Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mermer ocağı faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi: örnek bir uygulama

    Vural Gündüz

    Ülkemiz mermer ve doğal taş rezervi, kalitesi ve üretimi bakımından dünyada önemli bir yere sahiptir. Düzenli olarak artan mermer ihracatı ülkemizin en ciddi döviz girdisi sağlayan madencilik ürünlerinden biridir. Mermer ocağı işletmeciliği makine ekipman ve insan gücünün en yoğun ve hacmi en büyük olan doğal yapı taşı işletmeciliğidir. Yoğun iş gücüne dayalı bu işletmelerde çalışanlar birçok tehlike ve risklerle yüzleşmektedirler. Mermer işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından daha güvenilir olması için kazalar gerçekleşmeden önce risk analizlerinin yapılması ve hemen sonrasında tehlikeli durum ve hataya sebebiyet verici nedenlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Bilecik'te faaliyet gösteren bir mermer işletmesinin tüm faaliyet alanlarında Fine-Kinney Risk Analizi yöntemi ile mevcut tehlikeler belirlenerek risk değerlendirmesi yapılacaktır. Ayrıca işletmede uygulanan iş güvenliği kuralları ve daha önce yaşanan iş kazaları ele alınarak eksik olan durumların iyileştirilmesi ve çalışanların bu kazalar ile karşılaşmaması ve risklerin minimize edilebilmesi için alınması gereken önlemler belirlenecektir. Elde edilen sonuçlardan çıkartılacak iş sağlığı ve güvenliğine yönelik iş akışı ve güvelik önlemleri mermer işletmeleri için örnek iş güvenliği rehberi niteliğinde bir çalışma niteliğinde olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    Ali İhsan Demir

    Bu çalışmada mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması

    Hatice Demir

    Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yangın ekipmanları üretiminde fine-kinney yöntemi kullanılarak risklerin değerlendirilmesi

    Ahmet Alperen Zeybek

    Proaktif yaklaşımı esas alan iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında işyerlerinde mevcut tehlikelerin ve bu tehlikelerden kaynaklı risklerin belirlenmesi ve derecelendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca gerekli önleyici tedbirlerin kararlaştırılması amacıyla gerçekleştirilen risk değerlendirme çalışmaları, iş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı olan çalışanları korumak, üretim güvenliğini sağlamak ve işletme güvenliğini sağlamak açısından son derece önemlidir. İşyerleri için risk teşkil eden yangınlar hem maddi hem de manevi büyük zararlara yol açabilen afetler arasındadır. Yangınlar hızla yayılabileceği ve doğru şekilde müdahale edilmediği takdirde ciddi sonuçlara yol açabileceğinden, yangınla mücadele hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle yangın ekipmanları üretimi son derece önemlidir. Bu çalışmada yangın ekipmanları üretimi yapan bir işyerinde kullanılan makineler ve çalışma ortam koşullarından kaynaklı tehlike ve riskler belirlenmiştir. Elde edilen risk analiz çalışmasında 8 tane "Tolerans Gösterilemez Risk", 18 tane "Esaslı Risk", 24 tane "Önemli Risk", 13 tane "Olası Risk", 2 tane "Önemsiz Risk" olarak toplamda 65 tane risk tespit edilmiştir. Belirlenen risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için düzeltici önleyici faaliyetler belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Maden sektörü çalışanlarında acil durum farkındalığının araştırılması

