Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beden eğitimi öğretmeni adaylarında kamu personeli seçme sınavı kaygısı ile istihdam kaygısı arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü

    Rıza Akbaş

    Beden Eğitimi Öğretmeni adayları, meslek öncesi dönemde Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) hazırlık sürecinin yarattığı sınav baskısı ile mezuniyet sonrası istihdam belirsizliğini eşzamanlı olarak deneyimleyebilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Beden Eğitimi Öğretmeni adaylarının Kamu Personeli Seçme Sınavı kaygısı ile istihdam kaygısı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolünü test etmektir. Araştırma nicel yöntemle ilişkisel tarama deseninde yürütülmüş, örneklemi 2023–2025 eğitim-öğretim yıllarında devlet üniversitelerinde öğrenim gören veya mezun 293 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Connor–Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, KPSS Kaygı Ölçeği ve İstihdam Kaygısı Ölçeği aracılığıyla dijital bir platformda ve çevrimiçi yöntemlerle toplanmıştır. Analizlerde IBM SPSS (v27) ile IBM AMOS istatistiksel paket program kullanılmış, ölçme araçlarının yapı geçerliği doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile desteklenmiş, değişkenler arası ilişkiler korelasyon ve regresyon temelli moderasyon analizi (PROCESS Model 1) ile incelenmiştir. Bulgular, KPSS kaygısının istihdam kaygısını anlamlı biçimde yordadığını ve psikolojik sağlamlığın bu ilişkiyi anlamlı şekilde modere ettiğini göstermiştir. Psikolojik sağlamlığın doğrudan etkisi anlamlı bulunmazken, etkileşim teriminin modele katkı sağlaması psikolojik sağlamlığın ilişkisel dinamiği düzenleyen bir mekanizma olarak işlediğine işaret etmektedir. Model, istihdam kaygısındaki varyansın %36'sını açıklamıştır. Sonuçlar, öğretmen adaylarının mesleğe geçiş sürecinde yalnızca sınav performansına odaklanan desteklerin yeterli olmayabileceğini, psikolojik dayanıklılığı güçlendiren bütüncül yaklaşımların kaygı yönetiminde önemli katkılar sağlayabileceğini göstermektedir.

  • MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ3
    COVID-19 Vaccine Acceptance, Trust in Vaccine, Anxiety Levels, and Related Factors in Turkish Society

    Aydln, Merve; Kulakaç, Nurşen; Uzun Şahin, Ceyda

    Background: Vaccine acceptance and trust in vaccines pose a complex process affected by many factors. The present study was conducted to determine coronavirus disease 2019 (COVID-19) vaccine acceptance, trust in vaccines, anxiety levels, and related factors in Turkish society. Methods: The data of this cross-sectional and descriptive-correlational study were collected with the snowball method by using an online questionnaire throughout Turkey. The study was conducted between March 15 and April 3, 2021, with 3148 participants from 7 regions and 81 cities in Turkey. Results: It was found that the participants accepted the vaccine at 72.8%, and the trust rate in the vaccine was 66.0%. It was also found that women, single participants, those who had immune system diseases, and with COVID-19 had higher Coronavirus Anxiety Scale scores at significant levels. According to Logistic Regression Analysis, gender, age, trust in the vaccine, perception of risk levels regarding COVID-19, and coronavirus anxiety levels are factors affecting the intentions of participants to accept/reject the vaccine. It was determined that male participants were more likely to accept the coronavirus vaccine (P = 0.028). It was found that health-care employees had higher trust in the coronavirus vaccine (P = 0.006) and acceptance rates (P = 0.010) at significant levels compared with the general population. Conclusion: The COVID-19 vaccine acceptance rate in Turkish society was found to be high, and the level of trust in vaccines and anxiety levels were above the moderate level.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex1
    İncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Covid-19 döneminde kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi: Sağlık çalışanları üzerine uygulama

    Cemile Yavuz

    Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık sorunu olmuştur. Bu sağlık sorunu ile mücadele sürecinde sağlık çalışanları ön saflarda mücadele etmiştir. Bu durum sağlık çalışanlarının psikolojik sağlıkları, iş yeri koşulları ve çalışma sistemleri üzerinde birtakım olumsuzluklara da neden olmuştur. Yapılan çalışmada Covid-19 döneminde sağlık çalışanlarının kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla ile yürütülen çalışmaya 271 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 354 sağlık çalışanı katılmıştır. Katılımcılara içerisinde demografik veri formu, Covid-19 Kaygısı Ölçeği, İş Yükü Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği olan anket formu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kullanılan ölçme araçlarının veri seti için güvenilir ve geçerli oldukları görülmüştür. Covid-19 kaygısı ile iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Performans ile Covid-19 kaygısı ve iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Regresyon analizleri sonucunda iş yükünün Covid-19 kaygısına etkisi diğer sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanların hastanede çalışanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulguların Covid-19 pandemisinin son zamanlarına rastlaması kavramlar arasındaki ilişkilerin farklı yönlerine dikkat çekmiştir. Yine de Covid-19 pandemisinin getirdiği kaygı ve işyükünün sağlık çalışanlarının performansları üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir.