Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
9 →- MakaleAçık Erişim2024Erken Eosen yaşlı adakitik andezitler (Gümüşhane, KD Türkiye) içerisindeki mikrogranüler anklavların jeokimyasal karakteristikleri
Çimen, Okay; Gücer, Mehmet Ali; Güner, Abdulkadir Murat
Doğu Sakarya Zonu’ndaki (KD Türkiye) erken Senozoyik magmatizması, bölgesel tektonomagmatik gelişime dair önemli veriler sağlamaktadır. Bölgede, adakit veya adakitik intrüzif/ekstrüzif kayaçlar Geç Paleosen’den Pliyo-Kuvaterner döneme kadar yaygın olarak gözlenmektedir. Çalışma alanında, Erken Eosen adakitik andezitler, genellikle 10 km2’den küçük mostralar halinde gözlenmektedir. Adakitik bileşimli bu andezitler bol miktarda mikrogranüler anklav içermekte olup bu çalışmada petrografik/jeokimyasal özellikleri ve ana kayaç ile olan petrolojik ilişkileri irdelenmiştir. Ana kayaca kıyasla nispeten bazik bileşimli anklavlar, küreselden elipsoidala kadar değişen şekillerde ve birkaç cm ile 20 cm arasında değişen boyutlarda gözlenmektedir. Anklavlar mikrolitik yer yer porfirik dokulu olup başlıca plajiyoklas, hornblend, klinopiroksen, ortoklas ve opak minerallerden meydana gelmektedir. Gerek petrografik gerekse petrokimyasal özellikleri anklavların bazaltik andezit türünde olduğunu ve sub-alkalin bir magmadan türemiş olabileceğini göstermektedir. Ana ve iz element değişimleri, gelişimlerinde fraksiyonel kristallenmenin etkili olduğunu ve plajiyoklas, piroksen, hornblend, magnetit ve apatit ayrımlaşmasının büyük ölçüde rol oynadığını göstermiştir. Anklav ve ana kayaçların benzer iz element davranışları felsik ve mafik magmaların karışması esnasındaki etkileşim süreçlerini işaret edebilir. NTE dağılımları ise gelişimlerinde hornblend fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını, buna karşılık plajiyoklas ayrımlaşmasının etkili olmadığını işaret etmektedir. Petrokimyasal veriler, anklavların ana magmasının, kuzey Neotetis Okyanusu’nun tamamen kapanmasından hemen sonra; genleşmeli tektonik rejimin başlangıç aşamalarında, amfibol-eklojit fasiyesi koşullarında okyanusal bazaltların kısmi erimesi ile üretildiğini göstermektedir.
- MakaleYalnız künye2021Petrography, geochemistry and petrological characteristics of the Carboniferous Pamuktaş Pluton, Bayburt (NE Turkey)
Sari, Ekrem; Gücer, Mehmet Ali
The Eastern Pontides (NE Turkey) that formed during the Alpine-Himalayan orogeny\rin which geologically plays an important role in the formation of Anatolian Plate, is a\rsignificant area in term of containing different igneous rocks. Especially\rCarboniferous plutons are widely observed in the southern part of the Eastern\rPontides in larger outcrops and more commonly. This study presents new\rpetrography and whole-rock geochemistry data on granitic rocks in the Pamuktaş\rarea of Bayburt (NE Turkey). In addition, the source region of the magma,\rpetrological processes and geodynamic setting prevailing in the formation of these\rgranitic rocks are discussed. The Carboniferous Pamuktaş Pluton, which includes an\rarea of approximately 5 km2, represents the pre-Jurassic basement in the study area\rand is unconformably overlain by Lower-Middle Jurassic volcanoclastic and volcanic\rrocks and Upper Jurassic-Lower Cretaceous limestones. Pamuktaş Pluton mainly\rconsists of granite/granite porphyry and aplite (microgranite), to a lesser extent granodiorite and quartz microdiorite rocks. Granitic rocks mainly consist of alkali\rfeldspar (orthoclase), plagioclase feldspar, quartz, biotite, and amphibole\r(hornblende) minerals, as having euhedral and anhedral granular/microgranular\rtextures. The rocks have high SiO2 contents (65.62-75.09 wt.%) and a high K calc-\ralkali to shoshonitic affinities, and have been derived from an I-type source. The\rgranitic rocks are peralumine in character and are similar to post-collisional volcanic\rarc granitoids. Major and trace element trends show that the plagioclase, hornblende,\rapatite, and Fe-Ti oxide mineral fractionations play an important role in the formation\rof rocks. According to the petrological properties of the Pamuktaş Pluton, it has been\rrevealed that the fractional crystallization, magma mixing, and less assimilation and\rpartial melting processes play a role in the development of granites. The calculated\rzircon saturation temperatures (730-844°C) reflect lower initial magma temperatures.\rAll obtained data suggest that the parental magma of the Carboniferous Pamuktaş\rPluton has evolved from the mixing of lithospheric mantle and middle-lower crust-\rderived melts as a result of partial melting, differentiated and emplaced in the\rcontinental magma chamber.
