Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Ortaöğretim öğrencilerinin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi dersine yatkınlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Aslı Demir

    Bu araştırma, ortaöğretim öğrencilerinin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi derslerine olan yatkınlık arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından detaylı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemi 296’sı kadın, 185’i erkek olmak üzere, toplamda 481 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları; araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Tromso Sosyal Zeka Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği kullanılmıştır ve veriler SPSS Türkçe (Statistical Package for the Social Sciences) 22 paket programında analiz edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş olup, analizlerde betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklem T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kadın öğrencilerin sosyal zekâ puanları erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ancak beden eğitimi dersi yatkınlık düzeylerinin ise erkeklere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0,05). Lisanslı sporcu öğrencilerin sosyal zeka ve beden eğitimi dersi yatkınlık düzeylerinin sporcu olmayan öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Öğrencilerin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi dersi yatkınlık düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, düzenli spor yapmanın öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik ilgilerini ve yatkınlıklarını artırdığı görülmektedir. Bununla birlikte sporun, öğrencilerin sosyal zekâ düzeylerinin gelişmesine katkı sağlayarak iletişim becerilerini güçlendirdiği, sosyal çevreye uyumlarını kolaylaştırdığı ve onları daha aktif, özgüvenli ve toplumsal açıdan uyumlu bireyler hâline getirdiği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlığı ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki

    Doğan Göktaş

    Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık düzeyleri ile beden eğitimi dersi mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma verileri, nicel araştırma yöntemi olan ilişkisel tarama modeliyle elde edilmiştir. Araştırmanın evreni, 2025-2026 eğitim öğretim döneminde Ankara ili Pursaklar ilçesinde bulunan Turgut Özal Ortaokulunda eğitim gören (n=252) kız ve (n=248) erkek olmak üzere toplamda 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Mutluluk Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programında betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi, regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık ile mutluluk düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Beden eğitimi dersine yönelik ilgi, değer ve öz yeterlik düzeyi yüksek olan öğrencilerin beden eğitimi dersi mutluluk düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Lisanslı spor yapan ve okul spor takımında yer alan öğrencilerin yatkınlık ve mutluluk düzeyleri diğer öğrencilere göre yüksek olurken, sınıf düzeyi yükseldikçe yatkınlık ve mutluluk değerlerinde düşüş olduğu gözlemlenmiştir. Diğer demografik özelliklerin ise yatkınlık ve mutluluk düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Sonuç olarak beden eğitimi dersine yatkınlığın artırılmasının, öğrencilerin ders mutluluğu üzerinde etkili olduğu değerlendirilmektedir. Buna göre beden eğitimi derslerinin öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak planlanması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Ortaöğretim öğrencilerinin beden eğitimi dersine yatkınlığının fair play davranışı sergileme sıklığına etkisinin incelenmesi

    Furkan Bayrak

    Bu araştırma, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor (BES) derslerine yatkınlık düzeylerinin, Fair Play davranışları sergilemeleri üzerindeki etkisini nicel yöntemler çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline dayandırılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde öğrenim görmekte olan ve gönüllülük esasıyla araştırmaya katılan 272 kadın, 227 erkek olmak üzere toplam 499 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği (BEDYÖ) ile Fair Play Davranışlarını Sergileme Sıklığı Ölçeği (FPDSÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik programında bağımsız örneklem t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA), Tukey post-hoc testi, Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi ile sınanmıştır. Betimsel bulgular incelendiğinde, öğrencilerin fair play davranışlarını orta-yüksek düzeyde sergilediği ve beden eğitimi dersine yönelik tutumlarının genel itibarıyla olumlu olduğu saptanmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından erkek öğrencilerin beden eğitimine verdiği değer ve algılanan yetenek puanlarının kadın öğrencilere kıyasla yüksek olduğu belirlenmiş (p<0,05) ancak fair play davranış sıklığı bakımından cinsiyete göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Lisanslı sporcu olan öğrenciler, hem beden eğitimi dersine yatkınlık hem de fair play davranışları bakımından lisanssız öğrencilere göre anlamlı ölçüde daha yüksek puanlar sergilemiştir (p<0,05). Pearson korelasyon analizi bulguları, beden eğitimi dersine yatkınlık ile fair play davranışları sergileme sıklığı arasında pozitif yönlü, düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin varlığına işaret etmektedir. Sonuç olarak, ortaöğretim öğrencilerinin beden eğitimi dersine yatkınlık düzeylerinin fair play davranışlarını pozitif ancak sınırlı ölçüde etkilediği görülmüş; bu ilişkinin güçlendirilmesinde aktif spor geçmişi ve aile desteğinin rol oynadığı anlaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beden eğitimi öğretmen adaylarının olumsuz çocukluk yaşantılarının konuşma kaygısı üzerindeki etkisinin incelenmesi

    Halis Nebioglu

    Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının konuşma kaygısı ile çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özellikler açısından değerlendirilmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, üniversitede öğrenim gören toplam 386 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Öğretmen Adayları için Konuşma Kaygısı Ölçeği (ÖAKKÖ) ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmen adaylarının konuşma kaygısı ve çocukluk çağı travmaları düzeylerinin genel olarak düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Konuşma kaygısının cinsiyet, sınıf düzeyi, kardeş sayısı, gelir algısı, aile yapısı ve ebeveyn tutumları gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Buna karşın çocukluk çağı travmalarının bazı demografik değişkenler açısından sınırlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, çocukluk çağı travmaları ile konuşma kaygısı arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi bulguları ise çocukluk çağı travmalarının konuşma kaygısının anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, çocukluk çağı travmalarının öğretmen adaylarının konuşma kaygısı üzerinde önemli bir etkisi olduğu ve bireyin erken dönem yaşantılarının iletişim becerileri ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, öğretmen adaylarına yönelik psikososyal destek ve iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarının önem taşıdığı düşünülmektedir

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi

    Rıfat Makul

    Bu çalışmanın amacı, Ortaokul Öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelemek, aralarındaki olabilecek ilişkiyi tespit etmek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre değişiklik gösterip, göstermeyeceğini tespit etmektir. Araştırma, nicel yaklaşım kapsamında tarama modeli ve yüz yüze anket tekniğiyle yürütülmüştür. Örneklem, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında dört ortaokulda öğrenim gören 211'i kız (46,5) 243'ü erkek (53,5) olmak üzere toplam 454 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Beden Eğitimi Dersine İlgi Ölçeği, Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir (p=0,05). Sonuçlara göre, katılımcıların beden eğitimi dersi sportmenlik davranışı; sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi, baba eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Beden eğitimi dersine ilgi; sınıf düzeyi, baba ve anne eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Sonuç olarak, beden eğitimi dersine yönelik sportmenlik davranışları ve derse ilgi düzeyleri; cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum, ebeveyn eğitim düzeyi, lisanslı sporculuk deneyimi ve ders içi etkileşim gibi faktörlerden anlamlı biçimde etkilenmekte olup, öğrencilerin bu derse katılımı ve ilgisi arttıkça sportmenlik tutumları da olumlu yönde gelişmektedir.