Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İletişim becerisi ve işe bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gümüşhane ili sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Gülkız Kayret

    Bu araştırmanın temel amacı sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili örneklemle ulaşılan sonuçlar aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma örneklemi olarak Gümüşhane ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma, 426 sağlık çalışanının (doktor, hemşire/ebe, idari personel, üst idari kadro, teknisyen/tekniker ve diğer) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiş ve hazırlanan anketlerin çevrimiçi olarak doldurulması sağlanmıştır. Katılımcılara, içerisinde demografik bilgi formu, kişilerarası iletişim yetkinliği envanteri ve Utrecht işe bağlılık ölçeğinin yer aldığı anketler uygulanmıştır. Toplanan veriler; güvenilirlik, doğrulayıcı faktör ve korelasyon analizleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Post-Hoc Tukey testleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde SPSS 23.0 ve Jamovi 2.3 paket programlarından yararlanılmıştır. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi ve pozisyon) ile iletişim becerisi ve işe bağlılık arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen analizler sonucunda sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olmadığı; işe bağlılık değişkeninde ise, cinsiyet hariç diğer demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Araştırma neticesinde, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları ve alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ana amacı Gümüşhane ilindeki sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu çalışmada iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri aracılığıyla işe bağlılıklarının da arttırılabilmesi için gerekli çalışma ortamlarının oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, İşe bağlılık, Sağlık çalışanları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Afete müdahale personelinin küresel iklim düzeyi bilgi düzeyi ve tutumları: Erzincan ili örneği

    Melis Dilan Akdemir

    Afete müdahale personelinin, afet potansiyeli doğuran küresel olaylardaki tutumları toplum için bir rol model olmanın yanında genel tutum açısından da öncü bir gösterge gibidir. Bu gerekçe ile mevcut çalışmada afete müdahale personelinin, Erzincan'da görev yapan afet müdahale personeli üzerinden, küresel iklim değişikliğine yönelik tutumları araştırılmıştır. Araştırmanın evreni Erzincan ilinde görevli AFAD, İtfaiye ve 112 personelidir. Kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan ve katılımı kabul eden 320 kişiye anket uygulanmıştır. Veriler SPSS yazılımı ile analiz edilmiştir. Ankette geçerlilik ve güvenirlilik kriterleri sağlanmış iki adet ölçek ve altı bağımsız değişken yer almaktadır. Ölçeklerden biri Whirmarsh (2005) tarafından hazırlanan ve iki alt boyutlu (İlgisizlik ve Şüphecilik) ''Belirsizlik'' ölçeğidir. Diğeri ise Mertig (2003) tarafından hazırlanan tek boyutlu ''Çevre Yanlısı'' ölçeğidir. Ölçekler Emrah HİĞDE (2014) tarafından Türkçeye çevrilerek üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Afet müdahale personeli evreninde uygulanan ölçeklere, mevcut çalışmada tekrar geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Ayrıca ölçeklerin faktör dağılımlarının orijinal ölçekle uyumluluğunu test eden doğrulayıcı faktör analizleri de yapılarak faktör yapıları doğrulanmıştır. Veriler parametrik analiz şartlarını sağladığı için T ve ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca sıklık ve yüzde analizleri de uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcıların yaşları arttıkça iklim değişikliğine yönelik tutumlarının daha olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Dikkat çeken bir diğer öneli sonuç ise itfaiye personelinin diğer meslek gruplarına göre küresel iklim değişikliği konusundaki tutumlarının anlamlı bir biçimde olumsuz olmasıdır. İklim değişikliğinin tetiklediği afetlerin artacağı beklenmektedir. Afete müdahale personelinin iklim değişikliği tutumlarını inceleyen mevcut çalışma hem toplumun genel iklim değişikliği tutumunun ne düzeyde olduğuna hem de politika yapıcıların geliştireceği stratejilere katkı sağlayacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, İklim, Küresel İklim Değişikliği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    COVID-19 döneminde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Trabzon ili örneği)