- MakaleAçık Erişim2020Geochemical differences between bed and terrace sediments of the Harşit Stream (NE Turkey): Implications for mixed source rocks, weathering and mass transfer
Saydam Eker, Çiğdem
There are minor geochemical differences between Harşit Stream bedandterrace sediments, and these can be owing to the impacts of climatic differences and chemical weathering rather than source rock composition. The bedsediments have lower average SiO2, Al2O3, Fe2O3, K2O, TiO2and MnO concentrations than terrace sediments, but higher concentrations of MgO, CaO and Na2O. The rare earth element (REE) distributions, Eu/Eu*, (Gd/Yb)N, La/Th and (La/Yb)N ratios of the bedand terrace sediments indicate that they derived from a mixture of 3% granodiorite + 50% gabbro + 47% felsic tuff and 5 %granodiorite + 37% gabbro + 58% felsic tuff, respectively. The CIA, PIA, WIP values and ICV, Rb/Sr ratios indicate that the bedsediments are lowly weathered and terrace sediments are lowly tomoderately weathered. The distribution of C-values and Sr/Cu ratios indicate an arid to semiarid climatic conditions for the bedsedimentsand an arid to semi-moist climatic conditions for terrace sediments. During weathering of the mixed source rocks, Na indicates the greatest loss for the bedand the terrace sediments, and P shows the lowest loss for both of sediments. The average of Si, Al, Na, K and Mn exhibits more loss in bedsediments than terrace sediments, the Fe, Mg, Ca and P exhibits less loss in bedsediments than terrace sediments.
- MakaleAçık Erişim2020Flotasyon Tesis Atıklarının Asit Üretme Potansiyeli ve Kirliliğin Önlenmesi, Gümüşhane, KD Türkiye
Alemdag, Selcuk; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali
Madencilik faaliyetlerindeki çevre kirliliğinin birincil kaynağını, çoğunlukla metalik, kömür ve asfaltit madenlerinde meydana gelen asit drenajı oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Pb-Zn cevherleşmesinin flotasyon tesisi atıklarının asit üretme potansiyelleri jeokimyasalanalizler, kısa-dönem temas sızıntı testleri ve Asit-Baz Muhasebesi (ABM) işlemlerini kapsayan statik testlerle incelenmiştir. İşlenen cevherin mineral parajenezini başlıca pirit, kalkopirit, sfalerit ve galen mineralleri oluşturmaktadır. Cevherli atık örneklerinin iz element konsantrasyonlarında, özellikle S, Zn, Cu, As, Sb, Cd, Hg, Ag ve Bi gibi potansiyel toksik metallerdeki yüksek zenginleşme cevherin türü ile doğrudan ilişkili olup, yeraltı suyunu kirletme potansiyeline sahiptir. Kısa-dönem temas sızıntı testlerine göre, örneklerin pH değerleri (9.55-10.60, n= 10), kıta içi su kaynaklarının kalite sınıflandırmasına göre, dördüncü-sınıf (IV) kalite sularını işaret etmektedir. Bununla birlikte, sülfit-sülfür (%S2: 2.92-3.98, n= 10), Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP; 32 kg CaCO3/t 149 kg CaCO3/t, n= 10) ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO; 0.20-0.80, n= 10) değerleri cevherli atık malzemenin potansiyel asit üreticisi olduğunu göstermektedir. Baraj eksen yeri ve rezervuar alanında açılan sondaj kuyularında kaya kütle geçirimliliğini değerlendirmek için lugeon deneyleri yapılmış ve geçirgen özellikte (K= 2x10-6 m/s) olduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2020Bir Yeraltı Altın Madeninde Kişisel Koruyucu Donanımlar İçin Risk Değerlendirmesi
Çavuşoğlu, İbrahim; Ekti, Hatun; Güvendi, Aslıhan; Gökcan, Ahmet; Demir, Hatice
İş sağlığı ve güvenliği bakımından güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması için öncesinde yapılan risk değerlendirilmesi ile olası tehlikelerbelirlenerek onlarakarşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınarak toplu koruma sağlanmaktadır. Ancak toplu korumanın sağlanamadığı durumlarda Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) kullanımları ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak bir yeraltı altın madeninde çalışanların kullandıkları KKD’lar belirlenmiş ve sonrasında çalışanların KKD kullanmadığı durumlara yönelik Risk değerlendirme matrisi (L-Tipi) metodu kullanılarak risk analizi yapılmıştır. KKD kullanılmadığında ortaya çıkabilecek olan tehlike ve riskler yeraltı koşullarında yerinde inceleme yapılarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yeraltı altın madeninde kullanılan hemen hemen tüm KKD materyalleri için risk değerlendirmeleri Kabul Edilemez ve Dikkate Değer Risk olarak çıkmıştır.Bu çerçevede alınması gereken önlemler de çalışmada değerlendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2020Canca - Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) Yöresi Eosen Yaşlı Volkanitlerin Hidrotermal Alterasyonu ve Kütle Değişim Hesaplamaları
