Yazarlar
- Fatih Keleş(1)
- Murat Ülker(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Gümüşhane'de yaşayan uluslararası öğrencilerin, Gümüşhane şehri ve Türkiye hakkındaki algısı
Fatih Keleş
Araştırmanın temel amacı, Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin Gümüşhane şehri ve Türkiye hakkındaki algılarını belirlemek ve bu algıların hangi faktörlerden beslendiğini analiz etmektir. Türkiye, son yıllarda yükseköğretimdeki uluslararasılaşma politikaları kapsamında küresel bir eğitim destinasyonu olarak dikkat çekmektedir. Özellikle Avrupa ve Asya arasında stratejik bir konumda yer alması, zengin kültürel mirası ve tarihsel derinliğiyle Türkiye, farklı ülkelerden gelen öğrenciler için cazip bir seçenek haline gelmiştir. Bu bağlamda, uluslararası öğrencilerin Türkiye hakkındaki algıları, ülkenin yükseköğretim stratejileri ve kültürel diplomasisi açısından büyük önem taşımaktadır. Araştırmanın örneklemini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören ve amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen uluslararası öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş; veri toplama aracı olarak, Paşalı Taşoğlu ve arkadaşları (2021) ile F, Barıtçı ve Z, Barıtçı (2018) tarafından geliştirilen ölçeklerden uyarlanan, 5'li Likert tipi ve açık uçlu sorulardan oluşan bir anket kullanılmıştır. Anket formunda geçen "imaj" kavramı, bu çalışmada bireylerin zihinsel temsilleri ve genel değerlendirmelerini ifade eden "algı" çerçevesinde ele alınmıştır. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların büyük bir kısmı Gümüşhane'yi huzurlu, sakin ve yaşanabilir bir şehir olarak değerlendirmiştir. Ancak kültürel etkinliklerin yetersizliği ve sanayi altyapısının gelişmemiş olması gibi konular olumsuz algı yaratmaktadır. Türkiye genelinde ise güvenli bir ülke olarak algılanan Türkiye'nin siyasi istikrarı, eğitim fırsatları ve halkın misafirperverliği öne çıkan olumlu unsurlar arasında yer almaktadır. Katılımcıların bilgi edinmede en çok dijital medya ve sosyal medya içeriklerinden faydalandıkları, geleneksel bilgi kaynaklarına olan ilginin ise daha sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma yerel yönetimler ile üniversite yönetimlerine uluslararası öğrencilerle ilgili daha etkili stratejiler geliştirmeleri için yol gösterici bilgiler sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya kullanımının kişilerarası iletişimde bireyin mahremiyet algısına etkileri: Gümüşhane Üniversitesi örneği
Murat Ülker
İletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişimle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, günümüzde insan yaşamının ayrılmaz parçası konumuna gelmiştir. Beraberinde getirdiği yenilikler ile geleneksel medya araçlarından farklı olarak kullanıcısına karşılıklı etkileşim imkânı tanıması, içerik üretme ve paylaşma olanağı sunması sosyal medyanın bu denli yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Sosyal medya sağladığı avantajların yanı sıra bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsan canlısı açısından önemli bir değer olan mahremiyetin sosyal medyada ihlali ve dönüşümü bu sorunlardan biridir. Kullanıcıların sosyal medyada paylaşımını yaptıkları içerik ve enformasyonun boyutu mahremiyet sınırlarını ihlal eder hale gelmiştir. Bireyin mahremiyeti olarak konumlandırdığı ögeler sosyal medyayla birlikte kamusala açılarak paylaşımın konusu olmuştur. Dolayısıyla sosyal medya bireyin mahremiyet anlayışını dönüştüren etken olmuştur. Çalışma, sosyal medya platformlarından biri olan Instagram'ın, bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolüne odaklanmakta ve bu mecrada yaşanan mahremiyet dönüşümünü üniversite öğrencileri çerçevesinde incelemektedir. Sosyal medyada bireyin temsili, bireyin günlük yaşamındaki konumu, bireyin mahremiyet anlayışı, sosyal medyanın mahremiyete yönelik tehdit oluşu ve bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu anlamda çalışmanın birinci bölümünde kamusal alan ve mahremiyet kavramları, ikinci bölümde sosyal medyaya ve onu mahremiyete yönelik tehdit edici araç konumuna getiren gözetim olgusu incelenmiştir. Araştırma özellikle bireyin sosyal medya kullanımıyla mahremiyet algısında yaşanan dönüşüme odaklanmıştır. Buradan hareketle çalışmanın temel amacı çalışma problemini desteklemektedir. Sözü edilen konunun ortaya çıkarılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular ise, görüşmelerin yapıldığı üniversite öğrencilerinin mahremiyet algıları, sosyal medya profillerinin kendilerini temsili, sosyal medyanın mahremiyetlerinde dönüşüme yol açıp açmadığı ve sosyal medyanın mahremiyetlerine yönelik tehdit olup olmadığı doğrultusunda mahremiyet kaygıları ile sınırlıdır. Bu doğrultuda demografik bilgilerden ve 6 araştırma sorusundan oluşan görüşme formu ile 20 Şubat 2020- 5 Mart 2020 tarihleri arasında katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Örneklem seçiminde herhangi bir demografik sınırlama yapılmamış olup, kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme kapsamında 15'i kadın, 15'i erkek birey olmak üzere 30 katılımcıya araştırma soruları yöneltilmiştir. Katılımcılardan alınan yanıtlar ses kayıt cihazı yardımıyla kaydedilerek deşifre edilmiştir. Yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin Instagram'ı çoğunlukla kişilerarası iletişim aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda sosyal medya profilinin üniversite öğrencilerini temsil ettiği tespit edilmiştir. Katılımcıların mahremiyeti en çok özel alan ve yakın çevreyle ilişkilendirdikleri anlaşılmıştır. Sosyal medyanın mahremiyet üzerindeki rolüne bakıldığında katılımcıların mahremiyet algılarının sosyal medya tarafından dönüşüme uğradığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, sosyal medyayı kişisel bilgi ve içeriklerin kolay erişildiği bir mecra olmasından dolayı mahremiyetlerine yönelik tehdit olarak gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Mahremiyet, Kişilerarası İletişim, Instagram