    Özgehan Erkan

    Bu çalışma; COVID-19 döneminde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarında mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemek ve bu risklerden etkilenme derecesini en az düzeye indirmek, iş stresi düzeylerini azaltmak, çözüm önerileri geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturacaktır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış ve 115 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu, sosyo-demografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular ile "Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizi frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılarak yapılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 156.20±28.33, BAÖ puan ortalaması 34.57±9.76 olarak bulunmuştur. Sağlık çalışanların çalışma saatleri arttıkça iş güvenliği ve anksiyeteleri de azalmaktadır. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti ilişkisine yönelik bir araştırma

    Selçuk Sarı

    Bu çalışmanın amacı, çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişkinin var olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca demografik faktörler ile güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane ilinde madencilik sektöründe çalışan 257 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada verilerin değerlendirilmesinde Güvenilirlik analizi, Frekans dağılımı, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve Korelasyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre güvenlik iklimi algısı ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcılara ait demografik faktörlerden; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve çalışılan birim gibi değişkenler ile güvenlik iklimi ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Ancak katılımcıların mevcut iş yerinde çalışma süresi ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç olarak, güvenlik iklimi ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi inceleyen bu çalışmada, iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle çalışanların işten ayrılma davranışını azaltmak için, güvenlik ikliminin oluşmasını ve gelişmesini sağlamak, iş yerinde güvenli bir çalışma ortamı yaratmak önemli düzeyde rol oynamaktadır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane maden sektörü, Güvenlik iklimi, İşten ayrılma niyeti

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Covid-19 döneminde kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi: Sağlık çalışanları üzerine uygulama

    Cemile Yavuz

    Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık sorunu olmuştur. Bu sağlık sorunu ile mücadele sürecinde sağlık çalışanları ön saflarda mücadele etmiştir. Bu durum sağlık çalışanlarının psikolojik sağlıkları, iş yeri koşulları ve çalışma sistemleri üzerinde birtakım olumsuzluklara da neden olmuştur. Yapılan çalışmada Covid-19 döneminde sağlık çalışanlarının kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla ile yürütülen çalışmaya 271 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 354 sağlık çalışanı katılmıştır. Katılımcılara içerisinde demografik veri formu, Covid-19 Kaygısı Ölçeği, İş Yükü Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği olan anket formu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kullanılan ölçme araçlarının veri seti için güvenilir ve geçerli oldukları görülmüştür. Covid-19 kaygısı ile iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Performans ile Covid-19 kaygısı ve iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Regresyon analizleri sonucunda iş yükünün Covid-19 kaygısına etkisi diğer sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanların hastanede çalışanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulguların Covid-19 pandemisinin son zamanlarına rastlaması kavramlar arasındaki ilişkilerin farklı yönlerine dikkat çekmiştir. Yine de Covid-19 pandemisinin getirdiği kaygı ve işyükünün sağlık çalışanlarının performansları üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yiyecek içecek hizmetlerinde yönetici ve çalışanların covid-19 pandemisinin etkileri ve kriz yönetimi uygulamalarına ilişkin algıları: Erzurum örneği

    Gökhan Sezai Yılmaz

    Tarihsel süreç içerisinde, kitlesel ölümlere neden olan salgın hastalıklar, diğer hastalıklardan farklı değerlendirilmiştir. Son yüz yılda belirli bölgelerde etkisini gösteren koronavirüs kaynaklı salgınlar tedirginlik oluştursa da kalıcı olmamıştır. Fakat 2020 yılının başında salgın olarak başlayan Covid-19, daha sonra pandemiye dönüşmüş ve dünyanın birçok yerinde farklı alanlarda olumsuzluklar yaşanmasına neden olmuştur. Bu beklenmedik olay karşısında oluşan krizin tüm dünyada sarsıcı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Kriz döneminde toplumu oluşturan birçok kurum ve kuruluş bu durumdan olumlu ve olumsuz etkilenmiştir. Bu kurumlar arasında kuşkusuz yiyecek-içecek işletmeleri de yer almaktadır. Dolasıyla bu araştırmada Covid-19 pandemisinin yiyecek içecek işletmeleri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisini araştırmak ve yiyecek içecek işletmelerinin pandemi sürecinde izledikleri kriz yönetim uygulamalarını ve bu çerçevedeki tutumların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Erzurum ilindeki yiyecek içecek işletmelerinin sahipleri, yöneticileri ve diğer (aşçıbaşı, şef garson vb.) çalışanlarından anket tekniği ile veri toplanmıştır. Çalışma kapsamında geçerli 217 anket toplanmış ve veriler SPSS analiz programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Erzurum ilinde faaliyette bulunan yiyecek içecek işletmelerinde Covid-19 nedeniyle hijyen sanitasyon giderlerinin artması gibi olumsuz durumlar yaşansa da kriz döneminde fırsatlardan hareketle Covid-19 sürecinde inovatif uygulamalara geçildiği belirlenmiştir. Bunun yanında işletmeler olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek için devlet desteğine ait uygulamalara daha fazla ihtiyaç duyduğu ve krizi yönetmek için reaktif yönetime başvurdukları tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Devlet Hava Meydanları İşletmesi bünyesinde çalışan personellerin genel afete hazırlıklı olma inanç durumlarının belirlenmesi (Bingöl Havalimanı örneği)