    Gizem Aktaş

    İş sağlığı ve güvenliği, çalışma ortamında gerçekleşmesi muhtemel olan risklere karşı çalışanların korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını ifade eden bir kavramdır. Dolayısıyla bu alanda yapılan çalışmalar çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumayı amaçlar. Bu çalışmalar kapsamında işyerlerinde ilgili yönetmeliklere göre risk analizleri yapılmalı, acil durum eylem planları hazırlanmalı, iş yerlerinin tehlike sınıfları göz önünde bulundurularak çalışanların acil durumlar hakkında bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Meydana gelebilecek acil durumlara karşı önceden planlamaların yapılması ve çalışanların bu konudaki bilgi ve farkındalık düzeyleri meydana gelebilecek bir acil durumun çoklu yaralanmaların ve ölümlerin önüne geçilebilir. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan, iş kazası oranlarının yüksek olduğu sektörlerden biri olan madencilik sektöründe de acil durumlara karşı çalışanların bilinçli olması oldukça önemlidir. Bu tez kapsamında yapılan araştırmada Erzincan İliç ilçesinde altişveren konumunda hizmet veren sondaj firması çalışanlarının acil durum bilgi düzeyi ve acil durum farkındalık düzeyi ölçülmeye çalışılmıştır. Bu amaçla sondaj firması çalışanları ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Firmalarda çalışan toplam 195 personelden çalışmaya katılmaya gönüllü ve anket formunu eksiksiz dolduran 170 kişiden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Anketin birinci bölümünde çalışanların kişisel bilgilerini içeren demografik bilgiler, ikinci bölümünde katılımcıların acil durum bilgi düzeylerini ve farkındalık düzeylerini ölçmek için 25 soru, üçüncü bölümde ise acil durum ekibinde yer alan çalışanların acil durum farkındalık düzeylerini ölçmek üzere 6 soru yer almaktadır. Genel acil durum tutumlarına ait betimsel bulgular incelendiğinde sondaj çalışanlarının; genel acil durum tutumları ortalamasının orta olduğu belirlenmiştir. Genel acil durum tutumlarına ait alt boyut ortalamaları incelendiğinde; acil durum bilgi düzeyi düşük, acil durum farkındalık düzeyi orta olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yöneticilerin iş güvenliği kültürü ve iş güvenliği performanslarının değerlendirilmesi

    Hakan Gürbüz

    İş kazaları gerek dünya çapında gerekse Türkiye'de çalışma hayatının en ciddi problem alanını oluşturmaktadır. Bu durum beraberinde bazı yasal düzenlemeler ve teknik çözüm odaklı çalışmaları getirmiştir. Ancak bu düzenlemelerden istenen sonuç alınamamıştır. Sorunlara yalnızca teknik bir mesele olarak bakmak çözüme ulaşmak adına doğru bir adım olmayacaktır. Yaşanan kazaların yaklaşık %88'inin çalışanların güvensiz davranışlarından %10'unun ise güvensiz durumlardan kaynaklı olması, değerlendirmeye insan faktörünün de dahil edilmesi gerektiği sonucunu doğurmuştur. Yapılan araştırmalar, güvenlik performansınının örgütlerdeki güvenlik kültüründen etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu araştırmada yöneticilerin iş güvenliği kültürü düzeylerini tespit etmek ve güvenlik kültürünün yöneticilerin güvenlik performansı üzerindeki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesinde görev yapan yönetici idari personel ve yönetici akademik personel oluşturmaktadır. Araştırmada demografik bilgi formu ve iş sağlığı ve güvenliği kültürü ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesi için SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin belirlenmesinde frekans (sıklık) ve yüzde analizlerinden faydalanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yöneticilerin iş güvenliği bilincine sahip oldukları, güvenlik kültürü boyutlarının güvenlik performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İş sağlığı ve güvenliği açısından elle taşıma işlerinde snook tabloları ile reba yöntemlerini kullanarak risk analizlerinin karşılaştırılması ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algısının belirlenmesi: Şeker fabrikası örneği

    Abdulsamet Varan

    Günümüzde hızla büyüyen üretim ve hizmet sektörlerinde teknolojinin yeteri kadar kullanılamaması, ürünlerin taşınması, istiflenmesi ve depolanması gibi işlerin insan gücüne dayalı, el ile manuel olarak yapılmasını beraberinde getirmektedir. Bu işlemler sırasında uygun olmayan çalışma pozisyonları Mesleki Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıklarına (MKİSR) sebep olmaktadır. Bu çalışmada ise Türkiye'de Şeker fabrikalarında şekerin üretim prosesi içerisinde çalışanların el ile yaptıkları taşıma, depolama ve istifleme işlemleri sırasında meydana gelebilecek mesleki kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını önlemek ve düzenleyici tedbirler getirebilmek amaçlanmıştır. Çalışma sırasında ergonomik sorunların tespiti ve bu sorunlara düzenleyici yaklaşımlar getirmek için bu çalışma doğrultusunda şeker fabrikası örneği kullanılarak çalışanların Elle taşıma sırasında üzerlerinde fiziksel yüklenmeye neden olan faktörlerin tespiti için elle taşıma işine özel kullanılan risk değerlendirme yöntemlerinden olan Snook tabloları ile REBA yöntemlerini kullanılarak risk değerlendirmesi uygulanmış elde edilen veriler birbirleriyle karşılaştırılarak çözüm ve öneriler sunulmuştur. Bunun yanında risk analizi uygulanan bölümlerdeki çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algısını ölçebilmek için anket uygulaması yapılmıştır. Faaliyet alanlarında uygulanan risk analizlerinden elde edilen bulgular yapılan çalışmaların neredeyse tamamının kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşılmasının yüksek riskli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu doğrultuda çalışanın hem çalışma yaşamının hem de günlük yaşamının refahı için uygulanması zaruri olan ergonomik düzeltici önlemler tartışılarak, belirlenen iş faaliyetleri için iyileştirme önerileri yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi

