Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'de Alevi-Bektaşi gruplar ve sembolizm

    Talat Öz

    Bu araştırmada, Anadolu coğrafyasında Bektaşi, Çepni, Tahtacı, Kızılbaş, Türkmen, Abdal, Sıraç ve Rafızi gibi Alevilik için kullanılan bazı isimlerle beraber birtakım Alevi-Bektaşi gruplar hakkında bilgi verilmiştir. Anadolu'da varlık gösteren çeşitli Alevi-Bektaşi zümrelerinin ülkemizdeki birçok yerleşim biriminde yoğun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte Alevi-Bektaşi geleneğinde tespit ettiğimiz bazı sembollerin Alevilik-Bektaşilik açısından ne anlam ifade ettiği üzerinde durulmuştur. Çalışmamızda çeşitli kategorilere ayırarak verdiğimiz bu sembollere genellikle Alevi-Bektaşi düşüncesinde etkili olan menkıbe ve şiirlerde rastlanmıştır. Ayrıca araştırmalarımız sonucu ulaştığımız bazı sembollerin Orta Asya eksenli din ve inanışlardan izler taşıdığı görülmüştür. Çalışmanın kapsamına değinmek gerekirse; "Türkiye'de Alevi-Bektaşi Gruplar ve Sembolizm" araştırmamızın ana konusunu teşkil etmiştir. Kapalı bir toplum özelliğine sahip olan Alevilik-Bektaşilik hakkında yapılan çalışmalardan hareketle araştırma konumuzun daha iyi anlaşılması ve objektif bir şekilde ele alınması açısından farklı kesimlere ait birçok kaynağa ulaşılmaya özen gösterilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Alevilik ve Bektaşilikte nübüvvet-velayet ilişkisi

    Rauf Yıldız

    Orta-Asya'da konar göçer olarak yaşayan Türkler, gök tanrı denilen tek tanrı inancına mensuplardı. Arapların da tek Allah'a inanmaları, Abbasi yönetimimin ılımlı İslam politikaları, Talas Savaşı'nda Türklerin Çin hükümdarlığına karşı Araplardan yardım istemesi üzerine, Arapların Türklerin yanında yer almaları ve bununla beraber Türklerin Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi ile tanışmaları, Türklerin İslam dinini benimsemelerini kolaylaştırmıştır. Fakat İslam'ı tamamen benimseyip hemen Müslüman oldukları söylenemez. Uzun zaman içerisinde kurulan olumlu ilişkiler, İslam dininin yavaş yavaş kırsal kesimlere yayılması, Türklerin tasavvuf ile tanışmaları İslam dinini benimsemelerini hızlandırmıştır. Çağlar boyunca belirli bir kültür ve yaşam formlarına göre yaşayan daha sonra çeşitli sebeplerle başka kültürlerden etkilenerek o kültürlere evrilen toplumlar çeşitli aşamalar kaydetmişlerdir. Yapmış oldukları bu geçişlerin uzun süre olmasına rağmen önceki kültürlerine olan bağlılıklarını kaybetmemişlerdir. Önceki kültürlerine ait birtakım öğeleri olduğu gibi benimsemişler, geri kalanları da geçiş yapmış oldukları kültüre uyarlamışlardır. Bu da bilinen bir sosyolojik olgudur. Bu olgu Türk toplulukları için de geçerli olmuştur. Bu çalışmada, Alevilik ve Bektaşilik düşünce sisteminin tarihi arka planı ve inanç kuramlarıyla Nübüvvet-Velayet ilişkisi, literatür taraması yapılarak anlaşılmaya çalışıldı. Çalışmada dört ana felsefeye sahip kaynaktan bu tarihsel tespit yapılmaya çalışıldı. Birinci kaynak grubu; bizzat Alevi ve Bektaşi düşünce geleneğinin literatürü olarak kabul edilen, Menakıbname, Velayetname, Buyruk, Yedi Büyük Ozan'ın nefesleri ve Alevilerce meşhur olmuş aşıkların nefesleri esas alındı. İkinci kaynak grubu ise, Sünni İslam inanışına mensup gerek ilahiyatçı akademisyenler gerekse bu alanda geçmiş tarihlerde Sünnilerin Alevi ve Bektaşi düşüncesine bakmış oldukları perspektiflere bakılarak araştırıldı. Üçüncü kaynak grubu, batılı araştırmacılar olan Oryantalist grubunun Alevilik ve Bektaşilik düşünce geleneğinin üzerine yaptıkları objektif kaynaklar esas alındı. Dördüncü kaynak grubu ise Alevi ve Bektaşi düşüncesini en çok etkileyen Tasavvuf literatürünün kaynakları esas alındı. Bu çalışmanın amacı, Hz. Ali'nin tarihi ve menkıbevi şahsiyeti etrafında oluşan düşünce yapılarından biri olan Alevi ve Bektaşi geleneğinin, genelde tarihi arka planı özelde ise bu düşünce yapısının Nübüvvet makamına yüklemiş olduğu anlamı tespit etmektir. Velayet teorisiyle Nübüvvet inancı arasındaki ilişkinin devamlılık mı yoksa yerine kullanılabilecek bir alternatif mi olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmanın kapsamı şifahi kültürden günümüze kadar teşekkül etmiş Alevilik ve Bektaşilik geleneği için önemli olan gerek yazma eserler gerekse son dönemde yaşamış ve yaşamaya devam eden Alevi ve Bektaşi geleneği mensuplarının eserleri çerçevesindedir. Farklı kesimlerden ve mensubiyetlerden dışarıdan bir göz olarak bakmak için de yine aynı şekilde bu gelenekten olmayıp bu alan üzerine yapılan çalışmalar da dikkate alındı. Anahtar Kelimeler: Kelam, Alevilik, Bektaşilik, Nübüvvet, Velayet