• Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Müstakimzâde Süleyman Sa'deddin Efendi'nin Tuhfe-i Hattâtin adlı eserinde sûfîler

    Merve Çaydere

    Tasavvufun birçok alanla ilişkisi mevcuttur. Bu alanlardan birisi ise sanattır. Tasavvuf ve sanat alanları birbirinden ayrılmaz bir bütündür ve birbirlerine yönelik etkileşimleri sürekli devam etmektedir. Tarihte olduğu gibi günümüzde de tasavvufi düşünceleri sanat eserlerinde görmek mümkündür ve bu estetik açıdan büyük bir zenginlik kazandırır. Tasavvufla ilişkisi bulunan diğer bir alan ise hüsn-i hat sanatıdır. Bu iki alan güzellik ve estetiğin izini sürerken birbirini tamamlayan iki unsurdur, tasavvufun mânevî boyutunu da yansıtır. Hat sanatı uzun süren, sabır gerektiren zorlu bir yoldur. Kendine has usûl ve kaidelerle hoca-talebe ilişkisi içerisinde öğrenilir. Hüsn-i hat öğrenmek için mutlaka bir hoca gereklidir. Tasavvufla ilişkisine baktığımızda tasavvuf da bir çile yoludur. Bu çileyi çekmeden kâmil insan mertebesine ulaşmak mümkün olmaz. Tasavvuf insana sabrı ve teslim olmayı öğretir. Hat sanatı da tıpkı tasavvuf gibidir. Üstad ve şeyh olmadan nasıl tasavvufta ilerlemek mümkün olmazsa, hat sanatında da hoca olmadan ilerleme kaydedilemez. Buradan hareketle söz konusu çalışmamızda önce tasavvufun sanat ve hüsn-i hatla olan ilişkisini ortaya konulmuş, ardından Müstakimzâde Süleyman Sa'deddin Efendi'nin Tuhfe-i Hattatîn adlı eserinde yer alan sûfî hattatlar tanıtılmıştır.