    Aydanur Güngör Gökboğa

    18. yy da sanayi devrimi ile beraber madenlerde çalışma koşulları ağırlaşmış ve iş kazalarında artışlar meydana gelmiştir. Başlarda önemsenmeyen bu konu, zamanla sanayinin geliştiği ülkelerde verimliliğin düşmesine, üretimin azalmasına, maddi kayıpların artmasına sebep olmuş ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olan bazı büyük felaketlerden sonra önem kazanmış ve gelişmiştir. Ülkemizde ise yakın geçmişte iş sağlığı ve güvenliğinde köklü değişime gidilmiş, birçok yeni kanun çıkarılmıştır. 2012 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 6331 sayılı kanun iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışmadır. Ancak, Avrupa Birliğine uyum için hazırlanan bu kanun yürürlüğe girerek olumlu bir gelişme sağlamış olmasına rağmen uygulamada iş kazalarında beklenen ölçüde azalmayı sağlayamamıştır. Bu tez çalışmasında maden faaliyetlerini güvenli ve verimli şekilde yapan; Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avustralya'nın madencilik sektöründeki yasal mevzuatları ve maden iş kazalarına ilişkin istatistiksel bilgiler incelenmiştir. Bu ülkelere ait mevzuat ve istatistikler Türkiye'nin bu alandaki yasal mevzuatları ve istatistikleriyle karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Son olarak yasal mevzuatın madencilikte iş güvenliğine olan etkisi tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Sağlık çalışanlarında iş güvenliği kültürü değerlendirilmesi: Kahramanmaraş ili özel hastane örneği

    Orhan Kavak

    Ülkemizde ve dünyada iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili yürütülen araştırmalar ve çalışmalar sonucu elde edilen verilere bakıldığında uzuv kayıpları, sakatlıklar, ölümler, ekonomik ve manevi açıdan kayıplar oldukça fazladır. İş kazaları ve meslek hastalıklarını en aza indirebilmek adına hukuki boyutta uygulanan yaptırımlar kadar güvenlik kültürü kavramı da dikkat çeken ve önem verilmesi gereken bir konudur. Gelişmiş ülkelere bakıldığında çalışan sağlığının ve güvenliğinin sağlanması ve süreklilik içerisinde korunması büyük bir öneme sahiptir. Bir toplumda güvenlik kültürü algısının oluşturulması adına örgüt kültürü ve dayanışma kültürünün kazandırılmış olması gereklidir. Bir toplumdaki insanların eğitim-öğretim hayatlarına iş sağlığı ve güvenliği kavramının dahil edilmesi ve bu konudaki kültürlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi, o toplumdaki meydana gelebilecek iş kazaları ya da meslek hastalıklarını en aza indirme konusunda son derece etkili bir yöntemdir. Bu anlamda, kişinin anaokulu ile başlayan eğitim ve öğretim sürecinden ta ki kendisini yükseltebildiği son eğitim seviyesine kadar, içeriklerin kademeli olarak yoğunlaştırıldığı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik derslerin planlanması ve müfredatta zorunlu ders olarak okutulması gerekmektedir. Ülke nüfusunun çocuk ve genç yaştaki kesimine verilecek eğitimler ile belirli bir süre sonra kişiler iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranış biçimlerini kazanacak ve gelecekteki iş hayatlarına uygulayarak güvenli ve sağlıklı bir şekilde çalışmalarını yürüteceklerdir. Yapılan araştırmanın evrenini Kahramanmaraş'ta hizmet veren özel bir hastanede görev alan sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Hastanede başta doktor, hemşire, tıbbi sekreter, veri giriş yetkilisi, güvenlik görevlisi, laborant olmak üzere farklı birçok meslek grubundan çalışan yer almaktadır. Çalışmada toplam 171 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Kişisel koruyucu donanımların kullanımında çalışan yaklaşımı; Malatya ili cam sanayi çalışanları örneği

