Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
3 →- MakaleAçık Erişim2018Picea orientalis kozalağının antioksidan ve antiradikal özelliklerinin belirlenmesi
Topal, Meryem
Metabolizmada oluşan reaktif oksijen türleri engellenmediği sürece, DNA, protein, karbohidrat ve lipitlerde yapısal bozulmalar meydana getirir. Buna bağlı olarak hücre membranının hem stabilizesi ve hem de fonksiyonları bozulur ve birçok dejeneratif hastalıklar meydana gelir. Önceki çağlarda insanlar sağlık sorunlarını çözmek için de bitkisel tedavilere başvurmuştur. Günümüzde özellikle bilimsel olarak çalışmalar artmış özellikle alternatif tıp olarak da yaygınlık göstermiştir. Fenolik bileşik içeren bitkiler doğal antioksidan olarak genellikle kullanılmaktadır. Bu bileşikler serbest radikallerin yol açtığı reaksiyonları durdurarak veya engelleyerek kalp, kanser, ve akciğer hastalıkları gibi hastalıkların oluşumuna engellerler. Antioksidanlar, biyomoleküllerin oksidasyonunu engelleyen veya tamamen durduran maddeler olarak bilinir ve oldukça yaygın bir kullanım alanına sahiptirler. Doğu ladin, çamgiller familyasında bulunan bilimsel adı P. orientalis’dir. Yapılan bu çalışmada doğu ladin kozalağının etanol ekstreleri kullanılarak antioksidan kapasitesinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla demir indirgeme kapasiteleri ve bakır indirgeme kapasiteleri, ABTS radikal giderme aktiviteleri ve DPPH radikal giderme aktiviteleri, total fenolik bileşik miktarlarını ve flavonoit bileşik miktarlarını belirleme gibi in vitro şartlarda farklı biyoanalitik metotlar ile antioksidan ve antiradikal özellikleri belirlendi. P. orientalis kozalağının DPPH radikal giderme aktivitesi için IC 50 değeri 24,75 μg mL -1 , ABTS radikal giderme aktivitesi için ise 13,42 μg mL -1 olarak tespit edildi. Buna göre yapılan metotlarda yüksek antioksidan kapasitesine sahip olduğu belirlendi.
- MakaleYalnız künye2015Farklı anaçlar üzerinde Merzifon Karası (Vitis vinifera L.) üzüm çeşidinin kalluslanma performansı ve fidan gelişimi özelliklerinin belirlenmesi
Çelik, Hüseyin; Karabulut, Besim; Köse, Bülent
ABSTRACT Grafted vines are the only option while establishing vineyards over the sites contaminated with phylloxera. Furthermore, grafted vines used to establish new vineyards should be well-developed, healthy and compatible with the scions. In this research, we aimed to find out the most suitable rootstock forMerzifon Karası using ten rootstocks (140 Ruggeri, 110 R, 99 R, 41B, 5C, 5BB, SO4, 1103 Paulsen 140 Ruggeri and Rupestris du Lot) in 2010 and 2011. The effects on the callusing performance, growth parameters and graft development characteristics were evaluated by the modified weighted-ranking method. Significant differences were obtained in terms of callus formation, rooting capacity and growth characteristics of cultivar among the rootstocks. Callus formation rate (97.7%) and callus development level (3.7) were better on 8B grafted cuttings. Rooting percentage was found the highest on 1103 Paulsen rootstock (64.8%). While the shoot length and diameter differed according to the rootstocks (P<0.01), the highest shoot length and diameter was determined on 41B grafted vines (92.3 and 9.2 cm, respectively). As a result of weighted-ranking, 1103 Paulsen rootstock got the higher scores than the other rootstocks. According to the results obtained in Samsun conditions, which may be most suitable rootstock for 'Merzifon Karası ' grape varieties were evaluated as 1103 Paulsen.
- MakaleYalnız künye2015Effect of cutting time and IBA application on rooting of edible cherry laurel (Prunus laurocerasus cv. 'Kiraz') cuttings
Kalkışım, Özgün; İslam, Ali; Çelik, Hüseyin
ÖZETLaz kirazı veya taflan olarak da adlandırılan karayemiş, son yıllarda Türkiye ve bazı Kafkas ülkelerinde popüler olmaya başlayan herdemyeşil bir meyvedir. Bu çalışmada Prunus laurocerasus türüne ait Kiraz karayemiş çeşidinden farklı zamanlarda alınmış olan yeşil, yarı-odunsu ve odunsu yapraklı çeliklerin köklenmesi üzerine farklı dozlardaki IBA uygulamalarının etkisi araştırılmıştır. Ekim, Aralık, Şubat ve Temmuz aylarının ilk yarısında ve farklı odunlaşma aşamalarında alınan çelikler 5 farklı dozda (0, 50, 100, 500 ve 100 ppm) IBA uygulanmıştır. Çelikler sera şartlarında alttan ısıtmalı tavalardaki perlit içerisinde ve mistleme altında köklendirilmiştir. Temmuz ayında alınan yarı odunsu çelikler köklenme, fidan randımanı ve yaşama oranı bakımından %100lük başarı göstermiştir. Köklenme derecesi ise Aralık ayında alınan çeliklerde 7.72 ile en yüksek olmuştur. 100 ppm IBA dozu gerek köklenme (%96.44), gerek fidan randımanı (%90.22) gerekse yaşama oranı bakımından en yüksek değerleri vermiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre karayemişler, Temmuz ayında alınan yapraklı yarı odunsu çeliklere 100 ppm gibi düşük IBA dozu uygulanarak seradaki perlit ortamında ve mistleme altında kolaylıkla çoğaltılabilir.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1308-8750 | |
| creativeworkseries.issn | 1308-8769 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:45:13.661715887Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:45:13.661715887Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/18359 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |

