Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

7 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Yiğitler (tekman/erzurum) yöresindeki jeotermal ve soğuk su kaynaklarının hidrokimyasal özellikleri

    Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Kaygusuz, Kamil; Sen, Ahmet Dundar; Çavuş, Dilek

    Bu çalışma, Erzurum-Tekman Yiğitler köyü civarındaki jeotermal, soğuk ve yüzey sularının hidrokimyasal özelliklerini, kökenini ve kullanım olanaklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İnceleme alanında jeotermal sistemin ana hazne kayacını peridotit ve gabro türü kayaçlardan oluşan Şahvelet Ofiyolitleri ile Kösehasan Formasyonu içindeki kireçtaşları, örtü kayacını ise masif yapıdaki Bingöldağı volkanitleri oluşturmaktadır. İncelenen jeotermal suların sıcaklık değerleri 43-49 °C, pH değerleri 7.03-8.33 ve EC değerleri 950-1550 µS/cm arasında değişmektedir. Analizler sonucunda, jeotermal, yeraltı ve yüzey sularının Ca-Mg-HCO₃ fasiyesinde olduğu belirlenmiştir. Piper, Schoeller ve Gibbs diyagramları ile yapılan sınıflandırmalar, aynı kaynaktan beslenen tek bir hidrokimyasal sistemin varlığına işaret etmektedir. (Ca+Mg)-(HCO₃+SO₄) diyagramı, Ca/Mg, HCO₃/SiO₂ ve Ca+Mg/HCO₃ oranları, CAI-I ve CAI-II indeksleri, kaya-su etkileşimine bağlı olarak su kimyasının genelde karbonat daha az oranda da silikat ayrışma süreçlerinden etkilendiğine işaret etmektedir. Hazne kaya sıcaklıkları silis jeotermometreleri ile 52-93°C, entalpi-silis karışım modeli ile 127-141°C hesaplanmıştır. Bu durum, akışkanın sığ seviyelerde %28-46 oranında soğuk yeraltı suları ile karıştığını göstermektedir. İçme suyu standartları açısından; soğuk kaynak suları uygun, yüzey suları ise sulama için elverişli bulunmuştur. Jeotermal sular; yüksek Ca, Fe, Mn, As ve NH4 derişimleri nedeniyle içme amaçlı kullanılamazken, kimyasal değerleri bakımından kaplıca kullanım potansiyeline sahiptir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Analysıs of coulomb stress transfer and earthquake hazard ın the çaldıran fault zone and ıts adjacent regıon

    Öztürk, Serkan; Akkaya, İsmail; Alkan, Hamdi

    Çaldıran fault zone (CFZ) are significant seismically active zone that generated many destructive earthquakes. In this fault system, the last of these major earthquakes occurred on 1976 (Ms = 7.3). Therefore, based on the seismotectonic b-value, earthquake probability, recurrence times and Coulomb stress changes, we investigate the future earthquake potential and positive/negative stress changes in this fault zone. The events with a magnitude greater than 3.6 are used to investigate stress transfer direction regarding the seismotectonic parameters. The results indicate that the regions having smaller b-values are obtained along with the SE of CFZ, whilst higher b-values are calculated around the east of Lake Van. On the other hand, the northeast of CFZ represents current stress accumulation. Similarly, the Coulomb stress variations of 1976 earthquake show that stress accumulated at different depths in the northwest of this fault system. In addition, considering the long-term slip rates and horizontal offset in previous studies, the recurrence time of earthquakes has approximately 302 years for a magnitude greater than 6.0. Finally, these comprehensive analyses explain the implications of seismic hazard evaluation and forecasting of possible next earthquake occurrences in this region.