    Gülcan Aydemir

    Türkiye'de ve Dünya'da sanayi ve teknoloji sürekli olarak gelişmekte ve bu durum makinaların ve yeni üretim şartlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Yeni çalışma şartları ve makinalarla birlikte iş kazası ve meslek hastalıklarında da artış görülmeye başlanmıştır. Bu durum çalışma alanlarında sürekli olarak iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda yeni önlemler alma gereksinimini ortaya çıkarmıştır (Hendem, 2019). İş yerlerinde yaşanılan kaza ve meslek hastalıklarının engellenmesi ve çalışanlara sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturulması için yapılacak çalışmalarda kişisel koruyucu donanım(KKD) kullanımı önemlidir (Beşer, 2019).Araştırmamızda zorunlu olduğu halde İSG uygulamalarının gereklerine yeteri kadar uyulmaması sonucu ortaya çıkan iş kazası ve meslek hastalıklarını engellemekte önemli bir etken olan KKD ların kullanılmasında çalışan yaklaşımı degerlendirilmiştir. Araştırmamızda Malatya ilinde bulunan bir cam fabrikasında 123 çalışana KKD lerin kullanımına yönelik anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22, programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda iş kazası ve meslek hastalıklarının engellenmesinde KKD kullanmanın önemi ve bu koruyucuların kullanımında çalışanların yaklaşımı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Kişisel Koruyucu Donanım

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Endüstriyel mutfak ekipmanları üretiminde çalışanların iş güvenliğine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

    Büşra Nur İçlek

    İş sağlığı ve güvenliği, işçilerin çalışma sırasında sağlığına zarar verebilecek çeşitli nedenlerle ortaya çıkan tehlike ve risklerin meydana gelmesini önlemeye yönelik planlı çalışmalardır. Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile beraber üretim faaliyetlerinde artış olması; çalışanların daha çok iş kazaları geçirmeleri, can kaybının artması ve üretimin azalması şeklinde birçok olumsuzluklara neden olmuştur. Bu nedenle endüstriyel kazaları ve meslek hastalıklarını minimum seviyeye indirebilmek için işyerlerinde tehlikeli durum ve tehlikeli hareketler en aza indirilmelidir. Her sektörde olduğu gibi endüstriyel mutfak ekipmanlarının üretiminin yapıldığı işletmelerde de çalışanlar tehlike ve risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanlar için güvenlik kültürünün benimsenmesiyle başlar. Güvenlik kültürünün gelişmiş olduğu şirketlerde çalışan kişiler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek düzeyde farkındalığa sahiptir. Bu araştırmanın amacı, Samsun ilinde bulunan endüstriyel mutfak ekipmanları üretimi yapan işletmede çalışanların iş güvenliğine yönelik görüşlerini belirlemek ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesiyle daha güvenli bir çalışma ortamı için önerilerde bulunmaktır. Bu tez çalışmasında veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Çalışanlara tek boyut altında 32 maddeden oluşan "İş Güvenliği Ölçeği" uygulanmıştır. Bu ölçek, Willamson ve ark. (1997) tarafından geliştirilmiş ve Atay (2006) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Bu çalışma, araştırmanın yapıldığı dönemde işletmede görev yapan 69 çalışan üzerinden alınan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizlerini gerçekleştirmek amacıyla SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde ANOVA ve Bağımsız Örneklem T Testi kullanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Trabzon ili inşaat sektöründe kişisel koruyucu donanım kullanımının araştırılması

