Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

4 →
  • MakaleAçık Erişim2024
    Entegre KFG Yöntemi ile İnsani Yardım Lojistiğinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Hatay Örneği

    Peker, İskender; Ayvazoglu, Gülsah

    Son yıllarda yaşanan olağanüstü durumlar ve insani krizler, insani yardım lojistiği alanında yapılan çalışmaların sayısını artırmıştır. Dünya genelinde ve ülkemizde meydana gelen afetlerde, insani yardım lojistiğinde yaşanılan sorunlar için çeşitli çözümler üretilmeye çalışılmışsa da bu çözümler genellikle bölgesel ihtiyaçlara uygun olmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Hatay ilinde gerçekleştirilen insani yardım faaliyetlerinde karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözümler geliştirmektir. İnsani yardım lojistiği birçok aktörün yer aldığı karmaşık bir süreçtir. Bu karmaşıklık hem gereksinimlerin hem de karar kriterlerinin bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, insani yardım lojistiği planlama sürecinde karşılaşılan sorunlara esnek ancak etkili çözümler sunabilecek bir model önerilmektedir. Bu model, Kalite Fonksiyon Yayılımı (QFD) yöntemi kullanılarak nitel ve nicel verilerin birleştirilmesini içermektedir. Bu çalışmada, Hatay ili özelinde insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek üzere Delphi ve Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemlerinin Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniğine entegre edildiği bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen model doğrultusunda çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada Delphi yöntemi kullanılarak ilgili literatür ve Hatay’da insani yardım hizmeti sunan kurum/kuruluş temsilcilerinin görüşleri dikkate alınarak insani yardım lojistiğindeki sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların öncelik değerleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde çözüm önerileri geliştirilmiştir. İnsani yardım lojistiği konusunda 14 sorun Delphi tekniği ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların AAS ile önceliklendirilmesi ile “Süreklilik-Sürdürebilirlik Eksikliğinden Kaynaklanan Problemler” en önemli sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Ardından uzaman görüşleriyle belirlenen 13 çözüm önerisi arasından “İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması” ise insani yardım lojistiğindeki sorunların bertaraf edilmesindeki en etkili çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Gelecekte benzer araştırmaların farklı bölgelerde veya ülkelerde daha fazla uzmanın katılımı ile gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, çalışmanın bulguları, farklı çok kriterli karar verme yöntemleri ile karşılaştırılarak daha geniş bir perspektif sağlanabilir. Bu bağlamda, insani yardım lojistiği alanında entegre metodolojilerin kullanılması, sorunların daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasına olanak tanıyacaktır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geri dönüşüm işletmelerinin inşaat ve yıkım atıkları açısından performanslarının bütünleştirilmiş SWARA-EDAS yöntemiyle değerlendirilmesi: Türkiye örneği

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Günümüzde, inşaat ve yıkım atıklarının artan miktarı nedeniyle ülke ekonomileri birçok zorlukla karşı karşıya gelmektedir. Döngüsel ekonomilerde inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerinin daha önemli rol oynaması beklenmektedir. Buna paralel olarak inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümü ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Bu çalışma inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performanslarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. İşletmelerin performanslarını değerlendirmek için kullanılan kriterler detaylı bir literatür taraması yapılarak belirlenmiştir. Çalışmanın alternatiflerini ise inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmeler oluşturmaktadır. Belirlenen kriterlerin ağırlıklandırılmasında Step-Wise Weight Assesment Ratio Analysis (SWARA) kullanılmıştır. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinin ardından inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performansı Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS) ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak, inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümünde en önemli kriter Sürdürülebilirlik olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışma çevresel etkiler ile inşaat ve yıkım atıklarının taşınması kriterlerinin sırasıyla diğer önemli kriterler olduğunu göstermektedir. EDAS yönteminin sonucu ise Alternatif 5 işletmesinin inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüştürülmesi açısından en iyi performansa sahip olduğunu göstermektedir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Analysing user resistance to distance learning systems by academics within the COVID-19 pandemic using the technology acceptance model

    Çam, Handan; Bekar, Fevziye

    The aim of this study is to determine academics’ user resistance to distance learning, their perceptions of the distance learning systems and factors affecting their perceptions of the changes in the education system during the COVID-19 pandemic. The study’s population consists of 440 academics working in 43 different universities in Turkey. The research sample were determined through convenience and snowball sampling methods. The data were collected using an online questionnaire form created within Google Forms. After validity and reliability analyses on the data, eight different hypotheses were tested using structural equation analysis. All eight hypotheses proposed within the study were accepted after receiving the results of this analysis. The results of the study show that user resistance has a significantly negative effect on the users that utilise distance learning. However, the perceived ease of use and usefulness have a significantly positive effect on attitude and behavior.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Moderated-Mediatıon Role Of Work-Life Balance And Psychological Safety In The Effect Of Remote Working On Job Insecurity

    Demirbağ, Orkun; Yozgat, Uğur; Demir, Hale Cide

    Remote work, which was seen as a fashionable word in the pre-Covid-19 periods, has been the main focus of their lives as a flexible working arrangement, which has been introduced as the "new normal" that millions of employees had to pass overnight since March 2020, and employees must adapt quickly. People who work in the uncertain and chaotic environment created by the epidemic are faced with increasing levels of job insecurity, which indicates not only the loss of one's job but also the loss of various job characteristics that they want to protect with remote working arrangements. In this direction, event systems, boundary and conservation of resource theories constitute the theoretical background of the study. This study, based on the relevant theories, examines the moderating role of work-life balance and the mediating role of psychological security in the effect of remote work effectiveness on job insecurity. As a result of the survey conducted by 444 white-collar employees from the service and manufacturing sectors, the findings reveal that psychological security mediates the relationship between the effectiveness of working remotely and job insecurity, work-life balance increases the indirect positive effect of remote work effectiveness on the employees' psychological safety, and as work-life balance increases, this indirect effect also increases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2757-7449
dc.date.accessioned2026-10-22T10:38:42.949938403Z
dc.date.available2026-10-22T10:38:42.949938403Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17222
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleHitit Sosyal Bilimler Dergisi (Online)
dspace.entity.typeJournal