• MakaleYalnız künye2024
    Yüksek Performans Beklentilerinin Çalışanların İş Stresi ve Kendini Engelleme Davranışları Üzerindeki Etkisinde Duygusal Kontrolün Düzenleyici Rolü: Öğretmenler Üzerine Bir Çalışma

    Okatan, Yildirim

    Örgütlerde çalışan davranışını yönetici beklentisi çerçevesinde yönlendirmek, çalışanları motive ettiği düşünülse de çalışanların belirlenen performans standartlarını karşılamaya çalışmaları onların daha fazla stres eğilimi göstermelerine neden olacaktır. Çalışma kapsamında, yöneticilerin yüksek performans beklentilerinin çalışanların iş stresi ve kendini engelleme davranışları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma Trabzon’da görev yapmakta olan özel okul öğretmenleri üzerinde yapılmıştır. 210 katılımcı değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 PROCESS ve AMOS 24 paket programları kullanıldı. Yapılan analiz sonuçlarına göre; yüksek performans beklentileri ve çalışanların iş stresi arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda yüksek performans beklentileri ile çalışanların kendini engelleme davranışları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Diğer yandan çalışanların İş stresleri ile kendini engelleme davranışları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. İş stresinin yüksek performans beklentisi ile kendini engelleme davranışı arasındaki ilişkiye kısmi aracılık ettiği ve ayrıca yüksek performans beklentileri ile kendini engelleme davranışı arasındaki ilişkide duygusal kontrolün düzenleyici etkisinin olduğu araştırma sonucunda tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2020
    Vehib paşa’nın ermeni mezalimi ile ilgili rus mevkidaşlarına yazdığı telgraflara dair

    Saylan, Kemal; Okatan, Yildirim

    Osmanlı Devleti ile Sovyet Rusya Cumhuriyeti arasında 15 Aralık 1917 tarihinde Kafkas cephesindeki savaşı sona erdiren Erzincan Ateşkes Antlaşması imzalanarak bir sınır hattı belirlenmiştir. Akabinde Rus orduları bölgedeki Kürtlerin Ermenilere saldırmalarını önlemek bahanesiyle silahlarını Ermeni komitacılara bırakmak suretiyle yavaş yavaş Doğu Anadolu Bölgesi’nden çekilmeye başlamıştır. Ancak esas gayeleri ivedilikle Ermeni Komitacıları silahlandırarak Anadolu’nun doğusunda Ruslara bağlı bir Ermeni Devleti oluşturmaktı. Rus ordularının Erzincan’dan Erzurum’a intikalinden sonra bölgede emniyet ve asayiş tamamen bozulmuştur. Oluşan otorite boşluğundan faydalanan Ermeniler, Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurma hayaline kapılmışlardır. Bunu gerçekleştirmek amacıyla da kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk demeden bölgede yaşayan sivil Müslüman halka sistematik bir şekilde işkence etmişlerdir. Ermeni komitacılar ayrıca yerleşim yerlerini de yakıp yıkarak insanları camilere ve evlere doldurup diri diri ateşe vermişlerdir. Bu duruma son verilmesi amacıyla III. Ordu komutanı Mehmed Vehib Paşa, Rus Kafkas Orduları Komutanı General Odişelidze ve General Prjevalski’ye durumun vahametini bütün çıplağıyla anlatan bir dizi telgraflar göndermiştir.Bu çalışmanın amacı Erzincan Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Ermeni komitacılarının Anadolu’nun doğusunda gerçekleştirdikleri mezalimin Osmanlı ve Rus komutanların yazışmalarına yansımasını ortaya koymaktadır. Çalışmada Tiflis’teki Gürcistan Devlet Arşivleri’nde bulunan Rusça telgraflar üzerinden bölgedeki Ermeni mezalimiyle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    İncele