    Emre Pehlivan

    Afetlerin potansiyel olumsuz etkilerinin azaltılmasında; afetlerle ilgili verilen eğitim ve tedbirler kadar afetlere hazırlıklı olma inancı da önemlidir. Özellikle afet yönetiminde aktif rol alan iş sahalarında çalışanlara afetlere hazırlıklı olma inancı konusunda daha da fazla görev düşmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bingöl Havalimanı'nda çalışan 242 personelin genel afet hazırlık inanç durumunun (GAHİD) değerlendirilmesiydi. Araştırmada, 32 madde ve 5'li likert tipi sorulardan oluşan GAHİD ölçeği, 205 gönüllü katılımcıya (tüm evrenin %85'ine) uygulandı. KMO değeri 0,849 ve Cronbach alfa katsayısı değeri 0,890 olarak saptandı. Toplam afetlere hazırlıklı olma inanç puanlarına ve altı alt boyutlara (algılanan duyarlılık, algılanan ciddiyet, algılanan yarar, algılanan engeller, eyleme geçiriciler ve öz yeterlilik) ait ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Sosyodemografik değişkenler ile GAHİD ortalama puan sonuçlarının karşılaştırması istatistiksel açıdan değerlendirildi. Araştırmada, katılımcıların GAHİD toplam puan ortalamasının yüksek düzeyde (125,9±13,6) olduğu gözlendi. Özellikle, birden fazla yerde afet eğitim aldığını belirten grubun eğitim almayan gruba göre daha yüksek GAHİD ortalaması olduğu ve afet eğitimi alma değişkenleri ile GAHİD puan ortalamaları arasında pozitif yönde korelasyon olduğu saptandı (R=0,250, p<0,001). Yaş, cinsiyet, iş alanı, gelir durumu, afet yaşama değişkenleri açısından GAHİD ortalama puanı istatistiksel açıdan değişim gözlenmedi (p>0,05). Öte yandan, kadın grubunda algılanan ciddiyet alt boyutu ortalamasının ve otuz üç yaş üstü altı yıldan fazla çalışan personel grubunda algılanan duyarlılık ortalamasının daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç olarak, genel afetlere hazırlıklı olma inancını artırmak için personele afetle ilgili eğitimlerin tek bir zaman aralığında verilmesi yerine periyodik ve tekrarlı olarak verilmesinin daha yararlı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Afet alanında çalışan personellerde psikososyal destek müdahale ilkeleri, empati ve liderlik ilişkisi; Türk Kızılay örneği

