit edilmesinde AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçları afet hazırlık inançlarının afet hazırlık değerleri, afet hazırlık tutumları ve afet hazırlık davranışlarını doğrudan pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık değerlerinin afet hazırlık davranışlarını doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık tutumlarının (bilişsel, duyuşsal) afet hazırlık davranışlarını pozitif yönde doğrudan veya dolaylı yönde etkilemediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak afet hazırlık davranışlarında köklü değişiklikler yapılarak toplumda bir afet kültürünün oluşturulup yaygınlaştırılması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Devlet Hava Meydanları İşletmesi bünyesinde çalışan personellerin genel afete hazırlıklı olma inanç durumlarının belirlenmesi (Bingöl Havalimanı örneği)

    Emre Pehlivan

    Afetlerin potansiyel olumsuz etkilerinin azaltılmasında; afetlerle ilgili verilen eğitim ve tedbirler kadar afetlere hazırlıklı olma inancı da önemlidir. Özellikle afet yönetiminde aktif rol alan iş sahalarında çalışanlara afetlere hazırlıklı olma inancı konusunda daha da fazla görev düşmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bingöl Havalimanı'nda çalışan 242 personelin genel afet hazırlık inanç durumunun (GAHİD) değerlendirilmesiydi. Araştırmada, 32 madde ve 5'li likert tipi sorulardan oluşan GAHİD ölçeği, 205 gönüllü katılımcıya (tüm evrenin %85'ine) uygulandı. KMO değeri 0,849 ve Cronbach alfa katsayısı değeri 0,890 olarak saptandı. Toplam afetlere hazırlıklı olma inanç puanlarına ve altı alt boyutlara (algılanan duyarlılık, algılanan ciddiyet, algılanan yarar, algılanan engeller, eyleme geçiriciler ve öz yeterlilik) ait ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Sosyodemografik değişkenler ile GAHİD ortalama puan sonuçlarının karşılaştırması istatistiksel açıdan değerlendirildi. Araştırmada, katılımcıların GAHİD toplam puan ortalamasının yüksek düzeyde (125,9±13,6) olduğu gözlendi. Özellikle, birden fazla yerde afet eğitim aldığını belirten grubun eğitim almayan gruba göre daha yüksek GAHİD ortalaması olduğu ve afet eğitimi alma değişkenleri ile GAHİD puan ortalamaları arasında pozitif yönde korelasyon olduğu saptandı (R=0,250, p<0,001). Yaş, cinsiyet, iş alanı, gelir durumu, afet yaşama değişkenleri açısından GAHİD ortalama puanı istatistiksel açıdan değişim gözlenmedi (p>0,05). Öte yandan, kadın grubunda algılanan ciddiyet alt boyutu ortalamasının ve otuz üç yaş üstü altı yıldan fazla çalışan personel grubunda algılanan duyarlılık ortalamasının daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç olarak, genel afetlere hazırlıklı olma inancını artırmak için personele afetle ilgili eğitimlerin tek bir zaman aralığında verilmesi yerine periyodik ve tekrarlı olarak verilmesinin daha yararlı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    4-6 yaş grubu çocukların inanç esaslarını algılayış biçimleri

    Nuran Çelik

    Günlük yaşam düzeninden manevi huzura kadar birçok konuda bireye fayda sağlayan inanma duygusu doğuştan başlar. Çocukluk dönemi kişiliğin şekillendiği ve ilerideki yaşamına yönelik birçok davranış kalıbını öğrendiği önemli bir gelişimsel basamaktır. Fıtratının gereği inanma duygusu kendisinde var olan çocuk yeterli düzeyde dini ve değerler eğitimi alamazsa ileride oluşturacağı kişiliği sağlam bir şekilde oluşmaz. İstenilen düzeyde inanç gelişiminin oluşması ancak olumlu ve bilimsel temellere dayalı bir dini eğitimle gerçekleşir. 4 yaşında dini duyguları gelişmeye başlayan çocuğun 6 yaşına kadar ifadeleri somut olsa da çevresinin de etkisiyle Allah tasavvuru başta olmak üzere soyut içeriği olan iman esasları zihnini meşgul etmektedir. Çocukların büyürken kültürel ve tecrübelere dayalı öğrenecekleri dini bilgiler ilerleyen yaşamlarında zihinlerinde doldurulamayan boşluk ve yaşamlarında eksiklik olma ihtimalini doğuracaktır. Gelişim dönemleri göz önünde bulundurularak çocuğa verilecek din eğitimi onun zihin ve duygu dünyasına olumlu katkılar sağlayacaktır. Bireyin doğumundan ölümüne kadar hayatında var olan inanç esasları Kelamın ana konusunu oluşturmasından dolayı tezde inanç esasları hakkında kısa bilgiler verilmiş, araştırmaya konu olan 4, 5, ve 6 yaş grubu çocukların genel gelişim özelliklerine ve dini gelişimlerine detaylı bir biçimde yer verilmiştir. İman esaslarını yaşamlarında ve zihinlerinde nasıl tasavvur ettikleri tespit edilmeye çalışılan 50 çocuğa Allah ve Peygamber tasavvuru başta olmak üzere İslam dini, dua, melek, Kur'an-ı Kerim, ölüm, cennet kavramları üzerine açık uçlu sorular yöneltilmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Muhammed bin Mustafa Akkirmânî ve itikâdî görüşleri

    Mustafa Bal

    Muhammed b. Mustafa Akkirmânî, XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yaşamış önemli bir ilim adamıdır. Hem dinî hem de beşerî ilimlerde çalışmalar yapan Akkirmânî, Kelam, Felsefe, Mantık, Tefsir, Hadis, Fıkıh ve Arap dili gibi pek çok alanda eser yazmıştır. Dolayısıyla Akkirmânî'nin çok yönlü ve farklı dallarda yetkin bir ilim adamı olduğu söylenebilir. Ayrıca önemli bir devlet adamı olan Akkirmânî, hayatının çeşitli dönemlerinde İzmir ve Mısır'da kadı olarak çalışmıştır. 1760 yılında Mekke'nin başkadısı iken vefat etmiştir. Bu çalışma, Akkirmânî'nin kelam ilmi ve İslam inanç esasları ile ilgili görüşlerini ihtiva etmektedir. Bu bağlamda O'nun itikâdî görüşleri ve özgün yorumları sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca söz konusu dönemde Akkirmânî'nin kelam ilmine yapmış olduğu katkılara yoğunlaşılmıştır. Çalışmada nitel araştırma metotlarından yararlanılmış olup bilgi toplama tekniği olarak doküman tarama ve muhteva analizi yapılmıştır. Bu yöntemle hazırlanan çalışma, XVIII. yüzyıl Osmanlı kelam düşüncesi hakkında önemli ipuçları vermektedir.