    Taha Şengönül

    Çok tehlikeli iş kollarından biri olan inşaat sektörü ülkemizdeki iş kazalarının çoğunluğunu barındırmaktadır ve bu yönüyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu sektörde toplu koruma önlemleri dışında kişisel koruyucu donanımlar iş kazalarının ve bıraktığı hasarların önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kişisel koruyucu donanımlar üzerine birçok çalışma yapılmasına karşın bu çalışmalar genelde çalışanları kapsamaktadır. Bundan dolayı da tek taraflı bir bakış ile genel çözümler üretmenin uzağında kalmışlardır. Bu çalışmada, Trabzon ili inşaat sektöründe hem çalışanların hem de işverenlerin kişisel koruyucu donanım farkındalıkları üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. Bu kapsamda, çalışanların kişisel koruyucu donanım kullanım durumları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım eğitimleri ve yaşadıkları iş kazalarının kişisel koruyucu V donanımla olan ilişkisini belirlemek üzere anket soruları hazırlanmış ve çalışanlara uygulanmıştır. Ayrıca işverenlerin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği durumu, kişisel koruyucu donanım temini ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine bakış açılarını belirlemek için anket soruları hazırlanmış ve işverenlere uygulanmıştır. Anket uygulaması 115 işçi ve 15 işverene uygulanmıştır. Anket sonrası elde edilen veriler SPSS 24 programı ile istatistiksel olarak değerlendirilip, sonuçlar grafikler ve tablolar yardımıyla incelenmiştir. Ayrıca hipotezleri test etmek amacıyla ki-kare testi uygulanıp sonuçları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, çalışanlara verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yetersiz olduğu, çalışanların eğitim düzeyi arttıkça kişisel koruyucu donanım kullanım oranının arttığı ve kaza geçirme oranının düştüğü, kişisel koruyucu donanım kullanmayan çalışanların tamamının iş kazası geçirdiği, çalışanların çoğunun ergonomik olmadığı gerekçesiyle kişisel koruyucu donanımları kullanmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca işverenlerin tamamının iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi'nden (OSGB) aldığı, %20'sinin ekstra maliyet gerekçesiyle iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermediği, %15'inin kişisel koruyucu donanım temin edemediği, temin edilen kişisel koruyucu donanımların ise baret, iş eldiveni ve iş ayakkabısıyla sınırlı kaldığı belirlendi. Çalışma sonunda ise bazı çarpıcı çözüm önerileri ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Pres fabrikası çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi: Bursa örneği

    Gülendam Eroğlu

    Bu çalışmada, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir pres fabrikasında ki çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma için veri toplama anket formu hazırlanarak pres çalışanlarına uygulanmıştır. Bu bağlamda üç bölüm içeren veri toplama formu oluşturulmuştur. Düzenlenen veri toplama formu demografik bilgiler, iş sağlığı ve güvenliği kültürü, iş verimliliği anketlerinden oluşmaktadır. Anket çalışması 70 personele uygulanarak toplamda 70 anket değerlendirmeye alınmıştır. Örneklem grubundan toplanan veriler SPSS Windows version 23.0 paket programında non parametrik testler uygulanmıştır. Kullanılan ölçeklere 'Açımlayıcı Faktör Analizi' yapılmıştır. Kullanılan ölçeğin faktörleşme boyutu 'Temel Bileşenler Analizi' ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, iş sağlığı ve güvenliği kültürü ile iş verimliliği arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma neticesinde iş güvenliği kültürü, iş verimliliğinin yükselmesine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak iş güvenliği kültür algısı yüksek olan çalışanların iş verimliliği seviyesinin daha yüksek olmasına neden olmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İş güvenliği uzmanlarının iş kazalarına etkileri: Karadeniz Bölgesi örneği

    Fatma Doğanay

    Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde 2014-2018 yılları arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası verileri incelenmiş bu verilerin analizi yapılmıştır. Meydana gelen iş kazalarının ve iş kazası sonucu yaşanan ölümlerin sürekli artış gösteren bir grafik çizdiği görülmüştür. Bu durum bize, artan iş kazası sayılarının ve yaşanan kayıpların iş kazalarının önlenmesinde ne kadar önemli bir konu olduğunu ayrıca iş kazalarında yaşanan artışlar nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği alanında giderilmesi gereken sorunlar olduğunu göstermektedir. İş güvenliği uzmanlarının artan iş kazaları üzerinde etkilerinin değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışmada; Karadeniz Bölgesindeki görev yapan iş güvenliği uzmanlarının katıldığı çevrimiçi anket çalışmasıyla, kazalara neden engel olunamadığını, bu konuda uzmanların ne kadar etkili olabildikleri, uzmanların sorunları ve kazaların nasıl önleneceği konularının aydınlatılmasına katkıda bulunulmuştur. Yapılan çalışmadan elde edilen veriler değerlendirildiğinde; SGK verilerinin yıllara göre sonuçlarında iş kazası sayılarının ve iş kazası sonucu ölümlerin arttığı görülmüştür. Anket çalışması sonuçlarında ise; araştırmaya katılan uzmanların %56'sının erkek, %44'ünün kadın oluğu, yaş ortalamalarının %44 oranında 20-29 yaş aralığında, %41 oranında ise 30-39 yaş aralığında olduğu görülmüştür. İş güvenliği uzmanlarının %58'inin hizmet verdikleri işyerlerinde iş kazaları yaşandığı, uzmanların ise %95 oranında olası iş kazalarını engelledikleri fakat işlerini yaparken yaptırımlarının olmaması, işveren baskısı gibi nedenlerle tam yetkin olamadıkları ve kendilerini yeterli görmedikleri görülmüştür. Ayrıca iş kazalarının yaşanmadan engellenmesinde iş sağlığı ve güvenliğinin gerekli olduğuna inanılmasının önemli bir konu olduğu, kazaları önlemek için işçi ve işverenlerin eğitilmesi gerektiği konusu göze çarpan önemli diğer sonuçlar arasında görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçlarıyla iş kazalarının önlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması ile uzmanların daha etkili olması sağlanarak iş kazaların azaltılmasına kaynak olarak faydalı olunması amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bir yeraltı maden işletmesinde kişisel koruyucu donanım kullanımlarına yönelik risk değerlendirmesi ve farkındalık düzeylerinin belirlenmesi