    Adem Demir

    Psikososyal destek hizmetlerinin afetlerde yürütülen insani yardım etkinliklerinin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olduğu, afetzedelerin olumsuz süreci daha kolay atlatması psikolojik açıdan yıpranmaması açısından önemli bir sahadır. Psikososyal müdahale ilkeleri ile ilgili bakış açısının oluşmasının personelin afetin etkin yönetimine yarar sağlaması açısından önemli olabilir. Bu çalışmanın amacı, afet sahası çalışanlarında psikososyal müdahale ilkeleri ile motivasyon liderliği ve empati alt boyutları arasındaki ilişkiyi değerlendirmekti. Yöntemde; 5'li likert tipi 7 sorudan oluşan psikososyal müdahale ilkeleri alt boyutu, 11 sorudan oluşan motivasyon liderliği alt boyutları ve 13 sorudan oluşan empati alt boyutları gönüllü Kızılay personeli katılımcılarına uygulandı. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 ile istatiksel olarak değerlendirildi. Veri sonuçlarına ait değerlendirmeler puan ortalama±standart sapma değeri cinsinden hesaplandı. Katılımcıların psikososyal müdahale ilkeleri puanı (4,38±0,53) çok iyi iken; sosyonormatif puan değeri (3,48±0,77) orta ve duygusal normatif liderlik alt boyutu puan değeri (3,92±0,60) iyi seviyede; sosyal beceri puanı (4,22±0,62) çok iyi, duygusal tepki puanı (4,15±0,58) iyi ve bilişsel empati puan (3,92±0,66) ortalama değerinin iyi seviyede olduğu gözlendi. Katılımcılar içinde psikososyal destek ilkelerinin tamamını bilen yüzdesi (%15) düşüktü. Afete hazırlık eğitimi alma durumu ile psikososyal müdahale ilkeleri ortalama değerlerinin arttığı gözlendi (p<0,05). Psikososyal müdahale ilkeleri ile empati alt boyutları ve liderlik motivasyonu alt boyutları arasında yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon gözlendi (p<0,001). Bu çalışmada sonucunda; afet sahasında çalışan personellerde psikososyal müdahale ilkeleri ile empati ve liderlik gibi önemli değişkenler arasında gözlenen pozitif yönlü korelasyon sebebiyle, psikososyal müdahale ilkelerinin tamamının bilinmesinin ve bu konuda verilecek eğitimlerin personelin daha da etkin afet yönetimi gerçekleştirmesi açısından önemli bir katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afetler, Psikososyal Destek Hizmetleri, Empati, Liderlik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kurumsal itibarın ölçülmesi: Gümüşhane Üniversitesinin iç paydaşları tarafından algılanışı

    Hande Taşlı

    Bu çalışmada Gümüşhane Üniversitesinin iç paydaşlarının algılamaları bakımından kurumsal itibarı ve itibar oluşturma çabaları üzerinde durulmuş ve bir anket çalışması yapılarak çalışma desteklenmiştir. Gümüşhane Üniversitesi örneği üzerinden kurumsal itibar algısının incelendiği bu çalışmaya katılanlara araştırmanın anket soruları yöneltilmiş. ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda çalışma evreni, Gümüşhane Üniversitesi öğrenci, akademik ve idari personeli olarak belirlenmiştir. Kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen 710 kişiden oluşmaktadır. Bulguların analiz edilmesi sonucunda katılımcıların genel itibariyle Gümüşhane Üniversitesi'ne yönelik kurumsalllitibar. algıları istatistiksel olarakllyüksek düzeyde olumlullbulunurken, bunun yanı sıra bölümllldemografik değişkenlerine. göre katılımcılarınllkurumsalllitibar. algılarında istatistikillolarak. kısmen anlamlı bir. farklılık bulunmuştur. AnahtarlllKelimeler: Kurumsalllİtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi, Kurumsal İtibarın Ölçülmesi, Gümüşhane Üniversitesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kamu kurumlarında cinsiyet ayrımcılığına bağlı mobbing araştırması: Gümüşhane ili örneği

    Nahide Kılınç

    Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarında cinsiyet ayrımcılığını ve mobbing algısını ölçerek söz konusu sorunları etkileyen faktörleri ele almaktır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilindeki 33 kamu kurumunda görev yapmakta olan 4272 çalışan arasından gönüllülük esasına dayalı olarak tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 471 birey oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Laleoğlu ve Özmete (2013) tarafından Türkçeye çevrilen Aiello, Nardella, Bonafede ve Deitinger'in Mobbing Ölçeği (Vol. Mob. Scale), Sayar'ın (2008) geliştirdiği Cinsiyet Ayrımcılığı Ölçeği, Tınaz, Gök ve Karatuna'nın (2010) geliştirdiği Mobbing Ölçeği ve Leymann'ın (1993) geliştirdiği Mobbing Ölçeği kullanılmıştır. İkinci bölümde ise katılımcıların demografik değişkenlerinin tespiti için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. 5'li likert türünde derecelendirilen ve 32 sorudan oluşan anketler 471 çalışana dağıtılmış olup bu anketlerden yanlış veya eksik dolduranların ayıklanması ile geriye kalan 466 anket, SPSS 21 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, özellikle cinsiyet ve medeni durum gibi demografik değişkenlerin mobbing algısını önemli ölçüde farklılaştırdığı ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kişilik özelliklerinin iş tatmini üzerine etkisi: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanları örneği