Akaryali, Enver; Aktaş, Furkan Kemal
Canca – Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyonsahaları, Doğu Pontid Tektonik Birliği’nin Güney Zonu içinde yer almaktadır. Canca –Aktutan alterasyon sahasında Geç Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve ErkenEosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Leriköy (Yitirmez) – Dölekalterasyon sahasında ise Erken Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Geç Eosen yaşlıDölek Granitoyidi yüzeyleme vermektedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt vepiroklastlarından oluşmaktadır. Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde gelişenalterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultulu kırık zonları ile ilişkilidir.Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristikalterasyon türlerini oluşturmaktadır. Kil mineral parajenezi olarak sahalarda; kaolenit,illit ve klorit tespit edilmiş, illit ve kaolenit miktarının alterasyon merkezine doğruyaklaştıkça arttığı belirlenmiştir. MINSQ yöntemine göre Canca – Aktutan cevherli alterasyon zonunda kuvars ± kaolenit ± Fe’li klorit, propilitik zonunda ise baskınalterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± serizit tespit edilmiştir. Leriköy(Yitirmez) – Dölek cevherli alterasyon zonunda ise kuvars, ± kaolenit, propilitik zondaise baskın alterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± epidot tespit edilmiştir.Nispi ve net kütle değişim hesaplamalarına göre Canca-Aktutan alterasyonsahasında cevherli zonda Au, As ve Pb elementlerinde; Leriköy (Yitirmez) - Dölekalterasyon sahasında cevherli zonda ise Au ve Mo elementlerinde zenginleşmegözlenmiştir. Sıvı kapanımlardan ölçülen homojenleşme sıcaklıkları, kuvarslarda 142ila 344°C arasındadır. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl±MgCl2-H2O sisteminde,0.2-1.9 % ağ. NaCl tuzluluğa ve 0.75-0.94 g/cm3 yoğunluğa sahip olmasıcevherleşmenin epitermal sistemde oluştuğuna işaret etmektedir. Elde edilen tümveriler beraber değerlendirildiğinde; alterasyon sahasındaki potansiyel altıncevherleşmelerinin epitermal tipte olduğu ve oluşumlarının granitik magma ile ilişkiliolduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2019Zigana Dağı (Gümüşhane, KD Türkiye) Dayklarının Jeokimyası ve Jeolojik Anlamı
Sadıklar, Münür Burhan; Gücer, Mehmet Ali; Sipahi, Ferkan
Eski bir magmatik yay olan Doğu Karadeniz Bölgesi (Pontidler) Sakarya Zonu içindeyer alan andezit ve porfirik dasit daykları Geç Kretase yaşlı volkanitleri kesmektedir.Andezit ve porfirik dasit daykları porfirik doku sergilemektedir. Andezitler başlıcaplajiyoklas ve ojit minerallerinden ibaret olup, plajiyoklaslar elek dokusu ve polisentetik ikizlenme göstermektedir. Ojit minerallerinin kenar kısımlarında opak mineral oluşumları yaygındır. Porfirik dasitler ise kuvars, plajiyoklas, amfibol ve biyotit minerallerinden oluşmakta olup, kuvars kristallerinin kenarları kısmen yenmiştir. Plajiyoklaslar yaygın olarak serizitleşmiş, daha az oranda kalsitleşmiştir. Amfiboller hidrotermal ayrışma sonucu klorit, karbonat (kalsit ve ankerit) ve opak minerallere, biyotitler ise genel olarak kloritlere dönüşmüştür. Ana oksit ve iz element değişim diyagramlarındaki düzgün yönsemeleri ve mineral ayrımlaşma diyagramlarındaki durumları, daykların gelişiminde fraksiyonel kristalleşmenin etkili olduğunu göstermektedir. Plajiyoklas ve ojit ayrımlaşmasının andezit daykların gelişiminde, hornblend ve plajiyoklas ayrımlaşmasının ise porfirik dasitlerin gelişiminde etkili olduğu belirlenmiştir. Zenginleşmiş okyanus ortası sırtı bazaltlara (Z-OOSB) göre normalleştirilmiş iz element diyagramında negatif Nb, P2O5 ve TiO2 anomalileri olup, büyük iyon çaplı elementler (BİYE) yüksek çekim alanlı elementlere (YÇAE) nazaran daha fazla zenginleşmiştir. Düşük Nb/U ile yüksek La/Nb ve Th/Nb oranları, andezit ve porfirik dasit dayklarının kıtasal kabuk kirlenmesinden etkilendiğini belirtmektedir. Sonuç olarak, daykların yay ortamında, Geç Kretase sonlarına doğru benzer kökenli ve yitim ilişkili metasomatize olmuş bir manto kaynağından türemiş oldukları düşünülmektedir.