    Hatun Ekti

    Yeraltı madencilik faaliyetleri, içerisinde birçok tehlike ve riski barındırdığından dolayı burada çalışanlar her an çeşitli iş kazası ve meslek hastalıklarıyla yüzleşmektedirler. Çalışanları bu tehlike ve risklerden korumanın en önemli yollarından birisi de kişisel koruyucu donanımlardır. Ancak çalışanların çeşitli sebeplerden ötürü zaman zaman kişisel koruyucu donanımları kullanmadıkları bilinmektir. Bu durumda olası iş kazaları, çalışanlar üzerinde çok ciddi biçimde yaralanmalara, kalıcı hastalıklara ve hatta ölümlere sebebiyet verebilir. Bunların önlenebilmesi için risk analizleri yapılmalı ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıkları arttırılmalıdır. Bu tez çalışmasında, Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren bir yeraltı maden işletmesinde çalışanların çalışma esnasında kişisel koruyucu donanımları kullanmadıklarında ortaya çıkabilecek risk ve tehlikeler L-tipi matris risk analiz yöntemiyle incelenmiştir. Aynı zamanda yeraltı çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği bilgisi ile kişisel koruyucu donanım kullanma algısını belirlemek üzere bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilip grafiksel gösterimlerle sunulmuştur. Bazı ikili değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için SPSS 23.0 paket programı kullanılarak Ki-Kare testi ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olacak şekilde değerlendirilmiştir. Risk analizi sonucunda baret en yüksek risk skoruna sahipken, CO maskesi, tepe lambası, tulum, iş ayakkabısı ve toz maskesi yüksek risk skoruna, iş gözlüğü ve kulak koruyucu ise orta ve düşük düzey risk skoruna sahip çıkmıştır. Kişisel koruyucu donanımların çoğunda risk dereceleri katlanılamaz ve önemli risk düzeyinde çıkarak kullanımlarının önemi ortaya koyulmuştur. Anket çalışmasında ise iş sağlığı ve güvenliği eğitim süresi, eğitimlerde risk analizinden bahsetme, kişisel koruyucu donanım kullanımında sorun yaşama ve kişisel koruyucu donanımların koruyuculuklarına inanmama ile çalışanların iş kazası geçirmesiyle anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Gümüşhane ili altın madeni çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algısının değerlendirilmesi

    Ahmet Gökcan

    Ülkemizde ve Dünyada, çalışma ortamlarında meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı birçok çalışan, yaralanmakta, iş göremez hale gelmekte ve hatta ölmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının en fazla görüldüğü sektörlerden birisi de madencilik sektörüdür. Madenler hem yapısal özelliği hem de çalışma koşullarından dolayı, birçok tehlike ve riski bünyesinde bulundurmaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de maden sektörü en tehlikeli çalışma grupları içerisinde yer almaktadır. Son yıllarda gerek madencilik sektörü gerekse de diğer sektörlerde iş sağlığı ve güvenliğine verilen önem ve değer giderek artmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik birçok önlem alınırken, vaka sayılarında artışlar devam etmektedir. Literatürde yer alan birçok çalışmada, iş kazalarına sebep olan en önemli etkenin, insan faktörü olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda, daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşabilmesi için insan faktörü irdelenmeli, çalışanlarda güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulması sağlanmalıdır. Güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi için çalışanların, İSG algısının değerlendirilmesi gereklidir. Yapılan bu çalışmada, Gümüşhane ilinde bulunan Altın madeni çalışanlarının iş sağılığı ve güvenliği algılarının değerlendirilmesi ele alınmıştır. Anket yöntemi ile madende bulunan 217 çalışanın iş sağlığı ve güvenliği algılarını ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda çalışanların İSG algısı 5 puan üzerinden ortalama 4.16 puan olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca analiz sonucunda, çalışanların demografik özellikleri ile anket de yer alan güvenlik iklim ölçeği boyutları arasında istatiksel anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Güvenlik Kültürü, Güvenlik İklimi, İş güvenliği Algısı, Maden