    Barış Sarıgül

    Günümüz Türkiye'sinde, çalışanların yaptıkları işten üst düzeyde verim alınması için gerekli olan en temel etmenlerden birisi iş tatmini olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırma kapsamında kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişki düzeyinin tespit edilmesi üzerinde durulmuştur. Çalışmada beş faktör kişilik özelliği ölçeği ile iş tatmini ölçeği kullanılarak kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişki düzeyinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Türkiye'de her il ve ilçede kurulu bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında farklı pozisyonlarda çalışan 75'i erkek 47'si kadın olmak üzere toplam 122 vakıf personeline anket uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; sorumluluk, duygusal denge ve dışadönüklük kişilik alt boyutlarının 0,05 önemlilik düzeyine göre anlamsız etkilerinin olduğu, bu üç alt boyutun iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkide bulunmadığı, uyumluluk alt boyutunun iş tatminini pozitif yönde ve düşük düzeyde etkilediği, zeka / hayal gücü alt boyutunun ise iş tatminini negatif yönde (olumsuz yönde) orta düzeyde etkilediği sonuçlarına varılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında tavsiyelerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Arama kurtarma ve müdahale kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi

    Ayşe Tazegül

    Bu çalışmanın amacı, AFAD ve İtfaiye kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapmakta olan yöneticiler ve çalışanlar oluşturmaktadır. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlara uygulanmıştır. Bu çalışmada personellerin demografik özelliklerinin belirlendiği "Demografik Bilgi Formu", tutumlarının değerlendirildiği "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve teknoloji kullanım düzeylerinin belirlendiği "Bilgi Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu ile elde edilen nicel veriler, frekans ve yüzdeleri alınarak değerlendirilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek analiz edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin faktör yapısı, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile belirlenmiş, ardından Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Cronbach Alpha katsayılarına, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) (0,798) ve Barlet's (0,0001) testine ilişkin hesaplamalara yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda çalışanların genelde müdahalede ve kurum içindeki diğer işlerde teknoloji kullanımına olumlu baktıkları ve teknoloji tutum düzeylerinin kullanım düzeylerinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca en az kullanım sağlanan teknolojiler 'Sayısal Harita Uygulamaları', "Afet Bilgi Sistemi" ve 'Coğrafi Bilgi Sistemleri' olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde faktör analizi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kamu kurumlarının kriz yönetimi becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına yönelik bir araştırma

    Caner Özarslan

    Son dönemlerde yaşanılan krizler, kurumları etkilemekte ya da yaşamlarını sonlandırmaktadır. Ortaya çıkan krizler sadece kurumu değil çalışanlarını da etkilemektedir. Krizlere karşı uygulanacak etkili yöntemler sayesinde olumsuz durumların yaşanma olasılığının daha da azaldığı bilinmektedir. Kriz yönetimi ile krizleri ortaya çıkmadan önlemek ya da ortaya çıktıktan sonra stratejik yöntemler ışığında çözmek mümkün görülmektedir. Ayrıca kurumun sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin de var olan krizin çözümüne fayda sağlayabileceği söylenebilir. Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde sınırlandırılan araştırmada zaman kısıtı ve maliyet zorluğundan dolayı çalışanların tümüne ulaşılamamıştır. Bu nedenle araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Ayrıca kurumun genel kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği de tespit edilmiştir. Bu sonuca göre çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin "orta düzeyde" bulunduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Gümüşhane 112 il ambulans servisi çalışanlarının afet ve olağandışı durum triyajı hakkındaki bilgi ve beceri düzeylerinin belirlenmesi

    Ramazan Aslan

    Triyaj kısaca acil yardıma ihtiyacı olan bireylerin belirli kriterlere dayanarak önceliklendirilmesi olarak tanımlanabilir. Acil yardım personelleri meslek hayatlarında triyaj uygulaması gerektirecek olaylarla karşılaşabilmektedirler. Bu olaylar iki yaralı içeren bir trafik kazasından çok daha büyük afetlere kadar uzanabilir. Acil yardım personelleri bu tür olaylarda triyaj uygulayarak sağ kalım oranlarını en yüksek düzeye çıkarmayı amaçlarlar. Sağ kalım oranını arttırabilmek için kuşkusuz sağlıklı bir triyaj uygulaması gereklidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı her an çoklu yaralanmalı olaylar ile karşılaşabilecek olan acil sağlık personelinin START triyajı bilgi ve beceri düzeyini belirlemektir. Çalışma acil sağlık çalışanları üzerine kesitsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırma Gümüşhane ilinde 25 Eylül-25 Kasım 2017 tarihleri arasında acil yardım ambulansı ile vakaya çıkma potansiyeli olan 178 personelden anket formu doldurmayı kabul eden ve anketleri eksiksiz dolduran 127 personel üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Aghababaeian ve diğerlerinin (2012) aslı İngilizce olan "Triyaj Bilgi Düzeyi" ve "Triyaj Beceri Düzeyi Belirleme" ölçekleri Türkçe'ye uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma ve frekans dağılımı değerleri verilmiştir. Ortalamalar "Bağımsız Örneklem t Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi", "Mann-Whitney U Testi" ve "Kruskal-Wallis H Testi" kullanılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca bilgi ve beceri puanı ortalamaları arasındaki ilişkiyi saptamak için "Korelasyon" ve "Regresyon" analizleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların START triyajı bilgi düzeylerinin 65,7 ve beceri düzeylerinin 59,2 puan ortalaması ile orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Beceri düzeyinin UMKE temel eğitimi ve TRK hizmet içi eğitimini alanlarda bu eğitimleri almayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bilgi düzeyinin yaş, unvan, çalışılan birim ve mezun olunan son akademik programa göre değişiklik gösterdiği saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Çalışanların zaman yönetimi becerilerinin işletme verimliliği üzerindeki etkisi: Aşkale A. Ş. Gümüşhane Çimento Fabrikası uygulaması

    Erdal Demir

    Zaman yönetimi, işletmelerin bugünü ve yarını için hayati önem taşıyan etkinliğin ve verimliliğin ana kaynağı olarak kabul edilebilir. Çünkü, zaman diğer kaynaklar gibi alınıp satılamaz, kiralanamaz, depolanamaz, çoğaltılamaz sadece o anda harcanması ya da kullanılması gereken bir kaynaktır. Günümüz koşullarında zamanı etkili ve verimli kullanabilmek büyük bir önem arz etmektedir. Diğer tüm imkanlar aynı olduğu takdirde zamanını etkili ve verimli kullanan işletmelerin rakiplerine nispeten bir adım öne geçeceği unutulmamalıdır. Bu çalışmanın amacı işletmelerde zaman yönetiminin ne kadar etkin kullanıldığını belirlemek ve bu etkinliğin işletme verimliliğine katkısını ölçmektir. Bu bağlamda Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Aşkale Çimento A.Ş. çalışanları üzerinde, daha önce araştırmacılar tarafından geliştirilen bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çalışanların demografik özellikleri belirlenmeye çalışılmış, ikinci bölümünde ise zamanı ne kadar etkin kullandıkları irdelenerek etkin kullanılan zamanın işletmeye katkısı ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucuna göre, çalışanların zaman yönetimi becerileri ile işletme verimliliği arasında ilişki vardır. Zaman yönetimi becerileri çalışanların, cinsiyetine, yaş gruplarına, öğrenim durumlarına, gelir düzeylerine ve çalışma sürelerine göre değişmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afetlere müdahale eden örgütlerde işgören tatmini ile başarı algısı ilişkisi: AFAD örneği