- MakaleYalnız künye2017Kaletaş (Gümüşhane) Au Madeninde Cevher Yerleşimine Bağlı Gelişen Alterasyon Zonlarının Gamma Işın Spekrometresi ile Belirlenmesi: Örnek Bir Çalışma
Maden, Nafiz; Yiğit, Yılmaz
Bu çalışmada Kaletaş (Gümüşhane, KD Türkiye) yöresinde toplam 198 noktada Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) konsantrasyonu ve Doğal Doz Oranı değerleri Gamma Ray Spektrometre cihazı ile ölçülmüştür. Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) ve Doğal Doz Oranı haritaları değerlendirildiğinde yüksek genlikli anomalilerin bozunmaya bağlı K zenginleşmesi gösteren kırık hatları boyunca yerleştiği görülmüştür. Yüksek genlikli K/eTh, K/eU ve efimov F-parametre (KeU/eTh) anomalileri hidrotermal çözeltilere bağlı bozunma zonlarına işaret etmektedir. Hızlı ve ekonomik bir yöntem olan gamma ray spektrometre yöntemi K bozunmasına bağlı cevher zonlarının belirlenmesinde kullanılabilir. Ayrıca, yüksek genlikli efimov F-parametre anomalileri potansiyel cevher sahalarını göstermekte olup sondaj noktaları olarak kullanılması mümkündür.
- MakaleYalnız künye2017Regional and Temporal Analyses of the Current Earthquake Activity in and around the North Anatolian Fault Zone
Öztürk, Serkan
In this study, the regional and temporal variations of seismicity in and around the North Anatolian Fault Zone, one of the most seismically active strike slip fault systems in the World, are analyzed by using the seismotectonic b-value, fractal dimension Dcvalue, precursory seismic quiescence Z-value and correlations with each other. In order to produce an up-to-date and reliable statistical relation, several regression methods are tested. In and around the NAFZ, the relation of Dc=2.46-0.58*b having a very strong negative correlation coefficient, r=-0.98, is calculated as a more reliable relation. Significant fluctuations are observed in the temporal changes of b and Dc-values and the decreasing in b-value and thus the increasing trend in Dc-value between the years of 2012 and 2013 may be important in terms of the next earthquake potential in and around the NAFZ. The b-values lower than 1.0 and also the Dc-values larger than 1.85 are observed in the regions covering the vicinity of Düzce fault and the Black Sea coast, the vicinity of Pülümür fault and Erzincan, between Pülümür and Karlıova, Sancak-Uzunpınar and Göynük fault zones. At the beginning of 2016, seismic quiescence anomalies are observed in and around Enez, the north of Etili fault, Çanakkale and Edremit, Tekirdağ-Silivri and Marmara Sea, the part of Black Sea and the vicinity of Yalova-İzmit, the northern part of Manyas fault, İznik-Gebze, Düzce fault and the Black Sea coast, İsmetpaşa segment and Laçin-Merzifon fault zone. The regions having both the smallest b-value and the largest Dc-value with the high Z-value are the vicinity of Düzce fault and the Black Sea coast. As an important result, the combination of these seismotectonic parameters may supply some important evidences in order to reveal the next earthquake potential in and around the NAFZ and, these anomaly areas may be interpreted as the possible locations of the next earthquakes.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1301-2894 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:38:53.284824500Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:38:53.284824500Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17416 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Yerbilimleri | |
| dspace.entity.type | Journal |