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İş sağlığı ve güvenliğinde kimyasal risk faktörleri: Çalışanların CO maruziyeti

    Sibel Ersoy

    Bu çalışma ile egzoz gazlarına sıklıkla maruz kalan Gümüşhane il merkezinde çalışan benzin dağıtıcıları, taksi-otobüs şoförleri ve otomotiv sanayi çalışanlarının kan karboksihemoglobin (COHb) seviyelerinin belirlenmesi, daha sağlıklı ve güvenli ortamda çalışmalarını sağlamak için uygun iş sağlığı ve güvenliği (İSG) tedbirlerinin alınması yönünde önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Bu çalışmada Gümüşhane il merkezinde görev yapan, çalışma şartları gereği CO'e maruz kalan 10 benzin dağıtıcısı, 20 taksi-otobüs şoförü ve 20 otomotiv sanayi çalışanı ile aynı ilde yaşayan ve CO'e maruz kalmayan 20 kişilik kontrol grubundan kan örnekleri alınmış ve kan örneklerindeki COHb düzeyleri Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Laboratuvarı'nda CO-Oximetri cihazı ile analiz edilmiştir. Bununla birlikte kan COHb seviyeleri sigara içme alışkanlıkları, mesleki deneyimleri, süt ve süt ürünleri tüketme sıklıkları vb. ile doğru orantılı olarak değiştiğinden kan COHb seviyeleri farklarının belirlenmesi için ise 11 soruluk yarı yapılandırılmış anket formu kullanılmıştır. Elde edilen sonuçların istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS analizi programı kullanılmıştır. Örneklem grubunun tüm meslek gruplarına göre sigara içip içmeme durumlarının ne tür bir etkisinin olduğu konusunun çözümlenmesinde nonparametrik değerler olması nedeniyle "MWU Testi" ve "WH Testi" ile analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Fine-kinney metodu ile risk analizi: Trabzon limanı örneği

    Hakan Bayram

    Karayolu, hava yolu ve demiryolu gibi taşımacılık yöntemlerine göre uluslararası ticaretin %80-%90'ı denizyolu taşımacılığı ile yapılmaktadır. Denizyolu taşımacılığı ile beraber özellikle ağır yükler, büyük hacimli yükler ucuz ve güvenilir şekilde taşınmaktadır. Denizyolu taşımacılığının uluslararası alanlarda fazla kullanılması limanların önemini arttırmıştır. Türkiye'de limanlarda elleçlenen toplam yük miktarı 2010-2019 yılları arasında %28'lik bir artış göstermiştir. Bu oran dikkate alındığında limanlarımızın ülkemiz açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Limanlarda yürütülen işler ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak risk faktörleri de artış göstermektedir. Ülkemizde limanlar tehlikeli iş yeri kategorisinde yer almakta ve kaldırma ve yükleme araçları, taşınan veya depolanan tehlikeli kimyasallar, çeşitli gemi operasyonları vb. faktörlerden kaynaklanan çeşitli riskler içermektedir. Risklerin ortadan kaldırılması için liman içerisinde sağlık ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Limanlarda teknik personel yetersizliği, spesifik riskler ve tehlikeler içermesi, kullanılan ekipman ve makinelerin çeşitlilik göstermesi, yabancı dil konuşan kişi ve gruplar ile yaşanılan iletişim problemi gibi etkenler limanlarda sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınmasına dair çalışmaların yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada Trabzon Limanı kapsamında mevcut riskler belirlermiş ve risk değerlendirme metodu olan Fine-Kinney yöntemi kullanılarak risk analiz çalışması hazırlanmıştır. Çalışma sonucunda analiz edilen risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Okullarda bulunan acil durum ekiplerinin öz yeterliliklerinin değerlendirilmesi