    Hikmet Akyol

    Ülkemizde doğa afetlerinin sık olarak yaşandığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan doğa afetleri sırasında çok sayıda kişi yaşamını yitirmekte ve ekonomik açıdan önemli kayıplar yaşanabilmektedir. Bu duruma bağlı olarak yaşanan afetlere doğru ve etkin bir şekilde müdahale edilip edilmediğinin tartışmalarının sürekli yaşandığına şahit olunmaktadır. Söz konusu doğa afetlerinin meydana gelmesi sonucu önemli kayıpların yaşanması ve akabininde görülen ciddi tartışmalar etkin bir afete müdahale sistemini zorunlu kılmıştır. Bu sistem içerisinde hiç şüphe yok ki arama ve kurtarma örgütlerine önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu örgütlerde görev alan personelin başarı düzeylerini etkileyecek faktörlerin ortaya konulabilmesi, afete müdahalede başarı düzeyini ve dolaysıyla kurtarılan can sayısını pozitif etkileyebileceğinden önemli olduğu ileri sürülebilir. Bu araştırma Erzurum Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birliği personelinin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasındaki karşılıklı ilişkinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma için seçilen söz konusu Birlik Türkiye'de halen görev yapmakta olan, AFAD'a bağlı 11 birlikten birisidir. Araştırma bulgusuna göre personelin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasında anlamlı bir ilişki söz konusudur. Araştırmada işgören tatmini ile başarı algısının alt boyutlarının karşılıklı etkileri ölçülerek, analiz edilmiştir. Söz konusu analizler sonucunda önemli bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulguların araştırmanın yapıldığı Birlik ve benzer örgütler açısından önemli ve yol gösterici yönleri olduğu ileri sürülebilir. Aynı zamanda ileride yapılacak araştırmalara da katkı sağlayabileceği savunulabilir. Anahtar Kelimeler: İşgören Tatmini, Başarı Algısı, Afete Müdahale Performansı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışı ile çalışanların empati davranışlarının çalışanların yöneticilerine olan sadakatleri üzerindeki etkilerini incelemeye yönelik bir araştırma

    Yeliz Akçay

    ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ YÖNETİCİLERİN DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİK DAVRANIŞLARI İLE ÇALIŞANLARIN EMPATİ DAVRANIŞLARININ ÇALIŞANLARIN YÖNETİCİLERİNE OLAN SADAKATLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ İNCELEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA Yeliz AKÇAY 2014, XIII + 106 sayfa Bu araştırmanın amacı yöneticilerin, çalışanlar tarafından algılanan dönüşümcü liderlik davranışı ile çalışanların yöneticilerine yönelik empatilerinin yöneticilerine yönelik sadakatleri üzerindeki etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmada kullanılan veriler, Trabzon ili sınırları içerisinde faaliyet sürdüren Hekimoğlu Döküm Sanayi İşletmesi'ndeki 205 adet çalışandan elde edilmiştir. Araştırmanın modelini test etmek amacıyla yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların yöneticileriyle empati kurmaları, yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışları, çalışanların yöneticilerine olan sadakatlerini doğrudan olumlu yönde etkilemektedir. Anahtar Sözcükler: Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, Sadakat, Çalışanların Yöneticilerine Olan Sadakati, Empati.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarının işletmelerin içsel pazarlama stratejilerine etkisi üzerine bir araştırma

    Sinem Kaya

    İşletmelerin günümüzün rekabet koşullarında sürekliliği sağlayabilmeleri için öncelikle sahip oldukları insan kaynağını en etkili ve verimli şekilde kullanmaları gereklidir. Günümüzün değişen şartlarında işletmelerin, iç müşteriler olarak gerek çalışanların gerekse dış müşterilerin düşüncelerinde olumlu bir imaj yaratmaları önem kazanmaktadır. Bu imajın oluşturulması ise hem çalışanların hem de müşterilerin işletme ile iletişim kurdukları her alanda ve her deneyimde olumlu bir sonuçla karşılaşmaları, beklentilerinin karşılanması hatta beklentilerin üzerinde performansların ortaya çıkması ile mümkündür. Bu süreç ise dış ve iç müşteriler yönünden memnuniyetin yaratılması olarak kendini göstermektedir. Bu çalışmada, insanın rekabet üstünlüğünün temel kaynağı olarak görülmesi anlayışına dayalı olan insan kaynakları uygulamalarının işletmelerde iç müşteri memnuniyetini, memnun olan iç müşterilerin ise dış müşteri memnuniyetini sağlayacağı savunulmaktadır. Araştırmada, çalışan (iç müşteri) memnuniyeti yaratan insan kaynakları uygulamalarının dış müşterilerin memnuniyetlerinde doğrudan ve olumlu yönde etki yarattığı sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler: İçsel Pazarlama, İç Müşteri Memnuniyeti, Dış Müşteri Memnuniyeti, İnsan Kaynakları Uygulamaları, Yapısal Eşitlik Modeli.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının liderlik stilleri ile çatışma yönetim stratejilerinin ilişkisi üzerine bir çalışma: Erzurum ili örneği