  • MakaleAçık Erişim2023
    L tipi matris yöntemi ve ahp yöntemi kullanılarak risklerin değerlendirilmesi: örnek bir uygulama

    Doğan, Onur; Keskin, Mustafa Özgür

    L-Tipi matris (5x5) yöntemi, risklerin belirlenip skorlandığ, sebep sonuç ilişkilerinin değerlendirmeye dahil edildiği, uygulanması kolay bir yöntemdir. Çalışmanın analizinde kullanılan riskler bu yöntemle skorlanmıştır. Daha sonra skorlanan bu riskler Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden olan Analitik Hiyerarşi Proses (AHP) yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. AHP, karar problemlerinin çözümünde kullanılan ve birden çok alternatif arasından en iyi olanın seçiminde kullanılan bir yöntemdir. AHP, objektif ve subjektif kararların sürece dahil edildiği ve analiz sonucunun tutarlı olup olmadığının kontrol edilebilmesine imkân vermesi açısından diğer yöntemlere nazaran daha avantajlı bir yöntemdir. Çalışmanın madencilik sektöründe yapılmasının en önemli gerekçeleri; madencilik sektörünün çok tehlikeli iş kollarından olması, doğası gereği birçok riski barındırması, muhtemel risklerden çalışanların çoğu zaman toplu halde etkilenmeleri olmuştur. Yapılan analizin çözümünde Microsoft Excel kullanılmış ve her bir analiz sonucu tutarlı çıkmıştır. Yapılan analizde; “Önemli düzeyde riskler” arasında yapılan karşılaştırma sonucunda en yüksek öneme sahip kriter 0,3086 ile patlatma olmuştur. “Orta düzey riskler” arasında yapılan analiz sonucuna göre önem düzeyi en yüksek olan kriter 0,421 ile simba delici olmuştur. “Düşük seviyeli riskler” arasında yapılan karşılaştırma sonucuna göre önem düzeyi en yüksek kriter 0,2764 ile yeraltı çimento silosu olmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2023
    A course timetabling formulation under pandemic considerations

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib

    The covid-19 pandemic has significantly affected the education sector and raised the new operational challenges that spring from the necessity of planning courses in a way to ensure community safety. Accordingly, many higher education institutions provide guidelines regarding the measures to be implemented in education operations. As such, timetabling of the courses is required to be carried out in line with these guidelines. To address this need, this study introduces a multi-objective mathematical model for a university course timetabling problem under the pandemic-related considerations. In particular, the proposed mathematical model aims to minimize the total number of online courses and sections while considering the balanced distribution of the courses over time slots and days. We test the effectiveness of the proposed model using real-life data. The results show that the proposed approach is able to create an optimal timetable in a reasonable time that addresses the objectives of the faculty administration and satisfies the pandemic-related requirements. The study contributes to the literature by introducing new pandemic constraints and inspires managers facing pandemic guidelines.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Doğal alkali malzemelerin çimentolu macun dolgunun dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansına etkisi

    Yilmaz, Tekin; Ercikdi, Bayram

    Bu çalışmada, çimentolu macun dolgu (ÇMD) içerisinde doğal alkali malzemelerin (DAL-M) sülfürlü maden atığına (S-MA) ikame (%5-15) olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kontrol numuneleri %8,5 bağlayıcı oranında hazırlanırken, DAL-M ikameli numuneler %7,5-8,5 bağlayıcı oranında S-MA yerine kalsitik ve dolomitik kireçtaşı kullanılarak üretilmiştir. Numuneler üzerinde 7-360 gün aralığında basınç dayanımı ve 28-180 günde mikroyapı testleri uygulanmıştır. Dayanım-duraylılık bulguları, DAL-M ikamesinin ÇMD’nin dayanımını arttırdığını ve uzun dönemde meydana gelen dayanım kayıplarını azalttığını göstermiştir. Ayrıca, 28-360 gün boyunca istenen asgari basınç dayanımı (≥1,0 MPa) %5 DAL-M ikameli ÇMD numuneleri (%7,5) haricinde sağlanmıştır. Mikroyapı sonuçları değerlendirildiğinde, kür süresinin artmasıyla tüm numunelerin toplam poroziteleri (ntop) azalmış ve Kontrol numuneleri ile karşılaştırıldığında, S-MA yerine yapılan %15 DAL-M ikamesi numunelerin ntop değerlerini düşürmüştür. ÇMD’nin dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansı ve DAL-M’lerin oluşturduğu olası çevresel problemler göz önüne alındığında, sonuçlar, bu malzemelerin ÇMD karışımlarında kullanımının faydalı olabileceğini ortaya koymuştur.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Optimum passive tuned mass damper systems for main structures under harmonic excitation