    Esad Sadık Demirtaş

    İş sağlığı ve güvenliğinin amacı iş kazası ve meslek hastalığının meydana gelme sıklığını en alt seviyeye düşürmek çalışanların güvenli ve sağlıklı bir ortamda görevlerini yerine getirmelerini sağlamaktır. Bu bakımdan iş yerlerinde ilgili yönetmeliklere uygun olarak risk analizi yapılmalı, acil durum eylem planı hazırlanmalı ve tehlike sınıflarına göre yönetmeliklerde belirtilen süreler göz önünde bulundurularak yenilenmelidir. Acil durumların belirlenmesi aşamasında dikkate alınması gereken kriterlerin içerisinde bulunan risk değerlendirmesi sonuçları bu iki kavramın birbirleri ile olan ilişkisini de göstermektedir. Geçmişten günümüze acil durumların çeşitli sebeplerden dolayı meydana geldiği ve bunların sonucunda hem manevi hem de maddi açıdan zararların fazla olduğu görülmektedir. Acil durumların önlenmesi için yapılan çalışmaların yanı sıra meydana geldikten sonrada yapılması gerekenler açıkça belirtilmelidir. Özellikle acil durum meydana geldiği zaman olaya ilk müdahalenin kimler tarafından gerçekleştirileceği de açıkça belirlenmelidir. Bu çalışma da okullarda bulunan acil durum ekiplerinin öz yeterlilikleri ölçülerek, ekiplerin istek düzeyi ve gruplarına uygun olup olmadıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Anket, Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda yer alan acil durum ekiplerine uygulandıktan sonra, değerlendirmeye uygun cevaplar kodlanarak veri seti elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 24.0 for Windows istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizleri yapılmadan önce anket formunda bulunan ölçeğin "çarpıklık (Skewness) ve basıklık (Kurtosis)" değerleri hesaplanmıştır. Diğer yandan ölçeğin "Kolmogorov-Smirnov" test değerinin p≤0,000 olduğu görülmüş ve bu işlem sonucunda verilerin normal dağılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçtan hareketle verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleriyle birlikte oluşturulan hipotezleri test etmek amacıyla verilerin normal dağılmadığı durumu göz önünde bulundurularak "Mann-Whitney U" ve "Kruskal Wallis-H" Testlerinden yararlanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin iş güvenliği algısının değerlendirilmesi

    İbrahim Irmak

    Dünyada ve Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda insanlar yaşamlarını kaybetmekte veya engelli kalmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde hukuki yaptırımlar kadar eğitim sonucu oluşturulması hedeflenen güvenlik kültürü önem taşımaktadır. Sağlık ve güvenlik, kişisel ve toplumsal gelişmişliğin en temel iki öğesi olarak kabul edilmektedir. Güvenlik kültürünün oluşabilmesi ancak örgütlenme ve dayanışma kültürü ile sağlanabilir. Çalışma ortamının sağlık ve güvenlik açısından insana uygun hale getirilmesi için işletmelerde güvenlik kültürünün tüm toplumda oluşturulması ve yaygınlaştırılması bir zorunluluk haline gelmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin, eğitim ile desteklenerek toplumda bir güvenlik kültürünün oluşturulması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının engellenmesi için önemlidir. Güvenlik kültürünün oluşturulması için anaokulundan başlayarak üniversite hayatına kadar, eğitimin her döneminde İSG'ye yönelik derslerin müfredatta bulunması gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin güvenli okullarda eğitim görmeleri, bulundukları ortam ile ilgili riskler hakkında bilgilendirilmeleri, iş sağlığı ve güvenliği konularında doğru davranış modellerini kazanmaları, hem eğitim sürecinde hem de gelecekte çalışma hayatına atıldıklarında onları kazalara karşı koruyacak ve daha güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlayacaktır. Yapılan araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Lisede Bilişim Teknolojileri, Elektrik ve Elektronik Teknolojileri, Makine Teknolojileri, Metal Teknolojileri, Mobilya ve İç Mekân Tasarımı, Tesisat Teknolojileri ve İklimlendirme alanı ve alanı bulunmayan lise birinci sınıf öğrencileri bulunmaktadır. Okulda mevcut 249 öğrenci olup 215 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 21 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin iş güvenliği algılarının 5 puan üzerinden ortalama 3.45 puan olduğuna ulaşılmıştır ve bu durum öğrencilerin iş güvenliği algılarının iyi seviyede olduğu anlamına gelmektedir.