    Melikşah Turan

    Yönetim, yönetici, lider ve çatışma kavramları bireysel farklılıklardan doğan kavramlardır. Yönetim; mevcut kaynakları amacına uygun, verimli bir şekilde kullanmak için yapılan çalışmalar bütünüdür. Yönetici; yönetim gücünü elinde bulunduran, çekip çeviren, idare eden kişidir. Bir grubun bir amacı gerçekleştirmek için belirli bir kişinin arkasından gitmesine liderlik denir. Modern anlayışlara göre çatışma bireyler veya örgütler arası kırgınlık, düşmanlıklarla beraber kullanılan olumsuz, kaçınılmaz bir kavramdır. Örgüt içerisinde oluşan çatışmayı; bastırmak, kaldırmak ya da oluşmasını engellemek işletmenin başarısını olumsuz yönde etkileyeceğinden çatışmanın amaçlar doğrultusunda yönetilmesi önerilmektedir. Bu çalışmada; sürekli stresli çatışma ortamında çalışan acil çalışanlarının liderlik ve çatışma yönetim stratejileri belirlenmesi amaçlanmıştır. Erzurum ili acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarına liderlik stilleri ile çatışma yönetim stratejileri araştırıldı. Sonuç olarak çalışanların; etkileşimci liderlik tarzını (3,21), dönüşümcü liderlik tarzından (3,08) daha fazla kullandıkları gözlendi. Çatışma yönetim stratejisi olarak hükmetmeyi (3,34) tercih etmelerine rağmen; bütünleştirme (3,08), uzlaşma (2,98), kaçınma (2,97), uyma (2,93) stratejilerini de kullandıkları tespit edilmiştir. Liderlik tarzları ile çatışma yönetim stratejileri arasında ilişki incelendiğinde; her iki liderlik tarzındaki yöneticilerin (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,799- 0,745) çatışma yöntemi olarak bütünleştirme stratejisi kullandıkları görüldü. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı dönüşümcü liderlik tarzını ve bütünleştirme çatışma yönetimini benimsemeleri ve uygulamaları gerektiği kanaatine varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği

    Sedat Çat

    Ruhsal zeka, yaşamın hem fiziksel tarafı ile hem de manevi yönüyle ilgilenen, bilginin eksiksiz ve doğru anlaşılmasını sağlamayan bir zeka türüdür. Bireyin iç dinamiklerinin azalması olarak ifade eden tükenmişlik, insanlarla birebir çalışan, iş stresinin, yükünün ve sorumlulukların fazla olduğu meslek mensuplarında sık ortaya çıkan bir sendromdur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma, bireysel başarı duygusunun azalması olmak üzere üç evreden oluşur. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeyleri ve bu iki kavram arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka düzeyleri ile ilgili sorulara daha çok katılıyorum (3,16) diye cevapladıkları tespit edilmiştir. Tükenmişlik; duygusal tükenme (2,39), duyarsızlaşma (2,13), bireysel başarı duygusunun azalması (2,33) olarak üç boyutta incelenmiş ve her boyutta düşük bulunmuştur. Ruhsal zeka ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde; standardize edilmiş regresyon katsayıları duygusal tükenmişlik için (0,566), duyarsızlaşma için (0,500), bireysel başarı duygusunun azalması için (0,570) olarak tespit edilmiştir. Çalışanlarının ruhsal zekaları ile tükenmişliğin her üç boyutu arasında (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,566- 0,500, 0,570) orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı tükenmişlikle mücadele yöntemlerini bilmeleri ve uygulamaları ve gerekli çalışma koşullarının idari birimler tarafından sağlanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Acil Yardım, Kurtarma Ve Müdahale Çalışanları, Ruhsal Zeka (SQ), Tükenmişlik Sendromu.