    Araz, Onur

    To increase the effectiveness and robustness of a single Tuned mass damper (TMD), TMDs are connected in series or parallel to the main system. Unlike parallel TMDs (PTMD), series TMDs (STMD) consist of only two different TMD units, each of which is connected to the main structure in series. The optimum parameters of series and parallel TMDs are obtained by using the simulated annealing (SA) algorithm in this study. It is aimed to minimize the displacement in the main system in obtaining the optimum parameters. Also, the explicit formulas that can be easily used for the optimum design of both TMD devices are derived using the curve-fitting technique. The control performance of the optimum STMD device is confirmed through numerical analyses and compared with classical TMD and PTMD.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Türk sürücülerin facebook sosyal paylaşım sitesini trafik bilgilendirme amacıyla kullanımı üzerine bir araştırma

    Aydin, Metin Mutlu; Saplioglu, Meltem; Ünal, Ayşe

    Teknolojik gelişmeler ve beraberinde getirdiği geniş iletişim olanakları, insanlarınçevrelerinde ortaya çıkan olayları algılama ve bu olaylar üzerine yorum yapabilmeolanağını artırmaktadır. Bilgiler, sosyal medya platformları ile hızlı ve evrenseldüzeyde yayılmakta; kısa süre içerisinde insanların bu içeriklere yorum yapıpkendi görüşlerini ifade edebilmelerine olanak sağlamaktadır. Sosyal medyanınbilgiyi kitlelere kolay ulaştırması ve grup kurma olanağı sunması; insanların belirlikonularda bu tür mecralarda yaygın şekilde örgütlenmesini sağlamaktadır. Buçalışma kapsamında, Ülkemizde ve Dünya’da yaygın olarak kullanılan sosyalmedya platformlarından Facebook’un trafikle ilgili birçok konuda sürücülertarafından kullanımı ve kentiçi ulaşımda etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Buamaçla ilk aşamada Türkiye’de 81 ilde kurulan ve hızla yayılan Facebook “Trafik”gruplarının üye sayısı üzerinde etkili parametreler araştırılmıştır. Gruplardakigüncel kullanıcı sayıları tespit edilmiş; üye sayıları, incelenen illerle ilgiliparametrelerin etkisi, Adaptif Ağ Tabanlı Bulanık Çıkarım Sistemi (AdaptiveNetwork Fuzzy Inference System, ANFIS) ile modellenip tahmin edilmiştir. İkinciaşama olarak, grup sayısında yaşanan artışın trafik kazaları ve cezaları üzerindekietkisi korelasyon analizi ile incelenmiştir. Bağımlı (Facebook “Trafik” grup üyesayısı) ve bağımsız (eğitim düzeyi oranı, çalışan oranı, motorlu taşıt oranı veehliyetli sürücü oranı) değişkenler arasındaki ilişkiyi inceleyebilmek amacıylakorelasyon analizi yapılmış ve regresyonun açıklama gücü 0,77 olarak eldeedilmiştir ANFIS analizinde 62 il için belirlilik katsayısı R2=0,90 olarak tahminedilmiştir. İkinci aşamada, sosyal medya kullanımı ile trafik ceza sayılarında vetrafik kaza sayılarında bir değişim olup olmadığı araştırılmıştır; trafik ceza ve kazasayıları üzerindeki etki için daha detaylı mekânsal verilere ihtiyaç duyulduğu,gelecekte yapılacak çalışmalarda kaza olan kesimlerdeki sosyal paylaşımverilerinin toplanarak incelenmesi gerektiği görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1308-6693
dc.date.accessioned2026-10-22T10:38:39.106027654Z
dc.date.available2026-10-22T10:38:39.106027654Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17142
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleMühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi
dspace.entity.typeJournal