Bu dergideki yayınlar

2 →
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tuhfe Literatürüne Ek: Şerîfî-zâde Âlî ve Resm-i Âlî Adlı Türkçe-Arapça Manzum Sözlüğü

    Doğan, Hasan

    Genelde İslam medeniyetinin, özelde ise Osmanlı kültür ve edebiyatınının gelişip şekillenmesinde Arapça ve Farsça gibi dillerin önemli etkisi olmuştur. Bu öneme binaen Osmanlı medreselerinde öğretilen ve öğrenilen dillerin başında Arapça ve Farsça başta gelmektedir. Söz konusu dillerin daha kolay öğrenilmesini ve yeni öğrenilen dildeki kelime hazinesinin geliştirilmesini amaçlayan şiire meraklı bazı âlimler şiir dilinin imkânlarından faydalanarak bazı eserler vücuda getirmişlerdir. Manzum sözlük veya tuhfe adı verilen manzum eserler de bu gayretin neticesinde ortaya çıkmıştır. Bir dili Türkçe olan bu eserler Arapça, Farsça, Hintçe, Urduca, Kürtçe, Sanskritçe, Peştunca, Taberice, İngilizce, Almanca, Fransızca, Bulgarca, Rumca, Ermenice, Boşnakça ve Arnavutça gibi dilleri ihtiva etmektedir. Öte yandan Osmanlı sahasında en fazla manzum sözlüğün Arapça ve Farsça ile ilgili olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın konusu olan Resm-i Âlî adlı manzum sözlük de Türkçe-Arapça tuhfeler arasındadır. XVIII. yüzyıl şairlerinden Kulalı Şerîfî-zâde Âlî tarafından kaleme alınan Resm-i Âlî, 1177/1763 yılında tamamlanmıştır. 498 beyitten müteşekkil olan sözlükte 1790 civarında Arapça kelimenin anlamına yer verilmiştir. Bu makalede, tespit edilebilen iki nüshasından hareketle söz konusu manzum sözlük şekil ve muhteva açısından incelenmiş ve müellifinin biyografisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Ekte ise Resm-i Âlî’nin transkripsiyonlu metni verilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    “Ben, Dijital Şair OpenAI”: Yapay Zekâ Tarafından Yazılan Şiirlerde Varoluşçuluk

    Yazbahar, Zehra

    Makinelerin gün geçtikçe daha da önemli bir yere sahip olması ile birlikte hayatımıza giren yapay zekâ teknolojisi; sağlıktan hukuka, eğitimden ekonomiye, iktisattan matematiğe, astronomiden felsefeye, psikolojiden sosyolojiye kadar birçok alanı etkisi altına aldığı gibi edebiyatı da etkilemiştir. Diğer bir ifadeyle bilimsel ya da teknolojik değişmeler ve gelişmeler neticesinde oluşan yapay zekâ teknolojileri, edebiyat alanında da kullanılmaya başlanan ve ilerleyen zamanlarda kullanımı yaygınlaşabilecek sistemler arasında yer almıştır. Gerek şiir, tiyatro, hikâye gibi metinlerin üretiminde gerek bu metinlerin analiz edilmesinde ya da farklı dillere çevrilmesinde yararlanılabilen yapay zekâ teknolojisi, edebiyatın geleceğini şekillendiren ve yönlendiren önemli bir unsur hâline gelmiştir. Böylelikle duygu ve düşüncelerin ifade edilme yollarından olan edebiyatın dijital dönüşüm sürecini de başlatmıştır. Bu makalede yapay zekâ üreticilerinden OpenAI’ın “varoluşçuluk, yalnızlık, yabancılaşma, kaçış, ölüm” anahtar kelimeleri çerçevesinde yazmış olduğu “Gizli Sessizliklerin Şarkısı”, “Yalnızlığın Sessizliği”, “Ölümün Sessizliğindeki Yalnızlık” ve “Uzaklığın İç Yankısı” başlıklarını taşıyan dört şiir, varoluşçu çerçevede incelenerek hem yapay zekâ programının verilen anahtar kelimeleri kullanarak temaya ne derece uygun şiirler yazdığı/yazabildiği görülmüş hem de şiirler, varoluşçu bakış açısıyla irdelenmiştir.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2602-4616
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:42.930308665Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:42.930308665Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19951
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleEdebî Eleştiri Dergisi
dspace.entity.typeJournal